SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Nasıl evlenme teklif edilir ?
Ara 31st, 2008 by savassakar

Ben maalesef şöyle gerine gerine anlatacağım bir evlenme teklifi yapamadım hemde o kadar aşıkken. Kendiliğinden evlenme kararımızı almış ve evlenmiştik. Bizim kuşaktanda bekar olan az kaldı artık bu öneriler yeni kuşaklara.

Fakat “ben yapamadım ama başkaları yapsın” klişesi ile birkaç enteresan fikir yazayım dedim;

1. Klasik yoldan teklif edin. Dizlerinizin üzerine çökün gözlerinin içine bakarak teklifinizi yapın.

2. Garsondan yüzüğü içine koyduğunuz bir dilim pastayı isteyin. (Aman yutmasın).

3. Onu tiyatroya götürün ve tiyatro müdüründen yardım isteyin. Perde kapandıktan sonra sizin için evlenme teklifini oyunculardan birisi sahneden yapsın.

4. Bir öğlen bir demet çiçek ile işyerinde karşısına dikilin ve teklifinizi yapın.

5. Tebeşirle kapısının karşısına yada yere “Benimle evlenir misin?” yazın. (Ama kimsenin duvarına, evine zarar vermeyecekseniz.)

6. Bir radyo istasyonu ile anlaşıp beraberken radyodan teklifinizi yapıp ona bir şarkı çaldırın.

7. Ailenizi ve arkadaşlarınızı çağırıp onların yanında teklif edin.

8. Aileniz ve arkadaşlarınızla birden onun evine gidip kapısının önünde teklif edin.

9. Bir kasede aşkınızı kaydedin ve teklifinizi sonuna ekleyin.

10. Birlikte çekilen fotoğraflarınız ve anılarınızla bir web sitesi oluşturun ve siteye girişte teklifiniz yer alsın.

11. Kutu içinde kutu, bir sürü kutu ayarlayın en sonuncuya teklifinizi koyun.

12. Dev bir koli bulup altını çıkarıp içine girin ve ona koli gelmiş gibi yapılmasını sağlayın. Geldiğinde sürpriz yaparak kutudan çıkın.

13. Haftasonu sakin bir yere gidin ve teklifinizi yapın.

14. Sabah kahvaltısını hazırlayıp bir gül ile yatağa götürün ve teklifinizi yapın.

15. İnce şeyler sevmeme derseniz chat yaparken yada email ile teklif yapabilirsiniz.

16. Romantik bir yemek ortamında ve mum’a teklifinizi yazılı olarak iliştirin.

17. Banyo aynasına buhara teklifinizi yazın.

18. Onu ilk tanıştığınız yere davet edin ve teklifinizi yapın.

19. Üzerinde benimle evlenir misin yazan pasta yaptırın.

20. Sürekli okuduğu derginin, kitabın, gazetenin içine teklifinizi yazarak koyun.

21. Kolye, künye, saat alıp içine ”benimle evlenir misin?” yazdırabilirsiniz.

22. Bir bardak şarabın içine yüzüğü koyup teklifinizi yapabilirsiniz.

23. Onun çok sevdiği, hayran olduğu birine mümkünse bir sanatçı vb. kişi aracılığı ile teklifinizi yapabilirsiniz.

24. Kolunuza geçici dövme ile “benimle evlenir misin?” yazdırabilirsiniz.

25. Kar varsa kardan adam yapıp eline bir tabelaya “benimle evlenir misin?” yazabilirsiniz.

26. 3 balon gönderin. Üzerlkerinde “Benimle evlenir misin? yazsın.

27. Çaktırmadan bir şişeye evlenme teklifiniz yazın ve denizde şans eseri bulmuş gibi yapın ve bırakın o açsın..

28. Bir küçük uçak kiralayın ve arkasında benimle evlenir misin bayrağını dalgalandırsın.

29. Fosforlu duvar süslerinden evin duvarına “Benimle evlenir misin?” yazın ve gece aniden ışıkları söndürün.

30. Evin içinde farklı notlar bırakın. Her not ile diğer mesajı bulsun ve en sonunda teklifinizi tabiki.

31. Kadıköy’deki balona bindirin ve orada teklif edin.

Benden bu kadar, sizin enteresan önerilerinizide buraya bekliyorum.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 2.5/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
CD Kutusundan Lamba Yapma
Ara 30th, 2008 by savassakar

Eğer sizde de bendee olduğu gibi birçok Cd kutusu biriktiyse mutlaka yapmanız gereken bir lamba önermek istiyorum;

Öncelikle elinizde olması gereken malzemeler şöyle;

1- Boş CD Kutusu

2-istediğiniz bir renkte LED lamba

3-470 Ohm’luk bir adet direnç

4-9 Voltluk bir adet pil

1. adım. Boş Cd kutusunu alıyoruz;

2. Adım – LED ve Direnci birbirine bağlıyoruz. Burada ister lehim yapın isterseniz kablo ile bağlayın farketmez.

3. Adım – Pili bağlayın. Direnç olan taraf  “-” kutba bağlanacak.

4. Adım – Sonuç

İyi eğlenceler

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Akıllı bebekler öğrenebildikleri kadar erken öğrenirler
Ara 30th, 2008 by savassakar

27 aylık bir kız çocuğu babası olarakyaşadığım, hala yaşamakta olduğum ve hala okuduğum şeylerden öğrendiklerimi burada sizlerle paylaşıyorum. Bir bebeğin beynini bazen boş bir hard disk’e benzetirler. Bildiğim kadarı ile buna psikoloji dilinde “tabula rasa” deniyor.

“Tabula Rasa” yani şöylede denebilir : İnsan bütün bilgilerini deneyimleriyle elde eder. Doğuştan hiçbir bilgi ve doğru taşımaz. Yapılan bir deneyde doğuştan bir köre bir küple bi küre elletilmiştir. Daha sonra birden gözleri açıldığında dokunmadan hangisinin küre hangisinin küp olduğunu anlayamamıştır.

Bu yüzden bebeklerin beyinleri, etraflarını çevreleyen ve erişebilecekleri bilgilerle beslenir.

Aslında böyle bakıldığında çocuk beyni gelişiminin çok kompleks olduğuda görülebilir. Örneğin çevresinde her ne konuda tehditler olursa olsun çocuk öğrenmeyi kesmez. Bu yüzden ebeveynler için çocukların ilk yaşları eğitim ve öğretim için çok önemlidir.

Aslında birçok şey çocuğun bilinçaltına işlemekte ve sonrasında yetişkinliğe ilerlerken ortaya çıkmaktadır. Eğer çocuk 3 yaşına kadar çalışmanın önemini kavrarsa bu sayede dikkatliliğini ve gayretini koruyarak büyümeye devam eder.

Çocuklar çok hızlı öğrenir ve hatırlarlar. Bu yüzden 4 yaşında bir çocuğu eğitmek 44 yaşındaki bir yetişkini eğitmekten kolaydır. Yine hard disk örneğine döneceğim, çocukların sakladıkları veri miktarı oldukça sınırlıdır.

Çalışmak, verilen görevi yerine getirmek ve tüm bunları yaparken takip edilerek çalışkanlılığın öğretilmesi çocukları anaokuluna hazırlar.

Eğitimin eğlenceli olması, eğlencenin öğretilmesi önemlidir. Her ikiside çocuklar için doğrudur. Ailelerin çocukların keyif almalarını engellemeyecek şekilde eğitim yöntemleri bulmaları gerekir. Eğlenceyi öldürürseniz eğitimide kesmiş olursunuz. Eğlenceli oyun yada aktiviteler en iyi eğitim yöntemidir.

Çocuğunuzun bazı şeyleri kendi başına halletmesini sağlayacak ortamlar yaratarak özgüvenini geliştirebilirsiniz. Koltuğa çıkmaya çalışan çocuğunuza yardım etemeniz belkide hayatı boyunca birilerinin ona yardım etmesini beklemesine yol açabilir. Bu bir şeyler ibaşarmaları için onlara şans verilmesi gerekir.

Özgüven, çocuğunuzda özgürlük kavramının gelişimini sağlayacaktır. Buda ona hayatının geri kalan döneminde güç verecektir.

En önemlisi çocuklarınızın “öğrenmeyi öğrenmeleridir” Yaşadıkları hayat veya çevrelerinde gördükleri şeylerden kendilerine bir ders çıkarmayı öğrenmelidirler. Ve akıllı çocuklar sadece düşünmezler aynı zamanda duyguları ilede hareket ederler. Bu yüzden onlara öğrenmeyi öğretip bunu hem mantık hemde duygu süzgecinden geçirerek kendi adlarına doğru karar almalarını ve bizlerden sonrada başarılı bir hayaları olmalarını sağlayabiliriz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
2008′in En İyi Fotoğrafları – 120 adet
Ara 29th, 2008 by savassakar

Durup durup kendime “Tanrı iyiki fotoğrafı yarattı” diyorum. Boston.com’da 2008 yılını fotoğraflar eşliğinde önümüze seriyor. Özellikle “savaş fotoğrafları” bir çocuğun bakması için çok uygun değil bu yüzden çocukların bakmamasını öneririm.

Birinci bölüm – 40 adet fotoğraf

İkinci Bölüm – 40 Adet Fotoğraf

Üçüncü Bölüm – 40 Adet Fotoğraf

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İşkolik misiniz?
Ara 29th, 2008 by savassakar

Eski bir işkolik ve işkolikliği yüzünden sağlığını kaybetmiş biri olarak bu yazıyı yazıyorum. Kariyer planlarınıza, geleceğe yönelik hedeflerinize ve rüyalarınıza erişmek için “işkolik” olmanıza gerek yok.

İş hayatında yukarı çıkan basamakları belirlediği düşünülen bazı hurafeler vardır: “ Geç saatlere kadar çalış, tatillerde çalış, işleri bitir, fark yarat. İşte en kısa yol budur ” diye.

Kontrolden çıkmak

Mustafa kariyer basamaklarını çıkmaktadır ama hayatının bazı önemli unsurlarınıda geride bırakmaktadır. Örneğin çok iyi bir basketçi olan Mustafa artık çalışmaktan vakit bulamadığını söylemektedir. Sadece haftada bir gün yine kendisi gibi iş hayatından bir kaç kişi ile birlikte küçük maçlar yapmaktadırlar.

Mustafa kariyerinde geldiği nokta konusunda aslında bir yandan da müteşekkirdir. Fakat maliyeti ne olmuştur? Duygusal, fiziksel ve kişisel hayatı da kariyerine paralel olarak gelişmiş midir?

İş ve özel hayatınızı dengeleyebilmeniz başarı için en kritik anahtardır. Ve eğer kariyer yapmak konusunda ısrarlıysanız özel hayatınızı iş hayatınızın mutlaka dışında tutmalısınız. Unutmayın her şey bir “ düzenleme yada planlamadan ” dan ibaret.

Şimdi mevcut durumunuza göz atalım;

Bazılarınız çok çalıştığının farkında bile olmayabilir. Bu yüzden herhangi bir riskte olup olmadığını düşünmez. Şöyle bir düşünün; yeni mezun olduğunuzda yada iş hayatınızın başında sosyal hayatınıza ilişkin zaten bir problem yoktu. Surf yapmak gibi yani okulda yakaladığınız sosyal bir dalga bir süre daha iş hayatında sizi taşımıştı.

Fakat zamanla kişisel hayat ile profesyonel hayat arasındaki denge profesyonel hayat tarafına doğru kaymaya başlar. Neden? Çünkü siz çok çalışıp iyi işler çıkarttıkça daha çok iş verilir. (Çok çalışana yük vuran çok olur)

Şimdi isterseniz işkolik olup olmadığınızı kontrol edelim. Aşağıdaki soruların ne kadarına evet diyorsanız o kadar işkoliksiniz demektir;

• İşiniz sizi aileniz yada başka şeylerden daha çok heyecanlandırıyor mu?

• Çalıştığınız saatler çalışmadığınız saatlerden çok mu?

• Eve, haftasonuna yada tatile iş götürüyor musunuz?

• Yaptığınız iş ile ilgili çok konuşur musunuz?

• Haftada 40 saattenfazla çalışıyor musunuz?

• Hobileriniz para kazanmak üzerine mi?

• Yaptığınız işin tüm sorumluluğunu üzerinize alıyor musunuz?

• Aileniz yada arkadaşlarınız geç kalmalarınız konusunda şikayetçi mi?

• Daha elinize iş varken yeni işleri alıyor musunuz?

• İşlerin tamamlanma sürelerini küçümseyip daha kısa süreler verip tamamlamak için kendinizi yırtıyor musunuz?

• Eğer sevilen bir iş yapılıyorsa uzun sürelerle çalışılabilir inancında mısınız?

• İş dışında öncelikleri olan diğer insanlara karşı tahammülsüz müsünüz?

• Eğer çok çalışmazsanız işinizi kaybedeceğinizi yada hata yapacağınızı düşünüyor musunuz?

• Geleceğe ilişkin sürekli kaygılarınız var mı?

• Her şeyi enerjik ve rekabetçi olarak mı yapıyorsunuz? Arkadaşlarınızla oynadığınız oyunlar dahil.

• Size az çalışmanızı söyleyenlerden rahatsız oluyor musunuz?

• Ailenizle yada arkadaşlarınızla biraz uzun süre geçirdiğinizde kavga ediyor musunuz?

• Araba sürerken, uyurken yada başkaları ile sohbet ederken yine iş düşünüyor musunuz?

• Yemek yerken çalışır yada okur musunuz?

• Paranın hayatınızdaki problemleri çözeceğine inanır mısınız?

Eğer bu sorulara “ evet ” diyorsanız korkmayın, yalnız değilsiniz. Bende yıllarca bu sorulara yüksek sesle EVET dediğim bir hayatı yaşadım.

Doğru çalışmak

Eğer kendinizi işkolik yada o yolda biri olarak görüyorsanız yapabileceğiniz çok basit şeyler var. Ailenize ve arkadaşlarınıza vakit ayırın, rahatlamak ve dinlenmek için organizasyonlar yapın(masaj, kaplıca vb.), sadece haftaiçi çalışın ve haftasonunu keyifli şeylerle değerlendirin, bulunduğunuz şehirden sadece haftasonları bile olsa kaçın (ama dizüstü bilgisayarınız ve cep telefonunuz olmadan mümkünse)

Yada:

• Hobi edinin. (Yeni bir dil(osmanlıca), seramik veya pasta kursu, takı tasarlama ve yapma, koleksiyon vb.)

• Düzenli uyuyun – Hergün aynı saatte yatıp aynı saate kalkın.

• Aileniz ile akşam yemeklerini yiyip, düzenli organizasyonlar yapın (piknik, mangalbaşına gitmek, sinema vb.)

• İş dışında da aktif olun. Düzenli ve sağlıklı yemek yiyip, mutlaka egzersiz yapın(sabahları yarım saat yürüyüş veya hafif koşu, yüzmek vb.)

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar