Her gün onlarca e-posta alıyorum. Bazı mesajları görünce çok sinirleniyorum. Özellikle insanların iyi niyetlerini kullanarak onları istismar eden ve bundan keyif duyanların gönderdiği mesajlar hakkında arkadaşlarımı hep uyarmaya çalışıyorum.
Şimdi eposta etiği ile ilgili dikkat edilmesi gereken birkaç noktanın altını çizmek istiyorum:
1. Eğer birden fazla kişiye eposta gönderecekseniz, göndereceğiniz kişilerin eposta adreslerini Bcc: bölümüne yazın. Böylelikle bir kişinin eposta adresini diğer kişinin görmemesini sağlar, kişisel bilgisini korumuş olursunuz. Hiç kimse eposta adresini yabancıların görmesini ve hatta bu yabancılarında kendisine mesaj göndermesini istemez.
2. Mesajınızın konu (subject) alanında mesajın içeriği ile ilgili açıklayıcı kısa ve net bir bilgi olmalıdır. Böylelikle mesajı gönderdiğiniz kişi mesajı açmadan içindekini anlayabilir. Konu alanına mesaj YAZILMAZ.
3. Herkesin sizin gibi iyi bir internet bağlantısı olduğunu düşünmeyin. (Çoğunlukla şirket çalışanlarının yaptığı bir hatadır bu) Eğer büyük dosyalar gönderirseniz gönderdiğiniz kişinin bu dosyayı bilgisayarına indirmesi çok vaktini alabilir. Mümkünse dosyanın linkini gönderin.
4. Eğer 2′den fazla dosya göndermeyi planlıyorsanız tek bir dosyada toplayıp sıkıştırma programları ile sıkıştırın (zipleyin) (www.winzip.com)
5. Sarhoşken ya da moraliniz çok bozuk iken mesaj yazmayın. İçinde bulunduğunuz durum mesajınıza yansıyıp gönderdiğiniz kişileri rahatsız edebilir.
6. “Okundu” mesajı talep etmeyin. İnsanların sizin gönderdiğiniz mesajları neden geç okuduğu konusunda karamsar varsayımlar yapmayın.
7. Şahsınıza gönderilmiş mesajları mutlaka mesajın orijinali altta kalmak kaydı ile yanıtlayın. Mesajı gönderen yanıt vermenizden memnun olacaktır.
8. Mesajınızı kısa ve vurgulamak istediğiniz noktaya odaklayın. Zaman en kıymetli hazinedir, hem sizin için hemde diğerleri için.
9. Yazdığınızı okumadan ASLA göndermeyin. Yazıdaki hatalar ya da devrik cümleler ciddiyetsizliği gösterir.
10. Eğer bir eposta grubuna dahilseniz mesajlarınızda telefon bilginizin bulunmamasına dikkat edin. Ya da size gönderilmiş bir mesajı başkalarına yönlendirecekseniz mesajı gönderenin kişisel bilgilerini mutlaka silin.
Her ne kadar azalmış olsada uyarmadan edemeyeceğim. Mesajı gönderenin dikkatli olması lazım. Bazen bir kan arama mesajı ama 1 yıl öncesine ait, bunu arkadaşlarına yönlendirirsen para kazanacaksın diyen e-posta adresi hırsızları, 10 kişiye gönderirsen dileğin gerçekleşecek diyenler ve daha bir sürü yalan mesajlar.
Aslında birçoğumuz sadece ekmek paramızı çıkarmaya çalışıyoruz. Birçok kişi zorunlu yaşam gereksinimlerini karşılamak için çalışıyor. Bu insanları plazma TV yada bir Rolls Royce alabilmek motive etmiyor.
Her haftasonu tatile gitmek, bir defada 50 çift ayakkabı almak, Amerika’dan yemek getirtmek gibi
alışverişkolik harcamalarını da akılsız harcama olarak tanımlamıyorum. Aslına bu tip harcamaları genellikle gücü yeten kişiler yapar ve zararsız harcamalardır. Alışverişkoliklik para harcamanın en zararsız yoludur.
Neden?
Çünkü öncelikle kişi bunu istemekte ve neye ne harcadığını bimektedir. İkinci olarak yukarıda da söylediğim gibi zaten zengindir. Zaten bunları satın almak için çalışmıştır, kazanmıştır veya mirastır.
Aslında birçoğumuz sadece ekmek paramızı çıkarmaya çalışıyoruz. Birçok kişi zorunlu yaşam gereksinimlerini karşılamak için çalışıyor. Bu insanları plazma TV ya da bir Rolls Royce alabilmek motive etmiyor.
İşte sınkıntı burada başlıyor. Parayı ihtyacımıza yada bize faydası olacak şeylere harcamak. Ben buna “akıllı harcama” diyorum.
Sizleri akılsız harcamalardan korumak için birkaç önerim olacak;
İhtiyacınızı görmeyecek sigortayı yaptırmayın. – Bir sigorta sizi finansal anlamda gerçekten korumuyorsa almayın. Örneğin çoraplarınızı sigortalatmayın çünkü en kötü durumda bir çift çorabı kolayca alabilirsiniz. Sigortaya ödeyeceğiniz para sigortalattığınız şeyden yüksek olabilir.
Ürünün garantisine dikkat edin – Ürünlerin garantileri artık minimum 1 yıl. 2 ve 5 yıla kadar çıkabiliyor. Ürünün garantisi ona ödediğiniz bedelin geri dönüş verimliliğini gösterir. Eğer bir araba alıyorken garantisini 3 yıldan 5 yıla ve 100.000 km. den sınırsız km’ye çıkarmak gibi bir teklif gelirse şöyle düşünün: Arabayı birkaç yıl içinde satarken garantisi olduğu için daha fazla paraya satabilirim yada zaten 1 yıl sonra satacağım bu kadar garanti yeter şeklinde bir karar vermeniz gerekir.
Gerçek fiyatı öğrenin – Ticaretin en basit numaralarından birisi çıplak fiyatı göstermektir. Siz almaya karar verdiğinizde o fiyata vergi, kargo vb. diğer kalemlerde eklenir. Önemli olan sizin cebinizden çıkacak olan paradır. En son ödeyeceğiniz miktarı sorgulayın. Ayrıca bir şeye sahip olmanın rutin bir takım yükümlülüklerinide bilmeniz, öğrenmeniz gerekir. (Emlak alırsanız emlak, çöp vergisi, araba alırsanız motorlu taşıtlar vergisi, egzos kontrolü, muayene vb.)
Pazarlamacının ısrarı ile alım yaptığınızda – Pazarlamadaki en önemli kurallardan birisi müşterinin daha önce hiç düşünmediği bir şeyi onun ihtiyacı haline getirmektir. Bu yüzden gerçek ihtiyacınızı ve bütçenizi bilerek alışverişe başlayın. İyi pazarlamacılar size gerçekten ihtiyacınız olmayan şeyleri satma becerisi ile donatılmış kişilerdir. Gerçi bu satın aldığınız şeyler sizi çoğu zaman mutsuz etmezler, işe de yararlarJ
Finansal hizmet alımlarında – Kredi kartı vb. finansal bir hizmet aldığınızda (yapmayacaksınız ama) mutlaka sözleşmesini okuyun. Finansal hizmetlerin alımında ör. Döviz kredisi alıyorsanız gelecekteki döviz hareketlerini değerlendirmeniz gerekir, normal krediler ise zaten ekonomik koşullara bağlıdır. Finansal kuruluşların size imzalattıkları sözleşmeleri profesyonel hukukçular ile hazırladıklarını unutmayın.
Paranızı değerlendirin – Paranızı yastık altında saklamayın. Mevduat, fon, tahvil vb. yatırım araçlarını kullanın. Parayı akıllıca harcamak gibi akıllıca harcamadan değerlendirmekte önemlidir. Paranızı değerlendireceğiniz zaman finansal kuruluşun kurumsal olarak imajına, büyüklüğüne ve güvenilirliğin çok dikkat edin. Bu ülkede “çok kazandıran banka” sloganı ile tüm parasını o bankaya yatırıp herşeyini kaybetmiş çok aile var. Mutlaka birkaç bankayı aynı anda değerlendirin.
Diğer aklıma gelenler;
Şimdi sizlerin “akıllı harcama” konusundaki önerilerinizi bu yazıya yorum/mesaj olarak bekliyorum.
Herhangi bir ürünü piyasaya sürmeden önce test ederiz, aldığımız yeni bir ürünü test ederiz ama yeni bir organizasyonel yapıya geçtiğimizde bunu test etmeyiz. Kriz kapıya dayandığı diye düşünerek aldığınız acil aksiyonların sonuçlarını değerlendirdiniz mi?
Eğer çalıştığınız kurumda kompleks bir organizasyonel değişiklik yapılıyorsa bazı sıkıntıların doğması kaçınılmazdır. Halbuki bazı yöntemler sizin yapacağınız değişikliğin olağan sonuçları hakkında size fikir verebilirler. En iyi uygulama simulasyondur.
Bir çok firma durgunluğu yaşamaya başladı tabir yerindeyse kasise denk geldiler. Yani hızlı giderlerken birden hız kesmeleri gerekti ve karlar düşmeye başlamıştı. Önce küçülmeyi deneyecekler ama sonrasında organizasyonla beraber ücretleri de düşürmeye çalışacaklar.
Bu arada havuç taahhüt etmeyi de unutmayacaklar. Eğer şirket hedeflerini yakalarsa prim dağıtacaklar, tüm çalışanların aynı zamanda pazarlamacı olarakta şirkete destek vermeleri gerektiği vurgulanacak.
Yıllık hedeflere ilişkin sonuçlar açıklanmadan önce şirket yönetimi emekliliği yaklaşmış olanları emekli olmaya çağıracak. Şirketten birileri ortaya çıkıp şu soruyu soracak: Bir sürü insanı emekliye ayırdığınız için hedefi tutturmamızı imkansız hale getirdiniz. Bu prim verilmeyecek anlamına mı geliyor?
Yöneticiler eğer bu soruya evet derlerse iyi çalışanlarını kaybedeceklerini bilirler. “Üzerinde çalışıyoruz, ben size bilgi vereceğim” tarzında zaman kazanmaya çalışacaklar. Çünkü hem kimseyi kaçırmamak hemde bir yandan dağıtılacak primi orantılı olarak nasıl azaltabileceklerini bulmaları gerekecek.
Şirketler kriz dönemlerinde ciddi hatalar yapabilirler. Ürünlerini test etmeden piyasaya sürmezken organizasyonel değişmeyi test etmemek akıllıca değildir. Bu yüzdende yapılan değişikliğin hatası bir çok açıdan pahalıya ödenir. Bu riski minimize etmenin yolu ise simule ederek olası hataları görmeye çalışmaktır.
Simulasyonlar — bazen “oyun” da denebilir — gerçekle paralel götürülmesi gereken uygulamalardır. Eğer uygulamanın olası hatalı sonuçlar ciddi bir maliyet yaratacaksa yapılması elzemdir. Bu yüzden özellikle askeriye tatbikat yapar, birçok ilaç önce laboratuvar, sonra hayvanlar ve en son insanlar üzerinde denenir.
Simulasyonların gerçekçi olmaları için iyi planlanmaları gerekir. Mümkünse bu simulasyonu iyi ve tecrübeli bir eğitimci yada danışmanla yapmakta fayda vardır. Simulasyonları süreç tasarımlarında, proje planlamada, test planlamada, reorganizasyonlarda, birleşmelerde, küçülmelerde ve şirket alımları gibi her konuda yapmak mümkündür. Simulasyonları daha küçük bir grup ile şirket ılında yapmakta güvenlik açısından yararlı olabilir.
Siz çalıştığınız şirkette nelerin simule edilmeden hayata geçirilmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Geleneksel aile albümü gibi birim / proje vb. fotoğraf albümleri proje ekibinin / birim elemanlarının resimlerini, yaşanan olaylara ilişkin bilgileri ve toplantıları kapsayacaktır. Bu albüm bağlantıları güçlendirecek, ekibin bir aradalığını sağlamlaştıracak, ve hazırlandığı kadar da neşeli olacaktır.
İş arkadaşlarımızla aylarca ve hatta yıllarca bir arada çalışınca ailemizde olduğu gibi çeşitli heyecanlar,
üzüntüler, sevinçler yaşarız. Bu tipte bir ailenin kendi için yarattığı bir tarih belgesi çok etkili olacaktır. Tek fark proje ekibi/birim elemanları zaman içerisinde coğrafik olarak dağılırsa albümün kolaylıkla paylaşılamayacağı düşünülebilir ama internet bu konuda imdada yetişecektir.
Hayatta küçük şeyler bizi birbirimize bağlar. Bir tekne gezisinde yada mangalbaşında yenilen güzel bir yemekte çekilen fotoğraflar gibi. Eğer Pelin’in her hafta bir puzzle bitirdiği biliniyorsa ve Pelin bunu fotoğraflıyorsa / çerçeveletiyorsa, yada Mehmet fıkraları ile ünlü ise ve arkadaşlarına hergün bir fıkra anlatıyorsa tüm bunları bir şekilde arşivlemek mümkün olacaktır.
Internet’inizde herkesin odasını ve oturma planını resmedebilirsiniz. Ya da herkesin diline düşmüş bir olay var ise bunuda yazabilir ya da resimleyebilirsiniz ki böylelikle herkesin ne konuşulduğundan haberi olsun. Özlü ya da komik sözler fotoğraflardan daha etkili olabilecektir.
Albümünüzün gerçekten organizasyonel bir değer yaratması pozitif bir iş kültürü yayması ile gerçekleşebilecektir. Bu konuda birkaç yol vardır:
Daha iyi iletişim
Geniş ve dağıtılmış ekiplerde bazen birbirleri ile hiç tanışmamış kişiler olabilmektedir. Böyle bir albüm kişilerin birbirlerini tanımalarına yardımcı olacaktır. Sadece telefon ve email ile görüştüğünüz kişilerin neye benzediğini görmek gerçekten şaşırtıcı bir deneyim olacaktır.
Önemli hatıralar
Eğer projenize bir başlangıç toplantısı yaptıysanız, yada ekibi bir araya getirecek özel yemek düzenlediyseniz bunları fotoğraflamak daha sonra geri dönüp baktığınızda pozitif duygular hissetmenizi sağlayacaktır.
Üretken toplantılar
Eğer ekip bir araya gelemiyor, bir arada çalışma şansını bulamıyorlarsa onlar için en iyisi böyle bir albüme erişmek olacaktır. Diğer oyuncuların ve çalışılan yerlerin neye benzediğini görmek, yemek yenilen yerleri görmek faydalı olacaktır.
Resmedilmiş Tarih
Özellikle büyük projeler bittiğinde projede yer alanların isimlerini yada resimlerini bir araya getirmek çok zordur. Daha sonra tekrar proje ekibini bir araya getirmek gerektiğinde proje albümü hafızanızı yenilemek adına faydalı olacaktır.
Tekrar haftalık olarak ödeme sistemlerindeki önemli gelişmeleri paylaşmaya karar verdim. Her ne kadar paymentnews.blogspot.com adresine gönderiyor olsamda kapatılma riskine karşı sitemde Finans kategorisi altınada bir kopyasını ekliyor olacağım.
Beyin de kaslarımız gibi çalıştıkça gelişir, çalışmazsa zayıflar. Eğer fiziksel egzersizler gibi düzenli olarak çalışılırsa beyniniz çok daha güçlü ve hazırlıklı olacaktır. Eminim bu konuda bir çok ruhsal vb. derin metodlar mümkündür ama size burada en basitlerini önereceğim.
Size önereceklerim beyninize nasıl egzersiz yaptırarak onu taze tutacağınızı gösterecek;
1. Düzenli olarak bulmaca çözün. Kare bulmaca, sudoku (bu hafta sudoku nasıl kolay çözülür konulu bir yazı yazmayı planlıyorum) ya da diğer zeka bulmacaları. Türkiye Zeka Vakfı sitesini önerebilirim: http://www.tzv.org.tr/
2. Bir müzik aleti çalın. – Kötü bile çalsanız olsanız farketmez. Bilmiyorsanız da öğrenmeye başlamak için geç sayılmaz. Size uygun bir müzik aleti mutlaka vardır.
3. Resim, çizim yapın. – Sizden Hikmet Onat olmanızı istemiyorum tabii ki ama bir tuval’in karşısına geçin ve içinizden gelenleri çizmeye çalışın. Ya da bir kağıt-kalem ile bir şeyler karalayın. Kendiniz için bir şeyler çizin.
4. Yeni bir dil öğrenin. – Her dil yeni bir insandır. Her dil ile beyninizi yeni bir şekilde çalıştırmayı öğrenirsiniz. Farklı bir düşünme ve söyleme biçimi tecrübesi kazanırsınız. Son dönemde Osmanlıca’ya olan genel ilgi belki sizi de çeker.
5. Jonklörlük öğrenin. (Jonklör: Genellikle sirklerde elinde topları ve başka cisimleri sallayan, çeviren görevli. (canbaz))
Bu egzersiz ile konsantrasyon ve el-göz ilişkisini mükemmel hale getirebilirsiniz. Aynı zamanda stres atmanıza ve beyninizi dinlendirmeye çok yarayacaktır.
6. Satranç, Tavla ve GO oynayın! - Benim çocukluk favorim satranç, gençlik ve yetişkinlik favorim GO oldu. Bu muhteşem ve klasik oyunlar beyninizi geliştirmek için birebirdir.
7. Bilgisayar Oyunu Oynayın. - Strateji ve bulmaca oyunları oldukça işe yarar. Benim uzun süredir favorim hala Age of Empire.
8. Yazın! - Şiir yazın, hikaye yazın, anılarınızı yazın, burada blog açıp yazın. Yazı yazmak yaratıcı güçlerinizi harekete geçirmede çok önemli fonksiyona sahiptir.
9. Rol Yapın. – Herhangi bir ruh durumunuzu hayal edip onun rolünü yapmaya çalışın. Bu konuda drama çalışmaları yapılan yerler mevcut. Bu beyninizin iş dışındaki yani mantıksal dengeleri kurmayan tarafını harekete geçirmeye var. Kendi başınıza veya arkadaşlarınızla sessiz sinema oyununu bir cümle, atasözü vb. için yaparakta gerçekleştirebilirsiniz.
10. Seyahat edin. – Farklı kültürleri ve yerleri görmek beyninizi çalıştırır. Herkesin sizin gibi yaşamadığını, düşünmediğini ve davranmadığını görmek beyininiz için oldukça iyi bir egzersizdir.
Sizin önerebileceğiniz beyin çalıştırıcı - geliştirici egzersizler var mı?
Çoğu zaman bize eksik bilgi verilmesine rağmen elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız. Bu eksik bilgiler yüzünden yanlış kararlar verdiğimiz, hatalar yaptığımızda olur.
Galip giderek sinirleniyordu. “Biz muhasebe yazılımının kodlarını tekrar kontrol etmeye kalktığımızda ne
olduğunu biliyor musun? Diğer işler gecikti, yeni projeleri başlatamadık ve hatta Metin işten ayrıldı. Biz bu kontrolleri yaparken diğer konuların idare edilmesi lazım.” Galip’in argümanı çok belliydi: Gecikmelerin, projeleri başlatamamalarının ve hatta işten ayrılmaların sebebi bazı problemler çıktığında yapılan kontrollerdir düşüncesi. Hatanın sebebini kodların kontrolünde arıyordu.
İşin kötüsü bu tip argümanlara kanıtlanmasa bile çalışanların inanması da oldukça kolay olmaktadır. Buna latincede de yer verilmiş post hoc ergo propter hoc — bundan sonra, onun için bu yüzden… Biz buna “hatayı yanlış yerde aramak” diyebiliriz. Galip, kod kontrolleri sonrasında oluşan olumsuz durumların kod kontrolünden kaynaklandığına inanıyordu ve bu sebeple kod kontrolleri kötü bir şeydi.
Bu tipte bir sav asıl sebeplerinde ortaya çıkmasına sebep olur. Örneğin kontroller kötü mü yapılıyor? Kötü yapılmasının sebebi insanların yeterince eğitimli olmamaları mı? kontrol yapılacağı zaman kontrolü yapacak olanlar doğru kontrol yapmayı öğrenemeyecek kadar yoğunlar mıydı?
Yukarıda bahsettiğim hatayı başka yerde aramak konusunda bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: ortaya çıkan sebepsel ilişki iki olayın zamanlamasına bağlıdır.
Zafer’in son birkaç yıldır yürüttüğü projelerin hemen hemen hepsi ya geç kalmış ya da bütçesini aşmıştı. Bu gecikme ve bütçe aşımlarının tek sorumlusu olarak Zafer görülüyordu ve ona başka proje verilmemesi isteniyordu. Hiç kimse Zafer’in iyi bir sonuç almasını engelleyici bir şekilde sürekli bütçesini kısan ve sürekli yeni istekler getiren proje sponsorunu aramıyordu.
Zafer’in yönetim becerileri mutlaka projenin gidişatında çok önemlidir ama tamamen belirleyici değildir. Ama bu örnekteki hatayı başka yerde aramak bir kişinin kariyerine ve bir şirketin yetenekli bir yöneticisini kaybeymesine yol açacaktır.
Peki siz böyle bir durumu nasıl ayırt edeceksiniz? Hatayı doğru yerde nasıl arayacağız?
Eğer A varsa ve B ortaya çıkıyorsa A sebeptir. Yani A, B’den önce gelir, A, B’nin sebebidir. Şimdi bu mantığı değiştirin. B’nin A yüzünden ortaya çıkmadığını varsayın.
Hatanın sebeplerini diğerleri ile birlikte değerlendirin. Mazeretleri ve varsayımları eleyin. Yanlış anlamanın maliyetini çok iyi değerlendirmek lazım. Çünkü oluşacak maliyet hem kişiye hem de şirkete çok zarar verebilir.
Farrah Gray 6 yaşında ailesine finansal açıdan destek olmaya başladı, ilk milyon dolarına 14 yaşında sahip oldu. Amerika’nın en çok konuşulan simalarından birinin başarı hikayesini ve ipuçlarını sizinle kısaca
paylaşmak istiyorum.
O, Şikago’ nun güney bölgesindeki düşünce tarzlarını değiştirdi. 21 yaşında Urban Influence dergisi tarafından kendi başına milyoner olan lider bir girişimci olarak keşfedilen Farrah Gray, Allan Üniversitesinden onursal doktorasını aldı.
Şimdi kafa kazınmış, pahalı elbiseler, Las Vegas ve New York’ta ofisler, 21 yaşında birine göre çok daha büyük bir konuşma tarzına sahip. “ Nasıl bu kadar parayı kazandın? ” dediklerinde ilk yanıtı: “ Annemin çok fazla çalışmasından etkilendim ” diyor.
” Ben yatarken o kalkıyordu. Ben uyandığımda yine ayakta oluyordu. Ben onun hiç uyumadığını sanırdım. Bir yandan da eğer annem kalp krizi geçirirse ona yardımcı olacak bir şeyler yapmalıyım ” diye düşünürdüm.
İlk önce kendisi için en kolay bulunacak kaynaklara yöneldi: Sokaklardaki taşlar.
Bulduğu farklı ebatlardaki taşları boyuyor, kapı kapı gezip kendini tanıtıyor, boyadığı taşların kağıt ağırlığı, kapı tutucu vb. konularda kullanılabileceğini söyleyerek almalarını istiyordu. Hatta bu zaten benim bahçemdeki taş değil mi diyenlere “ o artık farklı bir taş ” diyordu.
Farklı alanlarda kullanımı olan şeylerin satışından çok şey öğrendi. Annesi ona çanta almadığında dünyanın en küçük CEO’su olarak beslenme çantasını ilk kez bir iş çantası olarak o kullandı.
Neler yaptı?
Yaş 6, Farrah Gray kapı kapı vücut losyonu sattı. Tanesi 1.5 $
Yaş 7, 21. yy’ın CEO’su yazan kartvizit yaptırdı
Yaş 8, Şikago’da, UNEEC (Urban Neighborhood Economic Enterprise Club) kurdu. Komşular arası ekonomik işbirliği.
Yaş 9-10, Her Cumartesi gecesi Las Vegas’ta 12 milyon kişinin dinlediği “Backstage Live” adlı radyo show’unu yaptı.
Yaş 12, Ulusal bazda $5,000 - $10,000 alarak konuşmalar yapmaya başladı.
Yaş 13, New york’ta gençlere yönelik Farr-Out Gıda’y ıaçtı.
Yaş 14, Bu gıda şirketi 1.5 milyon dolarlık satış yaptı. New Early Entrepreneur Wonders (NE2W) adlı öğrenci girişimcilere yönelik fonu kurdu.
Yaş 15, 1 milyonluk daha yiyecek sattı Farrah Gray Vakfını kurdu ABD Ticaret Bakanlığı Azınlıklar İş Geliştirme birimine danışmanlık teklif etti. Las Vegas Ticaret Odasının en genç danışmanı oldu
Yaş16, INNERCITY dergisini aldı
Yaş 17, Las Vegas’ta bir komnedi show’unun finanse ederek, bu konuda 2. Afro-Amerikan oldu.
Yaş 19, “Reallionaire” kitabını yazdı.
Celestia bedava ve açık kaynak kodlu bir uzaysimulatörü. Celestia’yı isterseniz buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Hem dünya’daki hemde diğer gezegenlerdeki tutulmaları(eclipse) görmek mümkün.

Celestia ile geçmişteki ve gelecekteki göksel olayları inceleyebiliyorsunuz. Gerçek zamanlı ya da hızlandırılmış-yavaşlatılmış bir şekilde olayları incelemek mümkün.
Bir çok add-ons ve temayı Celestia Motherlode’da bulmak mümkün. Bu sayede gezegen yüzeylerini daha detaylı incelemek faqrklı göksel olayları görmek mükün oluyor.
Eğer dünyayı izliyorsanız belirteceğiniz spesifik bir koordinattan gökyüzünü izleyebiliyorsunuz.

Gerçekten çok hoş bir uygulama.
Kaynak: http://www.makeuseof.com/tag/explore-space-right-from-your-computer-with-celestia/
JBu yazıyı Gorge Sierra hazırlamış. Kendisi bir çok iGoogle Gadgets hazırlamış bir programcı. Şu anda GeekLad”de yazıyor. Ben yazıyı as is çevirerek ve kısaltarak aktarmaya çalıştım.