Düşünce kalıplarımızı farketmek

Belgin Usanmaz’a teşekkürler

Bir durumu değiştirmek için önce derinliklerde gömülü olan düşünce kalıplarımızın farkında olmalıyız. Bulunduğumuz ortamdan yakınarak, farklı birşeylerin bizde olmasına ihtiyaç duyarız bazen ya da farklı arayışlarda kendimiz bulmak isteriz. Her zaman severek yaptığımız şeylerin artık bizi bunalttığını ve sıktığını düşünmeye başlarız, birşeylerin büyüsü bozulmuştur artık, hiçbirşey heyecanlandırmaz olmuştur içimizdeki gizi. . Bu düşüncelerin kaynamaya başladığı zamanlarda birşeyler bizi değişimlere sürekler.

Tam bu esnada; değişim süreci; oturduğumuz yerden bir parça kımıldmamız ve hatta ayağa kalkıp, ufak bir adım atma gayretini göstermemizi ister. Bu sürece gayretlerimiz, cesaret, kendinize olan güven duyguları , inanç ve gelecek adına olumlu düşünceler katarak içimizdeki enerjinin dışarı çıkması yönünde hareketlenmeye başlar.

Hareketlenmeye başlayan aslında “Hayatı farkında olarak yaşamak” isteğidir.” Değişime girecek kişiler; mevcut durum ve koşullarını değerlendirerek , sorumluluk taşıyan benliğini içindeki sese kulak vererek, biriken enerjisini yüzeye çıkarması yönünde anlam kazandırmaya çabalarlar.

Değişim karar verildiği andan itibaren kişiler bir anda olumsuz düşüncelerinin ön plana çıktıklarını fark etmeye başlarlar. Burada olumlu düşünceler olumsuz düşüncelere kişinin içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulması için bir meydan savaşı açmış olduğundan bahsedebiliriz. Mesela; hayatına yeni bir işe girerek ya da işini değiştirerek başlamak isteyen bir kişiye olumsuz düşünceler; çok yaşlısın, zayıfsız, belki de zamanını yeni bir işte harcayacağın yerine…, seni kabul etmeleri zaman alır, ruh durmun müsait değil, pişman olursan dönemezsin gibi sözlerle saldırmaya başlar. Kişi bu duyumlara ancak içinde hissettiği cesaretle, kendini iyi hissettirecek cümleler kurarak ve motivasyonunu yüksek tutarak başedebilir, bunu başaramayan kişiler değişim sürecinin ilk basamağında olumsuz düşüncelere mağlup olurlar. Değişim; kendisini kolay kabul ettiren bir olgu değildir. Yılların sorumluluğunu üzerinde taşır ve taşıdığı bu yükün hafiflemesi onu boşluklara sürükleyebileceğinden hep endişe uyandırır.

Değişim sürecinin bu aşaması atlatılması zor ve kişilerde gel- gitlerin yaşandığı bir dönemi kapsamaktadır. Kişi değişimin daha ilk başında içinde bulunduğu çıkmazları mevcut durumunun bozulacağına olan inancıyla red bile edebilir. Aslında durumum o kadar da kötü sayılmaz, ufak bir tatil belki beni rahatlatır, bazı şeyleri belli bir süre görmemezlikten gelebilirim, şeklinde düşünüp, bazen bu yaşadığı korkulu düşüncelere de yenik düşebilir. Hatta değişime hazır olmadığını, kimsenin sorunları olduğunu düşünmelerini istemediğinden hayata karşı kırılır ve imajına zarar gelebileceğini düşünerek olayları akışına bırakarak, bir çok zamanını bu düşünceler eşliğinde kaybetme riskini göze alabilir.

Şöyle bir düşünelim insanlar ne zamanlar ve hangi sıklıkla yaşamları boyunca değişim arayışlarına girerler, ya da siz ne zaman böyle bir durumla karşı karşıya kaldınız?

Kısaca gelin bir anlık alışkanlıklarınızı düşünelim, sizi siz yapan değer yargılarınızı, davranışlarınzı, sorumluluk ve üstlendiğiniz rolleri…. Şimdiye kadarıyla olan olaylara ve ihtiyaçlarınıza hep bildiğiniz ve denediğiniz, elde ettiğiniz tecrübelerden çıkan sonuçlarla cevap aradınız ve buldunuz değil mi? Yani denenmiş kolay yolu seçtiniz desek sanırım yalan olmaz. Bu verdiğiniz cevaplar sizi korkutmadı değil mi, çünkü sonuçları hep belliydi, şimdi değişim sonrasında sizden farklı yanıtlar alsak, hani farklı yöntemler seçmenizi istesek, biraz hayata karşı kuralların dışına çıkmanızı ve yumuşamanızı önersek bu durum sizi ürkütür mü? Yani yöneticisi olduğunuz şirketten sizi bugün alıp hiç tanımadığınız bir kuruma, tanımadığınız insanların çalıştığı bir ortama yönetici yapsak rahatsızlık duyarmısınız? Burada aslında net bir yanıt vermeniz gerekiyor çünkü değişim sizi bulunduğunuz ortamlardan uzaklaştırıp hayatınıza yeni bir yön verip, sizi rutin ve kalıplaşmış hayatınızdan çıkarmayı amaçlayan bir olgu olarak araştırılıyor. Bu esnada kendinizi ispatlamak, tekrar sağlıklı ilişkiler kurmak ve işi tanımak belli bir yıldan sonra çok kolay kabul edilebilir birşey değil, biliyorum ama insanın bazı şeyleri hissetmeden yaşaması ve hayatın belli bir kısmını anlamaya çalışması denildiği kadar sözsel bir şey değil, yaşanası gereken birşey, yani sanal değil, gerçek….Değişim hayatın her döneminde kişileri ayakta tutan düşünsel zincirlerle birbirine bağlıdır ve hayata gösterilen uyumla alakalıdır ve bütünseldir.İhtiyaç olunduğunda bu zincir çeiştlenmek ve güçlenmek ister. Değişimi bu yönde bilinçlendirmeliyiz.

Kişiler hayatın belli dönemlerinde ki bu kişiden kişiye değişir içlerinde hep bir arayış hissederler, ama bu arayışın ön plana çıkması ve kendi üzerlerinde ve çevrelerinde yaratacağı etkileşimlerden hep korkarlar.

Değişim eskiyi olduğu gibi yerinde bırakmak yeni birşeylerden zevk almak arayışını güçlendirip , belki de hayatın farklı bir ucundan tutmak isteğidir kimbilir?

Kaç yaşında hangi zaman diliminde olunursa olunsun, ” Hayatınızla ilgili olumlu düşünceler içinde, varlığınızla size verilen değerlerin bilincinde olmanız” gerekmektedir. Bu özelliklere sahip kişiler hayatın anlamını çözmeye çalışırken ki hepimizin bir şekilde amacı bu. yaşamdan tad alabilen kişi olmanın mutluluğunu da yaşarlar. İnsanoğlu içinde bir ses ve enerji bileşimi ile dünyaya gözlerini açar. Bu, ona hayatının belli kademelerinde kendisi tarafından keşfedilecek bir güç olarak Tanrı tarafından verilen bir armağandır. Yüzlerimiz ve ruh yapılarımız gibi bu ses ve eneji hepimizde varolmakla beraber farklıdır. Kişinin ihtiyaçı doğrultusunda kendisini keşfettiren ses ve ona daima destek olan ve kendini yenileyen enerji…

Bu iki olgu sizi siz yapan değerler bütünüdür diğer insanlardan farklı kılan, size ilham veren, sizin tutkularınızı oluşturan. İçinizdeki sese kulak verip, enerjinizi ve zamanınızı kazanılmış yöne çevirmeyi başarırsanız hayat ta size kendini anlama fırsatı verir. Hayat en umulmadık ve en çaresiz anda bile vardır ve size kendini hissettirmek adına bir çare taşır. İhtiyacınız olduğu kadarıyla size kendini gösterir ve size ışık tutar.

Kişiler kendilerine iyi davranarak, kendini severek ve çevreye gösterdiği uyumla eşdeğer değişimi yaşabilirler. Unutmayın geçmişte olan oldu, şimdi yeni bir an, kendinize ve sizin yaşamınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranın, korku ve cesaretsizliğinizi değişim sürecinde ve hayata uyum aşamasında cesarete ve aşabileceğiniz ölçüde bir hedefe dönüştürün. Kendinize değişimlere ayak uydururken acımasız davranmayın, yapıcı ve başarılı olduğunuz güçlü yanlarınızın bir yere yazın ve kendinize tekrar edip altını çizin.

Unutmayın içinizdeki ses kendini güvende hissetmiyorsa sizinle konuşmaz, enerjiniz boşa harcanıyorsa size belli bir zaman sonra güç vermez.. İnsanlar doğar, büyür, gelişir ve kendi başarı ve kabiliyeti ile belli bir yere gelir, bu esnada çok yollardan geçer, çok sularda boğulur, çok düşer tekrar ayağa kalkar ama tarifi çok zor yaralarda alır, çıkmazlarda sıkışır ve duygu sellerinde gözyaşları döker,mutlu olmak ve iç huzuru bulmak için hep birşeyleri zorlar. Hayat insanoğluna her daim ona doğruları gösterebilecek bir ışık tutmuştur yeterki siz bu ışığı görmek isteyin, uzakta da olsa onu varlığına inanın ve bir gün sizi aydınlatacağını bilin. Kimilerine göre yaşam belki de bu gözardı ettiğimiz küçük ayrıntılarda yatıyordur kimbilebilir?

Değişim aslında ondan kaçtığın ve onu kabul etmediğin zaman gelip senin kapını zorlar, aslında ona ihtiyacın olduğunda sen onu bir şekilde davet edersin hiç farkında olmadan. Geç olmadan bu kararı vermek ve tek düze hayattan uzaklaşıp, yeniliklerde buluşmak hayatı farklı bir boyutta sevimli kılarak ve yeni birşeyler tadarak anlam kazandrımaktır belkide istediğin…

Birgün nedenlerin ve nasılların seni boğmaya başladığı bir sabaha uyanırsın, içinde birşeyler değişmeli ve bugün diğer günlerden farklı olmalı dersin. Bunu belki aylar önce arkadaşların senin için anlamlandırmış ve söylemişlerdir artık kurtul bu rutin işlerden, kır artık kabuğunu, bırak katı ve kuralcı olmayı aslında yabancı değildir sabah sabah içinden gelen bu ses, haykıran ve seni uyandıran bu sabah belkide içindeki sese veren enerjinin artık dışarı çıkma isteğidir yaşadıkların, bilemezsin.

Herkes için doğru bir zaman vardır ve o kendini sırası geldiğinde mutlaka size hissettirir, ona karşı koymak seni geriye çeker, enerjini bitirir, sana hayata karşı zaman kaybettirir.

Eski düşünceler, olumsuz yaşananlar zihninizi anlık kontrol altına alabilir, buna müsaade etmeyin.Zaman kaybettirecek düşüncelerin ön plana çıkması bu dönemde çok başarılı bir rol oynar, insanoğlu gelecekte henüz belirsizlik olduğunu düşündüğü zaman değişimden korkup, kontrolünü yitirebilir bu duruma sık rastlanır.

Hayatla barışık olmak, kendinize güvenmek, hayatın yaşanası ve olumlu tarafından bakmak kabiliyetinde olmak tamamen sizin elinizde, bu kişilerle sonradan kazanılacak, büyümekle elde edilecek birşey değil, yaşamın içinden çıkan hayat notlarından oluşan, sizinle bütümleşen bireysel düşüncelerdir onlar. Kişisen kişiye, bakış açısından, zamana, yaşa, hissettiklerinize, duyarlı olduğunuz konulara ve inançlara, enerjinize göre değişiklik gösterir.

Geçmişte yaşananların sizi üzmesine, sizi yarı yolda bırakmasına izin vermeyin.Bilakis geçmişi, bugünlere ışık tutan bir gelecek unsuru olarak görün ve “o günler olmasaydı bu günler olmazdı” deyin.Kişiler bu görüş ve düşüncelere hakim olduğu sürece değişimin olumsuz serpintilerinden az etkilenir ve çabuk yol alırlar.

Olumsuz olarylara karşı,kemdimizi, yaşadakılarımızı ve hissettiklerimizi hatırımıza getirene kadar onları affettim demekle, geçmişe olan bağımlılıktan kurtarmayı başarabilirsiniz. İnsanlar biryerlere, birşeyler veya hayatta kendisi için başrol oynayan oyunculara, açmazlarına,keşkelerine, yadalarına takıldıkları zaman genellikle ki bu her durum için geçerli işin içinden çıkamazlar, bir halde yaşamı kendilerine çekilmez hale getirirler. Bu dönemde içlerindeki pişmanlık, üzüntü, acı, suçluluk duygusu, kırgınlık hatta intikam hisleri kendini gösterir ve bu durum tüm benliği tam değişim sürecinde olumsuzluklarla boğar, zihni meşgul eder ve çıkmazlara işte bu noktada düşülür. Ancak bilinmelidir ki her değişim hissi; bu tip sorulara cevap arama telaşına düşülmeden, çıkmazlar sizi şıkıştırmadan size gelmez.Unutmayınız dikkatinizi neye yönlendiriyorsanızo daha da fazlalaşır ve kalıcı hale gelir.

Dikkatinizi ve enerjinizi sizi mutlu edecek, hayatınızı oluşturacak hedef ve hayallerinize harcayınız. Kendinizi mümkün olduğunca değişim sürecinde onaylayınız. İyi gittiğinizi düşününüz, yeri geldiğinde kendinizi beğeniniz ve övünüz.Olabilecek her türlü olumlu olumsuz konuyu tebessümle karşılayınız. Az yara alarak olayları atlatmaya çalışınız., her hareket ve davranışınızın değişim sürecinde size yararlı ve farklılık sağlayacağını düşününüz.

Gel şimdi içinde bulunduğun duruma yeni bir sayfa aç, yaz kendinde güçlü ve zayıf gelen yanları, özgür ve korkusuz ol kendine, içindeki sese kulak ver senin için dediklerini tanımlandır. Artık ne zaman kaybet ne de eski düşüncelere boğulup kendini mahkum et. Kişilerin kendinde değişime uğrayacağı güçlü ve zayıf yönlerini listelemesi yarı yarıya değişim sürecinş tamamlaması yönündedir. Çünkü liste, mevcutların yeterliliği ve yeter dışında kalacakalrın tespiti ile uygulanması yönünde kolaylık sağlar. Kişinin kendi kendini tanıması ve özelliklerinin farkındq olması yaşamı anlamlı ve kolay kılar. Değişim sürecinde yolunuza çok engel çıkacaktır. Unutmayın çocuklar ilk düşüşlerinde yürümekten vazgeçselerdi hayat boyu yürüyemezlerdi.

İnsanoğlu için konu ne olursa olsunöğrenme süresi daima aynıdır. Öğrenme ve değişme isteği birşeyi yapabilme adına başlangıç için yeterlidir. Kendinize sık sık “isteklerimi yapıyorum, elimden gelenin en iyisi bu, bu imkanlar bana su anda yeterli gibi” kendinizi destekleyici cümleler bulun. Hayat, katı olmayı gerektirecek, kalıpların dışına çıkmanıza izin vermeyecek, kendinizi sürekli yıpratmanıza izin verecek kıvamda değildir. Değişimleri yaşarken bile yeni değişimlere hazırlıklı olun. İnsanoğlu bu anlatılanlar ve yaşanalraın yanında hayat içinde deneme yanılma yoluyla kendine bir yol çizmeyi amaç edinmiştir. Dinler, okur, araştırır,kuralları uygular ama hepsinde mutlaka kendi kişisel özelliklerini öğrendiklerine uygulayarak bir sonuç çıkartabilir.

Hiç kimse acının ne olduğunu bilmeden tatlıdan anlamaz, aşkı kalbinde taşımadan sevmek nedir bilemez, bir resme bakıp ağlamadıkça, kaybetmedikçe yanlızlık nedir bilemez. Kısaca yenilikler yaşamı değerli kılarken kişilerden çok şey alıp götürür, ama yarışta galibiyet; hep hayatın kendine getirdiklerini ön planda tutmayı başaranlarındır.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty + 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.