Aylık arşivler: Kasım 2008

Para kazandıracak cin fikirler – 3

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Hep alışageldik yollarda kayboluyor insan. Belkide tam gözünün önündeki kapıyı göremiyor çıkmak için aydınlığa. Ben cin fikirler vererek belki sizlerdeki yaratıcılığı tetiklerim umuduyla paylaşıyorum bunları. Sakın kısa yoldan köşe dönme yolları diye yanlış anlaşılmasın aksine hepsi ciddi bir gayret ve çaba gerektiriyor. Ama yoruldum bakalım 4. yazı çıkacak mı merak ediyorum.

Bisikletle Şehir turu

Belki İstaNBUL için çok doğru bir öneri değil ama birçok şehrimizin coğrafi yapısı bisiklet turuna uygundur. Bir tur rehberi ile birlikte turistler bisiklet ile şehir turuna çıkarılabilir.

Bisikletlere reklam almak ve vermek

Bisiklet kullanımın yaygın olduğu yerlerde bisikletlere reklam alınabilir. Bisikletin orta gidonu ile pedal arasına yada arkasına alınabilir.

Eski bisikletlerden kiralamak

Nereden bulunur bilmiyorum ama eski model bisikletlerden bulsanız(ön küçük arka büyük tekerlek yada çift kişilik bisikletler vb.) ve bunları kiralasanız. Hatta zamanla eski araba kiralamaya kadar gidebilecek bir iş.

Eğlence danışmanlığı

İstanbul’da yavaş yavaş duyulmaya başlayan bir meslek. Bu danışmanlar evlilik yıldönümünüzde yada doğum gününüzde size güzel programlar hazırlıyorlar. Restaurantta yer ayarlamak, evden araba ile alınmak vb. Hatta evlenme, parti vb. organizasyonlarıda nahatar teslim hazırlayorlar. Her mekandan, mekanların menülerinden, nereler inb nereler out gibi bir çok bilgiye sahipler. Eğer böyle bir bilgi ve ilginiz var ise neden sizde eğlence danışmanı olmayasınız.

Yöneticiler için özel şoför

Bazen yöneticiler yada iş adamları belirli yerlere gitmek için şoför kiralamak isteyebilirler. Bir takım elbise ile ihtiyaç duyulduğunda şoför sağlama hizmeti verilebilir.

Otobüs’te spor salonu

Tır kamyonlarındaki dürümcüler çok tuttu. Artık her yerde görebiliyoruz. Eski bir otobüsü alıp içine koşu bandı ve birkaç spor aleti koyup deniz kenarında bir fitness salonu açmaya ne dersiniz? Hem her tarafı cam olduğu için fitness yapanlar sıkılmayacak hemde sporlarını yapmış olacaklar

Araba Oteli

Diyelimki tatile gideceksiniz. Arabanızı bırakabileceğiniz güvenli bir yer olsa. Hatta temizleyip arada bir çalıştıracak olsalar. Sadece uzun süreli yolculuklar için kiralanabilecek bir otopark projesi.

Şahsi araba kiralama

Yasal tarafını kestiremiyorum ama kendi arabanızı kiralayabileceğiniz bir model fena olmazdı değil mi?

Kadınlara özel taksi

Özellikle bayanların kendilerini rahat hissetmeleri ve güvende olmaları amacıyla bayan şoförlü ya da sadece bayanlara hizmet verilebilir.

Paylaşın:

Biz 80 çocukları çizgi filmlerden neler öğrendik?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bizim çocukluğumuz çizgi filmlerle geçti. Hala hemen hemen hepsini hatırlıyorum. O zaman çocuk gözü ile seyrettiğimiz şeylerden çok şey öğrendik. Neler mi?

Şirinler

Çıkarılacak Ders: Kömünizm işliyor!

Şirin kasabasında herkes herşeyi paylaşır, herkes aynı giysileri giyer ve ortak düşman Gargamel’e karşı savaşırlar. Gargamel kırmızı şapkası ile Şirinleri yemek ve altınlarını ele geçirmek isteyen otoriteyi temsil eder.

Temel Reis

Çıkarılacak Ders: Ispanak iyi bir şeydir.

He ne kadar şeker, dondurma ve sakız gibi bir tadı olmasada içerdiği vitamin ve mineraller ile sizi çok güçlendirir. Sevdiklerinizi(Safinaz’ı) korumak ve kötülerle (Kabasakal) savaşabilmek için sık sık ıspanak yemelisiniz. Ve birde denizciler pipo içer ve onu öttürürler tabiki. Ispanak ile steoridlerin kullanılması, vücut geliştirme tutkusunun gelişimini paralel gören görüşler olsada bence Temel Reis sadece pazu konusunda bir farkındalık yarattı.

G.I. Joe

Çıkarılacak ders: Bilmek savaşın yarısıdır.

Diğer yarısı ise Kobranın adamlarını yenmek. İyilik her zaman kötülüğü yener çünkü iyi adamlar bir ekip olarak çalışırlar. Maalesef bu tipte özel komando ekipleri herkesi yenerken Afganistan ve Irak’tada aynı şey denendi ve olmadı.

Scooby Doo

Çıkarılacak Ders: Kimseye Güvenme.

Aklını başına topla, organize ol ve planlı davran. Sadece şans eseri olmak kaydı ile sürekli kahraman olabilmek sadece iyi yürekli Scooby Doo’ya hastı. Aslında bir yandanda bizim için ilk gizemli maceraların kapısını aralamıştı.

He-Man

Çıkarılacak Ders: Kahramanlar yumuşak olabilir.

Kılıcını havaya kaldırıp “Güç Bende Artık” diye bağırıncaya kadar kırılacak kadar nazik bir prens. Aslında Süpermen veBatman’dende alışıktık ama yinede eski çağlarda böyle olması şaşırtıcı. İskeletor yine kötülüğün sembolü olarak kahramanımızın tüm vaktini alıyordu.

Taş Devri

Çıkarılacak Ders: Uyanıklık kar getirmez

Fred Çakmaktaş ve Barni Moloztaş birer işçi olarak her akşam düzenli evlerine giderler, Fred biraz obur, Barni pısırıktır. Ailelerine ve çocuklarına düşkündürler. Sinema ve bowling en büyük tutkuları. Çoğu zaman uyanıklık yaparlar ve başarısız olurlar. Vilma ve Beti ise iyi birer anne ve evin yönetcisi ciddi birer ev kadınıdırlar. Bambam hakkında söyleyecek bir şey yok.

Ninja Kaplumbağalar

Çıkarılacak Ders: Dış Görünüş önemli.

Her ne kadar güzel bir kız olan April ile dostturlar. Diğer mutantlarla yaptıkları kung-fu döğüşleri ile sürekli dünyayı ele geçirmeye çalışan kötülerle mücadele ederler. Ispanaktan sonra ilk gıda temsili burada oldu: Pizza.

Voltron

Çıkarılacak Ders: Ekip Çalışması

Her ne kadar herbiri bir araç olsada “Voltron, Voltron, Voltron” diye 3 kere bağırdıklarında büyük bir robot oluyorlardı. Her defasında düşman da büyük bir robot oluyor ve Voltron bu robotu kısa bir dövüş sonrasında ortadan ikiye bölüyordu ve bizde mutlu oluyorduk. Her defasında düşman farklı özelliklere sahip olsada Voltron aynı özellikleri ile yeniyordu. “Aslında değişim önemli değildir yeterki iyinin tarafında ol!” mesajını aldık.

Jetgiller

Çıkarılacak Ders: Burada gördükleriniz ileride gerçek olacak.

Jetgillerde seyrettiğimiz birçok şey(ör. cep telefonu) gerçek oldu. Uçan ve park ettikten sonra cebe giren arabayıda bu 20-30 sene içerisinde görürsek bu dizinin tamamen uzaylılar tarafından bize geleceğimizi göstermek amaçlı yapıldığına inanacağım. Taş Devri’nin gelecek versiyonu olarak izledik.

Heidi-Candy-Polyanna

Çıkarılacak Ders: Mutluluk uzak değil

Her üç çizgi filmide kaçırmadan izledik. İyilikseverlik, dürüstlük, mutluluk, aile bağları vb. Türkçede yer alan 360 iyi sıfatın tamamını gördük. Gerçi şimdi baktığımda bu çizgi filmlerden Türk halkının büyük bir çoğumuzun anlamadığını düşünmüyorda değilim.

Benim favorim ise;

Vikingler

Çıkarılacak Ders: Yumurta kapıya geldiğinde yaratıcılık tavana vurur

“Haydi yallah hop hop hop” nameleri ile dünyayı gezdiler. Koca koca adamlar zora geldiklerinde burnunu kaşıyan küçücük Viki sayesinde kurtuldular. Her macerada zekice çözümlerin nasıl yapıldığını gördük. Beni en çok etkileyen ve ilham veren çizgi film oldu.

Paylaşın:

Para kazandıracak cin fikirler – 2

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Önerilere devam….

Bir Günlük Yaşam – Beceri Kursları

Özellikle uzman olduğumuz konularda profesyonel olarak para kazanırız. Yani elektronik mühendisi bir şirketin projalerinde, arge’sinde çalışır. Şimdi aynı elektrik mühendisinin bir günlük pratik ev elektroniği kursu verdiğini düşünün. İnsanlar evlerindeki elektrik ile ilgili yapabilecekleri temel bilgileri öğrenseler.

Uzmanlığın dışında hayatı kolaylaştıracak kurslar da önemli. Mesela eski sevgiliyi 24 saatte unutturma kursu, bebek bakımı, araba bakımı vb.

Hasta gruplarına sosyal faaliyetler

Birçok kronik hastalık mevcut. Genellikle ilaç firmaları kendi ilaçlarının reklamı adına hitap ettikleri gruplara yönelik organizasyonlar yapabiliyorlar. (Bende zamanında Multiple Sclerosis hastaları için yapılan Ata Demirer gösterisine gitmiştim.)

Her hasta grubunun hastalık özelliklerine göre özel organizasyonlar düzenlenmesi önemli bir olaydır. Bu konuyu geliştirersek araba sevenler yada pul kolleksiyoncuları için çeşitli organizasyonlar yapılması güzel olacaktır. Ne yapılabilir derseniz o insanları gündeme en çok oturmuş dizinin setine götürmekten tutun, pikniğe ve onlara seramik yapmayı öğretmeye kadar giden geniş bir yelpaze mevcut.

Arabalara yazı yazma, dövme yapma

Aslında amatörce ve çıkartma şeklindevar olan bir iş. Ama sizin yapmanız gereken gerçekten iyi bir resim yeteneğiniz varsa arabalara istenilen resmi yapmak. Sizin yaptığınız şey sadece o arabada ve tek olacak.

Telif Hakkı Olmayan Şeyleri Çoğaltma

Telif hakkı olmayan klasik eserleri yeniden bastırıp satabilirsiniz. Yada gutenberg.org’da yer alan bazı kişisel gelişim kitaplarını güncelleştirerek yeni birer kitap haline getirebilirsiniz. (Çiçek bakımı, yemek yapmada püf noktaları vb.) Bu tipte kitapların telif hakkı olmamasının sebebi çok eski olmalarıdır ama bazı konular zaten hiç değişmiyorlar.

Özellikle internette telif hakkı gerektirmeyen eski radyo ve TV programları, filmler bedava olarak bulunabiliyor.

Casus Yazılım Dedektifi

Çevrenizdekilere yani komşu ve mahallenizdekilere çok ucuz fiyata casus yazılım arama ve bulma hizmeti verebilirsiniz. Onların bilgisayarına casus yazılım bulma, reklam önleyici ve firewall kurabilirsiniz. Bunun için kullanabileceğiniz yazılımları biraz araştırma yaparak bulabilirsiniz.

Otopark Kartı

Bir kart çıkartarak otoparklarla anlaşabilir, bu kart için toplam park saati üzerinden otopark çevresindeki işyerlerine bir bedel ile satabilirsiniz.

Aynı kartı bir işyerinin, gelen misafirlerine kullandırması içinde alması sağlanabilir.

Paylaşın:

Özgüveninize saldırmalarına izin vermeyin!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

ozguvenPatronunuzun ve bazen eşinizin ya da arkadaşlarınızın yorumları o gününüzün nasıl geçeceğini gösterir. Eğer kötü bir yorum alırsanız kızabilir, savunmaya geçebilir, sessizleşebilir ve hatta küsüyor olabilirsiniz.

Peki bu tip şeyler ne zaman oluyor? Ya siz bir şeyleri iyi yapmadığınızda ya da patronunuz iyi olmadığında…Eğer patronunuz her gününüzü kabusa çevirecek kadar negatif olsaydı ne yapardınız?

Rezzan işi bırakmayı denedi. Dışarıya yağan kara doğru baktı. Belkide biraz daha direnmeliyim diye düşündü. Paltosunu aldı ve kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıktı. Öğle tatilinden biraz önce çıkıp biraz yürüyecek ve kimse farketmeyecekti. Biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.

“Belkide başka bir iş bulana kadar sesimi çıkarmamalıyım” diye düşünüyordu. “Gider gitmez cv’mi güncelleyip tüm tanıdıklarıma göndereyim, kariyer sitelerine başvurumu yapayım.” diye geçirdi içinden karda kaymamaya çalışırken.

Emre, Rezzan’ı 2 sene önce işe almıştı. “Yaptığım her işi küçümsedi.” diye düşündü Rezzan. Her defasında duygusal davranıyor, savunmaya geçiyor ve fazla reaksiyon gösteriyordu. Ama şimdi çok daha etkin bir yol seçmişti. Sakinleşebileceği ve yalnız kalıp düşünebileceği bir saatlik bir yalnızlık.

Eğer kendimize böyle sakin ve yalnız bir ortam yaratabilirsek özgüvenimizi tekrar güçlendirebiliriz. Ama öncelikle bazı noktaları belirtmem lazım;

Kimse sizin işinizi küçümseyemez

Yaptığınız iş mutlaka büyük resimde anlamlı bir yere oturuyordur. Bir geminin makinisti ile kaptanı, garsonu ile muhasebesi hepsi bir arada anlamlıdırlar. Eğer işinize ilişkin yorum yapıyor ama işinizi değiştirmiyorlarsa korkmayın, hata sizde değil.

Sadece kendinizi siz küçümseyebilirsiniz.

Size kim ne derse desin yine siz olacaksınız. Başkalarının sözleri sizi siz olmaktan çıkaramaz.

Küçümsendiğinizi hissettiğinizde sorumluluk alın

Küçümsenmek önemli değildir bunu kabullenmek önemlidir. Eğer duygularınızı kontrol edebilirseniz hem küçümsenmeyi haklı çıkaracak hataları yapmazsınız hemde kendinizi daha iyi hissedersiniz. Ve eğer bir şeyi kontrol edebiliyorsanız değiştirebilirsiniz demektir.

Sizi sevenleri hatırlayın

Arka arkaya kötü şeyler olduğunda kendini kötü hissetmek kolaydır. Bu yüzden bu tip durumlarda ister alyansınıza, ister çocuğunuzun resmine ister güzel bir manzara resimne bakın ve güzel şeyler hayal edin. Sizi seven ve sizin özgüveninizi bilen insanları düşünün. Patronunuz üzerinize geldiğinde bu iyi şeyleri düşünerek kendinizi kötü hissetmekten kurtarmaya çalışın.

Başkaları her ne derse desinsizi kendine has dünyada tek bir kişi olmaya devam edeceksiniz. Sizin için anlamı olan ve sizi seven, sizin sevdiğiniz insanlar kim ne derse desin her zaman olacaklar.

Paylaşın:

Para kazandıracak cin fikirler – 1

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eminim bir çoğunuzun aklından daha fazla yada alternatif para kazanma yolları geçiyordur. Aslında gerçekten bir şeye odaklanan ve gerçekten isteyen için bir çok yol mevcut. Umarım aşağıdaki önerilerim işinize yarar. Benim açımdan işinize yaraması, uygulamanız yada size en azından başka konuda ilham vermesi olacaktır.

Öneri 1 – Kendi Gazetenizi çıkarın

Gazete çıkarmak normal bir gazete çıkarma prensibi ile yanıdır. Basit olarak; gazete tanesi çok ucuza basılan ancak içine yüksek bedellerle reklamlar alınarak kara geçilen bir model. Her ne kadar Türkiye’de tek bir gazete dışında oturmamışsa da “abonelik” satışı da gazete için önemli bir unsur.Son dönemde çeşitli merkezlerde ABD’de olduğu gibi dağıtılan bedava gazetelerin incelediğimde hiçte fena olmadıklarını ve bu gazeteleri alanlar için güzel içerik taşıdığını farkettim.

Önerim şu: Oturduğunuz mahalle, tatil sitesi, kasaba vb. için bir yerel gazete çıkarmak. Eğer bulunduğunuz yerdeki tüm oturanlara ulaşabilecek(evlerin kapısının altından atmak, cami çıkışlarında dağıtmak, market vb. yerlerden bedava alınmasını sağlamak vb.) bir gazete çıkarırsanız yine yerel esnaf tarafından o bölgedeki herkese ulaşabileceğiniz için reklam alabilirsiniz. Gazetenin formatı sadece okunabilecek şekilde düzgün olmaldır, piyasadaki gazeteler gibi büyük değil.

Yada spesifik bir gazete olacak: hayvan sahipleri için, çiçek severler için, sudoku oynayanlar için vb.

Unutmayın: Siz günlük haberin okunduğu büyük gazeteler ile rekabet etmeyeceksiniz.

Öneri 2 – Kaza Kılavuzları

Bu öneri aslında biraz avukatlara yönelik. Bir kitapçık düşünün içinde kaza durumunda ne yapılacağı, ilk yardım, kaza oluşmaması için alınacak önlemler, hastahane ve acil servis numaraları, bu tip durumlarda sigortadan nasıl yararlanılabileceği ve hukuki olarak yapılabilecekler yer alacak.

Aslında ihtiyaç olduğunda nasıl avukata gidileceğini anlatan ve herkesin elinin altında olması gerekenbir kitapçık olacak. Bedava olarak dağıtılacak ve kitapçığa bir sponsor bulanarak kar elde edilecek.

Ayrıca kolay anlaşılır hukuki kılavuzlar insanların yasal yolladan haklarını nasıl arayabilecekleri vb. konularda aydınlatıcı küçük el kitapçıklarıda düşünülebilir.

Öneri 3 – Enteresan Kart Programları Üretmek

Örneğin hayvanseverler diye bir kart programı başlatıp bu karta sahip olanların bu konuda bir çok yerde indirim, taksit vb. alması sağlanabilir. İndirim veren yerden bu konuda tanıtımını yapmak için ve programın devamı için destek alınabilir ve gelir modeli yaratılır.

Aslında bu tip uygulamalar taraftar kartı ve kredi kartı birleşimi olarak uygulandı ama benim burada kastettiğim çok daha niş ve küçük, spesifik ilgi gruplarına yönelik uygulamalar.

Öneri 4 – Takip Servisi

Şimdi diyelim ki bir kuaföre gittiniz saçınızı yaptırdınız yada ayakkabı mağazasına gidip beğendiğiniz bir ayakkabı aldınız. Aradan bir süre geçikten sonra bu mağaza sizin tekrar geri gelmeniz için bir şey yaptı mı? İşte takip servisi bir mağaza yada işletmenin gelen müşterilerinin daha sonra aranması, onlara yeniliklerin haber verilmesi vb. takip işini yürütür. İnanın bu işe ikna ettiğiniz mağazaların işinin de ikiye katlandığını görebilirsiniz.

Öneri 5 – 2. El Satışı

Bu öneriyi çok sık dile getiriyorum ama pes etmeyeceğim:) Çevrenizdeki kullanılmış eşyaları(bilgisayar, cep telefonu vb.) satın alıp açık artırma sitelerinden satabilirsiniz. (Ör. Gittigidiyor.com, hemalhemsat.com, nevaria.com vb.)

Öneri 6 – Merhaba Servisi

Diyelim ki mahallenize sokağınıza ya da yaşadığınız siteye yeni biri taşındı. Siz çevredeki lokanta, market, kuru temizlemeci vb. tüm esnaftan alacağınız küçük bir bedel kaşılığı bu yeni taşınan kişiye “hoşgeldin” ziyareti yapıp o bölgede neyi nereden alması ve yapması gerektiğini anlatabilirsiniz. Bu hizmeti özellikle elektrik, su ve gaz idaresinin nerede olduğu dahil olmak üzere yapılması benim çok hoşuma giderdi doğrusu. Ayrıca site yönetimleri de bu tipte kılavuzları esnafı sponsor ederek hazırlatıp yeni taşınanlara verebilirler.(Böyle site dergileri mevcut)

Öneri 7 – Bedava Tebrik Kartları

Aslında bununla ilgili İstanbul’da çeşitli örnekler mevcut ama ben başka bir şey önereceğim. Örneğin bir okuldaki resim yarışmasının birincilerini tebrik kartına basıp okul yararına okul içerisinde satmayı okul yönetimi düşünebilir. Bir işletme kendi ürün ve dükkanı ile ilgili görsellerden tebrik kartı yaptırıp dağıtmak isteyebilir. Bir çocuk annesine ve babasına kendi resmi olan bir tebrik kartı göndermek isteyebilir. Aslında ihtiyacınız olan küçük bir dükkan, bir yazıcı.

Öneri 8 – Günlük Çocuk/Yaşlı Bakımı

Sizin kendi çevrenizde rahatlıkla yapabileceğiniz bir hizmet. Gece bir yere giden ebeveynlerin çocuklarına birkaç saatliğine göz kulak olmak. Buada çocuk, yaşlılar ve hatta hayvanlar bile söz konusu olabilir. Böyle bir şey yaparsanız daha önce baktığınız kişileri referans olarak vermeyi unutmayın.

Sizin de böyle önerileriniz varsa neden paylaşmıyorsunuz?

Paylaşın:

Gerçeği söylemekten korktuğunuzda ne yapacaksınız?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bazen bir şeyleri söylerken isteyerek ya da istemeyerek bazı detayları ya söylemeyiz ya da başka şekilde söyleriz.

Biz, bize söylenenlerin doğruluğunu bilmek isteriz, karşımızdakilerde onlara söylenenlerin doğruluğunu bilmek isterler. Yalan söylemek bazen kolaydır ve “yalancıların hafızaları çok güçlüdür” klişesine ek olarak Mark Twain’in çok güzel bir sözü var “Gerçeği söylersen hiç bir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın” diye.

Şimdi ya aşağıdaki yazıyı yazıcıdan çıkarıp masanıza koyun ya da sadece şöyle bir göz atın. Gerçeği söylemekten korktuğunuzda bunları düşünün;

– Gerçeği söylemek daha az yaratıcılık gerektirir.
– Gerçeği söylemek kan basıncınızı normal bir seviyede tutarak doktor maliyetlerinizi düşürür.
– Gerçeği söylemek bu konuda gelecekte söyleyeceğiniz şeylerle tutarlı kalmanızı gerektirmez.
– Gerçeği söylerseniz muhtemelen kimse sizi suçlamayacaktır.
– Gerçeği söylerseniz geçmişte kime ne söylediğinizi hatırlamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylediğiniz için çoğu zaman kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.
– Gerçeği söylediğinizde işe yarayıp yaramadığını kontrol etmeniz gerekmez.
– Gerçeği söylerseniz yakalandığınızda ne söyleyeceğinizi planlamanız gerekmez.
– Gerçeği söyleyecekseniz süslü ve karmaşık cümlelere, kelimelere ihtiyacınız olmaz.
– Basit gerçek diğer her şeyden kısadır.
– Gerçeği söylemenin çok zor olduğu durumlarda pratik yapın.
– Eğer siz gerçeği söylerseniz (kesin olmamakla beraber) diğerleride gerçeği söylerler.
– Gerçeği söylerseniz burnunuz uzamaz.
– Gerçeğin dedikodusunu yapmak zordur. (En iyiside budur)
– Gerçeği söylüyorsanız mimiklerinizi ayarlamanıza gerek kalmaz.
– Gerçeği söylerseniz sebeplerini açıklamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylerseniz o konuda hala yapılabilecek bir şeyler varsa yapılır.
– Gerçeği söylerseniz daha rahat uyursunuz.
– Doğrucu olduğunuz bilinirse yalan istekleri azalır.
– Eğer genellikle gerçeği söyleyen biriyseniz insanların inandığı-güvendiği biri olabilirsiniz.

Paylaşın:

Odaklanmanın gücünü farkedin!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Sadece TEK bir şeye odaklanabilmek için yapacağınız herşey kendinize yapacağınız en önemli yatırım olacaktır.

Her ne kadar tek bir şey ile uğraşmak kolay gibi görünsede aslında oldukça zor bir iştir. Bence odaklanmanın zor olmasının sebebi insanların gerçekten yapmak istedikleri şeylerle yapmak zorunda oldukları şeyler arasında kalmaları.

Bu yüzden insanın bir şeye odaklanması için en önemli şey: Getirisinin yüksek olması. Ör. Kendi işini açmak, hobisinden para kazanmak, listelerde birinci olmak, çok satacak bir kitap yazmak, artist olmaya çalışmak, yüksek ücretli bir iş sahibi olmak vb.

Biz, kendimizie en büyük getiri getireceğini inandığımız şeylere odaklanırız öncelikle. Bu getirinin önemine tv, gazeteler ve/veya arkadaşlarımızdan duyduklarımızla vb. karar veririz. Bazen başarı hikayelerini okuruz, hayran olduğumuz kişileri idol olarak belirleriz ve böylece odaklanabiliriz. Mesela Donald Trump adını duyduğumuzda ünlü bir emlakçı, Amerika’ının en zengin insanlarından biri, Tom Cruise’u duyduğumuzda ünlü bir artist aklımıza gelir.

Bu insanların başarısının en büyük özelliği tek bir konuya odaklanmaları ve o konuda en iyi olma gayretleridir.

Sadece insanlar değil google’da arama motoru konusunda, ebay’de açık artırmada en iyi olmaya odaklıdır. Bu odaklarında başarılı oldukları için farklı alanlara yatırım yapabilmektedirler. Ör google harita, ebay voip(skype) vb.

Eğer tek bir konuya odaklanırsanız size başka kapıların açıldığını göreceksiniz. Yine bir metafor sokacağım işin içine. Tek bir konuya odaklanırsanız sizi başarıya götürecek merdiveninizi oluşturmuş olursunuz.

Peki nasıl?

Tek bir konunuz olduğunu düşünün. Bu konuda ilgili kitapları ve internet makalelerini okuyun. Gerekiyorsa denemeler yapın, konunuz ile ilgili pratiğinizi artırın. Belirli bir süre sonunda o konu ile ilgili ciddi bir bilgi birikimine ve tecrübeye sahip olacaksınız. İlk basamak tamam.

Şimdi bu basamağa çıkıp şöyle bir etrafa göz atın.

Daha önce daha alt seviyeden çok daha farklı bir manzara görüyor olmalısınız.

Artık bazı şeyleri farklı bir bakış açısı ve yorumla değerlendirebiliyor olmalısınız.

Şimdi daha yukarıdaki biri olarak daha önce erişemediğiniz yerlere erişebilirsiniz.

Şimdi o konuya tekrar odaklanın ve bir basamak, bir basamak daha yapabilmek için ne gerektiğini düşünün. Eskisinden çok daha hızlı bir şekilde basamakları koyduğunuzu göreceksiniz. Ve böylelikle her geçen gün çok daha farklı fırsatları görebileceğinizi farkedeceksiniz.

Bu arada küçük bir uyarım olacak: Bir basamağı tamamlamamışken başkasına atlamaya çalışmayın.

Tek bir konuya odaklandığınızda artık sıra deneyim, tecrübe ve bilginizi “değere” dönüştürmeye çalışmak olmalıdır.Yani sizinle aynı bilgi ve beceri ahibi olmayan insanlara yardıma ve desteğe.

Bir örnek daha iyi olacak: Kamil tenis oynamayı seviyor. Her gün antrenman yapıyor, ders alıyor, bu konuda kitaplar okuyor, profesyonelleri seyrediyor, turnuvalara katılıyor.

İyi bir seviyeye geldiğinde çocuklara ders vermeye başlıyor, bir spor dergisine tenis konusunda yazılar gönderiyor, tenis hakkında bir kitap yazıyor, eğitim videoları çekip satıyor.

İşte odaklanmanın gücü bu…

Paylaşın:

Bu kadar işle nasıl uğraşılır?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Selim, sabah koşusunun tam tamamlamak üzereyken birden irkildi: temiz çamaşır almayı ve sabahki doktor randevusunu ertelemeyi unutmuştu. Aslında sabah koşusu yapıyordu ama kafasında binbir problem veya diğer bir tabirle 40 tilki dolaştığı için parkta koşmaktan çok bir fare tekerleğinde koşuyor gibiydi.

Sizede bu tip şeyler olur mu? Ne yaparsınız bu tip durumlarda?

Kafanızda sürekli aynı düşüncelerin dolanıp dolaştığı, kendinizi bir fare tekerleğinde hissettiğiniz olur mu? Fare tekerleğinden kastım yukarıdaki resimdede göreceğiniz üzere siz koştukça dönen, sürekli koşmanıza rağmen hep aynı yerde saydığınız bir tür araç. Özellikle laboraturvarlarda ve son dönemde evde beslenen evcil fare, sincap gibi hayvanlar için kullanılan bir tür oyuncak. Koşarsınız ama bir yere gidemezsiniz!

Anı şekilde kafanızda da sürekli aynı düşünceleri geçirirseniz bir yere varamazsınız. Temiz çamaşır al, doktor randevusunu ertele, çocukları kreşe götür, yeni proje için Ahmet’i ara, diğer proje için toplantı organize et, diş fırçası al, kartvizit bastır, yeni gelen elemanla tanış vb. sürekli ve bitmeyen yapılacaklar listesi sürekli kafanızda döner ama hiçbiri gerçekleşmez. Sürekli bir şeyler unutulur, geriden gelir. Eğer böyle bir durum varsa var gücünüzle kendi tekerleğinize koşuyorsunuz demektir.

Eğer bu tipte şeyler yaşıyorsanız ilk önce bunun size kişisel maliyetini düşünün. Sevdiğiniz insanlar ve işler için yeterince hazır olamıyor, istediklerinizi yapamıyorsunuz demektir. Tekerlekte koşmak sizi yapmanız gereken işlere odaklanmaktan alıkoyar.

Her zaman yanınızda bir kağıt ve kalem bulundurun ve bu tipte bir durumla karşılaştığınızda hemen not alın. Neleri düşündüğünüzü ve ne zaman yapabileceğinizi yazmaya çalışın.

Bu tekerlekte daha az zaman geçirmek istiyorsanız kafanızda sürekli düşündüğünüz şeylerin üzerine gitmeniz gerekir. Peki nasıl?

Tekerlekteki basamakların kataloğunu yapın

Eğer bir tekerlekte olduğunuzu farkettiyseniz hatırladığınız herşeyi yazın. Kafanızı meşgul eden şeylerin ne olduğunu bilirseniz ancak onlarla savaşabilirsiniz.

Kaytarmanın Gizli Maliyeti

Eğer ufak tefek işleri ötelersek yarın bir gün karşımıza basamak olarak çıkacaklardır. İşlerden kaytarmak gücünüzü azatır görüşünüzü zayıflatır. Bir dahaki sefere bir işi ertelerken dönen tekerleği hatırlayın.

Bilinçli Tercihler Yapın

Kafanızı nelerin meşgul ettiğini bulduktan sonra bunları tek tek değerlendirin ve üzerine gitmeniz gerekenin üzerine gidin, basamak olarak kalmasını istediğinizide bırakın. Eğer şu anda bir şey yapmıyorsanız mutlaka bir zaman belirleyin. Bir süre sonra tekerlekte tutmaktansa hemen üzerine gitmeyi seçer olacaksınız.

Bir süre sonra artık tekerlekte geçirdiğiniz sürenin çok azaldığını göreceksiniz. İşte şimdi kendinizi kutlayabilirsiniz.

Paylaşın:

Akıl okuma takıntınız var mı?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eğer, “O bana güvenmiyor,” diye inanıyorsanız aslında onun aklını okuduğunuza ilişkin aptalca bir fikriniz var demektir. O size güvenmediğini doğrudan açıklamadıysa bu sadece sizin kuruntunuzdur.

Aslında bilmediğiniz ve bilemeyeceğiniz bir şeye inanıyorsanız sonuçlarınıda istediğiniz gibi uydurabilirsiniz demektir.

Halbuki işinizi doğru yapabilmek için harcanan efor olsun, kullanılan malzeme olsun, yapılan işler olsun doğru bilgilere ihtiyacınız vardır. Tahmin yada olması gerekenler işinize yaramaz. Fakat insan kendini “akıl okumaktan” kolay kolay kurtaramaz. Benimde sık sık yaptığım bir hata şudur: Özellikle kendimi çok deneyimli yada bilgili bulduğum konularda “akıl okuyup” ve hatta bundan çoğunlukla emin olarak davranmamdır”

Mutlaka en azından bir kez “Senin ne düşündüğünü biliyorum?” demişsinizdir. Aslında bilme ihtimalinizde vardır. Normal zamanlarda kendimizin gerçekten ne düşündüğünü bilebiliyor muyuz onu düşünmek lazım.

Öte yandan “akıl okuma” konusunda kelimeleri ve dilimizi çok kurnazca kullanıyoruz. Şimdi size bir borsa haberi yazayım:

“Son gelişmeler sonucunda hisse senetleri ekonomi otoritelerinin düşüncelerinin aksine yükselirken faiz oranlarında da beklenen düzeyin altına inilmesi iyi kar oranlarının yakalanması yolunu açtı. “

Burada hangi ekonomi otoritelerine danışıldığı berlli değil, faizlere ilişkinde beklenti düzeyi çok belirsiz. Bunu yazan burada kar oranlarının yakalanmasını sadece tahmin etmesine rağmen “kesin”miş gibi belirtmekte.

Akıl okuma cümleleri genellikle şöyle başlar:

• Bunu yapmanın gerçek sebebi şu,

• Böyle söylüyorsun çünkü,

• Sen olsan şöyle derdin

• Ne demek istediğimi biliyorsun

• Şu olmasaydı sen asla böyle yapmazdın

Önemli olan “Nerden biliyorsun?” sorusuna cevap verip veremeyeceğinizdir. Bu yüzden eğer “akıl okumaya” dayalı bir cümle kuruyorsanız bunun sorgulanabileceğini unutmayın. Sorgulandığında yanıt veremediğinizde kötü duruma düşersiniz.

Örneğin:

• Müşterilerimiz böyle bir özellik istemedi, biz onlar için en iyi olanı biliriz.

• Onlar her zaman bütçeyi şişirirler, ben en iyisi %30 keseyim.

• Onlar her zaman bütçeyi keserler, ben en iyi %30 artırayım.

• Mühendşsler bir arada çalışmayı sevmezler. Bu yüzden ya bir arada çalışın diyelim yada hemen gönderelim.

Şimdi etrafınızı daha dikkatli inceleyin. Hem sizin hemde yanınızdakilerin sürekli bir “akıl okuma” peşinde olduklarını göreceksiniz. Benim uyaracağım en önemli nokta bazı şeyleri kuruntu haline getirip sürekli kendinize tekrarlarsanız bir süre sonra gerçekmiş gibi düşünmeye başlarsınız. En yıkıcı ve zarar verende budur.

Paylaşın:

Duyduğumuz sesler gerçek değil

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Özellikle Hollywood düşler üzerine kuruludur. Ve bazen o kadar güzel oluyor ki bizlerde ekranlarda gördüklerimize inanmaya başlıyoruz. Keanu Reeves dünyayı kurtaran adam, Christopher Reeve superman oluyor.

Ekranların arkasında olanlar ise inanılmaz. Örneğin Notting Hill filminde Hugh Grant filmin sonunda Julia Roberts’ı öperken çıkan ses aslında stüdyoda elinin üstünü öpen birinin çıkardığı ses.

“Foley artist” diyorlar buna Hollywood’da. Bu terim Jack Donovan Foley’den geliyor. 1950’lerde yaptığı bu tipte seslendirmeler sayesinde soyadı terminolojiye giriyor. Filmlerin çekimleri esansında sadece oyuncuların sesleri kaydediliyor başka hiç bir şey kaydedilmiyor. Daha sonra bizlerin duyduğu kapı kapanma sesi yada fermuar çekme sesi stüdyolarda ekleniyor.

Hollywood’da şu anda en kıymetli işlerden biri. Fakat göz ve kulak koordinasyonunu ile zamanlama becerisinin çok iyi olması gerekiyor. Eğer gerçekten yetenekliyseniz stüdyolar size staj imkanı tanıyabiliyor. Bu işten iyi para kazanmak mümkün ama herhangi bir hata yaptığınızda bu işi bedava yapabilecek bir çok kişinin kapıda beklediğini unutmamanız gerekiyor.

Sanki bit pazarını andıran bir yerde çalışılıyor. Etrafta sepetler, daktilolar, kutular, tenekeler, kask, araba kapıları, oyuncak silahlar, kumaşlar, naylon vb. bir sürü şey.

Foley’ler çok titiz bir mimarın bir evi tasarladığı gibi stüdyolarını tasarlıyorlar. Taş, kum vb. herşey ile. Yürüme, koşma, zıplama vb. seslerin çıkarılması için bu şart. Hatta bazen birden fazla karakterin farklı ayak sesleri için ayakkabılarını sürekli değiştiriyorlar. Detaylar çok önemli: eğer üzerinde deri ceket olan biri varsa kolların sürtünme sesi ile ayak sesi uyumlu olmalı.

Örneğin gerekli bir koltuk gıcırdaması sesi çıkarmak için her defasında farklı bir şey yapılması gerekiyor. Ör. Bir ayak alta alınıyor, geriye iyice yaslanıp 45 derece dönülünce çıkan ses ile başka bir yöntemle çıkarılan ses aynı olmuyor.

DuPilka bu konudaki en önemli Folay’ler den birisi. Birçok filmde imzası var. Çok yaratıcı ve temiz iş çıkarmasının avantajını yaşıyor. Bir boks filmi öncesi boks eldivenleri alıp araba koltuğuna vurarak tüm sesleri hazırlayabiliyor.

DuPilka Men in Black filminin başındaki yusufçuk uçuşunun sesini Toys “R” Us’da bulduğu bir oyuncakla 3 gün uğraşarak çözüyor. Tüm bu uğraşısının karşılığı olan doğru sesin süresi ise 2 dakika.

Paylaşın: