Etiket arşivi: çevre

Cep telefonu ve tahammül

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eğitim verdiğim profesyonel kurumlarınma bir çoğunda eğitim esnasında katılımcılar cep telefonlarını kapatmak gibi bir nezaketi atlıyorlar ve maalesef  ve bunu o kadar doğal buluyorlar(aşağıda sebeplerini açıklamaya çalıştım) ki şaşırıyorum. Halbuki ilkokulda bile ders esnasında yanımızdaki ile konuştuğumuzda bunun saygısızlık olduğunu bilerek yetiştirildik. Ne yazık ki cep telefonu sağladığı kolaylıklar gibi rahatsızlıklarda veriyor.

Bir sinemada ya da tiyatroda bir cep telefonu çaldığında bazıları çok rahatsız olur bazıları çok kızar. Hemen hemen hepimizin elinin altında olup kullanmamıza ve hatta bazen bizimde böyle yerlerde açık unutmamıza rağmen neden aşırı tepki veririz?

Garson geldiğinde “bir dakika” dedi Ahmet. Ayşe ile birlikte menüye son bir kez göz attılar ve tam siparişlerini verecekleri sırada Ayşe’nin telefonu çaldı.

Ayşe garsona “Biraz sonra,” dedikten sonra ve telefonuna dönüp “Merhaba” dedi. Garson, Ahmet’e dönerek”hazır olduğunuzda lütfen beni çağırınız” diyerek uzaklaştı. Ahmet biraz rahatsız olmuştu. Hala cep telefonu kültürümüze “biriyle yemekteyken kapatmanın” girmediğini düşündü. Birileriyle birlikteyken yada konuşurken telefona yanıt vermek belkşide bir çoğumuzun farkında olmadığı bir KABAlıktır.

Bu kabalıklar nelerdir derseniz; Okumaya devam et

Paylaşın:

Şanslı mısınız yoksa şanssız mı?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

dice1Öncelikle şansın doğuştan olduğuna inanmadığımı söylemeliyim. Gizemli kozmik bir takım güçlerin insanları etkileyerek “ şanslı ” yaptığına da inanmıyorum. Ben size kendi bakış açımdan “ şanslı ” olmayı anlatayım, sizin benzer ya da karşıt görüşleriniz varsa bu yazıya yorum olarak gönderin.

Benim “şanslı” tanımım insanların kendi hayatlarında yarattıkları olumlu şeylerin bütünüdür. Yani şansınızı kendiniz yaratırsınız. Tabiki şanslı olmak derken kumar, bahis gibi olaylardaki şanstan bahsetmediğimi belirtmek isterim. Demek istediğim hayatta şanslı olmak.

Önce benim hiç tasvip etmediğim bazı düşünce tarzlarını sizlere açıklamak istiyorum; “ben zaten hep şanssızım” diyenler, kendi bilgisini veya harcadığı eforu çok kıymetli görüp başkalarının yaptığını sürekli eleştiren ve hatta bu bilgi ve becerileri ile hakettiklerine ulaşamadığını düşünenler, sürekli başkalarında hata bulanlar, mazeret bulanlar, bardağın boş tarafına bakanları ve şansı büyü vb. aslı astarı olmayan şeylerde yakalamaya çalışanları sayabilirim.

Kendi hayatınızda şansı nasıl yakalarsınız;

Öncelikle olumlu düşünmeniz gerekiyor. Kötü şeylerin olacağını düşünerek onları çağırırsınız. Aksine iyi şeylerin olacağını düşünmelisiniz. Burada tercih tamamen sizin. Ya negatif yada pozitif olarak olaylara yaklaşmak ve beklentiler koymak. Örneğin İstanbul trafiğinde ya sinirlenip sağa sola sataşıp kavga edip moralinizi bozailirsiiz yada olumlu yada güzel bir şeyi aklınıza getirerek trafil karmaşından çıkana kadar beyninizi olumlu bir şey ile oyalarsınız. Tercih sizin. Yada trafikte kaybedeceğiniz zamanı önceden öngörebiliyorsanız yabancı dil cd’leri alıp dilinizi geliştirebilir yada sevdiğiniz bir müzik kaset/cd’sini dinleyebilirsiniz.

Eğer olumlu beklentiler içerisinde olursanız karşınıza çıkacak iyi fırsatları görebilirsiniz. Neden hep olumlu düşünmeme rağmen başıma kötü şeyler geliyor diyebilirsiniz şu anda. Bence sabredin, olumlu bakmak konusunda ısrarcı olun.

Örneğin, yerde 100 kuruş bulursanız 100 kuruş daha fazla paranız olduğu için sevinin. 100 kuruş nedir ki diye hor görmeyin.En son nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama “sahip olmak istediğiniz şeyleri değil” neye “neye ihtiyacınız olduğunu düşünün”, ne kadar şanslı olduğunu göreceksiniz diyordu ve haklıydı.

Yolunuzun üzerindeki bütün trafik ışıkları yeşil yanıyor ve trafik akıyor olacak. Sizi evde gülümseyerek karşılayan aileniz ile birlikte yemek yemenini keyfine varıp beraberce en sevdiğiniz tv dizisini seyredeceksiniz. Sizden zengini var mı?

Bu söylediklerimin sizde yahu bu adam Polyyanna’cılık oynuyor, ne saçma şeyler söylüyor dedirttiğinin farkındayım. Fakat iyi söylenen şeylerin iyi sonuçlar doğuracağına gerçekten inanıyorum.

Bir diğer konu ise günlük rutininizi yıkmanız. Muhtemelen her gün aynı saate evden çıkıp, aynı saatte arabanıza binip, aynı yoldan işinize gidip aynı şeyleri yaparak gününüzü tamamlıyorsunuz. Aynı şeyleri yapmak aynı sonuçları doğurur unutmayın. Yani değiştirin, karıştırın, bir şeyler ekleyin yada çıkartın günlük rutin hayatınızdan. Yemediğiniz yemeklerden, gitmediğiniz sokaklardan geçin.

Her yeni deneyim sizin için yeni kapıların açılması, yeni fırsatların ortaya çıkması anlamına gelir.

Fırsatları görebilmeniz lazım. İyi beklentiler içerisinde olup, bir şeyleri rutin hayatınızda değiştirdiğinizde ve bunları yapmakta ısrarlı olduğunuzda karşınıza çıkacak fırsatları farketmeli ve yakalamalısınız.

En önemli konulardan biriside “çevrenizin olması”dır. Dünyadaki en kıymetli kaynak insandır. Eğer tanıdıklarınız veçevreniz ne kadar çok olursa o kadar çok fırsata ve bilgiye erişebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Çalışanların çok büyük bir kısmı bir diğerinin referansı ile çalışmaktadır. Bir çok insan arkadaşlarının tanıştırdığı insanlarla evlenmiştir. Birçok insan arkadaşlarının önerdiği kitabı yada sinemayı tercih eder. İhtiyacınız olduğunda çevreniz kadar destek alırsınız.

Şansınızı kendiniz yaratırsınız, şanssızlığınızıda. Şansınızı bol etmeniz dileklerimle.

Paylaşın: