Aylık arşivler: Eylül 2004

İyi ve kötü

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

lastsuppertLeonardo da Vinci “Son Akşam Yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı. İyi’yi İsa’nin bedeninde, Kötü’yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı. Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı.

Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti.Onu poz vermesi için atölyesine davet etti,sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan 3 yıl geçti. “Son Aksam Yemeği” neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. Leonardo’nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı.

Günlerce aradıktan sonra Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu.

Leonardo işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle söyle dedi:

“Ben bu resmi daha önce gördüm”

”Ne zaman diye sordu” Leonardo da Vinci, o da şaşırmıştı.

”Üç yıl önce elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa’nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti”

İyi ve Kötü’nün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.

Paylaşın:

Eticarette tasarımda dikkat edilecekler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eticaret site tasarımlarında;

1-    Sitenin hızlı gelmesi için küçük ebatlı sayfalar hazırlanması

2-    Site içindeki linklerin java ile renk değiştirir yada hareketli olması

3-    Ana sayfada abone yada üyelik seçeneği olması

4-    Küçük resimlerin pop up pencerelerde büyük resimlerinin gösterilmesi

5-    Gizlilik ilkesi ve Güvenlik politikasının ana sayfada olması

Paylaşın:

Kıymet

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

20-dolar-rTanınmış bir konuşmacı, 20 dolarlık bir banknotu havaya kaldırarak seminerine başladı. 200 kişilik odada şunu sordu: “Bu 20 dolarlık banknotu kim ister?”

Eller kalkmaya başladı. Konuşmacı, “Bu 20 doları birinize vereceğim ama önce bir şey yapmama izin verin.” 20 dolarlık banknotu buruşturdu. Sonra sordu: “Kim hala istiyor?” Eller hala havadaydı.

“Peki” diye yanıtladı, “ya şunu yaparsam?” Parayı yere attı ve ayakkabısıyla çiğnemeye başladı. İyice buruşmuş ve kirlenmiş olan parayı eline aldı. “Şimdi kim istiyor?”

Gene eller havaya kalktı. “Arkadaşlar, hepiniz çok değerli bir şey öğrendiniz. Paraya ne yaparsam yapayım, hala onu istiyorsunuz; çünkü değeri azalmıyor. Hala 20 dolar değerinde.”

Yaşamımızda pek çok kez, aldığımız kararlar ve içine düştüğümüz koşullar nedeniyle yere atılır, buruşturulur ve kir pas içinde çiğneniriz. Değersiz olduğumuzu hissederiz; ama ne olursa olsun ya da ne olacaksa olsun, değerinizi asla kaybetmezsiniz.

Kirli ya da temiz, buruşmuş ya da düzgünce katlanmış olun, sizi sevenler için hâlâ paha biçilmezsinizdir. Yaşamımızın değeri, ne yaptığımız ya da kimi tanıdığımız ile değil, KİM OLDUĞUMUZ ile ortaya çıkar.

Siz özelsiniz; bunu asla unutmayın.

Paylaşın: