SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Silgiye USB Sakla
Ağu 28th, 2008 by savassakar

a

a

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
pdf’leri böl yada birleştir!
Ağu 27th, 2008 by savassakar

Image via Wikipedia

PDF Split and Merge adlı program ile pdf dosyaları bölmek yada birleştirmek mümkün. Program bedava ancak sadece 1$ vererek gelişmiş versiyonu alınabiliyor.

Bedava olan verisyon bence yeterli olacaktır. Aşağıda bir dosya birleştirme örneği bulacaksınız. Programı buradan indirebilirsiniz.

Programı yükledikten sonra sol taraftaki “merge / extract” linkine tıklayın. Sağ taraftaki “add”’ klikleyin. Şimdi birbirine ekleyeceğiniz pdfleri seçeceksiniz.

merge pdf files

Eğer PDF’in şifreis varsa onuda girebiliyorsunuz. Yada sadece belirli sayfaları birleştirebiliyorsunuz.(örneğin 1-5, 12, 14 gibi).

Son olarak:

combine pdf files

Şimdi “run” butonuna tıkladığınızda dosyanız hazırlanmış olacak.

Eğer aradan sayfa çıkaracaksanız ilk işlemi yapıp sadece tek bir pdf dosyası seçin. Çıkarmak istediğiniz sayfaları belirleyin. “run” butonuna tıklayın.

Eğer tek tek sayfalara bölecekseniz :

Split PDF files

Reblog this post [with Zemanta]
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Gönderdiğiniz emailler okunuyor mu?
Ağu 27th, 2008 by savassakar

Eğer birilerinin emailinizi okuduğunu düşünüyorsanız ona aşağıdaki gibi bir tuzak kurabilirsiniz;

    1. www.onestatfree.com sitesine üye olun. Sahte bir isim ve web adresi verebilirsiniz.2. Üye olduktan sonra size OneStatScript.txt adlı dosyayı gönderecekler. Bu dosyayı bilgisayarınıza indirin ve size gönderilmiş emaili silin. ama isterseniz daha sonra kullanırım derseniz OneStat account number’ınızı saklayın.

    3. Şimdi bu dosyanın adını mesajınızı okuduğunu düşündüğünüz kişinin ilgisini çekecek bir başlıkla değiştirin. Örneğin passwordlist yada şifre listesi vb. Hatta isterseniz kredikartno.htm vb. iştah kabartıcı bir isim verebilirsiniz.

    4. Bu dosyayı birilerine gönderin ve mutlaka konu alanınıda ilgi çekici doldurun.

    5. tuzak kuruldu. Eğer birisi bu email’i yada attachment’ı açarsa OneStat bunu bir hit olarak kaydedecek. Aslında gönderimlerinizin popülaritesini ölçmeye yarayan bu çalışma aynı zamanda güvenliğinizide sağlayacak.

    onestat.png

Üstelik OneStat bu kişinin giriş zamanını, lokasyon ve ip’sinide gösterecek.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Yeni Siteler
Ağu 25th, 2008 by savassakar

GLASGOW, UNITED KINGDOM - APRIL 12: (FILE PHOT...Image by Getty Images via Daylife

ArchiveSearch – Geçen hafta, geçen yıl vb. eskiye yönelik haber başlıklarını google’dan search edebilirsiniz.

Google Insights – Google’da aramalarda kullanılan kelimeler arasındaki popülariteyi buradan izleyebilirsiniz.

Graphsy – Online grafik çizimi.

I Did Work – Yapılacakları yazıp takip etme.

Photoshop Lady – Çeşitli Photoshop kılavuzları tek yerde.

Pixlr – Resimlerle online editör aracılığı oynayın, değiştirin, düzeltin.

Quicken Beam – Günlük harcamaları ve banka hesaplarını cep telefonundan izleme.

YearbookYourself – Kendi fotoğraflarınızla yıllığınızı oluşturun. Bence süper.

Reblog this post [with Zemanta]
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Aşk dediğin…
Ağu 22nd, 2008 by savassakar

Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak ‘niye?’ diye sordu. ‘Gerçekten belli bir sebebi yok’ dedim, ‘sadece yoruldum.’ Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne
bekleyebilirdim ki!

Sonunda sordu: ‘seni caydırmak için ne yapabilirim? ‘ Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu. ‘İşte mesele tam da bu’ dedim. ‘Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim. ‘ ‘Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl’olacak. Bunu benim için yapar mısın?’

Yüzümü dikkatle inceledi ve ‘Sana bunun cevabını yarın vereceğim’ dedi. Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı. ‘Sevgilim’ diye başlıyordu, ‘O çiçeği senin için koparmazdım’ Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.’

Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.

Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.

Sâdık arkadaşının her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.

Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.

Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri
ayıklayabilme merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin -
gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.

‘Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o ççeği senin için koparırım bir tanem.’

Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu. Göz yaşlarım mektuba düşüyordu. ‘Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok
sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.’ Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi. Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.

Bu gerçek aşktı.

İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil… Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz… Ama hep oralarda bir yerdedir.

Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

Hayat tam da böyle bir şeydir.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar