Verdiğim danışmanlık ve eğitimleri görmek için tıklayınız
Powered by MaxBlogPress 

Gereksiz şeylerle yaşamak zorunda kalmak

Bazen şirket içi politik gücü yüksek birileri istiyor diye saçma sapan teknolojilerle, işe yaramaz uygulamalarla yaşamak zorunda buluruz kendimizi. Hatta bu uygulamalar, onları savunup hayatımıza sokanlar başka yerlere gitseler bile devam ederler.

Örneğin Genel Müdür bayilerin akşamüstü satış verilerini gösteren bir rapor ister. Bu rapor bazen onlarca sayfa halinde yazıcıdan çıkabilir bazende elektronik olarak hazırlanır ve eposta ile otomatik gönderilir. O rapora ihtiyaç kalmadığında ya da Genel Müdür başka bir şirkete geçtiğinde o raporun gönderimi ve hazırlanması hala sürer. Halbuki ne okuyan nede isteyen vardır artık.

Aynı şeyi hiç kullanılmayan yazılımların sistemlerde silinmeden bırakılmasında, hiç kullanılmamasına ya da çalışmamasına rağmen yerinden kıpırdatılmayan yazıcı yada başka cihazlardada görebilirsiniz.

Bazen bir sistemin savunucusu oradan ayrılsa bile bıraktığı sistem yaşar. Aslında o uygulamayı hayata geçiren otorite orada yoktur ama sistem devam etmektedir. Buna “ilginç döngü” denilebilir. Aslında bu tip sistemlerin karmaşık yapılarda daha çok olduğunu görebilirsiniz. Çünkü karmaşık yapıların değişmesi çok zordur. Eğer bir sistem oturtulmuşsa artık onu değiştirmek çok zorlaşır. Hem alışkanlıklar hemde o sisteme karşı gelmenin sonuçlarını kestirememek değiştirmemenin sebepleri arasındadır.

Devamını okumak için tıklayınız

VN:F [1.8.1_1037]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.8.1_1037]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Hayatınızı basitleştirin!

Henry David Thoreau demiş ki “Eğer siz hayatı basitleştirirseniz evren daha basitleşecek, ne yalnızlık yalnızlık olacak, ne kölelik kölelik olacak ne de zayıflık zayıflık olacak.” Eğer daha önce stresinizi azaltmak yada hayatınızı basitleştirmek ile ilgili bir şeyler okumuşsanız bu tip klişe sözleri biliyorsunuzdur. Fakat “böyle söylemesi kolay öyle parmak şıklatınca olmuyor” dediğinizi duyar gibiyim.

Bende size sadece bazı önerilerde bulunabilirim. Bunları takar ya da takmazsınız. Hayatınızı basitleştirmenizin daha iyi olacağı sözüm ilginiz çekiyorsa okumaya devam edin yoksa hiç vakit kaybetmeyin, başka blogger arkadaşlarımın mükemmel yazılarını kaçırmayın.

I. Eğlenceli bir iş bulmaya çalışın.

Hayatta sizi en çok zorlayan ve hasar veren şeylerin başında tüm gününüzü stres ve baskı altında, mutsuz geçirdiğiniz işyeri gelir. Eğer imkanınız var ise sizin yüzünüzü güldürecek, kendinizi huzurlu ve mutlu bulacağınız bir işe geçin. Eğer işinizde mutluysanız doğal yetenek ve becerilerinizi çok daha rahat kullanabileceksiniz. Ve daha başarılı olabileceksiniz.

II. Gülmeyi ve gülümsemeyi öğrenin.

Gülmek stresinizi azaltır, kızgınlığınızı geçirir ve sıkıntılı anların üerinden gelmenize yardımcı olur. Gülmek olaylara bakış açınızı her defasında yeniler ve belki uzaklarda kalan çocukluğunuzu size tekrar yaşatır. Gülemeyecek kadar yoğun ve gülümseyemeyecek kadar ciddi olanlardan olmayın. Gülümseyen insanların özellikle çocukların size ihtiyacınız olan dersleri verebileceklerini unutmayın. Anlayabilmeniz önemli. Çocukların gözlerinden dünyaya bakmaya çalışın. Eğer bugün gülmüyorsanız bugün yaşamıyorsunuz demektir.

Devamını okumak için tıklayınız

VN:D [1.8.1_1037]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.8.1_1037]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Olumlu Israr

Hayatta hiçbir şey yolunda gitmiyor diyenlere…

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir: Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci …yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar. Altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden, hatta var olmasından söz edebilir miydik?

Bir başarının şartları her zaman çok basittir. Bir süre için alışın, Bir süre tahammül edin, Her zaman inanın, Ve hiçbir zaman geri dönmeyin!

Alıntıdır

VN:D [1.8.1_1037]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.8.1_1037]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

İşyerinde mutlu olma

İşyerinizde mutlu olmak işinizi ne kadar sevdiğinize ve işyerindeki huzurunuza bağlıdır. İşinizi sevmiyorsanız yapacak bir şey yok ama gerek huzurunuzu sağlamak gerekse kontrol edebileceğiniz konularda kendiniz için bir şeyler yapmak elinizdedir.

Çalıştığınız oda veya salonda, masanızda otururken ışık fazla yada az ise yada klima, havalandırma size yakın yada uzak ise rahatınız bozulabilir. Ör. Yazın klimadan uzaksanız ve yerinizi değiştiremiyorsanız daha rahat şeyler giyebilirsiniz.

Koltuğunuzda rahat değilseniz mutlaka aynısında toplantı odasında vb. başka yerlerdede vardır, değiştirebilirsiniz.

Arada bir ayağpa kalkıp esnemek ve vücudunuzu germek, plazalarda çalışmıyor ve pencereden dışarı bakma şansınız varsa camdan şöyle dışarı bakıp derin bir nefes almak sizi oldukça rahatlatabilir.

Masanıza kendinizi rahat hissettirecek eşinizin, çocuğunuzun resmi, masa lambası vb. aksesuarlar alabilirsiniz

Eğer çok telefonla konuşuyorsanız kendinize bir kulaklık seti alın. Her ne kadar Türkiye’de yaygınlaşmamış olsada filmlerde gördüğünüz kulaklık setleri ile tüm gün sürekli telefon konuşmalarını rahatça yapabilirsiniz.

Masanızın üstü kafanızı sürekli meşgul edecek doküman ve dosyalarla dolu olmasın.

Devamını okumak için tıklayınız

VN:D [1.8.1_1037]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.8.1_1037]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%