SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Akıllı Online Defter: springbad.com
Şub 26th, 2009 by savassakar

Evernote’nun liderliği sürdürmekte olduğu online defter konusunda en azından 17 alternatif olmasına rağmen yapılan çalışmalar hız kesmiyor.

Springpad bu konuda biraz daha gelişkin bir model sunuyor. Görev yönetimi, not alma, etkinlik kaydı gibi uygulamaları çok güzel bir arayüz ile basit bir şekilde kullanıma açmış.

Sitede hesap açtıktan sonra notlarınızı turmaya başlıyorsunuz. Üstelik taşı-bırak (drag-and-drop) şeklinde tüm bilgileri(foto, yapılacaklar listesi vb.) istediğiniz gibi yerleştirebiliyorsunuz.

Kaynak: mashable.com

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İdeal kilo hesaplama formülü
Şub 25th, 2009 by savassakar

Beden Kitle İndeksinizi (BKİ) ve Bel Kalça Oranınızı (BKO) tespit ederek

zayıf mı, şişman mı yoksa normal kiloda mı olduğunuzu öğrenebilirsiniz.

İdeal Kilonuzu Hesaplayın!

BKİ= Kilo (kg) / Boy2 (m2)

BKO= Bel Çevresi (cm) / Kalça Çevresi (cm)

Örnek:

65 kg ağırlığında, 164 cm boyunda, bel çevresi 76 cm ve kalça çevresi

99 cm olan bir kişinin Beden Kitle İndeksi ile Bel Kalça Oranını

hesaplayalım. Bu verileri BKİ ve BKO formüllerine yerleştirelim:

BKİ = 65 / (1.64 x 1.64) = 65 / 2.6896 = 24.16

BKO= 76 / 99 = 0.76

Şimdi aşağıdaki tabloya göre bir değerlendirme yapalım ve bu kişi

“Şişman mı yoksa zayıf mı?” anlayalım.

Beden Kitle İndeksi

19′dan küçük: Çok zayıf

20-25 arasında : Normal kilolu

25-30 arasında: Hafif şişman

30 ve üzerinde: Şişman (Obez)

40 ve üzerinde: Aşırı Şişman (Morbid obez)

BKİ değeri 24.08 olan kişi tablodan anlaşılacağı gibi normal kilo

sınırları içinde yer alıyor. Ancak hemen bu kişi normal kilodadır

diyemiyoruz. Yani BKİ değeri tek başına şişmanlığı tespit etmemiz

için yeterli değildir.

Çünkü şişmanlık vücutta yağ oranının fazla olmasıdır. Bel kalça oranı

bize bireyin abdominal (karın bölgesi) yaşlanma seviyesini gösterir.

Ancak bu iki değeri de hesapladıktan sonra gerçek sonucu söyleyebiliriz.

Bel Kalça Oranı

Kadında 0.8 den küçük, erkekte 0.9 dan küçük olmalıdır.

BKO değeri 0.76 olan örneğimizdeki kişinin ideal kilo sınırları içinde yer

Aldığını söyleyebiliriz.

Kaynak:

Gebelik ve Emzirme Döneminde Beslenme Kitabı / Yazar: Diyetisyen Aysen Arıcan

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Diplomasi
Şub 25th, 2009 by savassakar

Adamın biri Afrika’da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. !
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. ‘Şim di başım dertte’ diye düşünmüş minik köpek.

Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne çevirerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; ‘Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?’

Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. ‘Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım’ diye düşünmüş leopar.

Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış.

Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna: ‘Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım’ demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.

‘Şimdi ne yapacağım’ diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.

Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş;
‘Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!’

Diploması böyle bir şey iste:

*Hızlı düşün,
*Sakin ol,
*Güçlü görün,

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
3G – Mobil devrime hazır mıyız?
Şub 24th, 2009 by savassakar

Türkiye’de 3G yasallığını kazandı ve muhtemelen nisan ayında operatör standartlarının da belirlenmesiyle geniş bant üzerinden daha hızlı mobil hizmetlerle buluşacağız. Örnek vermek gerekirse cep telefonundan tv seyredebileceğiz.

Hatta büyük telefon şirketleri(Ericcson) Türkiye’de çeşitli ekip çalışmaları başlatarak gelecek 3G uygulamaları için ürün geliştiricileri ve firmaları 2 yıl öncesinden hazırlamaya başlamışlardı. Burada daha hızlı bir internet, mobil televizyon ve hatta video konferansların rahatlıkla DVD kalitesindeki görüntülerle yapılacağı bir gelecekten bahsediyorum.

Cep telefonları sadece telefon olmaktan çıkıp hayatımıza daha çok girerek iletişimimizin vazgeçilmez bir parçası olacaklar. Bebeğinizi eve bakıcı ile bıraktıktan sonra istediğinizde cep telefonunuzdan evdeki kameraya bağlanarak ne durumda olacaklarını görebileceksiniz. Cep telefonunu kameraya bağladığınızda bu güvenlik görevlileri dahil bir çok uygulamada rahatlık ve konfor getirecek.

Tabi 3G ile birlikte cep telefonlarıda değişecek. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan fuarlarda firmalar birbirleri ile yarışıyorlar. Bu modellere örnek vermek gerekirse iPhone, Nokia N-95, Samsung Z-620 ve P910 sayılabilir. Zaten şu anda en fazla 20 çeşit 3G uyumlu telefon mevcut.

Fakat yeterince iş modeli olduğu söylenemez. Ayrıca cep telefonu kullanıcılarınında bu teknolojiyi talep etmeleri gerekiyor.

Tabiki 3G’nin başarısı 2 önemli faktöre bağlı olarak gelişecek;

1- 3G uyumlu cihazların ücretleri

2- Bu servislerden ne kadar ücret talep edileceği

Servis kullanım ücretlerinin mevcut GPRS fiyatlarının üzerinde olacağı kesin. (Zaten yüksek bakalım şimdi ne olacak) Ayrıca cihaz fiyatları da şu andakilerin %30-40 civarında daha üstünde olacak.

Eğer çok yüksek ücretler söz konusu olursa kullanımın yaygınlaşmayacağını fdüşünüyorum. Bakalım operatörler yatırdıkları lisans paralarını hangi vadede çıkarmayı planlıyorlar, göreceğiz.

Zaten dünya koşarken yaya kalmış durumdayız(3G’ye geçmekte en sona kalan ülkelerdne biriyiz), geriden gelelim ama iyi gelelim.

Nedir bu 3G?

3G, üçüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Aynı 1G ve 2G gibi, hücresel bir ağ sistemi kullanır. 3G’ye aynı zamanda Universal Mobile Telecommunications System (yani Evrensel Mobil İletişim Sistemi) anlamına gelen UMTS de denir. Hatta Japonya’da Freedom of Mobile Multimedia Access (Mobil Çoklu Ortam Erişimine Özgürlük) anlamına gelen FOMA ismi de kullanılır.

3G’nin 2G’ye göre getirmiş olduğu en büyük yenilik taban olarak alınan verinin ses değil sayısal veri olmasıdır. Buna ek olarak, 3G sisteminde cihazlar bant genişliğini sadece veri alışverişi sırasında işgal ederler. İlk örnekleri Japonya’da 1998 yılında kullanıma açılan bu teknoloji, 2003′ten itibaren Avrupa’ya da gelmiştir.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Soslar
Şub 23rd, 2009 by savassakar

Bu yazı emailime gelince paylaşmadan edemedim. Benim gibi yemeği seven birileri için oldukça doyurucu bir içerik.

Zeytinyağlı Soslar

Zeytinyağı ile sarımsak Akdeniz mutfağının ayrılmaz bir parçası ve simgesidir. Hatta Akdeniz mutfağı bunlarla bütünleşmiş denebilir. Zeytinyağı balık yemeklerinde, özellikle fırın ve ızgaralarda sos olarak kullanılmaktadır. Bu kullanımda sarımsak da çoğu zaman zeytinyağına eşlik etmiştir. Bunlardan bazı örnekleri aşağıda bulabilirsiniz. Tamamını ızgara, fırın ve hatta tava yemeklerinde kullanabilirsiniz.

Sicilya usulü zeytinyağlı sos (Sal Moriglio):

Zeytinyağına limon suyunda çırpılmış otlar (örneğin kekik, maydanoz, biberiye) ve dövülmüş sarımsak ilavesi ile yapılır.

Piedmonte usulü sos (Bagna Cauda):

Dövülmüş sarımsağın, çeşitli baharatlı bitkilerin (örneğin kekik) zeytinyağı içinde dinlendirilmesi ile yapılır.

Cenova usulü sos (Pesto):

Dövülmüş çam fıstığı ile fesleğenin zeytinyağı içinde dinlendirilmesi ile yapılır.

Dalmaçya usulü zeytinyağlı sos:

Rafine edilmemiş koyu ev tipi zeytinyağında dövülmüş sarımsağın dinlendirilmesi ile yapılır

Marsilya usulü zeytinyağlı sos (Ailade):

Dövülüp zeytinyağında dinlendirilmiş sarımsaklı karışıma dövülmüş ceviz ilavesi ile yapılır.

Yunan usulü zeytinyağlı sos (Skordalia):

Ufalanmış ve ıslatılmış bayat ekmek veya patates püresi içine dövülmüş ceviz, zeytinyağı ve sirke ilavesi ile yapılır. Kökü Bizans’a kadar dayanan bu sos bizim taratorun ağababasıdır.

Limonlu balık sosu:

Eşit miktarda limon suyu ile zeytinyağına dövülmüş sarımsak veya sarımsak tozu ilave edip karıştırılarak hazırlanır. Lokantalarda balık sosu olarak bolca kullanılan bu karışımı istenirse ince doğranmış maydanoz ve taze soğanın yeşil kısımları da rondodan geçirilerek ilave edilebilir.

Sirke ve soğanlı balık sosu

Taze soğanı ayıklayıp ince doğrayın ve bir kaba alın. Zeytinyağı ve sirke ilave edin. Ayıklanmış ve ince doğranmış dereotunu, sirkeyi ve kararınca tuzu ilave edip karıştırın. Sirke sevmeyenler aynı miktarda limon suyu kullanabilirler.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar