Aylık arşivler: Mayıs 2009

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 5

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Önemli olan öğrenmek. Şimdi sözüm herkese ama sanki biraz daha fazla öğretmenlerimize. Bu yüzden öncelikle okuyabildiğiniz kadar çok okumanız gerekiyor. Ne kadar çok okursanız o kadar çok öğrenebilirsiniz. Ancak konsantrasyon ve anlayarak okumak çok önemli.

  1. İlgilerinizi çapraz kullanın. Beyninizdeki nöronların birbirleri ile olan bağlantıları size yeni bakış açıları sağlayabileceği gibi aynı zamanda yeni bilgilerin alternatif kullanım yollarını da gösterir.
  2. Yeni bir dil öğrenin. Yeni bir dil yeni bir bakış açısı getirir. Farklı bakış açısı farklı kültürel konseptleri birarada yaşamak farklı fikirlerin önünü açacaktır.
  3. Nasıl öğreneceğinizi öğrenin. Herkesin farklı bir yoğurt yiyişi olduğu gibi öğrenme ve anlama konusunda  farklılıkları vardır. Güçlü taraflarınızı belirleyin(görsel yada işitsel hafıza vb.) kendiniz için en uygun öğrenme yönteminin peşinden gidin.
  4. Neyi bilip neyi bilmediğinizi öğrenin. Gerçekten bir konu hakkında ney ine kadar bilfdiğinizi biliyor olmanız çok önemlidir.

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz.
Bildiğini bilmeyeni uyandırınız.

Bilmediğini bilene öğretiniz.

Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.

  1. Birden fazla iş ile uğraşmak. Eğer birden fazla iş ile ilgili etkin bir yöntem izleyebilirseniz az zamanda çok iş başarabilirsiniz. Birden fazla iş ile uğraşmak ile aynı anda 2 iş ile uğraşmayı kastetmiyorum. Zaten mümkün değil. Aslında beyninizde birden fazla işi yönetmenizi kastediyorum. Örneğin bir blog yazarı aynı anda birden fazla yazıyı kafasında tasarlayabilir.
  2. Bütünsel yaklaşın. Büyük resmi görmeye çalışmak öğrenmek yada eksiklikleri farketmek için önemli bir fırsattır.
  3. Doğru tekrarlama. Doğru tekrarlama yaparak belirli konu ve konseptlerin üzerinden tekrar geçmek öğrenmeyi hızlandıracaktır.
  4. Kuantum Öğrenme Modeli. Ana hedefi okul ortamını dinamik ve değişken yapmak olan model liderliğe, araştırma temelli öğretme tekniklerine, anlama psikolojisi, öğrenmeve hayat becerilerine, aile ve çevre katılımına odaklanmaktadır. Aslında öğrencilerin hayatından gerçek içerikle oluşan bir eğitim modeli. 3 ana hedefi var: Herkes öğrenebilir, herkes farklı öğrenir ve katılımla, fırsatlarla eğitim daha verimli olur.
  5. Gerekli araçları edinin. Eğer interneti kullanıyorsanız bilgiye daha hızlı erişebilecek yöntemleri bulmaya çalışın. Wikipedia vb siteler ile işinize yarayacak yazılımları araştırın.
  6. Kritik düşünmeyi öğrenin. Yani herkesin doğru diye size söylediği şeyleri filtreleme ve doğru eleyebilmeyi öğrenmeniz gerekir.
  7. Karmaşık problem çözümünü öğrenin. Hayat bir çoğumuzz için çözülmesi gereken problemler serisi değil mi? Öğrenmede bunun bir parçası. Bu yüzden karmaşık durumları olağan algılayarak çözebilmek konusunda kendinizi geliştirebilmelisiniz.
  8. Çift taraflı olmak. Dersler genellikle sıkıcı ve sadece bilgi vermeye yöneliktir. Bigilerg enellikle karatahtaya yazılan yada öğretmenin söylediği sözlerle öğrenilir. Halbuki doğru olan çift taraflı etkileşimi yakalamak, sorular sormak, öğrencilerin katılımını sağlamaktır.
  9. Bilgi piramidi kullanın. Yani önce temeli iyice öğrenmeli daha sonra yavaş yavaş, kat kat bilgiyi derinleştirerek öğrenmeye çalışmalısınız.
  10. Video oyunları kullanın. Şiddet olmayan eğitici oyunlar çok etkili olabilmektedir.
  11. Rol Yaptırın. Gençler genellikle parçası olupdeneyimledikleri konuları iyi öğrenirler. Buyüzden özellikle tarih bilgisini onlara oynatarak öğretmek iyi bir roldür.
  12. 80/20 kuralı. Bilidklerinizin %20’si hayatınızın %80’ini kolaylaştırır.
  13. Hikayeler anlatın. Örneğin atomları anlatırken protonlaın ve nötronların onun komşuları olduğu ve hep etrafında döndükleri gibi hikayeler öğrenmeyi kolaylaştırır.
  14. Uygulamalı öğrenin. Örneğin matematikte zorluk çekiyor olabilirsiniz. Ancak yemek yapma gibi uygulamalı bir eğitim ile birlikte hangi malzemeden ne kadar ölçekte kullanılacağı hesabı yaparken bu konuyu öğrenmeniz kolaylaşır.ı
Paylaşın:

Yöneticiler için kurallar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Yapmanız gereken tek şey altınızda çalışan kişinin kendini isbatlama arzusunu yenilemektir , gerisi bu arzunun peşinden kendi düzenini bulur

Öğrendiğiniz her şey sorumluluğunuzdur , bu sorumluluğu biriktirmeyin , devredin. Öğrendiğiniz kadar hızlı bir şekilde devretmeyi beceremezsiniz hareket gücünüzü yitirirsiniz.

Çalışanlarınıza karşı adil değil, ödüllendirici olun. Adalet karşısında çoğu zaman en adil davrandığınız , en zayıf kişi en çok zararı verir.

En çok zamanınızı müşterilerinize , daha sonra altınızda çalışanlara ayırın.Eğer geriye zaman kalırsa üst kademe ile de görüşülebilir. Bazı yöneticiler üste daha çok zaman ayırarak işini garantilemeye çalışır.Oysa müşterilerle aranız iyi olduğu sürece patronla ilişkileriniz çok önemli değildir.

Yöneticilik bir bilim midir ?

Kitaplar yöneticiliğin bir bilim olduğunu öne sürebilir ama pazardaki davranışları incelediğinizde yapılan şeyin bir bilim olmadığını açıkça görürsünüz.

Yöneticilerin hangi kriterleri kullandığını tahmin edemez ve bu kriterleri önceden belirleyemezsiniz. Bazen yöneticilerin de kafalarında önceden oluşturdukları kriterler yoktur.

Gözlem yapamazsınız. Gözlediğiniz sadece davranıştır ancak arkasında yatan amacı kestiremezsiniz.

Yöneticilerin tutarlı olduğunu iddia edemezsiniz.Yöneticiler, hareket ederken önceki davranışından bağımsız olarak, tutarlı olma kaygısı gütmeden tamamen pratik davranırlar. Kar güdüsü bütün hareketlerin çekim merkezidir.

Bir işe yönetici seçerken, yöneticilikle ilgili gerekli kavramlara ne kadar hakim olduğunuz, bir ölçüt değildir.Yöneticiliğin, bu kavramların uygulanması olmadığı herkes bilir ve bu bilgiler yeterli görülmez. Olaylar karşısında göstereceğiniz tepkiler , analiz gücü , soğukkanlılık gibi çalışma pratiklerine daha çok dikkat edilir.Eğer yöneticilik bir bilim olsaydı bu tanımlamalara hakim olabilmek yeterli bir kriter olurdu.

yönetimde, dedikodu bir yöntem olabilir mi ?

Bir yönetici, çoğu kez rakamları, sadece geçmişi değerlendirmek , geleceği öngörmek için kullanır. Ya bugün… Bugün alınacak bir kararda en etkili faktör nedir ?

Önünüze bir belge kondu : buna göre rakip firma A müşterisiyle anlaşma sağlamış , pazarda % x bir Pazar payı hedeflemiş ve parekendeye dağılmaya başlamış…

Önünüze böyle bir rapor konulduktan sonra bu, istifa etmek , yeni bir iş bulmak için 3 aylık bir zaman diliminiz kaldığı anlamına gelir

Bugünün dedikodusu yarının enformasyonudur. Çoğu zaman stratejiler önünüze konan net raporlara göre çizilmez. Rakip firmanın farklı bir müşteriyle yemek yemesi , rakip firmanın normal zamanlarda uğramadığı sizin müşterinizi ziyaret etmeye başlaması hareket etmeniz için doğru zamanlamadır. Yönetici rakamların olgunlaşmasını beklemez , koku alır , hisseder , olasılıkları tahmin eder…

Pepsi yöneticilerinden bir tanesi en iyi kararlarını ne masa başında ne de rakamları incelerken aldığını söylemişti. Bahçesinde ağaçları budarken daha net görebildiğini ve hisleriyle daha doğru kararlar alabildiğini belirtmişti

Diplomasi’de ilk kural şudur : her adımı özenle takip et. Alt düzey bürokratların dahi diğer ülkelere gidiş gelişlerini dikkatle izle ve rutin dışılıkları mutlaka gör.Bir anlaşmayı 3 ay öncesinden ancak bu kıvılcımlar ve dedikodular verir

Belgeler ancak analiz edilebilir , piyasadaki değişim, rakamlar düzeyine ulaşıp olgunlaştıktan sonra verdiğiniz tepkiler sadece bir savunma olabilir

Yıllar önce rakip bir firmamız toptancısını kaldırarak direkt parekendeye ulaşacağının sinyallerini vermişti. Biz ise bu şekilde başarılı olamayacağını ve tekrar eski toptancı sistemine döneceğini tahmin ederek , bekleme kararı almıştık. Bu kararı verirken elimizde ne rakamlar ne de daha önce yaşanmış deneyimler vardı. %10 luk bir kısım bilgi ve tecrübe iken , geri kalan tamamen tahmin , duyum ve dedikodulara dayanıyordu.

ideolojiler döneminden , imaj dönemine

Propaganda şöyle söyler : çoğu insan rakibiniz konusunda ortak bir fikre sahipse , bu olumsuzluğu olabildiğince bağırın. Rakibinizin karşısında duran kitle ile bütünleşmiş ve kolayca taraftar toplamış olursunuz. Bir anda rakibinizin eksiklikleri etrafında oluşmuş bir kitlenin merkezinde bulabilirsiniz kendinizi.

Ancak, herkesin bildiği bir gerçeği manipüle etmeye çalışırsanız, bu kitleyi kazanamaz ,aksine kendinize karşıt bir grup yaratırsınız

Yukarıdaki ilan ilk etapta güzel bir benzetme gibi duruyor. Ya yarattığı tepki, davranışlara etkisi…

“ Mazot 1 ytl olacaktır “ söylemi bir yalandır ama her yalan gibi kendine göre bir taraftar yaratacaktır. Ancak “ Mazot 1 ytl dir “ demek , gerçeği manipüle etmektir .

kural : Gelecekle istediğiniz kadar oynayabilirsiniz ama şimdiye ve geçmişe asla dokunmayın

Bu ilan şimdiye dokunarak yalanını görünür kılıyor

“ Ampül balon çıkacak “ demek dikkat çekici bir çalışma olabilir , korkulara hitap edebilir , soru işaretlerini canlandırabilir , bilinçaltını kışkırtır… “ Ampül balon çıktı “ demek ise yalanı görünür kılmaktır

Motivasyon ve hedefteki dağılma

Firmaların çoğunda hedefler rakam bazında açıklanır. Daha çok satış , daha çok kar , rakibin önüne geçebilme…

Firmanın varoluş amacı bir hedefmiş gibi konularak çalışanın önündeki ufuk yok edilir. Bu tür doğrusal hedefler bir hedef gibi görünmelerine rağmen başlangıç ve bitişinin ayırt edilememesinden , süreçlerinin takip edilememesinden dolayı çalışanları motive etmez.

Motive edici hedefleriniz, insanlara takip edecekleri değil, inanacakları bir şeyler verebilmelidir. Daha fazla satış ya da kar bir motivasyon unsuru olamaz. Daha fazla kar şirketin asıl gayesidir.

IBM geçmiş yıllardaki hedefini 50 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlamıştı. Apple bilgisayar ise hedefini, her bireyin evine bir bilgisayar sokabilmek olarak belirlemişti.
Yine Domino’s Pizza her eve 30 dakika içerisinde servisi kendisine hedef olarak seçmişti.

IBM, 100 milyar dolara ulaştıktan sonra hedefini tekrar 150 milyar olarak belirleyebilir ancak bu yeni bir hedef değildir , bir anlam ifade etmez.

Öyle bir hedef belirlemelisiniz ki en aşağıda çalışan bir şöför dahi bu hedef içerisinde kendisine düşen kısım için motive olabilsin.

Zamana takılan rakamlar

Şimdi ne kadar güçlüyseniz, geçmişiniz de ancak o kadar güçlü olabilir.

Zaman zaman dikkatimi çeken şey, yöneticilerin geçmişte yaptıkları değerlendirilirken ne sonuçlarıyla ne de başka bir ölçütle değerlendirilmeleri. Geçmişini değerlendirdiğiniz yönetici o an ne kadar güçlüyse, geçmişi de o oranda güçlüdür. Şirketteki gücünü kaybeden ya da şirketten ayrıldıktan sonra iyi olarak anılan yönetici çok azdır.

Başarı, aslında ne bir rakam ne de bir sonuçtur ; rekabetin olduğu yerde ancak bir politika olabilir.

Kaynak: email – bildirilirse eklenecektir

Paylaşın:

Işığı Yanan Evler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Kaynak: Prof. Dr. Saffet Solak’ın bir hatırası

Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya’ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer.

Gittiğim ilk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan Hacı anneye sıkılarak: “Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?” dedim.

Hacı anne:”Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz” dedi. Merak ettim, tekrar sordum: “Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?”

Hacı anne: “Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, “ışığı yanan bir ev” bulsun diye bekliyoruz.”

Konya Ovası’nda, yada bir başka yerinde Türkiye’nin, trenden inen yabancılar için “Işığı yanan evler” yerinde hâlâ duruyor mudur? Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı? Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler? Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler. Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şâir öyle diyordu: “Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler.” Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler? Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?

Paylaşın:

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 4

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden öncelikle öğrenme konusunu kendi içinizde çözmeniz gerekir.

Kendi kendini motivasyon

Kendinize şans verin. Bazen fikirler bir düzine gelebilir. Eğer sadece başarmak istediğiniz şeylere odaklanmayı beyninize öğretebilirseniz iyi fikirleri diğerlerinin içerisinden ayırabilirsiniz. Hem böylelikle daha fazla öğrenmeniz için sizi motive edecek şekilde fikirlerinizi filtrelemiş olursunuz.

Kendinizi motive edin. Neden bir şeyler öğrenmek istiyorsunuz? Öğrenerek neyi başaracaksınız? Eğer neden öğrenmek istediğinizi bilmiyorsanız öğrenemezsiniz.

Hedef koyun. Eğer birşeyleri hayal edebiliu söz gerçekten hedeflere ulaşmada kilit bir söz bence. Gereken şeylere kendinizi hazırlarsanız üstesinden gelemeyeceğiniz şey yoktur. Ancak bunu denemeyen bilemez. Eğer denerseniz bana hak vereceksiniz.

Pozitif düşünün. Eğer öğrenme konusunda kendinize inancınız ve bu konuda olumlu bir bakış açınız yok ise öğrenmeniz zordur.

Organize olun. Öğrenmek bir yetişkinin hayatının bir parçası olmalıdır. Bu yüzden öğrenmeye ayıracağınız zamanı ayarlamalısınız. Yapacağınız işleri bir listehalinde tutabilir ve buna göre zamanınızı organize edebilirsiniz. Eğer bu konuda web üzerinde çalışmak isterseniz Neptune’u deneyebilirsiniz. http://www.neptunehq.com/

Her beceri öğrenilebilir. Bedensel fonksiyonlar hariç hayatın içindeki her türlü beceriyi öğrenebilirsiniz. Burada koyduğunuz hedef ve bu hedefe ulaşmak için harcayacağınız efor ile ayıracağınız zaman önemlidir. Bir insanın yaptığını diğeride yapabilir unutmayın.

Kendinizi öğrenmeye hazırlayın. Sadece pozitif düşünmek başarmak için yetmeyebilir. Bir yetişkin olarak hayatın bir çok gerekleriyle gün içinde boğuşmak zorundasınız. Bu yüzden bu boğuşmaya paralel kendinizi öğrenmeyede hazırlamanız gerekir.

Kendinizi hazırlayın. Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden herkes kendine doğru hayatı çekeceğinden sizi öğrenme konusundaki hedeflerinizden uzaklaştırmaya çalışabilirler.

Kendinize kısıtlar getirin. Herkes düzenli bir yaşam ister. Özgürlük ise bazen kaosu getirir. Ama kaos ile düzenin birlikteliğini yakalamak çok önemlidir. Bu yüzden kendinize işi bitirme süresi vermek, bir fikir üzerinde çalışmanızı belirli bir süre ile sınırlandırmak, çalıştığınız konuları sınırlandırmak bazen çok kısa zamanda çok işleri başarmanızı sağlayabilir.

Paylaşın:

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 3

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bugün sözel ve yaparak öğrenme konularına değineceğim. Her bir madde eğer üzerine gidilirse aslında çok daha geniş bir konuyu aralıyor. Örneğin kalem tutmanın eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı vermesi ilginç değil mi?

Sözel Teknikler

  1. Fikirleri canlandırın. Uyaklı oyunlar oynayın, saçma sözcükler türetin. Bu tip uygulamalar sizi gevşetecek ve öğrenme gücünüzü artıracaktır.
  2. Beyin fırtınası. Bu teknik sözlü bir aktivite olup yazma ve işbirliği gerektirir. Herkes fikrini belirli bir süre içerisinde söyler. Kimse kimsenin sözünü kesmez. Önce tüm fikirler söylenir daha sonra eleştiriler alınır. Beyin fırtınasına katılmak sizin neyi bilip bilmediğinizi değerlenmdirmenize yardımcı olur.
  3. Kendi sesini kullan. Bir ses kayıt cihazı ya da iPod’a bir şeyleri kaydedip daha sonra dinleyrek uykuya dal. Eğer yabancı dil derslerini bu şekidle dinlersen öğrenme olasılığın artacaktır.
  4. Kavramayı artırma. Farklı frekanslarda sesler kullanılarak uyuma, dinlenme, rahatlama, konsnatrasyon sağlanmaktadır. Öğrenme konusunda farklı frekanslarda seslerin kullanılması giderek yaygınlaşmaktadır.
  5. Gülün. Gülmek vücudu rahatlatır ve öğrenmek için ihtiyacınız olan gevşemeyi sağlar.

Yaparak öğrenme

  1. Sadece tuşlamayın, yazın. Bilgisayara yazarak ya da kalem ile yazarak bir şeylerin aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle kalem tutmak eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı verir.
  2. Not defteri tutun. Fikirlerin ne zaman geleceği, herhangi bir bilginin karşınıza ne zaman çıkacağı belli olmaz. Mutlaka kalem ve defteriniz yanınızda olsun.
  3. Günlük tutun. Günlük yaşladığınız, öğrendiğiniz şeyleri not edin. Öğrendiğiniz şeyi günlüğünüze yazarak aynı zamanda buna yorumlarınızıda ekleyerek öğrenmeyi pekiştirmiş olacaksınız.
  4. Organize olun. Farklı renkte etiketler ile defterinizi işaretlemek, belgeleri farklı dosyalarda tutjmak gibi şeyler sizin bir şeyleri hatırlamanız ya da düzgün öğrenmenize yardım eder.
  5. Post-it kullanın. Gerek aklınıza gelen bir şeyi yazıp kitapta ilgili yere iliştirmek gerekse hatırlamak istediğiniz şeyleri yazıp duvara yapıştırmak olsun işe yarayacak bir yöntemdir.
Paylaşın:

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 2

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Daha iyi ve hızlı öğrenme konusunda bakış açısı ve odaklanma, hatırlama ve görsel teknikler ile yazı devam ediyor. Öğrenme ona doğru gidildiğinde kapılarını açan bir şey.

Bakış Açısı ve Odaklanma

  1. Odağınızı Değiştirin. Öğrenmenin 3 yolu vardır: Görerek, yaparak veya duyarak. Herhangi biri çalışmadığında diğerini denemeniz gerekir.
  2. Yürüyüş meditasyonu. Yürüyüşe uygun bir yerde yürürken iç kaynaklarınıza yönelmeli ve odaklanma gücünüzü sınamalısınız. Yürüyüşe çıkın ve te kbir konuya odaklanın. Yürüme temponuz, nefesiniz ve odaklandığınız konu ile ilgili bir bütünlük yakalamaya çalışın.
  3. Odaklanmak ve kendini kaptırmak. Çalıştığınız şeye odaklanın. TV yada başka şeylerle uğraşmayın. Bazen TV seyreden yada kitap okuyanlara bir şey söylediğinizde sizi duymazlar. İşte odaklanmak budur. Kaygılar bilgi ve fikirlerin düşmanıdırlar, onlardan kurtulun.
  4. Işıkları açın. Karanlıkta otururken sizi etkileyebilecek ses ve ışıkları engelleyin. Daha sonra kendi içinizdeki ışıkları açın. Örneğin gitar akordu yapmak ve bunu öğrenmenin en ideal yolu budur.
  5. Duş alın. Sizi rahatlatacak herşey beyninizin yeni bilgi ve fikirlere açılmasını sağlayacaktır.

Hatırlama Teknikleri

  1. Müzik Dinleyin. Araştırmacılara göre bazı müzik türleri hatırlamak için kilit rol oynayabiliyor. Eğer bir müzik dinlenirken bir şey öğreniliyorsa aynı müzik dinlenildiğinde ilgili bilgi tekrar hatırlanabiliyor.
  2. Hızlı Okuma. Bazıları hızlı okumanın bilgi kaybına neden olacağını iddia eder. Bunun doğru olmadığını Hızlı ve Anlayarak Okuma adlı yazımda anlatmıştım. Aslında hızlı okumaaynı zamanda gereksiz bilgiyide filtrelemeye dayandığı için anlamlı bir yöntemdir. Gerekiyorsa tekrar yada yavaş okuyabilirsiniz aslında. Yavaş okumak yazının genel fikirlerini anlamanızı engelleyebilir. Fakat özellikle teknik konular yavaş okumayı gerektirirler. Bu aralar Internet üzerinden hızlı okumayı sağlayan Spreeder adlı bir uygulamada oldukça revaçta.
  3. Hatırlatıcılar. Kelimelerin baş harfleri, her kelimeyi bir obje ile eşleştirmek gibi birçok hatırlatıcı teknik kullanılabilir.

Görsel Teknikler

  1. Her resim bir hikaye anlatır. Başarmak istediğiniz şeyin resmini yapmaya çalışın. Böylece hedefinizi daha sağlamlaştırır ve hedefe doğru gidişinizi güçlendirirsiniz.
  2. Beyninde Haritala. Bir şeyi planlayacaksanız önce beyninizde haritalamanızda fayda var. Aşağıdakiş resimdeki gibi bir şey çizebilirsiniz. Böylece hem ilgili detayları atlamamış olursunuz hemde bilgiler arasındaki bağlantıları görebilirsiniz.
  3. Sembolizm. Göstergebilim işaretler ve semboller bilimidir. Eğer belirli bir disiplinde sembolleri okumayı öğrenirseniz öğrenmenizi ve beyninize kaydetmenizi çok kolaylaştırdığını görebilirsiniz.
  4. Bilgi Tasarımı. Bir bilgiyi tasarlayıp sunduğunuzda yada kendiş adınıza sakladığınızda çok işe yarayabilir. Bunun en güzel örneği metro haritalarıdır. Sadece tek bir sayfa üzerinde verilerin düzenlenişi hatırtlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
  5. Görsel öğrenme teknikleri. Visio vb. programlarla akışları, süreçleri grafiksel olarak çizebilirsiniz. Gliffy web üzerinde bunu yapabileceğiniz bir uygulamadır.
  6. İş akışı. Öğrenmek bazen belirli bir sırayı gerektirebilir. Bu yüzden hem düşüncelerinizi düzenlemeli, belirli bir sıraya sokmalı bir şeyler öğrenmeye kendinizi hazırlamalısınız.
Paylaşın:

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 1

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eğer bir dilek tutmam istenseydi “bilgi sahibi olmayı” isterdim. Benim istediğim “Bilgi” Einstein gibi dünyayı değiştirecek bir şey olmasada iş bulduracak, birilerine ve kendinize yardım etmenizi sağlayacak, belki daha çok maaş aldıracak, belki sınıf geçirecek olan bilgi, yani sizi hedeflerinize ve isteklerinize ulaştıracak olan bilgi.

“Bilgi”yi edinebilirsiniz ama “hayatınızı değiştirecek” bilgileri öğrenmek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Herkesin bildiği gibi insan beyninin %10’ununu kullanıyor. Eğer bazı teknik ve yöntemleri kullanırsanız bu %10’luk bölümünüzü geliştirebilir ve daha vermli kullanabilirsiniz.

Sağlık

  1. Bacak sallama. Bazılarının otururken bacak salladığını görürsünüz. Neden salladığını sorsanız bilmez. Kan akışınız yavaşsa konsantre olmanız güçleşir. Bir yerde otururken bir-iki dakika bacak sallamanız kan dolaşımınızı hızlandırıp konsantrasyonunuzu artıracaktır.
  2. Kahvaltı. Yaratıcılığın en optimum olduğu zaman olan sabahları kahvaltıyı atlamak beyninizin ihtiyacı olan proteini almamak anlamına gelir. Protein azlığı baş ağrısı yapar.
  3. Hafif öğle yemeği. Ağır öğle yemeği uyku getirir. Eğer öğlenleri kestirebilme şansınız varsa mutlaka kullanın yoksa hafif öğle yemeği yiyin.
  4. Ginkgo biloba. Çin kökenli bir bitki. Nootropic(akıllı ilaç) denen beyinin nörokimyasal ve oksijen üretimini artıran bu tipteki doğal ilaçlar hafıza kayıplarında kullanılmakta. Beyne olan faydaları yüzünden doktor kontrolünde ve kontrollü olarak kullanılabilirler.
  5. Stresi ve Depresyonu Azaltmak. Stres ve depresyon beynini bilgiyi geri çağırma(hatırlama) becerisini azaltır ve öğrenmeyi güçleştirir. Depresyonu azaltmak için açık ve ışıklı bir ortam ile rafine edilmemiş gıdalar işe yarayacaktır.

Denge

  1. Uyumak. Bir probleminiz olduğunda ofisinize yada evde iseniz odanıza gidip kapıyı kapatın. Gözlerinizi ve ışıkları kapatın. Sadece probleme odaklanıp biraz kestirin. Uyandığınızda bir yada daha fazla çözüm ile uyanma olasılığınız oldukça yüksek. Sadece deneyin.
  2. Ara verin. Eğer uzun süre bir yerde oturup tek bir şeye odaklanmışsanız kendi kendinize stres yaratıyorsunuz demektir. Her saat başı 5-15 dakika ara verin. Yada her 90 dakikada bir 20 dakika.
  3. Yürüyüş. Bakış açınızı değiştirmek için yaratıcı beyninizi özgürleştirmeniz gerekir. Bu yüzden ara verdiğinizde yada farklı bir şeyler yakalamak istediğinizde yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  4. Odağınızı değiştirin. Bazen yeterince ara verecek zamanınız olmaz. İşte bu noktada odaklandığınız konuyu değiştirebilirsiniz. Örneğin teknik bir konudan teknik olmayan bir konuya geçmek gibi.

Paylaşın:

Eposta gönderirken ne kadar dikkatlisiniz?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Hala epostayı doğru dürüst kullanmayı bilmiyoruz. Üstelik yaşadığımız problemlerin kaynağının yine kendimiz olduğunun farkında da değiliz. Ayrıcabu yaşadığımız problemler en kıymetli şey olan “zamanımızı” yiyen şeyler.

Bu yüzden eposta yazarken, gönderirken ve yönlendirirken “sadece basit bir eposta ne olacak?” diye düşünmeden, ciddiye alarak, en azından gönderdiğiniz kişilerin ve kendinizin vaktini boşa harcayacak şeyleri yapmaktan kaçınmak gerekiyor.

Ekte gönderilecek dosyayı unutmak – Farkettiğiniz anda hemen gönderilmişlerin altından eksiz epostanızı bulup tümünü cevapla seçeneği ile “eki unutmuşum” gibi sempatik bir mesaj ekleyerek tekrar gönderirsiniz.

Herkesi cevapla seçeneğinde eki silmeyi unutmak – Outlook değil ama Lotus Notes gibi uygulamalar herkesi cevapla dediğinizde eki silmeden orijinal mesajda tutuyorlar ve aynı ek herkese defalarca gönderilebiliyor. Ayrıca herkesi cevapla seçeneğini kullandığınızda “teşekkür” ediyorsanız oradaki herkese teşekkür edip etmediğinizi mutlaka düşünün.

Kızgınken epostaya yanıt yazmak – Adrenalin baskısı altıda cevap yazmayın. Biraz rahatladıktan sonra cevabınızı yazın. Kızgınlıkla yazılmış yazıların gönderdiğiniz kişiler tarafından hiç istemediğiniz başka kişilere yönlendirilebileceğini unutmayın.

Bir sürü kişiyi cc’ye koymak – Gerekli gereksiz epostaların cc’lerine insanları koymak onların vaktini yemek açısından hiç hoş değildir. Eposta sadece ilgili kişilere gönderilmelidir. İlgisiz kişilerce bu yaptığınız “aptalca” bulunacaktır.

Duygusal bir problemi eposta ile çözmeye çalışmak – Duyguları kelimelere dökmek bazen çok zordur ve karşı tarafın neyi nasıl anlayacağına ilişkin garantiniz olmaz.

Konu alanını boş bırakmak – Mesajı alanı, mesajı okumaya mecbur eden bir durumdur ve çok rahatsız edicidir. Hatta üzerinden zaman geçtiğinde yine konu alanı boş olduğu için o mesajı okumak zorunda kalırsınız. (Tam tersi tüm mesajı konu alanına yazanlara da ayrıca kızıyorum.)

Epostaları çok seyrek kontrol etmek – Eğer insanlara eposta adresinizi vermiş ve iletişim adresi olarak belirtmişseniz düzenli olarak kontrol etmenizde faydav ar. Yada sizeeposta gönderilmemesi için diğerlerini uyarabilirsiniz.

Her adımda eposta göndermek – Bir işi yaparken yaptığınız her şeyi eposta ile gönderebilirsiniz yada gün sonunda tek ve toplu bir eposta gönderebilirsiniz. Siz seçin.

Sessizlik – Eğer size bir soru sorulmuş yada sizden bir şey yapmanız istenmişse mutlaka yapın. Yada yapamayacağınızı bildirin.

Hiçbir şey yazmadan geri yanıt verme – Eğer size sorulmuş bir şeye yanıt verirken soruyu siler ve yanıt verir iseniz(örneğin evet, tamam gibi.) mesajı size gönderen ne istediğini hatırlamayabilir.

Bir söyle bin işit – Size gönderilen bir mesaja yanıt verirken orijinalinin tam olarak geri gönderilmesi gerekmiyorsa fazlasını silebilirsiniz. En azından network maliyetine ufakta olsa bir katkınız olmuş olur. Yada bir soru soan birinie ilgili ilgisiz bin tane yanıt dönmeniz hoş bir şey değildir.

Paylaşın:

Adam gibi araba kullanmak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

driving-carHer sürücü kendini araba sürüşünü ortalama bir sürücüden daha iyi ve güvenli olarak görür. Üstelik kazaların %90-95’i de bu yanlış düşünceden kaynaklanır. Bir sürücünün kendisinin, taşıdığı insanların ve diğer sürücülerin güvenliği için yapabileceklerini bilmesi ve uygulaması gerekiyor. Yani;

Araba kullanırken konsantre olmak çok önemli. Trafik riskleri yok edilemez ancak azaltılabilir. Her halukarda kendiniz ve diğer sürücüler için riski minimize etmeyi amaçlıyor olmalısınız. Siz ne kadar iyi olsanızda karşınızdaki sürücünün hatasının bedelini ödeyebileceğinizi unutmayın.

Çabuk reaksiyon göstermek, slide’lar atarak yolda gezinmek sizi iyi sürücü yapmaz. Gençler yaşlılara göre daha hızlı reaksiyon göstermelerine rağmen en çok kazayı onlar yapıyorlar unutmayın.

Olası bir kazada neler yapabileceğinizi düşünmeniz lazım. Tekerlek patladı istepne olmalı, motor arızalandı çekicinin telefonu olmalı, kar yağdı zincir olmalı, hastalık vb. de ilk yardım yapmayı ve malzemelerini, ambulans numarasını mutlaka bir yerlere yazmayı vb.

Yola çıkmadan önce mutlaka dinlenmiş olun. Ve acele etmenizi gerektirmeyecek bir zamanlama yaparak yola çıkın.

Önünüzdeki arabanın arkasına yapışmayın. Ani bir frende siz ve sizin arkanızdakinin aynı reflekste olmayacağını ve kullandığınız araçların fiziksel farklılığını unutmayın. Ayrıca çok yanaştığınızda ayağınızla hafifçe frene dokunursunuz, arkanızdaki arabada frene basacak, onun arkasındaki de basacak ve bu yüzden hem trafik yavaşlayacak hem de dur-kalk gitmeler başlayacak.

Şeridinizin hızına uymaya çalışın. Asla ve asla hız limitlerini geçmeyin. Fakat güvenli olsun diye şeridin hızının çok altında kullanmak belki sizi kazadan kurtarır ama kaza yaptırmanıza neden olabilir. Ayrıca yiyeceğiniz cezalarda cabası.

Sol şeridi hızlı araçlara bırakın. Sollama yapabileceğinizden %100 hatta %1000 emin olduğunuz ve sollama işaretlerinin uygun olduğu yerlerde sollama yapın.

Frene güvenmeyin. Fren bir tel parçasından ibarettir. Kontrollü bir hızda seyredin ve motor frenini kullanmaya çalışın.

Trafik kurallarına özellikle uzun yollardaki tabelalara ve yer çizgilerine uyun.

Arabanızda can taşıdığınızı unutmayın. Bu yüzden iyi bir sürüş kadar, dikkat ve temkinli olmakta çok önemlidir. Kışın zincir, halat vb. arabanızda olması gereken her şeyi kontrol etmeden yola çıkmayın.

Aynalarınızı kullanın. Sinyal vermek demek yol hakkı aldığınız anlamına gelmez, aynadan kontrol edip yol hakkının sizde olup olmadığına bakmalısınız.

İnsanlarla kavga etmeyin ve boğuşmayın. Trafikte birbirini tanımayan iki insanın birkaç saniye içerisinde birbirinden nefret edip birbirlerini öldürmeye kalktığı ile ilgili haberleri okuyor ya da seyrediyorsanız siz haber olmamaya çalışın. Çünkü trafikte “kazanan olmaz” Ayrıca sizin kızgınlığınızı büyük ihitmalle karşı taraf farketmiyor bile. Boşuna kendinizi üzmeyin.

Şimdi daha iyi bir sürücü olarak neler yapabileceğinizi düşünün. Sizi iyi bir sürücü olursanız birden fazla hayat kurtarmış olacaksınız unutmayın.

Paylaşın:

Dosya üzerindeki engellemeleri kaldırmak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Çok sık yaşadığım bir problemi çözmeme yardımcı olacak bir yazı bulunca paylaşmak istedim. Çoğu zaman bir dosyayı silmeye, taşımaya vb.  çalıştığımda

Cannot delete file: It is being used by another person or program.

mesajını alıyorum.

Bu konuyu çözecek ve üstelik “bedava” olan File & Folder Unlocker programını kullanabiliyoruz. Bu uygulama özellikle portable olması açısından önemli yani taşınabilir ve bilgisayara yüklenmesi gerekmez. Üzerinde bir şey yapmaya çalıştığınız dosyayı arama(search for) ktusuna yazarak işlem yapmanıza engel olan uygulamaları görebilirsiniz.

Yukarıdaki örnekte Myletter.txt dosyasının açılmasını hex-editor programı engellemekte ve sağ klik ile “Unlock objeckt” yaparak bu engellemeyi kaldırabiliyoruz.

Bu program özellikleri ile olmasa da özellikle portable olması açısından önemli. Unlocker adlı program Windows sağ klikte(right-click menu) yerini aldığı için tercih edilebilir.

Kaynak: makeuseof.com

Paylaşın: