Dünyanın en yüksek tepesine çıkmak normal şartlar altında aylar sürer ve hatta hazırlanma süresinide düşünürseniz yıllar. Mayıs 1996’da Breashear ve ekibi enteresan bir karar aldılar: Bu yapacakları seyahatin IMAX filmini çekmek. Şimdi yüzlerce kiloluk film ekipmanını oraya taşıyabilecekleri yeni bir plan yapmak zorundaydılar. İyi bir planın esnek olması onları tek bir olasılığa mecbur etmemesi gerektiğini biliyorlardı.
Öncelikle “eğer” senaryolarını ele aldılar, böylece beklenmedik şeylerle karşılaşma olasılıklarını en aza indirmeye çalışıyorlardı. Fakat daha ilk gün beklenmedik bir fırtına patladığında diğer ekipler tırmanmaya devam ederken Breashear’ın ekibi dönmek zorunda kaldı. Sonrasında aylarca orada kalmalarına rağmen geri çağırıldılar. Breashears’ın “Dağın programına uymak zorunda kaldık, kendimizinkine değil” sözleri ise etkileyiciydi.
Breashear’ın ekibi dönerken bir çok ekpmanı geride bıraktı. Geceyarısı olduğunda ekipteki 8 kişide hastalanmıştı. Rob Hall çok ünlü bir tırmanıcı ve Breashears’ın arkadaşı idi. Hall kendilerini zirveye götürmesi için ona para veren bir gruba kılavuzluk etmekteydi. Jon Krakauer’da bir yazardı ve Hall’ın ekibinde yer alarak Into Thin Air adlı kitabını yazıyordu.
Bu kadar aksiliğin üzerine ertesi gün daha sonraları mucize denilecek birşey oldu. Okumaya devam et
