SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Web sitelerini kontrol etme araçları
Mar 22nd, 2009 by savassakar

Eğer yeni bir site açıyor ya da mevcut sitenize yeni bir şeyler ekliyorsanız mutlaka test etmeniz gerekir. Yapılan bir hata hem yapan hemde site sahibi için hiçte iyi olmamaktadır.

Aşağıda Mashable‘da yayınlanan bir yazıdan aldığım araçları ve kısa açıklamalarını bulabilirsiniz.


1. WebSitePulse Test Araçları


Response time(sayfaların gelme süresi), dosya boyutları ve bağlantılar ile ilgili olarak WebSitePulse Test Araçları kullanılabilir.


2. XenoCode Browser Sandbox


XenoCode Browser Sandbox ile popüler tarayıcılarda sitenizin nasıl göründüğünü ve uygulamalarınızın çalışıp çalışmadığını test edebilirsiniz.


3. Firebug Firefox Extension


Firebug kodlama ve CSS hataları konusunda en popüler uygulamalardan biridir.


4. Load Impact


Load Impact sitenizin olası aşırı ziyaretçi akınına uğraması durumunda nasıl cevap vereceğini size gösteriyor.


5. Safari Web Inspector


Apple’ın Safari web tarayıcısında Web Inspector özelliği mevcut. En önemli özelliği sunucudan tarayıcıya gelen tüm dosyaların sıralamasını ve hızını göstermesi.


6. Web Developer Firefox Eklentisi


Web Developer ise bir çok testi barındırıyor. Olmayan resimler, farkl ıekran boyutrlarında görüntüleme vb.


7. W3C Validation Services


W3C ise WEB uygulamalarının doğrulamasında kullanılan bir standarttır:

- W3C Markup Validation
- W3C CSS Validation
- W3C mobileOK Checker
- W3C Link Checker
- W3C Feed Validation Service

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Asıl adı Ahmed Agâh
Mar 22nd, 2009 by savassakar

2 Aralık 1884 yılında Üsküp’te doğdu. İlk öğrenimini İstanbul’da Vefa Lisesi’nde tamamladı. Paris’e giderek (1903) bir yıl bir kolejde Fransızca’sını ilerlettikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Dokuz yıl kaldığı Paris’ten döndükten (1912) sonra, İstanbul’da üniversitede çeşitli dersler okuttu (1915-1923),

Urfa milletvekili oldu (1923); Varşova (1926), Madrid (1929) Ortaelçiliklerine atandı, Tekirdağ (1935-1942) ve İstanbul (1943-1946) milletvekilliklerinde bulundu.

Büyükelçi olarak Pakistan’a gitti (1948), bir yıl sonra emekliye ayrılarak yurda döndü (1949). Rumelihisarı mezarlığında gömülü. Spor ve Sergi Sarayı civarındaki parka bir anıtı dikildi (1968) Kişiliğini Paris’te okurken ünlü tarihçi Albert Sorel’in derslerinden aldığı tarih zevkiyle, Fransız şairlerinin (Jean Moreas, Baudelaire, Verlaine, vb.) ölçü ve biçim güzelliklerinde buldu.

Paris’e gidişi, II. Abdülhamit baskısından bir kaçış olduğu halde, orada siyasi faaliyetlere katılmayarak sanat çevrelerinde kendini yetiştirdi. Paris öncesi Hamid ve Servet-i fünun şiiri etkisinden kendisini böylelikle kurtardı, klasik divan şiirimizi Batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua’da “bulunmuş sayfalar” başlığıyla yayımladığı gazel ve şarkılarla tanındı (1918). Bu neoklasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin genel olarak Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür.

Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir;

AKINCILAR

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi “ilerle”
Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle
Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtığı yoldan
Bir gün yine doludizgin atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla
Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair, pek çoğuna hikaye karakteri verdiği lirik-epik şiirlerinin konularını aşk, tabiat, deniz, ölüm ve sonsuzluktan da alır;

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

(Kendi gök kubbemizden)

İç ahengi her şeyden üstün tutuşu, şiiri “musikiden başka türlü bir musiki” kabul edişi; “Ok” şiiri bir yana, bütün şiirlerini, bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü aruzla yazmasına sebep oldu.

İşte asıl adı Ahmed Agâh olan YAHYA KEMAL BEYATLI bundan 48 yıl önce 1 Kasım 1958 günü hayata gözlerini yumdu. Ruhu şad olsun.

Kaynak : http://www.kimkimdir.gen.tr

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Bir işyerinde kimler yükselebilir?
Mar 22nd, 2009 by savassakar

Torpili olan, patronun sevdiği, dalavereci olanların vb. yükseldiğini söyleyebilirsiniz ama ben size gerçek anlamda yükselmekten bahsedeceğim. Bir de “Neden yükselemiyorum herşeyim tamam” diyenlere de belki bir mesaj olacak bu yazı.

Bakalım neler gerekiyormuş;

Yazılı İletişim – “Okumayanlar iyi yazamazlar” diye bir inanışım oldu bugüne kadar. Gerçekten kitap okumanın güzel yazı yazmanın anahtarı olduğunu düşünür ve eğitimlerime katılanlarla bu düşüncemi tartışırım. Eğer bir yazı, eposta vb. yazacaksanız öncesinde iyice düşünüp tasarlamalı, gramer hatalarına yer vermemeli(bazen çok hızlı yazmaktan benim en sık yaptığım hatadır, -de ve -da’ları unutmayalım:) ve mutlaka yazdıktan sonra size ne kadar zor gelsede okuyup kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Sözlü İletişim – Bir tek kişiye veya 100 kişiye konuştuğunuzda aynı netlikte ve açıklıkta olmanız gerekir. Sakın “ıııııı” lamayın. Spesifik jargonları özellikle işinize ait olanları kullanmamaya gayret edin. Internet teknolojisinden uzak birine “10 MB çıkış gücümüz var” derseniz yüzünüze şaşkın şaşkın bakacaktır. Anlaşılır olmak iletişimin en önemli unsurudur. 6 ay Amerika’da kalıp Türkçesini unutanlar(hatta Amerikan şirketinde çalıştığı için Türk gibi davranmayı unutanlar) gibi güzel Türkçemizi zedelemeyelim bu arada. Hatta aynanın karşısında konuşurken nasıl göründüğünüze bakamanızı öneririm.

Kendi kendine başlayan olmak – Eğer size bir iş verilmişse bunu en erken ve en iyi şekilde bitirmeye çalışmalısınız. Size verilen işi sadece size söylendiği kadarıyla yapıp farketmenize rağmen söylenmemiş tarafları dışarıda bırakırsanız iyi niyetinizden şüphe duyulabilir. Siz size verilen bir işi yaparken doğal olarak ortaya çıkan bir takım işleri farkettiğinizde bunlarıda sahiplenip yapmaya başlamalısınız. Yöneticiler “durumdan görev çıkaran” çalışanları severler.

Kaliteli iş yapmak – Örneğin bir hemşire iğne yapacağı zaman ona nasıl yapması gerektiğini söyleyemezsiniz. Aynı hemşire sizin canınızı yakarakta o iğneyi yapabilir, hiç hissettirmeden de yapabilir. Sonuç sizin ilacı almanızdır ancak iğnenin nasıl yapıldığı da önemlidir. İşinizi kaliteli ve doğru yapmanız gerekir.

İyi Dinleyici Olmak – Her zaman kulaklarınız açık olsun. Gerçekten dinlemeniz önemlidir, dinler gibi yapmak değil. Dinlediğiniz şeyleri değerlendirin anlamadığınızı sorun. İletişimin diğer yarısı olan dinlemek çok önemlidir. İyi dinleyip dinlemediğinizi anlamnın yolu herhangi bir dinleme sonrasında anladığınızı geir ifade etmeye çalışmaktır. Emir tekrarı gibi.

Dedikodu yapmayın – Türkiye’de çok zor biliyorum ama dedikodu yapan “çok konuşan” damgası yer. “Ketumluk” çoğu zaman en iyisidir. Siz ne olup bittiğini dinleyin ama bunları başkalarına anlatmayın.

Nasıl davranacağını bilmek – Toplantılarda, işyerinde, müşteri ve patronla görüşmelerinizdeki tavrınız çok önemlidir. Kime nasıl davranacağınızı iyi bilmeniz gerekir.

Sözünü Tutmak – Mutlaka ve mutlaka sözünüzü yerine getirin. Getiremediğiniz durumlarda mutlaka nedenini açıklayın. Tutamayacağınız sözleri asla vermeyin ve yapamayacağınız işlerin üzerine ben yaparım diye atlamayın.

Dürüst olmak – İnsanlar sizin dürüst olduğunuzu düşünürlerse size güvenirler. Eğer “bu içten pazarlıklı bunun kafasında başka şeyler vardır-hidden agenda” düşüncesi olursa bir yere varamazsınız. Güvenilirliğiniz en büyük sermayenizdir ve güvensizlik yaratırsanız bu beyaz kağıda düşen mürekkep gibi asla silinmez.

İşbirlikçi olmak – Yanlış anlamayın, diğer ekip üyeleriyle ve iş arkadaşlarınızla beraber iş yapma konusundaki hevesinizden bahsediyorum. Sizinle çalışmak kolay olursa tercih edilen biri olursunuz.

Bilgili olun – Bilmediğiniz konularda konuşmayın, atıp tutmayın. Kendi sorumluluk alanınızla ilgili olarak “Bilmiyorum, ben öğrenip size döneyim” demeyecek şekilde işinize hakim olmanız gerekiyor. Her konuda uzman olamayacağınızı unutmayın, kendi konunuzda açıklayıcı ve bilgi verici olmalısınız.

Çevik olmak – İyi liderler edindikleri bilgiyi hızlıca analiz edip karar alırlar.

Dakik olmak – Geç kalmak zamanınızı iyi yönetemediğinizi gösterir. Olabiliyorsa işleri “erken” bitirmeye çalışın. Bitirdiğiniz işleri erken bitti diye bekletmeyin

İmaj önemlidir – İlk görüşte bırakılan imaj çok önemlidir. Düzgün ve temiz giyinmek, duruma ve yere göre giyinmek, bakımlı görünmek önemlidir. İşiniz her ne olursa olsun kendinize bakmanız gerekir.

Kalıplarınızdan çıkın – Farklı insanlarla görüşmeler yapın. Kendi biriminiz, işyeriniz dışındaki insanlarla rahat iletişime geçebilmeniz önemlidir.

İşi öğrenin – Şirketinizin ana işini öğrenin. İşini yapabilmek için şirketinizin nelere ihtiyaç duyduğunu öğrenin. Varsa raporlar ve istatistiklerle şirketin durumunu inceleyin. Böylelikle müşteri gibi empati yapabilirsiniz.

Empati – Diğer insanların bakış açılarından olayları değerlendirebilmeniz önemlidir.

Ağlak olmayın – Olağanüstü durumları olağan algılayarak doğru aksiyonları alabilmeniz, kontrolü elinizde tutmanız gerekir. Bir kriz anında “ağlamak, ağıt yakmak” şirketi kurtarmaz.

Kritik Düşünce – Hem ormanı hemde ağaçları görebilmeniz gerekiyor. Herhangi bir talep geldiğinde ya da durumla karşılaştığınızda bunun ortaya çıkarabileceği sonuçları ve etkilerini analiz edebilmeniz gerekiyor.

Kendiniz olun – Gerçek olmayan, sahte olanları diğerleri hemen farkeder. Alçakgönüllülük bir kalitedir, ukalalık ise hiç istenmeyen bir şey. Kendiniz olun yeter.

Sonraki aşamaya geçmek – Yaptığınız işin bir sonraki aşamasını yine siz sahiplenin. Birilerinin size bir sonraki aşamayı söylemesini beklemeyin. Gerekeni yapın.

İyi davranmak – Her seviyedeki çalışana iyi davranın. Kiminle ne zaman nerede ne için karşılaşacağınız belli olmaz. Size davranılmasını beklediğiniz şekilde diğer insanlara davranın.

Dünya küçüktür unutmayın – Kelimeler çok hızlı seyahat ederler, insanların hafızaları güçlüdür, iyi şeyler ödüllendirilir ancak kötülük ya da aşağılamalar asla unutulmaz. Sakın düşman edinmeyin ve köprüleri yakmayın. O insanların tekrar hayatınıza nerede gireceğini bilemezsiniz.

İçten olun – İyi niyetiniz ve içtenliğiniz sizi güvenilir kılar.

Nedenini sormaktan korkmayın – Sadece “X’i daha iyi yapabilmek için daha iyi anlamak istiyorum, hem neden X’i yaptığımızı hemde daha iyi anlamam için gerekli bilgileri bana verebilir misiniz?” sorusu yeterli olur.

Eminim sizlerin başka önerileride olacaktır, paylaşırsanız sevinirim.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İyi bir uyku için yapmanız gerekenler
Mar 19th, 2009 by savassakar

Eğer uyku problemi çekiyorsanız, yani uyuyamıyor, sık sık uyanıyor, sabahları kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız uyku miktarınızı ve kalitenizi yükseltmeniz gerekir.

Yatmadan önce birşeyler atıştırmayın. Özellikle şeker ve karbonhidrat içeren şeyleri. Eğer böyle yaparsanız uykuda iken kan şekeriniz düşecek (hypoglycemia) ve uyuyamıyabileceksiniz.

Olabildiğince karanlıkta uyumaya çalışın. Eğer odada ışık olursa 24 saatlik vücut ritminizi, melatonin** ve seratonin* üretiminizi bozabilir. Hatta banyoya gittiğinizde eğer mümkünse ışığı açmayın. Eğer birden ışık açarsanız bu uyumanız için gereken melotoninin üretiminin durmasına yol açabilir.

Yatağınızın karşısında TV olmasın. (Hatta becerebilsek tüm evimizden çıkarabilsek çok daha iyi olacak.) TV, beyninizi sürekli uyardığı için uyumanızı geciktirecektir.

Eğer ayaklarınız üşüyor yada soğuksa çorapla yatın. Eğer dolaşımınızda bir zayıflık varsa vücudunuzda soğuğu ilk önce ayaklarınız algılar. Hatta bunun gece sık uyanmalarla ilgisi olduğu yönünde iddialar mevcut.

Sizi rahatlatacak bir şeyler okuyup, dinleyin. Sakın kafanızı kurcalayacak, beyninizi yoracak şeyler olmasın.

Günlük tutun. Yatmadan önce kafanızdaki ve o gün yaşadığınız herşeyi günlüğünüze yazarak, kafanız boş ve rahat bir biçimde yatabilirsiniz.

Olabildiğince erken yatın – Özellikle adrenalin, kendini yenileme ve yüklemeyi gece 23:00 ile 01:00 arasında yapmakta. Aynı saatlerde toksinlerde salınmaktadır. Eğer o saatlerde uyanıksanız toksinler tekrar dolaşım sisteminize girmekte ve sağlınıza zarar vermektedir. Güneş battıktan kısa bir süre sonra uyumak oldukça sağlıklı bir yöntemdir.

Yatak odanızda elektromanyetik şeyler bulundurmayın. Özellikle cep telefonunuzu odanızın dışında bırakın. Elektromanyetik alan serotonin ve melotonin sagılanamasını azaltırlar.

Yatak odanızın ısısı 21-22 dereceyi geçmemeli. Küçük bir termometre alarak odanıza koyabilirsiniz. Çok sıcak odalar uyumayı zorlaştırır.

Yatmadan en az 3 saat önce akşam yemeğinizi yemiş olmalısınız. Böylelikle melatonin ve serotonin üretimini artırmış olursunuz.

Birkaç meyva yemek Tryptophan, “Calming chemical” rahatlatıcı kimyasal adı verilen serotonin maddesini beynin salgılamasını sağlar.

Kullandığınız ilaçların prospektüslerini mutlaka okuyun. Uyarıcı etkisi olan ilaçlar uyumanızı engelleyebilir.

Kafein almayın. Bazı bünyeler kafeinden geçde olsa etkilenmektedir. Yani değil yatmadan önce öğleden sonra içilen bir kahve bile uykunuzu kaçırmaya yetebilir.

Saat vb. cihazları yatağınızdan en az 2 metre uzağa taşıyın. Saati özellikle göremeyeceğiniz bir yere koyun.

Alkolden kaçının. Alkolün uyuşturucu etkisi geçtiğinde uykuya dalmak zorlaşır. Ayrıca alkol derin uykuya geçmenizi engeller.

Kilo verin. Fazla kilo gece uykularını olumsuz etkiler .

Hassas olduğunuz yada sizi olumsuz etkileyen gıdalardan uzak durun. Ör. Gaz yapan yada mideağrısı yapan diye örnek verebilirim.

Yatağa girmeden en az 2 saat önce son sıvıyı alın. Böylelikle tuvalet ihtiyacınızı yani gece uyku ortasında kalkmayı minimize etmiş olursunuz.

Yatmadan önce sıcak bir duş alın. Unutmayın çok sıcak su-buhar beyninize zarar verebilir.

Uyku saatinizi değiştirmeyin. Hergün ve hatta haftasonları bile yatma ve kalkma saatlerinizde düzenli olun. Böylelikle vücudunuzun uyku ritmini yakalamasını sağlamış olacaksınız.

Düzenli egzersiz yapın. Hergün 30 dakika egzersiz iyi bir uykuya yardımcı olacaktır. Yatmaya yakın yaparsanız uykunuzu kaçıracaktır. En iyisi sabah yapılan egzersizdir.

Diyelim ki uykunuzu bir düzene oturttunuz. Şimdi sıra sabahları kendinizi uyandıktan sonra iyi hissetmekte.

*Serotonin uykuyu, seksüel enerjiyi, ruh halini, ani ve aşırı istekleri ve iştahı düzenler. Düşük serotonin miktarı, sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine yolaçabilir. Vücuttaki serotonin miktarını arttırmanın yollarından birisi, şeker ve karbonhidrat açısından zengin yiyecekler yemektir.

**Melotonin – uyku hormonu

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
RSS’lerinizi temiz tutmanın yolları
Mar 19th, 2009 by savassakar

RSS beslemeleri ilk kullanmaya başladığım zamanı hatırlamıyorum bile. ama o dönemlerde hemen hemen hiç kullanılmıyordu ve bakıldığında kullanıcı artış hızı çok yavaştı.  Bugün bir blog, sosyal ağ, video paylaşım vb. bir çok site RSS ile takip ediliyor.

Artık sadece RSS okuyucu kullanmak değil bu okuyucuyu yönetmekte çok önemli bir hale geldi. Özellikle kendi belirlediğiniz anahtar kelimelerle filtrelediğiniz içeriği takip edebilmek yüzlerce içerik arasından ihtiyacınız olana hızlıca ulaşmak artık çok önemli.

FeedWeaver

Feedweaver RSS’lerini özelleştirmede kullanabileceğiniz basit bir araç. İstediğiniz anahtar kelime ile izleyebileceğiniz 20 tane siteyi tek bir besleme şeklinde saklayabiliyorsunuz.

Aşağıdaki ekranda bir örnek görülebilmekte. Eğer demoyu görmek isterseniz siteye girin Demo linkine tıklayın kullanıcı adı  “demo” ve şifre “1234″ yazarak giriş yapabilirsiniz.

Feed Rinse

Feed Rinse ise RSS spam filtresi. Aynı şekilde belirlediğiniz anahtar kelimelere göre takip yapmanızı sağlıyor.

Bu sistemde düzenleyeceğiniz bir bookmarklet ile otomatik olarak bu takibinize bir siteyi otomatikman ekleyebilirsiniz.

Aşağıda uygulamayı görebilirsiniz;

Feedscrub uygulaması da yukarıdaki iki uygulamaya benzer BETA aşamasında bir uygulama.

Kaynak:makeuseof

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar