Etiket arşivi:

Patron problemleri ile baş etme

Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi varsa her patronunda kendine has bir tarzı vardır. Daha çok olumsuz örneklere yer verdiğim bu yazımın sizlere yol göstermesini umuyorum.

Kronik mikro yönetim problemi

Eğer patronunuz sizden bir şey yapmanızı istiyor ama tam ve açık olarak ne istediğini söylemiyor ve sizi işinizi yaptığınızda sürekli “olmamış” diyorsa problem var demektir. Yapacağınız şey her işinizi planlamak, düzenli olarak rapor vererek doğru yolda olup olmadığınızı teyit etmektir.

Belirsiz öncelik problemi

Eğer patronun sürekli öncelikleri değişiyor, başlanan işler yarısında bırakılıyor ve yapılan işlere getirisine yada faydasına göre bir öncelik verilmeksizin sadece “patron istediği” için yapılıyorsa bu ayrı bir sorundur. Yapmanız gereken patrona email ile yapmanız gereken konusunda anladığınızı yazarak teyit ettirmektir. Diğer yandan eğer bazı işleri yarıda kesmek zorunda kalacağınızı biliyorsanız ileride tekrar günyüzüne çıkabileceğini düşünerek ilgili tüm bilgi ve dokümanlarla iyi bir yere kaldırmanızda fayda vardır.

Patlayan tahammülsüz patron problemi

Her ne kadar hatalara verilen yanıtlar kişilerin kalitesini ve zekasını gösteriyor olsada patron çok çabuk hiddetleniyor olabilir. Bu durumda sakin kalmalı size gerçekten ne söylemeye çalıştığını, gerçekte neye kızdığını anlamaya çalışmanız gerekir. Hatta mümkünse onun kızgınlıüğında sadece kafa sallayıp onaylamak, sakinleştiğinde gidip konuşmak en doğru yoldur.

Okumaya devam et

Paylaşın:

İşi işte bırakabilmek

workaholic1Çok uzun bir süre sıkı bir işkolik olarak çalıştım ve hatta sağlığımı bu yüzden kaybettim.

Nasıl işkoliktim? Sabah 07:00’de işe gidip gece 23:00 gibi çıkan, hatta yolda ve evde bile çalışan bir insandım. Fırsat buldukça haftasonları iş yerine gider yapmam gereken işleri tamamlardım. Konuştuklarımın %90’ı işimle ilgili idi. Fakat sağlığımı kaybedince kendime geldim ve “işi işte bırakmayı” öğrendim.

Bu konuda bir makale okurken benim yaptığım şeylerle önerilenlerin çok örtüştüğünü görüünce sizlerle paylaşmak istedim.

Yolunuzu uzatın. Eğer işten çıktınız ve kafanızda hala bir şeyler var ise yolunuzudeğiştirip, vakit geçirip eve girene kadar onları unutmaya çalışmanız lazım. Evin kapısından girenekadar yapacağınızı yapın.

İşteki patronla evdeki patron aynı değildir. İşyerindeki pozisyonunuz yada size duyulan ihtiyaç ile evdekiler birbirinden farklıdır. Her iki tarafın ihtiyaçlarını ayrı ayrı düşünmeniz gerekir. Arıca evinizdeki insanlar sizin ücretle çalıştırdığınız insanlar değildir, bir hedefe ulaşmak ve size rapor vermek zorunda değilleridir. Bu yüzden iş yerindeki havanızı dışarıda bırakmanız gerekir.

Okumaya devam et

Paylaşın:

İş kabul kriterlerinizi belirleyin

iskabulKrizden sonra çok fazla işten çıkarma ve şirket kapatmalar duydum. İşsiz kalan bir çok kişiden gelen cv’leri eleman
arayanlarla paylaşmaya çalıştım. Bu arada benim küstah ya da zibidi diye tabir edebileceğimiz tarzda kişilere de denk geldim. Örneğin firma kendisini arıyor, “X liranın altında verecekseniz hiç konuşmayalım” diyor. Ya da daha 1-2 yıllık tecrübesi var ama iyi okullar bitirmiş, birkaç dil biliyor “stratejik kararların alınacağı önemlinoktalarda yer alacaksa çalışacağını” söylüyor.

Tabiki bir iş teklifini eğer ihtiyaçlarınız karşılanıyorsa kabul edersiniz. Ancak ihtiyaçlarınızı çok iyi belirlemeniz gerekir ki bir iş görüşmesi sonucunda size önerilen işin, yada yapılan teklifin size uygun olup olmadığını anlayabilin. Hem kendinizi, hem haddinizi hemde gelecek için doğru adımı atıyor olduğunuzu bilmek önemli.  Size tecrübe ile sabit bir kontrol listesi vereceğim. İş görüşmesine “mutlaka gidin” ve gitmeden önce bu soruları aklınıza kazıyın;

Bedel: Bir iş görüşmesi öncesinde minimum yaşama standartınız için size gerekli olan parayı hesaplamalısınız. Bu bedelin altına düşmemeniz gerekir. Yada mevcut işinizden %10-15 daha yüksek bir bedel beklentisi konulabilir.

Faydalar: Genel olarak size sunulacak faydalar, artılar nelerdir? Okumaya devam et

Paylaşın:

Doğru adamı hızlı bulma

Aslında eleman bulmak kadar doğru elemanı hızlı bulmakta önemli. Bu yüzden teknolojiyi ve aklımızı iyi kullanarak bu avantajı yakalamak mümkün.

1. Özgeçmiş incelemeyi abartmayın

Eğer yüzlerce cv-özgeçmiş incelemeye kalkarsanız çok vakit kaybedersiniz. Bu yüzden öncelikle özgeçmiş inceleme süresini ve adedini sınırlayın.

2. Ne aradığınızı iyi belirleyin

Genel bir takım özellikler ile eleman aramaya çıkarsanız binlerce kişi karşınıza çıkar. Bu yüzden istediğiniz elemanın hangi becerilere, deneyimlereve bilgi seviyesine sahip olması gerektiğine iyice çalışın.

3. Neyin değer katacağını belirleyin.

Pazarlamacı yaklaşımda çalışanın size katacağı değeri dikkate alırsınız. Bu yüzden beklediğiniz değeri tanımlamalı ve o değeri size katacak kişiyi seçmelisiniz. Sadece katacağı değer demek burada çok doğru olmadı. Şirket içi külütreuygunluğu, geçmişi vb. faktörleride mutlaka dikkate almalısınız.

4. Birden fazla kaynakta arama yapın

Tek bir insan kaynakları şirketi ilesınırlı sayıda kaynağa ulşaacağınıza birden fazla yere başvurun. İş arayanlara birden fazla insan kaynakları sitesine başvurmaktalar.

5. Yedisinde neyse yetmişinde odur yaklaşımı

Bir basketbol koçu takıma oyuncu seçerken sadece mülakat yapmaz. Akıllı bir oyuncu alımı yapacaksanız o kişinin geçmişini, geçmiş maçlarda yaptığı sayıları, ve maçlardaki tavrını incelemeniz gerekir.

6. “Yapılmalılar” ve “Yapılacaklar” için seçme

Sakın sadece günü kurtaracak kişileri işe almada aceleci olmayın. Birçok firma gelecekteki işlerini adam gibi planlamadığı için işe alırkende geleceği hesaba katmaz. Ayrıca mevcut ve gelecekteki işin çalışan motivasyonuna katkısını hesaba katarak seçmek gerekir.

7. Teknolojiyi kullanın.

Açıklaması en kolay interneti kullanın. Ör http://www.insankaynaklari.com Ayrıca eleman görüşme kayıtlarını, arama sonuçlarını ve her türlü bilgiyi elektronik olarak saklamalısınız.

8. Yarın her şey değişebilir.

Alacağınız kişinin yarının değişen koşullarına yaak uydurabilmesi ve buna uygun olması gerekir.

9. Şirketlerin insan kaynakları yöneticileri kendilerini sürekli geliştirmeli ve eğitmelidirler

Görüşme tekniklerinden, soru tekniklerine, yasal mevzuattan özlük haklarına kadar çok değişken bir çok oonu ile boğuşmak olan insan kaynakları çalışanlarının gelişimleri hızlı eleman alımında kritiktir.

10. Havuz yapın.

İstediğinizde size part-time, geçici yada kalıcı destek verecek kaynakları elinizin altında erişebilir tutun. Böyle bir kaynak havuzu hızlı kaynak ediniminde önemli rol oynar.

Paylaşın:

Eşek olmayın

Çiftçinin biri bir gün 2 eşek almış. Birinin adı A diğerinin adı B olsun. Eşek A kendini çok enerjik hissediyor ve esekdiğerinden daha iyi buluyormuş. Sürekli çiftçinin dikkatini çekmeye çalışıyor, hem daha fazla yük almaya çalışıyormuş hemde onun önünde hızlı yürümeye.

Eşek B ise normal bir eşekmiş. Kendisine verilen işi yapıyor, normal hızda yürüyormuş.

Bir süre sonra çiftçi Eşek B’yi zorlamaya başlamış. Eşek B’nin Eşek A gibi olmasını, onun gibi çalışmasını istiyormuş. Fakat Eşek B, Eşek A gibi hızlı yürümüyor, hatta kendisine verilen cezalara katlanıyormuş. Akşamları da Eşek A’ya sızlanıyormuş: “Bak Eşek kardeş, burada sadece ikimiz varız ve biribirimizle rekabet ediyoruz. Normal hızda normal ağırlıkta ikimizde yükleri taşısak olmaz mı?” diyormuş.

O böyle söyledikçe Eşek A daha da hırslanıyor, kendini daha enerjik hissediyor ve taşıdığı yüküde hızını da artırıyormuş.

Oldukça mutlu olan çiftçi Eşek B’yeşöyle bir bakmış, kan beynine sıçramış ve başlamış tekmelemeye. Ertesi gün bunu gören Eşek A dahada hırslanıp daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Eşek B öyle dayak yemişki o gün çalışmadan yatmış. Ertesi gün tekrar dayak yiyince gene çalışmamış ve çiftçi bu eşk işe yaramaz diyerek eşeği satmış.

Eşek B bu kadar gözden düşünce Eşek A artık kendini o kadar iyi hissetmeye başlamışki daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Hemde Eşek B’ninde yüklerini taşıyarak. Fakat bir süre sonra kapasitesinin üzerinde bir işi yapmaya başlayan her eşek gibi ağrılar, sızılar ve sakatlıklar başlamış. Fakat çiftçide yarattığı beklenti sebebiyle çiftçi ondan hep çok ve hızlı iş yapmasını bekliyormuş. Eşek A elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmasına rağmen yapamıyormuş artık. Sonuçta iş Eşek A’nın yapamayacağı noktaya kadar gelmiş, çiftçi bu eşeğide 3 kuruşa satmış ve yeni eşekler peşine düşmüş.

Bu hikaye bitmez, devam eder….

Kıssadan Hisse ise sevimli görünmek yada prim kazanmak için haddinden fazla iş yüküne atlarsanız eninde sonunda elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Ekip çalışmasını, herkesin eşit olduğunu ve üzerine düşeni yaparak rahatlıkla başarıya ulaşılabileceğini unutursanız siz kaybedersiniz.

Ve tabiki iş arkadaşınızın başarısızlığı sizi asla sevindirmemeli.

Sizin A yada B olmanız farketmez, Patron için eşek eşektir. Eşek olmayın.

Çok çalışmak değil akıllı ve zamanı iyi kullanarak çalışmak önemlidir.

Başarı bir varış noktası değil bir yolculuktur.

Paylaşın:

İş ararken pozitif kalmak

Kriz başladıktan sonra büyüklü küçüklü birçok firma gerçek ya da kriz fırsatçılığı ile bir çok çalışanını işten çıkardı, çıkartmak zorunda kaldı. Fakat işin bir diğer kötü tarafı ise yeni mezun ya da iş arayanlar için bu dönem iş bulmayı normalden daha da zorlaştırdı. Kriz neredeyse 1 yıldan fazladır sürmekte ve en az 1 yıl kadar daha etkilerini sürdürecek gibi duruyor.  Bu durumda iş aramak hem zor hem de bulunamadıkça moral bozuyor. İşte bu dönemde özellikle moralinizi yüksek tutmak ve pozitif kalmak zorundasınız.

İş ararken pozitif kalmak işin en önemli tarafıdır. Çünkü böylelikle iş bulmak için yapmanız gerekenleri(özgeçmiş yazmak, iş görüşmelerine hazırlanmak vb.) daha doğru gerçekleştirebilirsiniz.

Pozitif olmak o konuda heyecanlı ve motive olmak demektir. Bu aynı zamanda sizin inanç sisteminizle de ilgilidir. Öncelikle kendinize inanmanız ve kendiniz için doğru olanı yapma konusunda asla pes etmemelisiniz. Eğer kendinize ve iş bulacağınıza inanmıyorsanız bulamazsınız.

Ne yapmanız lazım:

1. Daha fazla yere özgeçmişinizi gönderin. Gazete ilanlarına bakarak sadece sizinle ilgili pozisyonlara bakıp özgeçmiş göndermeyin. Çalışmak istediğiniz firmalara iyi bir kapak yazısı(mümkünse İngilizce) ile özgeçmişinizi gönderin. Daha fazla yer daha fazla iş görüşmesi ve dolayısıyle daha fazla iş imkanı demektir.

2. Başkalarına destek olun. Her ne kadar kendinize iş bakıyorsanız da karşılaştığınız fakat size uygun olmayan fırsatları çevrenizdekilerle paylaşın. Başkalarına yardım etmek sizin pozitif tarafınızı güçlendirecektir.

3. Başkalarının tecrübelerini dinleyin. İş arama süreci “yalnız” bir süreçtir. Tanıdıklarınızın nasıl iş bulduklarını, rahatlamak ya da pozitif kalmak için neler yaptıklarını dinleyin. Hangi işlerde neler yapıldığını, beklide sizin için alternatif olabilecek diğer işleri inceleyin. Sizi mutlu edecek başka işlerde olabileceğini unutmayın.

4. Ne iş olsa yaparım doğru değil.
Her ne kadar paraya ihtiyacınız olsa da olabildiğince erken doğru şekilde iş aramaya başlarsanız, firmaların sizi seçtikleri gibi sizinde firmaları seçme şansınız olacaktır. Yanlış iş arama ya da başka sebeplerle çok vakit kaybetmişseniz birden tüm sınırlarınızı ortanda kaldırıp “ne olursa yaparım” noktasına gelmemeye, başkalarının da gelmemesi için doğru uyarıları yapmaya çalışın.

5. Gülümseyin. Sevdiğiniz müzikleri, aile fotoğraflarını, filmleri izleyin. Sevdiğiniz şeyleri yaparak önce kendinizi gülümsetin. Gülümsemenin psikoloji olumlu etkisini iş ararkende hissedeceksiniz.

6. Pozitif insanlarla birlikte olun. Pozitif ya da negatif enerji bulaşıcıdır. Bu yüzden pozitif insanlarla bir arada olmak sizi de pozitif yapacaktır.

7. İş bulmak istediğiniz alandaki iyilerle konuşun.
Eğer iş aradığınız alanda uzman ya da ünlü birilerini bulabilirseniz onlar size o konuda nasıl iş bulunabileceği konusunda yardımcı olabilirler. En azından sizin ayaklarınızın yere basmasını ve doğru yönlenmenizi sağlarlar. Doğru ve erişebilir hedefler koymanıza yardımcı olurlar.

8. Kendinizi güncel tutun. İş atamak durmak anlamına gelmez. Siz yine kendi konunuzla ilgili makaleleri, kitapları okumaya devam edin ve kendinizi güncel ve taze tutun.

9. Kabul edilmemenizin sebebi kişisel değildir.
Bir işe kabul edilmemeniz yeterince iyi olmamanız değildir. Sadece o firmanın isteklerine uygun olmamanız anlamına gelmektedir. Siz, sunduğunuz özellikleri bekleyen ve ihtiyaç duyan bir firmada işe gireceksiniz unutmayın.

Dikkat etmeniz gerekenler;

1-    Asla ve asla özgeçmişinizde yanlış bilgi vermeyin
2-    Dış görünüşünüze özen gösterin. Bu sizin işe ve kendinize verdiğiniz önem verdiğinizi gösterir.

Paylaşın:

Kendi hula hoop’unuzla kalın

Own, Alan J Truhan. 7-3-06. Children Hula Hoop...

Image via Wikipedia

Birçok işi üstlenip ben yaparım diye taahhüt ediyor musunuz? Siz gerekliliklerinizden çok başkalarının ihtiyaçları için sürekli toplantılara çağrılan biri misiniz? İşte hula hoop burada çok işe yarar.

Fatih karnında bir kasılma hissetti. Ebru aramış, yıllık rapor tamamlanmadan sıkıntıdaki 2 projenin problemlerini gidermesini, ortalığı temizlemesini istemişti. Sumru’nun istediği “Ay sonuna kadar projelerin gözden geçirilmesi” idi. Fatih kabul etmek zorundaydı çünkü Sumru hem patronu hem de doğal olarak müşterisiydi. Fakat neden bu işi kabul ettiğini düşündü, her defasında evet dediği bu tip işler yüzünden aşırı yükleniyor ve yoruluyordu.

Neden çoğu zaman kendi ihtiyaçlarımızı göz ardı edip diğerlerini istediklerini yerine getirmeye gözü kapalı gideriz? Kendimizi aşan bir şeye evet demeden önce nasıl farkına varabiliriz?

Bunu size bir metafor ile anlatmaya çalışacağım. Herkesin bir hula-hoop’u olduğunu varsayın. Hepimiz hula-hoop’umuzu en iyi şekilde çevirmeye çalışıyoruz. Zaten çevirmesi çok kolay değil, bir de başkasınınkini çevirmeye çalıştığımızda problem başlıyor. Ne kadar iyi hulo-hoop çeviricisi olursanız olun bazen hulo-hoop bacaklarınızdan aşağıya kayar ve düşer.

Bazen yakınımızdaki birinin hulo-hoop’u düşerken yardım etmek isteriz ama maalesef böyle bir yardım yoktur. Kendi hulo-hoop’umuzu bozmadan başkasına yardım mümkün değildir. Öncelikle nasıl yapması gerektiğini söyleyebilir, öneriler, uyarılar getirebilirsniz ama o kişi için siz hulo-hoop çevirmeye kalkarsanız kendinizi sıkıntıya sokarsınız.

Deneyin. Bir arkadaşınızı ve iki hulo-hoop alın ve aynı anda çevirmeye çalışın. Çok zordur.

Önemli olan herkesin kendi hulo-hoop’unda kalmasıdır.

Sumru, Fatih’ten projeleri gözden geçirmesin istediğinde, Fatih Sumru’nun hulo-hoop’unun düştüğünü gördü ve yardım etmek istedi. Fatih’in işi projeleri gözden geçirmekti zaten ama acil durumlar Ebru’nun göreviydi. Fatih, Sumru’nun görevini üstleninice aynı hulo-hoop’u çevirmeye çalışmış oldular.

Kendi hulo-hoop’unuzda kalmayı size hatırlatması için isterseniz bir hulo-hoop alıp ofisinize koyun. Ne zaman bir işe evet derseniz hulo-hoop’unuza bakıp tekrar düşünün. Eğer yapılabilecek bir şey ise problem yoktur ama değilse nasıl hayır diyebileceğinizi planlayın.

 
Paylaşın:

İmalı suçlamalarla baş etme

Bazıları dillerini akıllıca kullanarak bizim bam telimize basarlar. İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Başka ne yapılabilir?

Tarkan komitede yer alması gerekenlerin listesini hazırlamıştı ve Canan da kendi adını o listede görmek istiyordu. Canan adını listede göremeyince afalladı. Toplantının geri kalanını içinde kopan fırtınayı sezdirmeden geçirdi ve toplantının sonunda Tarkan ile konuşmak için kaldı ve Tarkan’a “Dikkatli ol” dedi

“İstersen ofisime gidelim.” dedi Tarkan
Kısa bir yürüyüşten sonra Tarkan’ın ofisine geldiler, kapıyı kapatıp oturdular.
“Aslında problem Agro’nun başarısız olacağına dair bir etki yaratmış olman” dedi Tarkan.
“Eğer Belgin’i değiştirmeseydik o zaman…”
Tarkan durdurdu.

“Dinle. Fazlası var. Ben de gösterilen bakış açısından yanayım ama benim sıkıntım bu konuda senin nasıl ilerleyeceğin. Seni 3 konuda izledim. Birinci olarak, hata yapacağımız varsayımı ile devam edemeyiz. İkincisi, yaptığımız görüşmeler her iki taraf içinde geri besleme sağlayabilecek şekilde olmalı ve son olarak tüm fikirler dinlenmeli, eğer bir fikir gerçekten kötü ya da kullanışsız ise bu fikri veren kişiye yansıtılmamalı.

İstemeden zorla destek verenlerden veya farklı konulara yapışanlardan kopararak bu işi yapmak için yola çıktık ve başaracağız.

Canan sessizce oturuyordu.

Tarkan’ın 3 koşul ile Canan’a dolaylı olarak atağa geçmesi gerçekten enteresan bir durumdu. Eğer kabul ederse suçunu itiraf etmiş olacaktı. Eğer karşı koyarsa bu sefer de savunmaya geçmiş olacak imalı suçlamayı güçlendirmiş olacaktı. 3 tane imalı suçlama vardı;

Hata
Canan projenin başarısız olacağına inanıyordu

Geri Besleme
“Karşılıklı” lafı bir yerlerde tek yönlü iletişim olduğu mesajını veriyordu. Canan tek yönlü iletişimde dayatıyordu.

İsteyerek vermemek
Canan ve Tarkan farklı düşüncelere sahiptiler fakat ne istemeyerek verme ne yapışma, ne saldırı ne de yansıtma vardı, fakat Tarkan bu konularda Canan’ı suçlamıştı. Bu suçlama, mesajın kendisindeki yalanlarıda koruyordu. Canan’a saldırganlığı ile ilgili saldırı ile Tarkan kendi taktiklerinin ortaya çıkmaması için kızı kısıtlıyordu.

Canan uymamayı tercih etti. Bir sonraki gün, bu konu üzerinde düşündükten sonra
Tarkan’a: “Agro’nun başarısız olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bu konuda seni ikna etmek için ne söylemem gerektiğini bilmiyorum ama başarısız olacağına kesinlikle inanmıyorum. Komiteye tüm desteğimi vereceğim. İletişimde yaşadığımız problem ise muhtemelen benim işin başından beri olmamam.

“Herşeye rağmen seni duyuyorum ve bahsettiğin 3 gerekliliğin ekipteki herkes için bir gereklilik olduğunun farkındayım. Yeni olan şeyleri bulmaya her zaman açığım ve eminim gelecekte bizim için birçok fırsat var ve zaman geçtikçe neler olduğunu göreceğiz. ”

Canan’ın komiteye tam zamanlı katılmasından çok olmamasının maliyetinin yüksekliğinin altını çizdi. Bir saat sonra Tarkan arayarak iletişim problemini giderecek bir aracı bulmaya çalıştığını iletti.

İmalı suçlamalar çoğu zaman bizi savunmaya zorlar ki, bu da yapılması gereken en son şeydir. Savunmaya geçmek yerine beklenmedik bir yanıt vererek pozisyonunuzu güçlendirin ve kendinizi daha rahat hissedeceğiniz bir pozisyona geçin. Buradan manzara daha iyi olacaktır.

Paylaşın:

Yanlış insanlarla vakit kaybetmeyin!

The Passage of Time

Image by ToniVC via Flickr

İşinizi tanıdığınız herkese anlatmak, onları kendi tarafınıza çekmeye çalışır gibi bir havaya girmek gereksizdir. Sizin yaptığınız işe ihtiyacı olmayana satış yapmaya çalışmak en büyük vakit kaybıdır. Siz, sadece size ihtiyacı olana yönelin.

Yanlış insanlara satış yapmanın temelinde herkese satmaya çalışmak yatar. Her müşterinin alıcılık düzeyi değişkendir. Ne istediğini bilmeyen, anlamadığı halde o konuda sizden bir şey talep eden, üstelik o konuda bilgiçlik taslayan müşteriler uzun vadede olumlu sonuçlar getirmeyeceklerdir. Tahmin ettiğinizden fazla sorun çıkaracağını düşündüğünüz müşterilere hayır diyebilmeniz ve onları rakibe yönlendirebilmeniz lazım. Böylelikle başağrısından yapacağınız tasarrufu daha iyi müşterilere daha iyi hizmet sunmak için gereken fikirlere ayırabilirsiniz.

Bir de sizinle işbirliği yapmak isteyenler olacak. Sırf sizinle işbirliği yapmak istediği için birileriyle iş yapmak mümkün değildir. Genellikle bu tipteki işbirliği taleplerinin %50’si boşunan harcanan vakitlere dönüşür. Zamanınızın büyük bir kısmı “Acaba bir işbirliği fırsatımız olabilir mi?” toplantılarıyla geçecektir. Eğer bu tip toplantı ve görüşmeleri somut hedeflere odaklayamazsanız sonuç alamazsınız.

Ben bugünkü tecrübemle eskiye oranla bu tip taleplerin yüzde 10’unu kabul ediyorum. Öncelikle işin ciddiyetini ve odaklandığı noktayı yazılı bir halde istiyorum ki bir yandan da karşı tarafın ciddiyetini ölçebileyim.

Eğer anlamsız ve zayıf tekliflere hayır diyebilirseniz, çok iyi ve altın fırsatlara evet diyebilme şansınız olur.

Paylaşın:

Evden para kazanmak için neler yapabilirsiniz – 5

Bodrum, Turkey

Image by Lounge! via Flickr

Bu kadar çok evden yapılabilecek iş çıkacağını bende tahmin etmiyordum ama sonuna geldim.

1- Güvenlik uzmanlığı
2- Okul fotoğrafçılığı
3- Kendini savunma sanatı eğitmenliği
4- Kişisel gelişim eğitmenliği
5- Terzilik yada giyecek onarımı yapmak
6- Yabancıları şehirde gezdirme
7- Yabancılara tercümanlık
8- Şarkı söylemek
9- Müzik enstrumanı çalmak
10- Kar küremek – kışın
11- Yazılım eğitimi – basitWord vb. olabilir yada php örneğin öğreteni çok az bir konudur
12- Şarkı sözü yazmak
13- Tarot falı bakmak
14- Telefonla satış – Bazı çağrı merkezleri bu konuda her zaman eleman arıyor oluyorlar.
15- Cam Temizleme – Ev ve büro
16- Alet – Edevat kiralama Servisi – Türkiye’de bir firmanın örneğin geceleri kullanmadığı bazı araçları başka fi,rmalara kiralaması gibi bir alternatif iş yaratılabilir.
17- Tişört, kravat vb. tasarım yapmak
18- Yazıcılık – Uzın ödev ve projeleri usulüne göre yazma hizmeti
19- Kullanılmış CV ve DVD’lerin kiralanması yada değişimine aracılık etmek
20- Bağımsız denetmenlik ve/veya kontrolörlük
21- Video çoğaltma, kasetleri cd’ye çekme hizmeti
22- Yurtdışından bir hosting firmasının Türkiye’de temsilciliğini alarak hosting satma
23- Internetten pazarlama danışmanlığı ve desteği vermek
24- Düğün videocusu
25- Ses kasedini yazıya dökme
26- Filmlere altyazı hazırlama
27- Basın duyurus hazırlama, metin editörlüğü
28- Tekne temizliği
29- Bodrum temizliği
30- Depo temizliği

Paylaşın: