SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Proje Yöneticisinin Beden Dili
Şub 3rd, 2016 by savassakar

bodyHoşunuza gitsin ya da gitmesin, siz sustuğunuz zamanlarda vücudunuz konuşmaya devam eder. Bu yüzden bir Proje Yöneticisinin vücut dilini iyi kullanması şarttır.

  1. Dik durun. Kendinize duyduğunuz güveni gösterecek şekilde omuzlarınız geride ve dik durmalısınız.
  1. Ellerinizi ceplerinizden çıkarın. Ellerin cepte tutulması bazen bir şeylerin saklandığı izlenimi yaratabilir.
  1. Ellerinizi arkada birleştirrek durun. Bu sayede dik duruşunuzu ayarlama şansınız olur ve korkmadığınızı göstermiş olursunuz.
  1. Göz kontağı kurun. Konuştuğunuz insanlarla mutlaka göz kontağı kurun. Bu sizin yaptığınız konuşmaya olan ilginizi ve dikkatinizi gösterecektir.
  1. Oturduğunuz yerden dik kalkın. Eğer sabahın köründe bir toplantıda iseniz ve kendinizi yorgun hissediyorsanız sandalyenizden dik kalkarak yorgunluğunuzu gizleyebilirsiniz. Eğilerek ve yavaşça kalkmak ilgisizlik ve yorgunluk olarak yorumlanabilir.
  1. Konuştuğunuz insana yüzünüzü dönün. Bu yaptığınız konuşmaya dahil olduğunuzu(yani başka bir şeyle ilgilenmediğinizi) ve ilgilendiğinizi gösterecektir.
  1. İyi el sıkışın. Karşınızdakinin elini tam olarak kavrayarak ne çok sıkı ne çok yumuşak olmak üzere profesyonelliğinizi gösterecek şekilde el sıkışmalısınız.
  1. Her zaman gülümseyin. Bu sayede çevrenizde pozitif bir hava yaratabilirsiniz.
  1. En iyi şekilde görünmeye çalışın. Bir model gibi her gün yeni bir şey giyemez ya da çok şık olamazsınız ama her gün giydiklerinizin ütülü, temiz ve birbirine uyumlu olmasına dikkat edebilirsiniz. İlk görünüş ilk etki demektir ve çok önemlidir. Kendine bakan ve özen gösteren birisi istenilen birisidir.
  1. Güvenli yürüyün. Kafanız yukarıda ve kendinize güvenir bir şekilde yürüyün.
PDF Creator    Send article as PDF   
Karınca Kolonilerine Öykünmek
Kas 5th, 2015 by savassakar

karica-isbirligiTemel çelişkimiz hem başarmak istememiz hem de bildiğimiz doğruları uygulamamamız. Bu konuda karınca kolonilerini örnek alan bir yaklaşımdan söz etmek istiyorum;

Bir şirkette üst yönetim, hedefleri ortak merkeze koyarken yönetimi ortak merkezden çıkarmalıdır. Karınca kolonilerinde genel müdür yoktur. Tüm koloni tek bir vücut gibi çalışr. Herkes kendi rolünü oynarken ortak paydada birleşirler. Hedefleri basittir yiyecek bul ve düşmanlarla savaş. Hedefler şirketlerde de basitleştirilebilir yeter ki “Az olan iyidir” anlaşılsın.

Bir karınca bir yiyecek(fırsat) bulduğunda bunu diğerlerine anında iletir ve herkes o yöne yönelir. Şirket içi iletişim kanallarının iyi olması ve çalışanlar arası iletişim kanallarının açık olması fırsatların ve tehditlerin anında görülebilmesini sağlar ama takan olursa.

Karıncalar farklı yönlere yeni fırsatlar bulmak için giderler. Şirketler çalışanlarına iovasyon, yeni fikir ve ürünler için fırsatlar tanıyabilirler. Yeni fikir ve ürünlerin test edilebilmesine alan ve zaman tanıyabilirler.

Karıncalar önlerindeki dönem için çalışırlar ve yaptıklarını güvene alırlar. Şirketler bugünü kurtarmak kadar geleceklerini kurtarmak içinde inovasyona ve elde ettikleri değerleri korumaya yeterli kaynak ve zamanı ayırabilirler.

PDF Printer    Send article as PDF   
Başarı Öyküsü: %1’in Önemi
Kas 3rd, 2015 by savassakar

bisiklet-ingiltereSir Dave Brailsford, 2002 yılında İngiliz Bisiklet takımının başına geldiği 2002 yılına kadar  ki 76 yıllık tarihinde sadece tek bir altın madalyaya sahipti. 2008 Beijing Olimpiyatlarında 10 altın madalyanın 7’sini aldılar. İngiltere’nin ilk profesyonel bisiklet takımı son Fransa yarışlarındaki 4 turun 3’ünü kazandı.

Sir Dave marjinal katkıların getireceği başarıyı ispatladı. Bisiklette başarılı olmak için gerekli bileşenleri belirleyip her birinde %1’lik bir artış sağlandığında ve bunda süreklilik sağlandığında başarının geldiğini gösterdi.

Sir Dave Brailsford Kaizen ve süreç geliştirme tekniklerinden çok etkilenmişti. Büyükten çok küçüğü düşünmeyi, sürekliliği sağlamayı, mükemmellikten çok ilerleme ve davmlılığı önceliği yaptı.

Rüzgar tünelinde aerodinamik çalıştılar. Tozun bisiklet mekaniğine etkisini incelediler. Zemini beyaza boyayarak kirliliğin etkisini ölçmeye çalıştılar. Hastalıklardan uzak durmak için sağlıkçı denetiminde el yıkamayı bile gözden geçirdiler. Örneğin prensip olarak rakiplerle el sıkışmıyorlardı. Beslenmelerini düzenlediler. Yatak ve yastıkları rahat uyku için geliştirdiler. Küçük alanlardaki gelişmelerle sürekli gelişimi hedeflediler.

3 prensiple çalıştılar; Strateji, İnsan Performansı (fizikselden çok davranışsal olarak en iyi performansın sağlanacağı ortamı yaratmak) ve Sürekli Gelişim

Kazanmak için neler yapmalıyız? Diye beyin fırtınaları yaptılar. Örneğin çıkış hızının ne olması gerektiği bile çalışıldı. Mevcut durum ile olması istenen belirlenerek yapılması gerekenler belirlendi. Her bir atletin performansını en üst seviyeye çıkarmak için gerekli hazırlık ihtiyaçları belirlendi. Nasıl bir idman ve beslenme düzenleri olacağı belirlendi ve bunların sürekliliğini sağlamanın önemi “yaşanılarak” öğrenildi. Yarışlar çok iyi izlendi ve performansın geliştirilmesi gereken noktalar ile başarı kriterleri netleştirildi.

Bu yaklaşım atletler içersinde kendilerini sürekli geliştirme hevesini bir salgın şeklinde yaygınlaştırdı. Özellikle herkes performansının düşük olduğu alanları daha iyi izlemeye başladı. Farkındalıklarını ve yakaladıkları fırsatları ekiple paylaşmaya başladılar. Marjinal kazanımların tek başına başarılı olamayacağı takımca sahiplenilmesi gerektiğini anladılar.

Create PDF    Send article as PDF   
Kendimize Sormamız Gerekenler
Kas 2nd, 2015 by savassakar

 

kimimbenYetenek ve becerilerimi nasıl ve nerede kullanıyorum? Bu tercihlerimi neye dayanarak yapıyorum?

Hangi konularda tembellik ya da isteksizlik hissediyorum? Hangi konularda çok hırslıyım?

Hangi konularda bildik şeylerle ilerliyorum, hangi konularda orijinal ve değişik olmaya çalışıyorum?

Yaşamak için neler yapıyorum? Heyecan için neler yapıyorum?

Hangi konularda boynum bükük? Hangi konularda cesaretliyim?

Yanlış olduğunu bildiğim bir konuda ya da doğru olduğuna inandığım bir konuda nasıl davranıyorum?

İstemediğim bir durumda ya da çok hoşuma giden bir durumda nasıl davranıyorum?

Hangi konuları risk almaya değer buluyorum?

Nerede ısrar nerede pes etmem gerektiğini biliyor muyum?

Ne zaman alaycı oluyorum, küçümsüyorum, görmezden geliyorum, yapıcı oluyorum?

Kimleri ve neleri önemsiyorum? Önemsemenin anlamı benim için nedir?

PDF Converter    Send article as PDF   
İşten çıkartılanlar ne yapmalı?
Eki 25th, 2015 by savassakar

is-aramaGene bana çok fazla CV gelmeye başladı. Yıl sonu firmalar gerek stratejik gerekse farklı sebeplerle işten çıkarmaya başlıyorlar. İşten çıkarılanların bu noktadan sonrasını iyi yönetmeleri gerekiyor. Bir kaç önerim olacak;

Öncelikle firma sizi işten çıkarıyorsa temel olarak “Sana ihtiyacım yok ve işleri sen olmadan da yürütebilirim” diye düşünüyordur. Bu düşünce size çok hoş gelmese de hayatınıza devam etmeniz gerekliliğini değiştirmeyecektir.

Öncelikle hemen iş aramaya başlamayacaksınız. Bir ara vereceksiniz. Bir tatil, evde dinlenme, sevdiğiniz şeyler(yürüyüş, müzik dinleme vb.) ile kendinizi toparlayıp,  duygu, düşüce ve beklentilerinizi netleştirmeniz gerekiyor.

Sonra finansal bir değerlendirme yapmanız lazım. Bu sizin stresinizi ve önününüzdeki dönemde nasıl hareket edeceğinizi belirleyecek. Gerçekçi olun, aç gözlü olmayın.

Oturarak iş bulamazsınız, size destek vereceğinizi düşündüğünüz insanlarla yüz yüze görüşün ama ayağınıza çağırmayın. Yazışın demiyorum özellikle. Onların farklı bakış açılarını, düşüncelerini “dinleyin” ve dikkate alın. Gerekirse not tutun. İş arama veya bulma konusunda uzman olmadığınızı unutmayın. Farklı fırsatların artı ve eksilerini büyük resmi görerek değerlendirmeye çalışın. İş ararken iş kuran örnekleri çok fazla var.

Kariyer sitelerine veya çalışmak istediğiniz firmaların İK epostalarına CV’nizi gönderin. Ancak binlerce başvurunuzdan bir kaçının değerlendirileceğini ya da İK Birimlerinin günde yüzlerce CV alıp değerlendirmeye çalıştıklarını unutmayın. CV’nize kapak sayfası koymayı ve hangi konularda çalışmak istediğinizi belirtmeyi unutmayın. Bir CV’ye bakarak nerede çalıştırsam diye firmaları düşündürtmektense hangi konularda başarılı ve çalışmak istiyor bilgisi daha önemlidir.

Ne yapabileceğiniz değil ne başarabileceğiniz önemlidir. Neleri başarabileceğiniz konusunda güçlü taraflarınızı anlamaya ve bulmaya çalışın ama kendinizi kandırmayın.

İstediğiniz ünvan ve konuda işe girememeniz firmanın suçu değildir, firmalar ihtiyaçları doğrultusunda en iyi ve ucuz eleman peşindedirler. Siz kabul edilebilir iş sınırlarınızı(pozisyon, sorumluluk, coğrafya vb.) gözden geçirin.

Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Tam zamanlı çalışmak zorunda değilsiniz, iş masa başı olmayabilir vb. Pozitif olun ama ne iş olursa yaparım şeklinde yaklaşmayın.

PDF    Send article as PDF   
Proje Ekiplerinde Kişilik Tipleri – David Keirsey – 5 – Sanatçılar
Ağu 13th, 2015 by savassakar

sanatciHız, yaratıcılık ve değişikliklere değer verirler. Enerjik, ilham verici ve yaratıcıdırlar.

Sanatçıların Ekip İçi Davranışları

Ekibe eğlence getirirler. Motivasyon ve ilham peşindedirler. Sadece fiziksel değil mental aksiyonları da severler. Yavaş ve metodik süreçler onları işten uzaklaştırır. Detaylı işleri sıkıcı ve gereksiz bulurlar. Yeni strateji üretme, sunum yapma ve yeni yollar bulma konusunda iyidirler.

Rasyoneller gibi bağımsız düşünürlerdir, aynı şeyleri farklı görebilirler. Birden fazla iş yapma ve sentezleme konusunda hızlıdırlar.

Diğer tiplere göre düşüncelerinde daha şeffaftırlar. Düşünce, duygu ve bakış açılarını rahatlıkla dile getirirler. Bazen çok dürüst, yargılayıcı ve diğerlerinin ne düşündüğünün dikkate almadan davranabilirler. Şeffaflık daha rahat ilişki kurmalarını sağlar. Enerjileri ve duruma göre davranabilmeleri ekibe adapte olmalarını kolaylaştırır.

Rasyoneller gibi güçlerini bağımsızlıklarından alırlar. Rasyoneller bağımsız düşünürler, Sanatçılar bağımsız aktörlerdir. Sürekli hareket halindedirler. Geçmiş ve geleceği kontrol edemeyecekleri düşüncesiyle bugünü yaşarlar. Anlık değişim gösterebildikleri için anlaşılması zaman zaman zor insanlardır.

Maceraya atılmayı severler ve diğerlerinde katmaya çalışırlar. Gardiyanlar ne kadar az risk alıyorsa Sanatçılar tersidir ve projelerde birlikte çalışmaları zordur. Kurallar ve prosedürler onlara göre değildir ve sadece kısıt olarak görürler. Sanatçılar değişimin peşindedirler ve bunun önündeki engelleri, bu engelleri yaratmaya çalışanları kaldırmaya çalışırlar. Düzene karşı çıkan bir tavırları vardır. Değişim yaratıcılıklarını gösterebilmeleri için onlara fırsat olarak görünür. Hızlı fayda sağlayan kurallara sahip çıkabilirler.

Sanatçıların korkusuz bir bakış açıları vardır. Diğerlerinin çekince, eleştiri ve korkularına karşı duyarsızdırlar. Diğerlerini bölebilir, susturabilir, tartışabilir, görüşmelerde baskın olmaya çalışır ve diğerlerinin söylediklerini dikkate almazlar.

Risk alarak başarabileceklerine inanırlar. Eylemsizlikten ya da fırsatları kaçırmaktan korkarlar. Rasyoneller başarısızlık korkusu ile risk almaya çekinirler. Sanatçı ise hatasını kabullenip kendini geliştirme fırsatı olarak görür.

Rasyoneller bağımlı olmamayı, Sanatçılar bağımsızlığı severler. Her iki grupta değişimlerin anahtarıdır. İdealistler ve Koruyucular değişimi uygulayanlardır.

Sanatçılar iyi hikayeleştiren ve sunanlardır. Bazen abartı ve yalan sınırında olsa bile çevrelerini etkilemeyi başarırlar. Avı değil avlanmanın keyfini severler. Sadece bitiş tarihini tutturmak değil işin içeriğini de sevmek isterler.

Sanatçılarla Çalışma

Sanatçılar ilginin odağı olmayı isterler ama zaferi sadece kendilerine istemezler. İdealistler diğerleri fikirlerinden etkilensin istrken Sanatçılar fikirlerini uygulamak ve kişisel olarak diğerlerini etkilemek isterler. Bu iki grup bağımsızlık ve hız isterler. Rasyoneller bağımsız düşünme Sanatçılar bağımsız eylem peşindedirler.

Sanatçılar aynı anda bir çok işi yapmakta, öncelikleri değiştirmede ve uygulamada ve opsiyonlar arasında gezinmede iyidirler. Hızlı çalışır ve çabuk karar alırlar. Hemen ve spontane yapılması gereken bir iş varsa Sanatçı bulmalısınız.

Taktiksel performansları yüksektir. Eğer onlara müdahale ederseniz alternatif yol bulacaklardır. İdealist ve Koruyucular, Sanatçıların hızlı gitme veya odağını kaybetmesi durumunda destekler ve yardımcı olurlar.

Sanatçılar kendi kendilerinin dengesini bozabilirler. Çabuk demoralize olabilirler. Sahne arkası ya da kenarı onlara göre değildir, sahnede olmayı severler.

Temelde iyimserdirler ve ekibe yaratıcılık ve ruh katma konusunda iyidirler. Sunum ve diğerlerini etkileme konusunda sihirbaz gibidirler.

Koruyucular, Sanatçıların prosedürlere uymalarını, Rasyoneller ise bilginin net ve mantıklı olmasını sağlarlar. İdealistler ise sunumun katılımcılarla ilişkisini ve şirket değerlerini temsil etmesini sağlarlar.

Sanatçılarla nasıl çalışılmalı?

  • Fikirlerine ve risk alıcı davranışlarına saygı gösterin.
  • Çabuk ve doğrudan konuşun.
  • Sıkılmaktan ve rutin işlerden nefret ettiklerinin farkına olun.
  • İşe odaklanmalarına yardımcı olun.
  • Yüksek etkili işler verin.
  • Organize olmayan ve disiplinsiz davranışlarını kabulenin.
  • Kendi işlerini yapmalarını sağlayın. Onların işini onlar için yapmayın.
  • Eğlenceli olun.

Kaynak: Human Factors in Project Management – Zachary Wong

Fax Online    Send article as PDF   
Proje Ekiplerinde Kişilik Tipleri – David Keirsey – 4 – Koruyucular
Ağu 12th, 2015 by savassakar

theresaUyum, çok iş, organizasyon, saygı ve uyumluluğa değer verirler. Sürekli iş yapma peşindedirler. Sistematik, odaklı, işbirlikçi, şirkete ve diğerlerine sadıktırlar.

Koruyucuların Ekipiçi Davranışları

İşlerini tamamlamaya, hedeflerini tutturmaya, tüm kural ve prosedürlere uymaya karşı bağımlıdırlar. Kitabına göre oynarlar ve diğerlerinden de bunu yapmalarını beklerler.

Gerçekçidirler, pratik kavram ve görünümlerle ekibi ele alırlar. Plan ya da gidilecek yol net ise iyimserdirler. İşi bitirirler ama diğerlerindeki kadar dinamizm, yaratıcılık ve stratejik bakış açıları yoktur.

Kişisel zamanlarını bile işin tamamlanması için feda edebilirler. Harcadıkları efor için takdir beklerler. Diğerlerinin verdiği efor ve emek ile ilgili dürüst olduklarına inanırlar. İş, hem evde hem de işyerindedir. Çok uzağa bakmazlar, işi net olarak görürler ve planlamayı iyi niyetli bir çalışma olarak algılarlar. Kendileri ve diğerleri için yüksek beklentileri vardır. Her iş için doğru ve yanlış yollar olduğuna inanırlar. Kısa yollar ya da üstünkörü yapılan işler kabul edilemez.

Kendi becerileri ya da değerleri ile ilgili şüpheleri vardır ve sık sık onaylanmak isterler. Kendilerini iyi ve güvende hissetmelidirler.

Kendilerine ihtiyaç duyulduğunu görmek isterler. Çok çalışırlar ve gerekirse kendilerini ödüllendirirler. Çok çalışmak kadar işi doğru yapmakta önemlidir.

Değişimi tehdit olarak görürler. Olası değişikliklerin yaratacağı engellerin hedefe ulaşmada problem yaratabileceğini düşünürler. Eğer değişim iyi planlanmış ve düşünülmüşse desteklerler.

Sanatçılardan daha az renkli, Rasyonellerden daha az yaratıcı ve İdealistlerden daha az Pratik konuşurlar. Otoriteye saygı duyarlar. İdealist ve Koruyucular genel eleştiriden korkarken, Rasyonel ve Sanatçılar yeni fikir ve bakış açılarına kapılarını açarlar.

Görev bazında projelere atanmayı tercih ederler. İşlerine ve statülerine saygı duyulması önemlidir. Herkes önünde ödüllendirilmekten hoşlanırlar.

Adil olmayan davranışlardan, verimsiz toplantılardan, kötü süreçlerden, organizasyonsuzluktan, elle tutulur hedef ve yön olmamasından ve başarısızlıktan hoşlanmazlar. Haksız eleştiri onlar için çok yıkıcıdır. İdealistler gibi uzlaşmazlıktan, kişisel çatışmalardan ve ekip içi uyumsuzluktan hoşlanmazlar.  İdelistler kadar olmasa da diğerlerine önem verirler.

Koruyucularla Çalışma

Yeni insanlar çalışırken temkinlidirler. Kimle çalıştıklarını ve nereye gittiklerini bilmek isterler. Projenin kndilerine iyi bir şekilde anlatılması ve diğerleri ile iletişime geçmeleri önemlidir.

İşlerine saygı duyulmasını ve takdir edilmesini isterler. Kararlara katılmaları önemlidir. Onlara güvenilmesi ve saygı duyulması önemlidir. Toplantılarda rol ve sorumluluklar ile gündemin netleştirilmesi önemlidir. İyi organize edilmiş ve verimli toplantıları severler. Toplantı öncesi yapmaları gereken çalışma tanımlanmalıdır.

Belirsizliği sevmezler, geleneksel iş etiklerine ve değerlerine bağlıdırlar.

Kendi konularında yeterlilik ve yetki isterler. Diğerlerinin önerilerini dikate almalarını ve yapmalarını beklerler. Ani değişikliklerden hoşlanmazlar. Eğer değişiklik gerekiyorsa iyi bir çalışma yapılmasını beklerler. Geç kalmayı ya da hazırlıksızlığı saygısızlık olarak görürler. Kaytarmadan hoşlanmazlar.

Onlar için problemin kaynağı yeterli analiz yapılmaması, yavaş karar alma, net bir yön olmaması ve iş gecikmeleridir. Onları etkileyebilecek her değişiklikten anında haberdar edilmelidirler. Dışlandıklarını ya da bilgi verilmediğini hissettiklerinde rahatsız olurlar.

Koruyucularla nasıl çalışmalı?

  • Güven verin ve dürüst olun.
  • Uyunlu olun ve doğrudan yaklalın.
  • Zor işlerini ve bağımlılıklarını takdir edin.
  • Zamanlara uyun.
  • İletişim kurun ve ne olup bittiğini paylaşın.
  • Kendi üzerinize düşeni yapın.
  • Ekibe sadık olun.
  • Yoldan çıkmayın.

Kaynak: Human Factors in Project Management – Zachary Wong

PDF Creator    Send article as PDF   
Proje Ekiplerinde Kişilik Tipleri – David Keirsey – 3 – İdealistler
Ağu 11th, 2015 by savassakar

mahatma-gandhiDürüstlük, bütünlük, işbirliği, ahenk ve ekip birlikteliğine değer verirler. Duygulu, takan, hassas ve sadıktırlar.

İdealistlerin Ekip İçi Davranışları

Doğal ekip oyuncularıdır ve diğerleri ile iletişimleri çok yüksektir. İnsanlarla çalışmayı severler ve diğerlerinin davranışları ile motive olurlar. Diğerlerinin duygularına ve hareketlerine karşı çok duyarlıdırlar. Takım ruhuna ve birlikte başarmaya inanırlar. Rasyoneller gibi duygularını göstermekten çekinmezler. Her zaman söylemeselerde vücut dilleri anlatır. Sevmeyi ve sevilmeyi isterler. Diğerlerine olan ilgilerini göstermek için çoğu zaman gönüllü olurlar ve onaylanmayı beklerler.

Onaylandığını hisseden İdealist çok verimlidir. Kendisine iş verilmesini kendisinin onaylanması, saygı ve güven duyulması olarak yorumlar.

İdealistler genellikle iyi organizatör, araştırmacı ve dinleyicidirler. Değerlerine ters düşmediği sürece duygu birlikteliği isterler. Diğerlerine toleranslı oolmalarına ragmen uzun süren sürtüşmelerde duygusal tepki verirler. Uzun süre dayanabilirler ama birden patlarlar.

Genellikle sessiz, utangaç ve pasiftirler. Nazik ve işbirlikçi davranırlar. Diğerlerine öncelik veren ve sonra konuşan bir yapıları vardır. Böylelikle ekibin dışında kalmamaya ve farklı olmamaya çalışırlar. Ekip onlar için önemlidir. Çatışan ve problem çıkaran ekip üyesi olmak istemezler. Ekibe güven ve sadakat beslerler. Güven ve sadakat zarar gördüğünde çok etkilenirler. Temelde insanın iyi olduğunu ve diğerlerine zarar vermeyeceği inancındadırlar. Bu düş kırıklıklarına yol açar. Kötü ilişkileri içselleştirir, kişiselleştirirler. Bu yüzden herkesle iyi iletişim kurmaya çalışırlar.

İdealistlerin Ekip İçi Davranışları

İdealistler pasif, dinleyici düşünen ve diğer ekip üyeleri gibi bilgiyi değerlendirenlerdir. Sessizlikleri size aldatmamalıdır. Aslında layın tamamen içinde ve ilgilidirler. Onların destekleyici ve koruyucu geri beslemelerini alabilmek önemlidir. Taraf seçmek zorunda kalacaklarını hissederlere karar vermede pasif kalırlar. Onların karar vermeleri için zamana ihtiyaçları olacağını unutmamak gerekir.

İdealistler, bazen diğerlerini memnun etmek için fazladan iş ya da agresif bitiş tarihlerini kabullenebilirler. Onları önceliği diğerlerine bırakma tavrı işleri yavaşlatabilir, gecikmelere yol açabilir. Rasyoneller nasıl kazanmak istiyora İdealistlerde herkesin kazanmasını isterler. Kimsenin kaybetmemesini istemek kararsızlığa, çatışmadan kaçınmaya ve kötü haberleri iletmemeye yol açabilir. Hiç kimseyi incitmeyecek objektif karar vermeye çalışırlar. Bu durumda karar verebilmek için dış desteğe ihtiyaç duyabilirler. Bu da onları kazan-kaybet ilişkisinden koruyabilir.

İdealistler projenin kendisinden motive olurlar. Projenin sebebi ya da sağlayacağı fayda çok önemlidir.

İdealistlerle yüz yüze iletişim çatışma olasılığını artırabileceği gibi fikirleri güçlendirme potansiyeli de önemlidir. Açık ve dürüst diyaglar onlar için önenmlidir. Rasyoneller tartışmaları kendi düşüncelerini netkleştirmek için tercih ederken Sanatçılar ortak akıl ile işlerin başarılabileceğini göstermeyi tercih ederler. Rasyoneller aptalca şeyler söylemekten çekinirken, İdealistler yanlış şeyler söylemekten çekinirler.

Bencil ve ben merkezci görünmekten çekinirler. Ekip başarısını bireysel başarının üstünde tutarlar.

İdealistlerle nasıl çalışmalı?

  • Esnek olun.
  • Sabırlı olun.
  • İşbirlikçi olun.
  • Açık ve dürüst olun.
  • Yapıcı ve yaralamayan eleştirilerde bulunun.
  • Dikkatli olun: Bir çok şeyi kişisel algılayabilir ve mağduru oynayabilirler.
  • Açık fikirli olun.
  • Dinlemeye ve konuşmaya vakit ayırın.

Kaynak: Human Factors in Project Management – Zachary Wong

PDF Printer    Send article as PDF   
Proje Ekiplerinde Kişilik Tipleri – David Keirsey – 2 – Rasyoneller
Ağu 10th, 2015 by savassakar

s1Rasyonelller etkinlik, analiz, verimlilik ve teknik bütünlük severler. İşler mantığk doğrultusunda analiz edilmeli ve doğru yapılmalıdır.

Rasyonellerin Ekip İçi Davranışları

Özellikle teknik projelerde karşılaştığımız bir davranıştır. Güçlü düşünürlerdir ve olaylara analiz ve tartışma yoluyla yaklaşıp sonuca bilgi ile yaklaşırlar. Rasyoneller doğru yolda oldukları konusunda kendilerini rahat hissetmek için bilgilerinin doğruluğunu test etmek isterler. Kendi haklılıklarını görmek kadar durum karşısındaki pozisyonlarını da neteştirmek isterler. Sistemin akışına sık sık bakar ve daha iyi olacağını dşündükleri konularda düzeltmeler yapabilirler. Hatalı buldukları kişinin sözünü keserek bunu belirtirler. İşin doğru yapılması için yaptıkları bu tip şeyler diğerlerinin olumsuz düşünmesine sebep olabilir. Elçiyi vuran gib algılanırlar ama değillerdir.

Rekabetçi ve agresiftirler. Öncelikle hata yapmaktan, yönetici pozisyonlarında ise pozisyonlarına zarar verebilecek konularda hissiz, savunmacı ve gruplarına baskı uygulayan olabilirler.

Genellikle düşüncelerine ilişkin güvensiz, kaygılı ve çekinceli dururlar. Öncelikle kendi kafalarında ikna olmayı isterler. Bu yüzden birden fazla kontrol yapma isteği duyarlar.

Bilgi vermede korumacı davranırlar. Problem çözmeyi fırsat olarak görürler.

Soğuk ve egoist olarak görülebilirler çünkü öncelikle kendi iç dünyalarına dönüktürler. Gördükleri ve duydukları her şeyi kafalarında sürekli değerlendirdikleri için iyi bir dinleyici olarak görülmezler ve bu yüzden diğerleri olan iletişimleri zayıf olabilir.

Rekabetçidirler ve kaybetmekten hiç hoşlanmazlar. Bu ekibe enerji ve umut verir. Heyecanları ve birikimleri onları mükemmel problem çözücü yapar.

Proje liderliği ve analistliğini çok iyi yaparlar. Planlamadan, stratejiden ve anlitik iş yapmaktan hoşlanırlar. Girişimcilik tarafları güçlüdür. Ekibin büyük resmi görmesini sağlarlar yani ekip nereden nereye ve nasıl gidecek konularını netleştirirler.

Teknik olmayan, idari ve operasyon işleri rasyonellere verilmemelidir. Hedef ve strateji belirleme gibi liderlik konularında iyidirler. Detaylarda boğulmayı sevmezler. İşleri detaylandırmakta da iyi değillerdir ama işlerini detaylı yaparlar özellikle kendilerini savunacakları zaman.

Bağımsızlık isterler. Mikro yönetilmekten hoşlanmazlar. Sık sık hatırlatma ve yaptıklarını kontrol etme onları rahatsız eder. Sürekli olumlu geri besleme beklerler. Yaptıkları işin küçümsendiğini ya da önemsenmediğini gördüklerinde savunmaya geçerler.

Toplantı ve sosyal etkinliklerde sessizdirler. Verimsiz ve anlamsız konuşmalardan rahatsız olurlar.

Rasyonellerle Çalışma

Keskin düşünme biçimleri, doğal planlama yetenekleri, problem çözme yetenekleri, girişimci ruhları ve stratejik vizyonları sebebiyle değerlidirler. Ekiplerin büyük resmi görmelerini ve başarıya odaklanmalarını sağlarlar. Yartıcı ve hızlı öğrenenlerdir.

Genellikle teknik becerileri vardır ve iş planını kolayca hazırlayabilirler, fazla iş yükünü kaldırabilirler. Diğerleri ile olduğu kadar kendileri ile de rekabet halindedirler. Mental güçleri mücadeleyi kolaylaştırır ve karmaşık problemlerde onlara destek olur. Zorlandıklarında ise bu güç tam tersine agresifliğe dönüşebilir.

Odaklı, mantılı ve ekip hedeflerine uygun davrananları takdir ederler. Onları en çok motive eden üzerinde çalıştıkları konudur. Diğerlerini yakalama konusunda sıkıntı yaşamazlar. Sabır ve şeffaflık onlar için zordur. Eğer bir rasyonel ile problem yaşıyorsanız kendi düşüncenizi önce paylaşıp, onun iyi noktalarını öne çıkarıp, fikirlerini sormalısınız.

Bazende “emir tekrarı” gibi onun düşncelerini doğru anlayıp anlamadığınızı sormalısınız.

Rasyoneller araştırma yapmayı, farklı opsiyonlar yaratmayı, bu opsiyonları analiz etmeyi ve mantıklı bir karara varmayı severler. Yeterince vakit verilirse her türlü problem çözebileceklerine olan inançları tamdır. Onlarla birlikte düşünce sürecine dahil olursanız size severler. Mantığın onları zorladığı şeyleri yapmaya meyillidirler.

Düşünce ve eylem başarıları ile ilgili takdir edilmek isterler. Fikirleri ekip tarafından Kabul edildiğinde çok mutlu olurlar çünkü bu doğru düşündüklerinin ispatıdır.

Başarı en önemli motivatördür. Hata sözlüklerinde yer almaz. Şikayet edenler ve ben yapamam diyenleri sevmezler. Kötümserliği yapıcı ve geliştiric şekli ile severler. Problemleri bir fırsat olarak(hataları olarak değil) görmelerini sağlamanız gerekir. Onlar kendileri ikna olana kadar hata yaptıklarını düşünmezler. Kendi hatalarını sürekli gözden geçirdiklerini unutmayın. Bu yüzden hatalrını red ettiklerinde şaşırmayın ve zaman tanıyın.

Rasyoneller hatanın neden olduğunu açıklamaya çalışırlar. Onlar için zor işler ödüllendirilmelidir ve olmadığında haklarının yendiğini düşünürler.

Karar vermekte zorlanabilirler çünkü hem durumu netleştirmek hem de çözümü üretmeye çalışıyorlardır.

Rasyonellerle nasıl çalışmalı?

  • Mantıklı olun.
  • Onlarla birlikte düşünün.
  • Fikirlerine ve girişimlerine saygı gösterin.
  • İleriye doğru bakışlarını ve yaratıcılıklarını destekleyin.
  • Rahat, özgür bırakın.
  • Mikro yönetim yapmayın.
  • Kendilerini aptal hissetmelerine yol açmayın ve yanlış olduklarını söylemeyin.
  • Analiz, planlama ve statükoyu sorgulama ihtiyaçlarını kabullenin.

Kaynak: Human Factors in Project Management – Zachary Wong

Create PDF    Send article as PDF   
Proje Ekiplerinde Kişilik Tipleri – David Keirsey – 1
Ağu 9th, 2015 by savassakar

David Keirsey 4 ana başlık(İdealistler, Gardiyanlar, Rasyoneller ve Sanatçılar) altında 16 çalışan kişilik tipi belirlemiştir.

Keirsey her tipin kendine özgü değerler, odaklanma, ilgi, dil, sosyal rol, liderlik stili ve mesleki farklılıklar taşıdığını düşünmektedir. Her tip kendine göre öğrenme biçimi, bilgiyi işleme biçimi, dış ortamla ekileşimi, iletişim ve diğerleriyle çalışma biçimleri açısından farklılaşmaktadır.

tip1

Kişilerin bu tiplerden birine göre olması değil, bu tiplerden birinin kişide baskın olması öngörülmektedir. Ama insanları belirli prototiplere oturtmak, ötekileştirmek değildir. Burada yer alan genelleştirmelerin diğerlerinin farkında olmak ve pozitif anlamak için kullanıldığının bilinmesi gerekir. Temelde kişisel tüm farklılıklara saygı duyulmalıdır.

Her tipin zayıf ve güçlü yanları bulunmaktadır. Hangi tipin hangi projede uygun olacağı konusunda kesin bir önerme yoktur. Tip özelliklerine göre ve projeye göre değişiklik gösterecektir.

tip2

Bu kişilik tiplerini belirlemek için sorulabilecek en basit sorular şunlardır;

  • Kişisel iş değerleriniz nelerdir?
  • Güçlü ve zayıf taraflarınız nelerdir?
  • Sizi ne motive eder? Ne demotive eder?
  • Kişisel çatışmalarla nasıl baş edersiniz?
  • Önemli kararları nasıl alırsınız?

Kaynak: Human Factors in Project Management – Zachary Wong

PDF Converter    Send article as PDF   
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar