Aylık arşivler: Nisan 2006

Karadutun Hikayesi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe ,delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi.

Fakat aileleri görüşmelerini istemezler, birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.

Tispe ağaca Piremus dan önce varmıştı. Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin esarpını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe yi öldürerek yediğiydi. Tispe siz yaşayamazdı.

Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus un cansız vucudu yerdeydi ve elinde Tispe nin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama esarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmisti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus askı uğruna canına kıymıştı.

Tispe bir an bile düşünnmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. Onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. Birden vücudu Piremusun bendeninin üstüne yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzlestirmek istediler ve bu ciftin üstünde duran agacı bunların askına adadılar. Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine, Tispenin gözyaslarını ise ağacın yapraklarına verdiler. O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları, (Tispenin gözyasları) temizler.. Bilirmisiniz dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz…

Paylaşın:

Kitap(ISBN) ve Süreli Yayın(ISS) Nasıl Alınır?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Kitap yayınlayacaksanız öncelikle
– Kültür Bakanlığı’ndan
ISBN (Uluslararası Standart Kitap Numaralama Sistemi) ya da bir süreli yayın (dergi, bülten, gazete vb) çıkarıyor veya çıkarmak istiyorsanız yine
– Kültür Bakanlığı’ndan
ISSN (Uluslararası Standart Süreli Yayın Numaralama Sistemi) yayın numarası almanız gerekiyor.

ISBN numaranızı aldıktan sonra verilen numarayı bir barkod firmasına bildirmeniz durumunda her kitabınızın Barkod Master Filmi’nin belirli bir ücret karşılığı (Örnek Barkom 15 YTL) temin edebileceksiniz.

Kitap

ISSN numaranızı aldıktan sonra ise Barkod Master Film için bir barkod firmasına müracaat etmelisiniz. Yıllık 12 sayıya kadar sürekli yayınızın (dergi vb) Barkod Master Filmi’ni belirli bir ücret karşılığında (Örnek Barkom 60 YTL) temin edebileceksiniz.
ISBN Nedir ve Nasıl Alınır?

Yayımcı Başvuru Formu
ISBN-ISSN numarası almak için ilk kez müracaat ediyorsanız. Bu formu doldurunuz.
ISBN Materyal Formu
ISSN Başvuru Formu

Paylaşın:

Bilimmeyen Google’lar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Ters Google: http://elgoog.rb-hosting.de/index.cgi

Arapça Google: http://www.google.com.sa/

Konuşan Google (Speegle): http://www.speegle.co.uk/

Dik Google: http://blog.outer-court.com/rotated/

Soruya Cevap Veren Google: http://answers.google.com

Uyaran Google: http://www.google.com/alerts

Search Blog: http://blogsearch.google.com/

Alışveriş Listesi: http://froogle.google.com/

En Yeni Google Ürünleri: http://labs.google.com/

Bussines Haritası: http://local.google.com/

Google Maps: http://maps.google.com/

Mobile Google: http://mobile.google.com/

Şimdi Haberler: http://news.google.com/

Bu da Basın Araması: http://print.google.com/

Gelişmiş Google Araması: http://scholar.google.com/

Google SMS: http://sms.google.com/

Paylaşın:

Nargile

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

nargile dedikleri nesne, yuzlerce yil once hindistanlilar tarafindan bulunmus. elbette bugun kullandigimiz gibi islemeli cam siseler, elmali, cilekli nargileler yokmus o donemlerde. hindistan cevizinin icine tutun tikistirip yakarak ve bu tutunun dumanini cevize soktuklari kamisla cekerek bir nevi kova yapar, keyif catarlarmis o donem. daha sonralari mevzu cok tutulmaya baslayinca cevizlerini modifiye etmeye baslamis hindular. ceviz yetmez olunca kabak kullanmaya baslamislar. daha sonralariysa, porselen ve cam siseler cikmis ortaya. tabi hindistanlilarin dumani cekip mayistigini goren diger milletler de merak etmisler olayi, iranlilar almis kalyan demis, araplar almis sisa demis. nargile sozcugunun kokeniyse, farsca’da ceviz anlamina gelen nargil‘den gelmektedir. once iranlilarin, sonra araplarin alip kullandigi bu keyif sisesi, 16 yy.’da osmanli topraklarina da girmis. gerci osmanli’ya geldiginde evrimini tamamlamis nargile. oyle cevizi, kabagi oyup icine tutun tikistirmaya gerek kalmadan, cini, gumus, cam, porselen siselerden fokurdatilan bir aletmis bizimle tanistiginda.

 

bugunku nargilelerin tasarimi

 

gunumuzde kullanilan nargileler sekil olarak, mimar sinan’in cami insaatlarinda akustik testi icin fokurdattigindan farksizdir. dort bolumden olusur bunlar:

 

1 – ser: nargilenin uzun ve narin govdesine verilen isimdir. ust kismi ince olup, asagiya indikce genisleyen, armut gibi bir nesnedir. metal, seramik veya camdan yapilir, sisenin uzerinde bulunur.

2 – lule: en ustte bulunan ve tombekiye ev sahipligi yapan delikli tabla. bunun uzerine koz koyularak alttaki tombekinin yanmasi saglanir. eskiden gumusten yaparlarmis bunu, simdi aluminyum folyoyu kurdanla delip geriyorlar.

3 – marpuc: bazilarinin hortum dedigi seydir, aslinda hortumdur. en kalitelisi koyun derisinden yapilir, dumani siseden cekip cigerlere gonderir.

4 – sise: icine dumani filtreleyen suyun koyuldugu, fokurdamalarin izlendigi parcadir. camdan yapilir.

5 – sipsi: marpucun ucuna takilan, dumanin cekildigi agizliga verilen isim. bu bir ek parcadir, herkes kendi sipsisini kullanir. dudaklarin kenarina yerlestirilip duman cekilir bu sipsiden, bazilarinin agzina sokup lollipop emer gibi cektigine bakmayin siz. bunun en kalitelisi kehribardan, pahalisi mermerden, zengin gostereni gumusten yapilir. gunumuzde plastikten baskasini bulmaya pek imkan yoktur.

6 – tepsi: bakirdan imal edilen yuvarlak ve ortasi delik tepsi luleye takilir ve kozden dusen kullere kucak acarak cevrenin kirlenmesini engeller.

7 – ruzgarlik: bu da luleye takilan boru gibi bir parcadir ve esen ruzgarin kozu sondurmesine engel olur.

 

bu parcalarin tasarimi, bastan asagi oryantal cizgilerle doludur. ser kismi cami minaresi gibi gorunmekle birlikte cicek desenleriyle ve yaldizlarla suslenir. marpuc kismindaysa, el dokumasi kilim desenleri bulunur. guzeldir, severiz.

 

is bu parcalarin birlestirildigi nargile, calismaya hazir hale gelir. tombeki adi verilen nargile tutunu lulenin altina yerlestirilip uzerine de koz koyulur. sipsi dudaklarin arasina yerlestirilip cekilir. meydana gelen basincla koz yanar, altindaki tombeki benim neyim eksik diyerek duman cikarmaya baslar, tombekinin dumani asagidaki suya iner, su fokurdar, sudan gecen duman marpuca, marpuctan sipsiye ve oral yoldan cigerlere kadar ulasir. sonra uflenir. puhhfff… su, dumani sogutur ve icindeki katrani da bir miktar suzer. cigerlerin lokomotife donmesini engellemez.

 

nargile tutunu

 

nargile tutunu, gecirdigi islemler acisindan diger tutunlerden farklidir. bu tutun kiyildiktan sonra aksamdan islanmaya birakilir. sabahleyin suyu sikilarak harbi adi verilen celik sislerin yardimiyla lulelere yerlestirilir. sonra, kalin damarlari alinmis ve islatilmis tutun yapragina sarilir. daha sonra sere yerlestirilen tombeki, koz araciligiyla yakilarak icime hazir hale getirilir.

 

(bu arada, nargile her koz ile kullanilmaz. en baba kozler, bodur bir mese turu olan pirnaldan elde edilir. pirnalin da en iyisi fethiye’de yetisir. gerci gunumuzde her turlu odun komurunu iteliyor nargile cafeler.)

 

tombeki uretiminde kullanilan tutun, diger tutun turlerinden farklidir. yapraklari daha kucuk, esmer, etli ve diger turlere oranla daha dayaniklidir. bu tutun de turkiye’de ozellikle hatay ve konya’nin bazi bolgelerinde uretilir. normal tutun gibi toplanir ama islenirken daha farkli islemlerden gecer. nikotin orani cok yuksektir bu tutunun. sigaralarda kullanilan virginia tutunlerinde nikotin orani %3-4, turkiye tutunlerinde %1-2 iken, tombeki tutunlerinde bu oran %10 civarindadir.

 

tabi bugun gencler arasinda yayginlasan nargile, klasik tombeki sayesinde degil de misir’dan ithal edilen ve fermente edilmis meyvelerden elde edilen tutun sayesinde yayginlasmistir. bu tombekilerde elma, nane, kayisi, muz, cilek, limon, gibi her turlu meyve ve cappuccino da dahil olmak uzere 100 civarinda aroma kullanilmaktadir. hatta siseye su yerine sut koyarak farkli tatlar sunmaya calisan nargile cafeler bile mevcuttur. eski nargileciler bu aromali nargilelere kizarlar, nargilenin de tadinin kactigini dusunurler ve pek haksiz sayilmazlar.

 

nargile kulturu ve nargile icme adabi

 

nargile, dogu kulturunun bir uyesidir. kullanim sekli bazi yorelerde farklilik gosterir ama her haliyle doguya aittir. batida isin cilki cikarilmis ve birden cok marpuclu nargileler uretilerek tek siseden coklu kullanim imkani sunulmustur ama onlar bizim nargilenin tadini vermezler. zaten nargileye water pipe diyen bir zihniyetten nargile kulturunu anlamasi da beklenemez.

 

nargile iciminin dort sarti vardir: masa, mese, kose, ayse…

 

masa, kozu luleye yerlestirirken tutmak icin gerekli. mese, en iyi kozun uretildigi agac. elbette keyifli bir icim icin guzel bir koseye kurulmak lazim. ve ayse de tiryakinin cay, kahve gibi istekleri icin hazir bulunacak olan kisiyi simgeler.

 

ve nargileyi icerken bazi kurallara dikkat etmek gerekir. bunlar hem nargile icicisinin, hem cevredekilerin keyfi icin onemlidir.

 

1. genel gorgu kurallari geregi yuksek sesle konusup cevredekileri rahatsiz etmeyin.

2. nargile atesinden sigara yakmayin. gorgusuzluk olarak kabul edilir.

3. koz tepsisi sigara kullugu degildir, sigara kulu atmayin.

4. nargileyi, kullanicidan veya cevredekilerden daha yuksege koymayin.

5. ortak iciyorsaniz, marpucu diger kullanicinin eline vermeyin. masaya koyun, diger kullanici da masadan alsin.

6. marpucu alt kismindan tutun.

7. nargile hemen icilip bitirilmesi gereken bir mecburiyet degildir ve keyif amacli icilen bir nesnedir. bu nedenle hizli icmeyin. yavas yavas, keyfine vararak icin. ortalama icim hiziyla orta buyuklukte bir nargile ortalama 2-3 saatte biter.

8. nargile dumanini normal nefes alma hiziyla, agir agir cekin. suyun fokurdama sesi guzel gelmelidir. sigara icer gibi koruklemeyin.

9. icme esnasinda bogazinizda yanma hissederseniz, kozleri tepsiye alip tombekinin kendi kendine sogumasini bekleyin. bu esnada marpuctan hava ufleyerek sise icindeki dumani da bosaltabilirsiniz.

10. aromali nargile iciyorsaniz, cappucino, kahve ve kavun aromali tutunlerde kullanilan marpucu asla baska bir aromada kullanmayin.

11. nargilede tutunden baska seyler icmeyin. anladiniz orasini.

12. havadar mekanlarda kullanin. kucuk ve havasiz nargile cafelerde nargile icmek keyif vermez.

13. kullanmakta oldugunuz tutun aromasinin meyve tozundan sisedeki suya bir miktar atarsaniz tadini daha iyi alirsiniz.

14. yalniz basiniza icmeyin. nargile bahane, muhabbet sahane diyebileceginiz birkac arkadasinizla birlikte icin. en guzel tutunu en guzel nargileden icseniz de, ortamda muhabbet yoksa ceker ceker uflersiniz, bir keyfi olmaz.

15. karniniz acsa nargile icmeyin.

 

sozun ozu, nargile keyif icin icilen, ehl-i keyf insanin isidir. yalnizken, muhabbetten uzakken, ac karnina nargile icilmez. keyifle, muhabbetle icilir. ve cok guzel muhabbetlere de neden olur. ancak nargile 16. yy’dan beri ulkemizde bulunmasina ragmen, 2000 yilinin basinda gencler tarafindan yeniden kesfedildi. ve bu kesfin ardindan nargile cafeler mantar gibi her yerde bitmeye basladilar. bilirsiniz, turkiye’de bir isin tutuldugunu kesfetmek herkesin girisimci kesilmesine neden olur. “bu iste para var baba” mantigi, “guzel bir is yapayim da hem keyif alayim hem para kazanayim” mantigindan once gelir bizde. sonra akinlar halinde internet cafe, bilgisayar kursu, web tasarim kursu, simit sarayi acariz. ve bu nedenle ise ilk girisenler ekmeginden olur, “cok para var” diye girisenler de umduklarini bulamazlar.

 

her seye ragmen, hala kaliteli nargile mekanlari mevcut turkiye’de. istanbul’da cok moda olan tophane sahilinde guzel bir nargile mekani bulamadim ben. cemberlitas’ta corlulu ali pasa medresesi, suleymaniye’de lale bahcesi, kadikoy’de neyzen, beykoz’da hunkar mahfili, ankara tunali’da kesfettigim ottimo begendigim mekanlar.

ancak bu kadar keyifli olmasi zararsiz oldugunu gostermez. sigarayi puro, puroyu pipo, pipoyu nargile, nargileri tenesir paklar diyenler haksiz degillerdir.

nargileyle kafa bulmak isteyenlere not: siseye su yerine sarap, vodka vb koymak kafa yapmaz, mide bozar ve bas agrisi yapar. ayrica nargile kulturune tamamen aykiridir.

Paylaşın:

Karaciğer ve Safrakesesi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Karaciğer, insan bedenindeki en büyük organdır ve tüm fiziksel işlemlerde doğrudan veya dolaylı olarak pay sahibidir. Sindirim sistemindeki işlevi ise çok önemlidir; örneğin, safra sıvılarının onikiparmak bağırsağı yoluyla sindirim sistemine girmesini sağlar. Bu olağanüstü organla ilgili ayrıntılara girmekten çok, kısaca onun işlevlerine değinerek, sağlıklı bir karaciğerin bedenimiz için ne denli önemli olduğunu anlamaya çalışacağız.

Karaciğer, karbonhidrat metabolizmasına katılır ve kan şekeri düzeyini denetleyen en önemli organdır. Protein metabolizmasında aminlerin uzaklaştırılması(Deaminasyon), amin grubunun yer değiştirmesi(Transaminasyon), aminoasit dönüşümü, protein bireşimlenmesi (albümin, fibrinojen, protrombin ve kan pıhtılaşmasında rol oynayan öteki etkenler), protein metabolizmasının son ürünü olan üre bireşimlenmesi gibi görevleri üstlenmiştir. Yağ metabolizmasında ise, trigliserit, fosfolipit ve kolesterol bireşimlenmesi karaciğer tarafından gerçekleştirilir. Bunlara ek olarak karaciğer, vitamin metabolizmasına da katılır. Bu etkinlikleri çerçevesinde, öncelikli olarak bir arıtma organı işlevini de üstlenmiştir. Metabolizma süreci sonunda açığa çıkan ya da dışarıdan alınan (ilaç, zehir) zararlı maddelerin bedenden atılması karaciğerin etkinliği ile gerçekleşir. Bu etkinlik hormonların, özellikle de östrojen gibi steroit hormonların bedenden atılmasını sağlar.
Karaciğer hastalıklarında bedenden atılamayan östrojen, erkeklerde kadınlaşma belirtilerinin görülmesine yol açar. Sağlıklı karaciğer, bağışıklık sistemine de etkin bir biçimde katılır.

Bu olağanüstü organ, uyuşturucular, kimyasal maddeler, çevresel zehirler, yapay besin katkıları ve tehlike yaratabilecek her türlü zararlı maddeden arındırır bedenimizi. Karaciğeri en fazla yoran da, öncelikle bu tür işlevlerdir.

Özetlenerek belirtilmeye çalışılan bu birkaç örnek, sağlıklı bir kan yapısı, iç salgıbezi sistemi, sindirim işlevi ve genel metabolizma açısından karaciğerin öneminin anlaşılmasına yetecektir. Çeşitli bedensel işlevle yakından bağıntılı olduğu için, her tür aksaklık ve hastalık, karaciğeri ve onun işlevlerini etkiler. Bu bağlamda, karaciğerin herhangi bir işlevsel aksaklığı da bedenin herhangi bir yerinde belirtiler gösterir, örneğin deri problemleri gibi.

Karaciğer güçlendirici bitkilerle karaciğer desteklenebilir. Önem sırasına göre bu bitkiler: Devedikeni tohumu, hindiba, kara turp, mübarekdikeni, civanperçemi, kırlangıçotu, eğir kökü, pelinotu, küçük kantaron, mayıs papatyası, adaçayı, ısırganotu, frenk kimyonu.

Belirgin bir hastalık söz konusu olmasa bile, genelde karaciğerin desteklenmesi gerekir. Karaciğer kökenli işlevsel aksaklıklarla sıkça karşılaşılır. Halk arasında, ilkbahar temizliği anlamında uygulanan şifalı bitki kürlerinde kullanılan bitki karışımlarının temelini, karaciğeri uyarıcı ve güçlendirici bitkiler oluşturur. Böylece karaciğer, vitamin açısından pek zengin olmayan kışlık besinlerden sonra, ilkbaharda temizlenir, güçlenir ve genel sağlığı kolaylıkla destekleyebilecek güce ulaşır. Gelişmiş ülkelerde beslenme biçimi yıl boyunca her mevsimde dengeli ve besleyici olabilir, ama tüketilen bu besinler genellikle kimyasal maddelerle zehirlenmiş olur ve bu durumla başa çıkabilmeye çalışan organizma çetin problemlerle karşılaşır. Bu yüzden, yılın her mevsiminde bir bedensel ilkbahar temizliği yapılmalıdır.

Öncelikle yapılması gereken, karaciğeri ve tüm sindirim sistemini, centiyane kökü, eğir kökü, pelinotu gibi, acı maddeler içeren bitkilerle desteklemektir. Yukarıda belirtilmiş olan, karaciğer güçlendirici bitkilerle, karaciğer bilinçli olarak temizlenmelidir.
Bu bitkiler arasında, geniş etki alanı ve basit kullanım biçimi nedeniyle, hindiba ve kara turp ön planda gelir. Hindiba kökü ve yaprakları, aynı zamanda böbrekleri uyararak, bu organın da yardımıyla tüm bedenin temizlenmesini sağlayabilen, olağanüstü bir karaciğer güçlendiricidir. Karaciğere uygulanan bu tedavi sırasında, mide de centiyane kökü, küçük kantaron, mayıs papatyası gibi bitkilerle güçlendirilmelidir. Aynı doğrultuda, sistemin desteklenmesi gereken öteki organları da göz önünde bulundurulmalıdır. Etkili bir karaciğer güçlendirici bitki karışımı:
Hindiba 2 ölçü, civanperçemi 1 ölçü, eğir kökü 1 ölçü, adaçayı 1 ölçü, mayıs papatyası 1 ölçü.
Bitkiler çok ince kıyılarak ölçülür ve iyice karıştırılır. Yarım veya bir tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Yemeklerden sonra 1 bardak olmak üzere, günde 3 bardak çay içilir.

Karaciğer ve safrakesesi diyeti***
Karaciğer ve safrakesesi ile ilgili her türlü problemde, katı bir beslenme diyeti uygulanması kaçınılmazdır. Bu tür bir diyetle varılan öncelikli sonuç, sindirim nedeniyle oluşacak yükten karaciğeri korumak ve gereksiz ağrıların oluşmasını önlemektir. Bu tür bir diyetin temel kuralları ise oldukça basittir: Yağda ve ateşte kızartılanların tümü, ağır salçalı yağlı yemekler ve yağ, alkollü içkiler, turşular, konserveler kesinlikle tüketilmemelidir.

Paylaşın:

İdrara Çıkamama

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Biberiye, kuşdili (Rosmarinus officinalis) çok iyi bir idrar söktürücü.
Sabah-akşam 1’er bardaktan günde 2 bardak çayını içmesi yararlı olur.
Biberiyenin ayrıca çok iyi bir antiseptik özelliği var.

Çayın yapımı :
1-2 tutam biberiye yaprağı tel kafesli çay süzgecine konur ve önce toz ve pislikleri var ise gitsin diye musluk altında tutularak yıkanır.
Sonra bu kaynamış ve altında ateş yanmayan suya konup 2 dakika beklenir, açık sarı rengi çıkınca içilir.

Prof. Dr. Turhan Uslu

Ayrıca

YOĞURTOTU/YAPIŞKANOTU (Galium aparine)

İngl.Cleavers, Alm. Klebkraut

Yöresel adları :Çobansüzeği, sünnetliceotu

Drog adı :Galium aparinae herba / tüm bitki Toplama/kurutma :Nisan-mayıs döneminde, tırmanıcı yapışkanotu henüz körpe ve tam yeşilken, toprak üstündeki bitkinin tümü (sararmış yapraklar ayıklanır) toplanır ve hemen demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra ince kıyılarak bir örtünün üstüne serilir ve 2-3 gün tam anlamıyla kuruması beklenir. Daha sonra hava almayan kaplarda saklanır.

Bileşim: İridoidler(örneğin Asperulosid), Polyphenol asitleri, flavonlar ve tanen.

Etkileri: Lenf sistemini temizleyici, kan temizleyici, deri hastalıkları, kanser tedavileri.

Kullanım alanları: Böbrekleri, karaciğeri ve dalağı zehirli ve zararlı maddelerden arındırır. Lenf kanseri dahil olmak üzere, tüm lenf sistemi hastalıklarında mutlaka kullanılmalıdır. Lenf sistemindeki tıkanıklıkları açar ve sistemi tüm zararlı maddelerden arındırır. Tüm kanser hastalıklarında, kan temizleyici bitki karışımlarında yapışkanotu mutlaka yer almalıdır.
Dölyatağı hastalıklarında kullanılabilir. Bitki çayı içten çay ve dıştan kompres-yıkama biçiminde, deri hastalıklarına, yaralara ve çıbanlara karşı başarıyla kullanılabilir. Ayrıca bu ılık çayla yüz yıkandığında, pörsük, sarkık ve kırışık deri gerginleşir. Tabii ki bu durum kalıcı değildir!

Halk hekimliğinde bitki, epilepsi(sara), histeri, parkinson hastalığı, sinirsel rahatsızlıklar,*** idrar tutukluğu***, kum ve taş rahatsızlıklarında da önerilir. Çok irileşmiş olsa da, guatr, gün boyunca yapışkanotu çayı ile yapılan derin gargaralar ve arada bir yutulan yudumlar yoluyla uygulanan 4-6 haftalık bir kür sonucunda önemli ölçüde küçülebilir. Bu tedavi, ses telleri aksaklığı(disfoni) durumunda da başarıyla uygulanabilir. Dil kanserine ve gırtlak kanserine karşı da (ameliyat öncesi) bu tedavi kürlerinin mutlaka uygulanması önerilmelidir. Tedavinin hiçbir yan etkisi olmadığı unutulmamalı ve denenmelidir!

Her tür böbrek hastalığına ve böbrek iltihabına karşı da yapışkanotu (altınbaşak bitkisiyle eşit oranda karıştırılarak) kürleri uygulanabilir.

Yapışkanotu merhemi ile de, kanser türü deri hastalıkları tedavi edilebilir. Bu tedavi(ameliyat öncesi), tıbbi tedaviyle eşzamanlı olarak da uygulanabilir. Tabiidir ki, tüm kanser hastalıklarında uygulanacak bitkisel tedavilerden önce doktorun onayı alınmalıdır.

Kullanım biçimleri: Yapışkanotu çayı: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yapışkanotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-5 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Karışımlar: Tüm kanser hastalıklarına karşı, beden temizleyici ve güçlendirici olarak, yapışkanotu, aynısafa, ısırganotu, civanperçemi, ıhlamur, mayıs papatyası çok ince kıyılarak eşit oranda karıştırılır.

Demleme biçimi yukarıdaki gibidir. Günde 2-3 bardak çayla başlatılan temizlik ve güçlendirme kürü, 1 hafta içinde 4-6 bardağa kadar çıkarılmalı ve bu miktar çay gün boyuna yayılarak, örneğin, 15-20 dakikada 2-3 yudum alınarak uygulanmalıdır. Böylece mide rahatsız olmayacak ve beden bitki çayının her damlasını emerek yararlanacaktır.

Yapışkanotu merhemi: İyice yıkanarak ince kıyılan nemli bitkinin özsuyu mutfak robotu kullanılarak elde edilir. Oda sıcaklığındaki tereyağı ile bitki özsuyu iyice karıştırılır ve elde edilen merhem buzdolabında saklanır. Uzun süre dayanmaz, küflenir!

Uyarı: yapışkanotunun bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Paylaşın: