Etiket arşivi: arkadaş

Sosyal Enerji

handsFiziksel ve duygusal enerjileri bildiğinizi biliyorum. Bir maraton koşucusundaki, her gün konuşma yapan siyasetçideki, her sabah siz gittiğinizde orada olan ve işten ayrılırken hala orada olan çalışanların enerjilerini biliyorsunuz. Ama sosyal enerjiyi biliyor musunuz?

Sosyal enerji birlikte olduğunuz insanlarla geçirdiğiniz zamanlarda ortaya çıkar. Ve sosyal enerjinin eksikliğini mutlaka hissedersiniz. Örneğin bilgisayar başında otururken, televizyon seyrederken ya da internette gezerken bu semptomları hissedersiniz. Yorgun değilsinizdir hevesinizde vardır ama bu sizi tatmin etmiyordur anlam veremediğiniz bir sıkıntı vardır içinizde. Aslında sosyal enerji eksikliğini bilgisayar ya da televizyon başında oturarak anlamlı olduğunu düşündüğünüz şeyleri yaparak doldurmaya çalışırsınız.

Aslında sosyal enerji bir şekilde içe döndüğünüz ya da zaten öyle olduğunuz için eksiktir. Her ne kadar içe dönsekte ya da karakterimz öyle olsada en az dışa dönükler kadar sosyal enerjiye gereksinim duyarız. Sadece tek fark dışa dönüklerin zaman zaman yalnız kalıp düşünmeye ihtiyaç duymaları içe dönüklerinse sosyal enerjiye ihtiyaç duymalarıdır.

Fakat önemli bir sıkıntı içe dönüklerin sosyal enerjiye ihtayaç duyduklarını kabul etmemeleridir. Dışa dönükler sosyal enerji ile beslendikler için kısa bir süre bile olsa eksikliğini hisseder ve bunu belirtmekten kaçınmazlar. Ama içe dönükler bu ihtiyaçlarını bile tam olarak ifade edebilmek için içe dönerler.

Ayrıca içe dönükler sosyal enerjiyi yaratacak girişkenliğe yeterince sahip olmadıkları için arkadaş gruplarına girmede ya da tanışmada zorluk çekebilirler.

Murphy’deki “tünelin sonundaki ışık” ile ilgili içe dönükler “üzerinize gelen trenin ışığı derken” dışa dönükler “tünelin çıkışı” diyeceklerdir. Aslında burada onların karamsarlığını değil yeterince pozitif olmadıklarını söylemeye çalışıyorum. Ayrıca içe dönüklerin dışa dönükler kadar ilişkilerden zarar görme olasılıkları, ilişkilerini azlığı sebebiyle daha düşüktür. Eğer insana güvenmiyorsanız içe dönük olup zarar görme riskinizi azaltabilirsiniz.

Sosyal enerji almanın yolu sosyalleşmektir. Bir arkadaşınla muhabbet etmek, akadaş grubunla oyunlar oynamak, yemeklere çıkmak, trekking vb. aktivitelere katılmak. TV seyretmek, internette gezmek, chat yapmak sizi sosyalleştirmz aksine insan ilişkilerinden ayırdığınız zamana göre sizi asosyalleştirir. Enerjinizi alır, enerji vermez.

Düzenli arkadaş grubu toplantıları, misafirlikler, aile içi toplantılar hayatınıza sosyal enerjiyi enjekte eder.

Sosyal enerjinizi bitirmemeye çalışmalısınız. Özellikle biz(ailem) çocuk olayından sonra nispeten hareket kabiliyetimizi yitirip, bir anlamda eve kapandık. Gelen giden çok olmasına rağmen eski tempomuzu kaçırmış durumdayız. Şimdi yavaş yavaş sosyal enerji için gerekli olan eski arkadaş gruplarımıza dönmeye, ortak zaman geçirmeye çalışıyoruz.

Sosyal enerjiyi istediğinizde alabilmeniz zor. Uykunuz geldiğinde yatar uyursunuz ama sosyal enerji için çabalamanız, uğraşmanız gerekir. Arkadaşlarınızı ve ailenizi ihmal etmeyin.

Paylaşın:

Şanslı mısınız yoksa şanssız mı?

dice1Öncelikle şansın doğuştan olduğuna inanmadığımı söylemeliyim. Gizemli kozmik bir takım güçlerin insanları etkileyerek “ şanslı ” yaptığına da inanmıyorum. Ben size kendi bakış açımdan “ şanslı ” olmayı anlatayım, sizin benzer ya da karşıt görüşleriniz varsa bu yazıya yorum olarak gönderin.

Benim “şanslı” tanımım insanların kendi hayatlarında yarattıkları olumlu şeylerin bütünüdür. Yani şansınızı kendiniz yaratırsınız. Tabiki şanslı olmak derken kumar, bahis gibi olaylardaki şanstan bahsetmediğimi belirtmek isterim. Demek istediğim hayatta şanslı olmak.

Önce benim hiç tasvip etmediğim bazı düşünce tarzlarını sizlere açıklamak istiyorum; “ben zaten hep şanssızım” diyenler, kendi bilgisini veya harcadığı eforu çok kıymetli görüp başkalarının yaptığını sürekli eleştiren ve hatta bu bilgi ve becerileri ile hakettiklerine ulaşamadığını düşünenler, sürekli başkalarında hata bulanlar, mazeret bulanlar, bardağın boş tarafına bakanları ve şansı büyü vb. aslı astarı olmayan şeylerde yakalamaya çalışanları sayabilirim.

Kendi hayatınızda şansı nasıl yakalarsınız;

Öncelikle olumlu düşünmeniz gerekiyor. Kötü şeylerin olacağını düşünerek onları çağırırsınız. Aksine iyi şeylerin olacağını düşünmelisiniz. Burada tercih tamamen sizin. Ya negatif yada pozitif olarak olaylara yaklaşmak ve beklentiler koymak. Örneğin İstanbul trafiğinde ya sinirlenip sağa sola sataşıp kavga edip moralinizi bozailirsiiz yada olumlu yada güzel bir şeyi aklınıza getirerek trafil karmaşından çıkana kadar beyninizi olumlu bir şey ile oyalarsınız. Tercih sizin. Yada trafikte kaybedeceğiniz zamanı önceden öngörebiliyorsanız yabancı dil cd’leri alıp dilinizi geliştirebilir yada sevdiğiniz bir müzik kaset/cd’sini dinleyebilirsiniz.

Eğer olumlu beklentiler içerisinde olursanız karşınıza çıkacak iyi fırsatları görebilirsiniz. Neden hep olumlu düşünmeme rağmen başıma kötü şeyler geliyor diyebilirsiniz şu anda. Bence sabredin, olumlu bakmak konusunda ısrarcı olun.

Örneğin, yerde 100 kuruş bulursanız 100 kuruş daha fazla paranız olduğu için sevinin. 100 kuruş nedir ki diye hor görmeyin.En son nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama “sahip olmak istediğiniz şeyleri değil” neye “neye ihtiyacınız olduğunu düşünün”, ne kadar şanslı olduğunu göreceksiniz diyordu ve haklıydı.

Yolunuzun üzerindeki bütün trafik ışıkları yeşil yanıyor ve trafik akıyor olacak. Sizi evde gülümseyerek karşılayan aileniz ile birlikte yemek yemenini keyfine varıp beraberce en sevdiğiniz tv dizisini seyredeceksiniz. Sizden zengini var mı?

Bu söylediklerimin sizde yahu bu adam Polyyanna’cılık oynuyor, ne saçma şeyler söylüyor dedirttiğinin farkındayım. Fakat iyi söylenen şeylerin iyi sonuçlar doğuracağına gerçekten inanıyorum.

Bir diğer konu ise günlük rutininizi yıkmanız. Muhtemelen her gün aynı saate evden çıkıp, aynı saatte arabanıza binip, aynı yoldan işinize gidip aynı şeyleri yaparak gününüzü tamamlıyorsunuz. Aynı şeyleri yapmak aynı sonuçları doğurur unutmayın. Yani değiştirin, karıştırın, bir şeyler ekleyin yada çıkartın günlük rutin hayatınızdan. Yemediğiniz yemeklerden, gitmediğiniz sokaklardan geçin.

Her yeni deneyim sizin için yeni kapıların açılması, yeni fırsatların ortaya çıkması anlamına gelir.

Fırsatları görebilmeniz lazım. İyi beklentiler içerisinde olup, bir şeyleri rutin hayatınızda değiştirdiğinizde ve bunları yapmakta ısrarlı olduğunuzda karşınıza çıkacak fırsatları farketmeli ve yakalamalısınız.

En önemli konulardan biriside “çevrenizin olması”dır. Dünyadaki en kıymetli kaynak insandır. Eğer tanıdıklarınız veçevreniz ne kadar çok olursa o kadar çok fırsata ve bilgiye erişebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Çalışanların çok büyük bir kısmı bir diğerinin referansı ile çalışmaktadır. Bir çok insan arkadaşlarının tanıştırdığı insanlarla evlenmiştir. Birçok insan arkadaşlarının önerdiği kitabı yada sinemayı tercih eder. İhtiyacınız olduğunda çevreniz kadar destek alırsınız.

Şansınızı kendiniz yaratırsınız, şanssızlığınızıda. Şansınızı bol etmeniz dileklerimle.

Paylaşın:

Eşek olmayın

Çiftçinin biri bir gün 2 eşek almış. Birinin adı A diğerinin adı B olsun. Eşek A kendini çok enerjik hissediyor ve esekdiğerinden daha iyi buluyormuş. Sürekli çiftçinin dikkatini çekmeye çalışıyor, hem daha fazla yük almaya çalışıyormuş hemde onun önünde hızlı yürümeye.

Eşek B ise normal bir eşekmiş. Kendisine verilen işi yapıyor, normal hızda yürüyormuş.

Bir süre sonra çiftçi Eşek B’yi zorlamaya başlamış. Eşek B’nin Eşek A gibi olmasını, onun gibi çalışmasını istiyormuş. Fakat Eşek B, Eşek A gibi hızlı yürümüyor, hatta kendisine verilen cezalara katlanıyormuş. Akşamları da Eşek A’ya sızlanıyormuş: “Bak Eşek kardeş, burada sadece ikimiz varız ve biribirimizle rekabet ediyoruz. Normal hızda normal ağırlıkta ikimizde yükleri taşısak olmaz mı?” diyormuş.

O böyle söyledikçe Eşek A daha da hırslanıyor, kendini daha enerjik hissediyor ve taşıdığı yüküde hızını da artırıyormuş.

Oldukça mutlu olan çiftçi Eşek B’yeşöyle bir bakmış, kan beynine sıçramış ve başlamış tekmelemeye. Ertesi gün bunu gören Eşek A dahada hırslanıp daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Eşek B öyle dayak yemişki o gün çalışmadan yatmış. Ertesi gün tekrar dayak yiyince gene çalışmamış ve çiftçi bu eşk işe yaramaz diyerek eşeği satmış.

Eşek B bu kadar gözden düşünce Eşek A artık kendini o kadar iyi hissetmeye başlamışki daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Hemde Eşek B’ninde yüklerini taşıyarak. Fakat bir süre sonra kapasitesinin üzerinde bir işi yapmaya başlayan her eşek gibi ağrılar, sızılar ve sakatlıklar başlamış. Fakat çiftçide yarattığı beklenti sebebiyle çiftçi ondan hep çok ve hızlı iş yapmasını bekliyormuş. Eşek A elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmasına rağmen yapamıyormuş artık. Sonuçta iş Eşek A’nın yapamayacağı noktaya kadar gelmiş, çiftçi bu eşeğide 3 kuruşa satmış ve yeni eşekler peşine düşmüş.

Bu hikaye bitmez, devam eder….

Kıssadan Hisse ise sevimli görünmek yada prim kazanmak için haddinden fazla iş yüküne atlarsanız eninde sonunda elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Ekip çalışmasını, herkesin eşit olduğunu ve üzerine düşeni yaparak rahatlıkla başarıya ulaşılabileceğini unutursanız siz kaybedersiniz.

Ve tabiki iş arkadaşınızın başarısızlığı sizi asla sevindirmemeli.

Sizin A yada B olmanız farketmez, Patron için eşek eşektir. Eşek olmayın.

Çok çalışmak değil akıllı ve zamanı iyi kullanarak çalışmak önemlidir.

Başarı bir varış noktası değil bir yolculuktur.

Paylaşın:

Bebeğe nasıl isim seçilir?

Bir bebeğiniz olmasını hayal etmeye başladığınız ya da bebeğinizin olacağını doktor size söylediği andan itibaren bebeğinize koyacağınız ismin arayışına girersiniz. Çocuğunuzun ismi onun karakterinin ve kimliğinin yansıması olacağı için oldukça ciddi bir iştir.

Seçerken neye dikkat edeceğiz;

Ses: İsmin kulağa hoş gelip gelmemesi önemlidir. Bu ismi yüksek sesle ve hatta soyadınızla beraber söylediğinizde kulağa hoş gelip gelmemesi önemlidir. Hatta birden fazla çocuğunuz varsa hepsinin ismini birlikte söylerken kulağa nasıl geldiğine bakmanızda fayda vardır.

Tek Olma: İlk defa isim olarak kullanılacak bir kelimeyi seçmek. Değişik ama aynı zamanda zorda bir durum. Ortak bir isim ile farklı bir isim arasında tercihi yaparken artı ve eksileri değerlendirmeniz gerekiyor. Farklı bir isim kolay anlaşılamadığı için problem olabilir çok ilgi de çekebilir. Bilinen isimler daha az problem yaşanması anlamına gelecektir. Bir yandan da farklı ismi olan biri kendini farklı hissedebilecektir.

Popülerlik: Bebek adları genellikle o dönemin isim eğilimlerine göre belirlenir. Örneğin benim kuşağımda Savaş, Elif, Hakan, Taner ismi çoğunluktayken sonraki kuşakta “can” eki popüler olup Atacan, Ömercan gibi isimler tercih edilmiştir. Bence önemli olan gelecek 50 yılda popülerliğini kaybetmeyecek bir ismi çocuğa vermektir.

İlişkilendirmek: Birçok aile çocuğuna isim koyarken bazı şeylerle özdeşleşmiş isimleri tercih ederler. Ör. Devrim, Muhammed gibi. Bu ismin duyulduğunda akılda bırakacağı imaja önem verirler.

Anlam: Çocuğunuzun adının pozitif anlamı olmasına dikkat edin.

Kaynak: Bazı aileler için etnik köken ve bunun devam etmesi çok önemlidir. Bu yüzden çocuklarına kendi kökenlerine ait isimler vermeyi tercih ederler. Ör. Baran bir Kürt ismidir.

Takma Adlar: Çocuğunuza vereceğiniz adın ileride takma ad olarak neye dönüşebileceğine yada herhangi bir tekerlemeye dönüşüp dönüşmeyeceğine dikkat etmelisiniz. Öneğin benim kızımın adı Zeynep. İleride Zeyno, Zeyna, Zeynoş gibi lakapları olabilir. Bazı isimlere negatif lakap takılabilecek gibi ise uzak durulması gerekebilir.

Yazım ve Telaffuz: Bazı isimlere insanlar alışık olmadıkları için telaffuzları ve anlaşılmaları zordur. Ör. Berfuz. Çocuğumuzun yerlere ismini yazdıracağını, birilerinin onu uzaktan ismiyle çağıracağını düşünerek isim bulalım. Birbiriyle karışabilecek isimlere dikkat etmek gerekir. Ör Serkan, Sertan. Ayrıca yurtdışında çocuğunuzun isminin kolay telaffuz edilebilmesi bir avantaj olabilir. Ör Can.

Kısaltma: Çocuğunuzun adlarının ve soyadının baş harfleri yan yana geldiğinde kötü bir şey çıkmamalıdır. Ör. Bülent Osman Kalıpçı.

Cinsiyet: Bazı isimler uniseks olup hem erkekler hemde kızlar tarafından kullanılmaktadır. Ör. Reha, Suat vb. Benim önerim cinsiyeti net olarak gösteren isimlerin tercih edilmesidir.

Aile ve Arkadaşlar: Bulduğunuz isimi aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşarak mutlaka görüşlerini alın. Farketmediğiniz yada düşünmediğiniz bir şey karşınıza çıkabilir.

Eskiden çocuk doğduktan sonra belirli bir süre hareketleri izlenir ve ona uygun bir isim bulunurdu. Ör. Çok hareketli bir çocuk için Hızlı Kuş denmesi gibi. Daha sonra tek tanrılı dinlerle beraber Tanrı’nın sıfatları(Alim), azizlerin isimleri(John) isim olarak çocuklara verilmeye başlanmıştır. Öte yandan anneanne, babaanne, dede yada büyükbabanın isminin verilmeside oldukça yaygındır.

Sizin isim bulma konusundaki anılarınızı, katkınızı, önerilerinizi lütfen yorum olarak gönderin.

Paylaşın:

Romantik Fikirler – 2

Birini seviyorsanız ona sevginizi göstermekten çekinmemeniz gerekir. Hatta sevdiğinize sevdiğinizi gösterecek, hala onunla ilgili duygularınızın sıcaklığını ifade edebilecek birkaç küçük yaratıcı fikrin birlikteliğinizi ne kadar güçlendireceğini tahmin bile edemezsiniz. Romantizmin gücünü küçümsemeyin.

Dünkü fikirlerin devamını aşağıda bulabilirsiniz;

1) Banyodan çıkmadan önce havlusunu ısıtın.

2) Gelecek ay için gizemli bir gün belirleyin ve bir sürpriz planlayın

3) Beraber yürürüken bulabileceği bir hediyeyi gizleyin.

4) Ona elle mektup ya da posta kartı yazarak posta yoluyla gönderin.

5) Eve geldiğinde her yerde mumlar yanıyor olsun ve yemeği hazırlamış/ayarlamış olun.

6) Onun beğendiği almadığı şeylere dikkat edip daha sonra alarak sürpriz yapın

7) Tek bir gül gönderin

8) Cüzdanına onu sevdiğinizi söyleyen bir not bırakın.

9) Web kameranızla yada sadece mikrofonla ona aşkınızı anlatan bir kayıt yapın ve internete koyun

10) Evdeki video kamera ile ona duygularınızı anlatan bir kayıt yapın.

11) Bir kasede aşk şiirleri okuyun ve ona verin.

12) Yatağına kahvaltı götürün.

13) Onu kapıda gülümseyerek karşılayın vesarılın.

14) Bir müzisyeni eve çağırın ve beraberce dinleyin.

15) Beraber yemek yapın

16) Haftasonu başa başa kalabileceğiniz sessiz bir yere rezervasyon yapın.

17) Daha önce hiç yapmadığı ama hoşuna gidecek bir aktiviteye götürün.(Yunuslarla yüzmek vb.)

18) O sabah kalkmadan kalkıp arabasının üstündeki karları küreyebilirsiniz.

19) Dans ederken kulağına sevgi sözcükleri fısıldayabilirsiniz.

20) Whitney Houston’ın “I Will Always Love You” şarkısnı ona çalın.

21) Ona masaj yapın.

22) Sizi ona hatırlatacak bir şey hediye edin. Ancak bunu yaparken masasının üstü, cüzdanı, arabası vb. yerlerde sürekli tutacağı şeyler olsun.

23) Ona bir web site yapın, yaptırın.

24) Evlilik yıldönümünüz için şilt yaptırın ve ona töenle verin.

25) Öncebirreçete yazın. Reçetede aşk ilacı olsun. Boş bir ilaç kutusuna sevginizi ifade eden notları yazıp hap gibi buruşturup atın. Reçete ile birlikte ona verin.

26) Ona “en iyi” olduğunu söyleyin.

27) Arabasının sileceğine bir gül bırakın.

28) Romantik bir müzik açın, 2 tane güzel kokulu çay yapın, mumları yakın.

29) Romantik bir fantezi planlayın ve onunla paylaşın. “Romantik” dedim unutmayın!

Paylaşın:

Romantik Fikirler – 1

Sev gililer Günü geldi dayandı kapıya. “Acaba ne yapsam?” diye düşünüp illaki enteresan bire şeyler arıyorsanız size bazı önerilerim olacak. Yarında devamı gelecek.

Şimdi size romantik fikirler;

1) Bir düzine gül alın, 11 tanesi kırmızı, 1 tanesi beyaz olsun. Üzerindeki nota ” Sen benim için tüm güllerin içindeki tek farklı olansın” yazabilirsiniz.

2) Banyo küvetine bir şişe içine koyduğunuz aşk mesajınızı koyabilirsiniz.

3) Birden bire arayıp onu akşam yemeğine götürebilirsiniz. (özel bir gün olmaksızın)

4) Bir çek hazırlayın ama para yerine bir milyon öpücük yazın.

5) Bir piyango bileti alın ve evlilik yıldönümünde yan ında bir not ile ona verin: “Seninle evlendiğim gün en büyük ikramiyeyi kazanmıştım”

6) Bir masör kiralayabilirsiniz

7) Durup dururken çiçek gönderin

8) Bir ay boyunca hergün bir adet gül gönderin.

9) Güzel ve özlü romantik sözleri toplayın. Sevgilinizin ismini baş harfleriyle yazacak şekilde bir kağıda yazın ve ona verin. (Agrostiş)

10) Yine sevgilinizin baş harfleriyle agrostiş bir şiir yazın.

11) Sevgilinizin ismini yazdırdığınız yada sırf ona özel tasarlattığınız takı alabilirsiniz. Eskiden ismin baş harfleri olan kol düğmeleri çok modaydı.

12) Özel dikim gömlek vb. yaptırıp cebe baş harflerini yazdırabilirsiniz.

13) Yastık savaşı yapın.

14) Bir çift yastık kılıfına isimlerinizi yazdırın

15) Kalp şeklinde üzerinde”Seni Seviyorum” yazan yastık alın

16) Akşam birden bire romantik bir müzik çalıp dansa kaldırın.

17) Ona aldığınız bir takıyı mücevher kutusuna koyun ve farketmesini bekleyin.

18) Bir sözlük alın ve ona olan duygularınızın olduğu sözcükleri işaretleyerek hediye edin.

19) Kullandığı ilacın kutusunun en altına bir aşk notu koyun

20) Yatağı çiçeklerle kaplayın

21) Bütün odayı helyum dolu balonlarla kaplayın

22) Evin her tarafına onu sevdiğinizi söyleyen mesajların olduğu post it’ler yapıştırın.

23) Tavşan’a niyet çektirmeye gidin.

24) Çalıştığı yerden birini ayarlayın ve gönderdiğiniz çiçeğin üzeine “bu işyerinde çalışan en güzel kadına” mesajını koyun. Bulduğunuz kişi çiçeği alıp sevgilinize iletsin.

25) Aynı yerde ikinci balayıyı organize edin.

26) Celerine aşk notları koyun.

27) Yada diğer yerlere; yastığın altına, yemek tabağının altına, buzdolabına, takı kutusuna, okuduğu kitapta kaldığı yere vb.

28) Mutlaka sevgilinizin ayak, elbise boyutlarını öğrenin.

29) Çok büyük bir kutuya çok nazik küçük bir hediye koyarak gönderin.

30) Saat alırsanız “Senin için her zaman vaktim var” yazın.

31) Saçınızdan bir tutam gönderin.

32) 1’den 50’ye kadar bir sayı tutmasını söyleyin ve tuttuğu sayı kadar öpün.

33) Yemek sonrası gezintiye çıkın.

34) Unutmayın kadınlar kulaklarıyla, erkekler gözleriyel aşık olurlar

35) Küçük bir tekne kiralayın.

36) Ona sık sık hayatınızda olduğu için teşekkür edin.

37) Onun doğum gününüde annesine teşekkür mesajı gönderin.

38) Bir kutu çikolataya bir çift küpe koyup hediye edin.

39) İlk buluştuğunuz ve tanıştığınız yere götürün.

Yarın: Romantik Fikirler – 2

Paylaşın: