Etiket arşivi: güven

Özgüveni geliştirme yolları – 2

how-to-increase-self-esteem-300x200Lafla peynir gemisi yürür mü? Benim cevabım “evet” çünkü her zaman insanların bir şeyleri “isterlerse” başaracaklarını düşünürüm. Burada yazılanların, onu okuyan birine belki çok farklı bir esin kaynağı olacağını düşünüyorum. Okunan bir şey beyne girdi mi nerede nasıl ortaya çıkacağı ve neyle nasıl bağlantı kuracağı çoğu zaman kestirilemez. Aslında hiç bir şeyi unutmayız sadece o bilgiye erişecek doğru bağlantıları kuramayız. O bilgi oradadır. (Siz istemediğiniz bir şeyi unutabiliyor musunuz ?)

Bu yüzden özgüven konusundaki yazıma devam ediyorum;

12. Güçlü taraflarınızı tekrar keşfedin.

Bazen gerek görünüşünüz, konuşmanız, sağlığınız yada dahakişiselbirkonuda güçlü taraflaınızı farkedersiniz. Çok iyi fıkra anlatabilmek, hızlı refleksleri olmak, konsantre olabilmek vb. Asla kendinizi küçümsemeyin ve hafife almayın.

13. Düşünce tarzınızı değiştirin.

Bazen gerçek problem özgüveniniz değildir. Aksine değiştirmediğiniz bakış açınızıdır. Farklı açılardan olaylara yaklaşabilmeyi becerebilmeniz gerekir.

14. İhtiyaçlarınızı irdeleyin.

Bazılarımız “övülmeye yada teşekküre” ihtiyaç duyar. Bir şeyleri başarabilmiş olmayı başkalarından duymak isteriz. Bazen sırtımızın sıvazlanması bie paha biçilmezdir. Bunlar olmuyorsa gardımızı düşürmemeliyiz önemli olan budur.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Özgüveni Geliştirme Yolları – 1

self-esteemÖzgüven, kendinizle ilgili ne düşündüğünüzdür, kendinizden ne kadar emin olduğunuzdur. Özgüveniniz sizin resminizdir ve o resme bakmak çok güzeldir. Fakat insanın doğası gereği bazen kendimizi kral gibi hissederken bazen çok zayıf ve çaresiz hissederiz. Ve nasıl hissediyorsak arkasıda öyle gelir.

Özgüven gelişimi ile ilgili anne ve babalara düşen zor görevi daha önceki bir yazımda* belirtmiştim. Sonuç olarak bir parmak şıklatmayla özgüven gelişmiyor, bir süreç gerektiriyor. Önemli olan bu sürece hazır olup olmadığınız? Eğer hazırsanız;

1. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakın.

Bizler çoğu zaman değerimizi diğerlerine bakıp aşağıda yada yukarıda belirleriz. Her zaman sizden iyive kötüler olacak. Önemli olan daha iyi olmak yada onun yaptığını yapamamak değil. O halde kıyaslamayı bırakın.

2. Kendinizi kötülemeyin.

Bazıları hemen hemen her şeyde kendilerini kötülerler. “Be nher zaman geç kalırım” yada “Hiç tam olarak yapamadım” vb. Kendinizi değerlendirin ama kötülemeyin.

3. Bağışlayın ve unutun.

Geçmişteki acılarınızı, yaralarınızı düşünerek zaman harcamayın. Üzücü şeylerle kafanızı doldurmak yerine daha anlamlı şeyler düşünün. Hep daha iyisini yapmaya çalışan bizler hata yapmaya mecburuz. Ve bunu olağan algılayıp kendimizi affetmeyi bilmeliyiz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Güvene yatırım yapın

Size ve şirketinize güven duyulması çok önemlidir.  Güven “ak kağıttaki mürekkep gibidir, bir kere döküldümü temizleyemezsin” demişti bir hocam yani bir kez kaybedildiğinde yerine gelmesi çok zordur. Gerçekten her ne yaparsanız yapın insanların size ve firmanıza güven duyması için elinizden geleni yapın.

Güvensiz ortamda çalışmakta, iş yapmakta çok zordur. Örneğin bir firma piyasada güven kaybına uğrarsa işlem maliyetleri artacak, marka değeri düşecek, yeni müşteri bulmak ya da elindeki işleri tutmak için ciddi anlamda zorlanmaya başlayacaktır. Hatta sosyal tepkiler alabilir, hakkında negatif propaganda başlayabilir. bu konuda Deniz Feneri Derneği’nin yaşadıklarını gördük ve görüyoruz.

İşte bu noktada güven yaratıcı iletişim işin içine giriyor. Bir firma müşterilerinin hangi koşullarda kendilerine güven duyacağını bilmelidir. İnsanların gerek kişisel gerekse yasal çekincelerini, beklentilerini iyice analiz etmelidirler. Artan güven değeri artırır.  Beklentiler nelerdir?

Arkadaş arkadaşından verdiği sırları saklamasını bekler.

Kişi, kişisel bilgilerini verdiği firmanın başkaları ile paylaşmayacağını düşünür.

Internetten alışveriş yapan kredi kartı bilgilerinin saklanmayacağını düşünür.

Vatandaş polisin kendisini koruyacağını düşünür.

Bankanın paramızı sağlayacağını ve koruyacağını düşünürüz.

Siyasetçilerin bizlerin oylarıyla seçildikleri için bizlerin lehine karar alacaklarını, kişisel faydalarına yönelmeyeceklerini düşünürüz.

Gazetelerde yazan yazıların doğru olduğunu düşünürüz.

Aldığımız gıdaların içeriğinin kanserojen olmadığını düşünürüz.

Kadın kocasının onu aldatmadığını düşünür.

Dükkanın bizi kazıklamadığını düşünürüz.

Ya aksini düşündüğümüzde ne olur size? Nasıl insanlar oluruz?

Paylaşın:

Güvenli şifre ne demektir?

sifreBankacılık yaptığım dönemde internet projeleri ile uğraştığım için “şifre” konusunu hep gündemde olan sıcak konulardan birisi olarak hatırlıyorum. “Şifremi Çaldırdım” yada “Şifremi bulup kullanmışlar” gibi çok şikayet alırdık. Öte yandan katıldığım konferans ve seminerlerde, üniversitelerdeki sunumlarımda sık sık karşıma çıkan bir soru vardı: “Şifrem ne olmalı?”

İşte size cevabı: MANTIK olmalıdır.

Eğer şifrenizi belirlerken UNUTMAMAK için iyi bildiğiniz bir şeyi, kişisel bilgilerinizi kullanıyorsanız ciddi tehlikedesiniz demektir. Çünkü zaten zarar vermeye çalışan kişi, şifre olarak önce kişisel bilgilerinizi denemeye başlar. Eğer birde aynı şifreyi her yerde kullanıyorsanız bu daha kötü çünkü bir kez ele geçirdi mi her yerde bunu denemeye başlayacaktır.

Şimdi size bir uyanığın yöntemini anlatıp daha sonra nasıl şifre belirlenmeliden bahsedeceğim.

Bu şahıs önce güzel bir site yapıyor. Sağdan soldan çeşitli içerikler topluyor, siteyi zenginleştiriyor. Daha sonra herkese gelin siteme BEDAVA ÜYE OLUN tanıtımları yapıyor. Sizde üye olurken her zaman kullandığınız şifreniz ile kayıt oluyorsunuz. Oda kendi elinizle vermiş olduğunuz şifreyi alıp size ait belki hotmail, gmailk vb. hesaplarınıza girmeye çalışıyor.

Ama şifreniz MANTIK olursa (Sevgili Murat Lostar’ın kulakları çınlasın) kötü adamın işi zor. Ne yapmak lazım;

Örnek 1 : www.abcde.com adlı bir siteye üye olacağınızı varsayalım. Şifreniz sitenin adının ilk 3 harfi ve doğduğunuz ilin plakası olabilir. Bu örneğimize göre İstanbul doğumlu birinin şifresi abc34 olacaktır.

Yada ilk ve son harf hariç kalan kısmı alıp İstanbul’un fetih tarihini yazabilirsiniz. Yani bcd1453 gibi. Böylelikle her internet sitesine üye olurken farklı bir şifre belirleyebileceğiniz gibi unutma riskinizide yok etmiş oluyorsunuz. Hatırlamanız gereken tek şey sadece şifrenin MANTIĞI.

Örnek 2 : Birçok kredi kartınız var ve 4 haneli şifresi ile artık hem alışveriş hemde para çekimi yapabiliyorsunuz. Yine aynı şey geçerli MANTIK. Her kartınızın üzerinde 16 basamaklı bir numara, son kullanma tarihi ve arkasında cvc numarası var. 16 basamaklı kart numaranız 4’lü bloklar halinde. 1234 2345 3456 4567 diye bir kart numaranız olsun. Her 4’lü blokun 2. numarasını şifreniz yaparsanız burada şifreniz 2345 olacaktır.

Ya da ilk iki numara ile son iki numara olsa 1267.

Yada son iki rakam ve son kullanma tarihinin yıl bilgisi. 2008 son kullanma yılı olan yukarıdaki kart için şifre 6708 olacaktır. Böylelikle her kartınızın şifresi başka olacaktır. Bir kartınızın şifresini birisi bulsa bile diğerlerinde aynı şifre çalışmayacağı için güvende olacaksınız.

Eğer şifreniz MANTIK olursa unutmamak için post it’lere yazıp bilgisayar monitörünüzün bir köşesine ya da kartınızın arkasına yazmak zorunda kalmazsınız. (Çalınan bir çok şifrede yakaladığımız bir durumdu)

Size kolay gelmeyeceğini biliyorum ama eğer denerseniz çok rahat edeceğinizden eminim.

Paylaşın:

Proje ekibiniz ailenizdir

Projeler hayatımızın parçasıdırlar. Aile içi düzenimiz ile projeler arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Ekip üyelerinizle bir aile gibi biraraya gelirken gösterdiğiniz hassasiyeti aile içi ilişkilerinizde de göstermeniz gerekir.

1. Ekibiniz/aileniz için ayağa kalkın. Eğer herkes gönülden işine sarılıyor, üstüne düşen görevini yerine getiriyorsa herşey yolunda demektir.

2. Sakın kimseye gözdağı vermeyin. Herhangi bir şey isorarsam aptal durumuna düşer miyim diye korkmauyın. Onların dilinden anlamıyor olabilirsiniz. İşçiler yada çocuklar vb.

3. Herkese yeteneği ve becerisine göre iş verin. Herkes yapabileceği ve yapacağı şeye göre donatılmalıdır. Eğer yeterli donanımları olmadan insanlardan bir şey isterseniz problem yaşayabilirsiniz.

4. Yaratıcı çözümler: Bir hikayeye göre ayakkabılarını doğru giyemeyen bir çocuğa çözüm olarak her ayakkabı üzerine yarım gülen yüz çizilmiş. Böylece çocuk gülen yüzü yapabilmek için ayakkabılarını doğru giymeye başlamış. Yaratıcılık bazen bu kadar kolay olabilir.

5. Eğer ekibinize kapasitelerinin üzerinde iş yükler ve normalinden daha kısa sürede tamamlamalarını isterseniz hatalı ve kalitesiz sonuçlar çıkabileceğini unutmayın.

6. Kurallarda anlaşmak: Proje ile ilgili gereklilikler belirlendikten sonra proje planı ve buna bağlı olarak görev atamaları gerçekleşir. Herkesin neyi ne şekilde yapacağı konusunda kararlar alınır. Bu kararlar çeşitli kurallar içeriyor olabilir be herkesin bu noktada bu kurallarda hem fikir olması önemlidir.

7. Güven yaratın: Ekip içerisinde mutlaka güven yaratmalısınız. Herkes sizin gözünüzde önemli olduğunu anlamalıdır.

8. İyileri elinizde tutun. En iyi elemanlarınız sizin onlara yatırım yaptığınızı ve onları yetiştirdiğinizi bilmelidir. Ve bu elemanlarınızı mümkün olduğunca ödüllendirmelisiniz.

9. Proje yöneticilerinin en zor görevlerinden birisi kilit çalışanlarını para dışında motive eden şeyleri bulmaktır. Özellikle ailelerde daha fazla ilgi ve alaka göstermeniz beklenir. Bu yüzden parasal olmayan ihtiyaçları çok iyi gözlemleyebilmeli ve karşılayabilmelisiniz.

10. Mutlaka teşekkür edin, destek vereceğiniz konusunda güven verin, iyi iş çıkaranlara minnettarlığınızı söyleyin.

11. Kilit oyuncuları ödüllendirin. Çalışanlar kendilerini takmayan ve takdir etmeyenlerle çalışmak istemezler.

12. Fırsatlar yaratın – Çalışanların biraz kendilerini zorlamalarını sağlayın. Bu sayede neyi ne kadar yapabilecekleri konusunda kapasitelerinide test etmiş olursunuz.

Paylaşın:

Anne-babalar sağlıklı bir özgüven gelişimi için ne yapabilirler?

Sağlıklı bir özgüven dünya gerçeklerine karşı çocuklarımızın güvencesidir. Kendilerini ne kadar iyi hissederlerse sıkıntıların üzerinden o kadar kolay gelebilirler, negatif baskılara karşı direnebilirler. Hayatan keyif almalı ve gülümsemeyi hiç bırakmamalıdırlar. Bu tipteki özgüveni yüksek çocuklar genellikle gerçekçi ve iyimser olurlar.

Özgüveni az olan çocuklarda ise korku ve hayal kırıklığının getirdiği bir eziklik görürsünüz. Kendilerini zayıf olarak gördükleri için problemlerin üzerinden gelmede zorlanırlar. Üstelik gelecekteki yaşamlarında da “Ben iyi değilim” “Hiç bir şeyi doğru dürüst yapamıyorum” düşüncesine kapılırlar. Her hangi bir zor durumla karşılaştıklarında hiç düşünmeden “ben yapamam” deyiverirler. Bu yüzden iyi ebeveynler olmak istiyorsak çocuklarımızın özgüvenlerini geliştirmek için elimizden geleni yapmak zorundayız.

Özgüven nedir?

Özgüven, türkçe sözlükte “İnsanın kendine güvenme duygusu” olarak geçiyor. Yani kendimize duyduğumuz inanç ve duygular ve kendimizle ilgili farkındalıklarımız.

Özgüven daha bebeklik dönemlerinde gelişmeye başlıyor. Örneğin bir sandalyeye kendi çabasıyla çıkabilen bir çocuk kendine güvenmeye başlıyor. O sandalyeye çıkmaya çalışırken ona başarma şansı vermeyip dayanamayıp hemen yardım eden ebeveynler ise çocuğa verdikleri zararın farkında olmuyorlar. Çocuklar birçok başarısız deneme sonucunda başarmayı öğrenirler. Böylece kalıcı bir bilgi edinmiş olurlar. Sürekli kaşıkla ağzını bulmaya çalışan çocuk sonunda başarıp takdir gördüğünde bunu “yapılması gereken ve doğru davranış” olarak öğrenecektir. Bu noktada “inadın” başarıyı getirdiği söylenebilir.

Çocuk her denemesinde ve yanılmasında kendi yapabilirliği ve kapasitesi konusunda fikir sahibi olur. Aynı zamanda bu deneme-yanılma seansları ile paralel olarak diğer insanlarlada ilişki içerisindedirler. Bu yüzden biz ebeveynlere bu aşamada çok iş düşüyor.

Özgüven aynı zamanda çocuğun sevildiğini hissetmesinede bağlıdır. Bir şey başaran çocuğun mutluluğu eğer sevildiğini hissetmiyorsa özgüvensizliğe dönüşmektedir. Aynı şekilde sevildiğini bilmesine rağmen kendi yapabilirlikleri konusunda tereddüt yaşayan çocuklarda özgüven açısından zayıf kalmaktadırlar. Burada her yerde olduğu gibi DENGE önem kazanmaktadır.

Özgüvenin sağlıklı olup olmadığını nasıl anlarız?

Özgüven çocuk büyüdükçe iniş çıkışlar gösterecektir. Her yeni deneyim sebebiyle bu iniş çıkışların olması çok doğaldır. İşte bu noktada biz ebeveynler bazı mesajları iyi algılamak zorundayız.

Özgüveni eksik çocuk meraklı değildir ve yeni şeyleri denemeyi istemez. Kendisi ile ilgili sürekli olumsuz şeyler söyler. “Ben bunu yapamam” “Ben aptalım” vb. Çok çabuk pes eder, hiç bir konuda sıkıştırılmaya gelemez. Çok çabuk hayal kırıklığına uğrar ve mutsuz olurlar. Kötümserdirler.

Özgüveni yüksek olan çocuk başkalarıyla birşeyler yapmaktan hoşlanır. Grup aktivitelerinden ve başkalarıyla birlikte bir şeyleri kovalamaktan keyif duyar. Sıkıntılı bir durumda çözüm bulmaya çalışır. Kendini yada başkalarını kötüleyen cümleler kurmaz. “Anlayamadım” der ama “Anlayamam” demez. Güçlü ve zayıf yanlarının farkında olarak kabullenmiştir. İyimserdir.

Söylediğiniz sözlere çok dikkat edin. Çocuklar anne-babalarının sözlerine karşı çok hassastırlar.

Sadece bir şeyi başardığı için değil gösterdiği efor içinde takdir etmeyi unutmayın. Gerçekçi olun. Eğer çocuğunuz basket takımına giremediyse “daha çok süt içip boyunu uzatırız, seneye girersin” gibi yalan vaadlerde bulunmayın. Ona “evet takıma giremedin ama elinden gelen gayreti gösterdin, aferin” diye yaklaşın.

İyi model olun. Çocuğunuz siz model alacak ve kopyalayacaktır. Eğer siz olumsuz ve kötümser olursanız çocuğunuzda bundan olumsuz etkilenecektir. Kendi özgüveninizi geliştirmeniz çocuğunuzun özgüveninin gelişmesi için çok önemlidir.

Çocuğunuzun gerçekçi olamayan inançlarını tanımlayın ve düzeltin. Ebeveyler çocuklarının kendileri ile ilgili gerçekçi olmayan inançlarını tanımlamalıdırlar. Örneğin beceriksiz olduğunu düşünme yada mükemmel olduğunu düşünme vb. Çocuğunuzun kendini gerçekçi ölçülerde değerlendirebileceği standartları koymaya çalışın. Eğer müdahale etmezseniz gerçekçi olmayan inançlarını tekrarlaya tekrarlaya bir süre sonra kendilerini iyice inandıracaklardır. Örneğin birçok dersinde başarılı olmasına rağmen matematikte takılan bir çocuk “Matematiği beceremiyorum, kötü bir öğrenciyim” diye düşünebilir. Buyanlış düşünce aynı zamanda bu çocuğun hata yapma olasılığınıda artıracaktır. Sadece çocuğunuzu elinden gayreti gösterme konusunda cesaretlendirmeli ve gereken gayreti gösterdikten sonra başardığını görmesini sağlamalısınız. “Sizin söylemeniz gereken “Sen iyi bir öğrencisin. Sadece Matematik dersi biraz daha fazla vakit ayırman gereken bir ders.” demeniz bile morali yükseltecektir.

Çocuğunuza karşı doğal ve içten olmalısınız. Çocuğunuzun özgüvenini geliştirme konusunda uzun bir yolunuz var ve sizin motivasyonunuz çocuğunuza olan sevginiz. Çocuğunuza sarılmayı unutmayın. Onunla gurur duyduğunuzu her fırsatta dile getirin. Bazen yemek çantasına onu çok sevdiğinizi veya onun çok iyi olduüğunu belirten mesajlar bırakabilirsiniz.

Çocuklar kaplerinden geçenleri doğrudan söylerler. Sizde ona pozitif ve net bir cevapla geri dönün. Bazen taşkınlıkta yapabilirler ama bunun yanlış olduğunu sakin ve açık bir dille anlatmalısınız. Çocuğunuzun doğru düşünceve davranışlarını takdir edip ödüllendirdiğiniz sürece hayatı boyunca doğru kararlar alması ile ilgili eğitiminide vermiş olacaksınız.

Güvenli bir ev ortamı yaratın. Kendini güvende hissetmeyen veya yaşadığı ortamdan rahatsız olan çocuğun özgüveni gelişmeyecektir. Ebevenleri yanında tartışan çocuk giderek depresif olacak, ailesinden uzaklaşacak ve özgüveni zayıf kalacaktır. Çocuğunuza her zaman SAYGI duymanız gerektiğini asla unutmayın. Ev kadar okul veya başka ortamlardaki istenmeyen ortamlarda çocuğunuzun özgüvenini etkileyeceği için izlemeli ve gerekiyorsa müdahale etmelisiniz.

Çocuklarınızı yapıcı deneyimlerin parçası yapmaya çalışın. Rekabetten çok işbirliğine yönelten uygulamalar çocuklarda özgüveni artıracaktır.

Paylaşın: