Aylık arşivler: Aralık 2004

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış…

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş… Ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş…Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş…

Ranga Guru ise;

– Sen artok ressam sayılırsın Racaçi.. artık senin resmini halk değerlendirecek. diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kirmizi bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmiş… Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor… Çok üzülmüs tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün oldugunu belirtmiş.

Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru’ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru… Ama bu defa yanına bir palet dolusu çesitli renklerde yaglı boya, birkaç fırça ile birlikte… Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.

Raciçi denileni yapmiş…

Birkaç gün sonra gittigi meydanda görmüs ki resmine hiç dokunulmamış, firçalar da, boyalar da kullanılmamış… Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış..

Ranga Guru ise;

Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanaği ile karşılaşabileceğini gördün…

Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı…

Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin… yapıcı olmak eğitim gerektirir… Hiç kimse bilmedigi bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi…

Sevgili Raciçi Mesleginde usta olman yetmez, bilge de olmalısın.. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın… Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur…

Sakin emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartişma

Paylaşın:

Arkadaş

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Orta Asyada, savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için, sırtlarını önceden bu amaçla hazırlanmiş bir TAŞ’a dayarlardı.

Bu taş “ARKA-TAŞ” veya Azerbaycan’daki telaffuzuyla “ARKA-DAŞ” olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramının zaman içinde,insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı fikri ile özleştirilmesi sonucu “arkadaş” kelimesi “dost” anlamında Türkçedeki yerini buldu. Sırtınız “arka taş” sız kalmasın..

Paylaşın:

Hayata gülümse

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Dünya nüfusunu, mevcut halklarin nispetlerini muhafaza ederek, 100 kisilik bir köy kadar küçültebilseydik bu köy söyle olacakti:

57 Asyali:

21 Avrupali,

14 Amerikali (Kuzey,Orta,Güney)

ve 8 Afrikali

Bunlarin 52’si kadin  , 48’i erkek olacakti

30 beyaz , 70 beyaz (+ + )olmayan,

30 Hiristiyan, 70 Hiristiyan olmayan,

89 heteroseksüel , 11 homoseksüel

6 kisi bütün servetin % 59’una sahip olacakti ve bunlarin hepsi  ABD kökenli olacakti.

20 kisi iy evlerde  yasayacakti,

30 kisi okuma-yazma  bilecekti,

1’i ölmek üzere , 1’i de dogmak üzere olacakti.

1 kisi bilgisayar  sahibi,

1 kisi de (evet, sadece 1 kisi) üniversite mezunu  olacakti.

Simdi sunlari göz önünde bulundurun:

Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile, aç kalma korkusu ile karsi karsiya degilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

Tutuklanmaktan , iskence görmekten yahut öldürülmekten korkmadan ibadethaneye  gidebiliyorsaniz 3 milyar kisiden daha iyi bir sansa sahipsiniz.

Buzdolabinizda yiyeceginiz  , üzerinizde elbiseniz ve basinizi sokup uyuyabileceginiz bir eviniz  varsa,
dünyadaki insanlarin % 75’inden daha zenginsiniz.

Bankada ve cüzdaninizda para varsa, dünyanin en imtiyazli % 8’i arasindasiniz

Anneniz  , babaniz   sag ise, siz bu dünyada nâdir kisilerden birisiniz.

Paylaşın: