SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Daha iyi ve hızlı öğrenme – 3
May 26th, 2009 by savassakar

Bugün sözel ve yaparak öğrenme konularına değineceğim. Her bir madde eğer üzerine gidilirse aslında çok daha geniş bir konuyu aralıyor. Örneğin kalem tutmanın eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı vermesi ilginç değil mi?

Sözel Teknikler

  1. Fikirleri canlandırın. Uyaklı oyunlar oynayın, saçma sözcükler türetin. Bu tip uygulamalar sizi gevşetecek ve öğrenme gücünüzü artıracaktır.
  2. Beyin fırtınası. Bu teknik sözlü bir aktivite olup yazma ve işbirliği gerektirir. Herkes fikrini belirli bir süre içerisinde söyler. Kimse kimsenin sözünü kesmez. Önce tüm fikirler söylenir daha sonra eleştiriler alınır. Beyin fırtınasına katılmak sizin neyi bilip bilmediğinizi değerlenmdirmenize yardımcı olur.
  3. Kendi sesini kullan. Bir ses kayıt cihazı ya da iPod’a bir şeyleri kaydedip daha sonra dinleyrek uykuya dal. Eğer yabancı dil derslerini bu şekidle dinlersen öğrenme olasılığın artacaktır.
  4. Kavramayı artırma. Farklı frekanslarda sesler kullanılarak uyuma, dinlenme, rahatlama, konsnatrasyon sağlanmaktadır. Öğrenme konusunda farklı frekanslarda seslerin kullanılması giderek yaygınlaşmaktadır.
  5. Gülün. Gülmek vücudu rahatlatır ve öğrenmek için ihtiyacınız olan gevşemeyi sağlar.

Yaparak öğrenme

  1. Sadece tuşlamayın, yazın. Bilgisayara yazarak ya da kalem ile yazarak bir şeylerin aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle kalem tutmak eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı verir.
  2. Not defteri tutun. Fikirlerin ne zaman geleceği, herhangi bir bilginin karşınıza ne zaman çıkacağı belli olmaz. Mutlaka kalem ve defteriniz yanınızda olsun.
  3. Günlük tutun. Günlük yaşladığınız, öğrendiğiniz şeyleri not edin. Öğrendiğiniz şeyi günlüğünüze yazarak aynı zamanda buna yorumlarınızıda ekleyerek öğrenmeyi pekiştirmiş olacaksınız.
  4. Organize olun. Farklı renkte etiketler ile defterinizi işaretlemek, belgeleri farklı dosyalarda tutjmak gibi şeyler sizin bir şeyleri hatırlamanız ya da düzgün öğrenmenize yardım eder.
  5. Post-it kullanın. Gerek aklınıza gelen bir şeyi yazıp kitapta ilgili yere iliştirmek gerekse hatırlamak istediğiniz şeyleri yazıp duvara yapıştırmak olsun işe yarayacak bir yöntemdir.
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Daha iyi ve hızlı öğrenme – 2
May 25th, 2009 by savassakar

Daha iyi ve hızlı öğrenme konusunda bakış açısı ve odaklanma, hatırlama ve görsel teknikler ile yazı devam ediyor. Öğrenme ona doğru gidildiğinde kapılarını açan bir şey.

Bakış Açısı ve Odaklanma

  1. Odağınızı Değiştirin. Öğrenmenin 3 yolu vardır: Görerek, yaparak veya duyarak. Herhangi biri çalışmadığında diğerini denemeniz gerekir.
  2. Yürüyüş meditasyonu. Yürüyüşe uygun bir yerde yürürken iç kaynaklarınıza yönelmeli ve odaklanma gücünüzü sınamalısınız. Yürüyüşe çıkın ve te kbir konuya odaklanın. Yürüme temponuz, nefesiniz ve odaklandığınız konu ile ilgili bir bütünlük yakalamaya çalışın.
  3. Odaklanmak ve kendini kaptırmak. Çalıştığınız şeye odaklanın. TV yada başka şeylerle uğraşmayın. Bazen TV seyreden yada kitap okuyanlara bir şey söylediğinizde sizi duymazlar. İşte odaklanmak budur. Kaygılar bilgi ve fikirlerin düşmanıdırlar, onlardan kurtulun.
  4. Işıkları açın. Karanlıkta otururken sizi etkileyebilecek ses ve ışıkları engelleyin. Daha sonra kendi içinizdeki ışıkları açın. Örneğin gitar akordu yapmak ve bunu öğrenmenin en ideal yolu budur.
  5. Duş alın. Sizi rahatlatacak herşey beyninizin yeni bilgi ve fikirlere açılmasını sağlayacaktır.

Hatırlama Teknikleri

  1. Müzik Dinleyin. Araştırmacılara göre bazı müzik türleri hatırlamak için kilit rol oynayabiliyor. Eğer bir müzik dinlenirken bir şey öğreniliyorsa aynı müzik dinlenildiğinde ilgili bilgi tekrar hatırlanabiliyor.
  2. Hızlı Okuma. Bazıları hızlı okumanın bilgi kaybına neden olacağını iddia eder. Bunun doğru olmadığını Hızlı ve Anlayarak Okuma adlı yazımda anlatmıştım. Aslında hızlı okumaaynı zamanda gereksiz bilgiyide filtrelemeye dayandığı için anlamlı bir yöntemdir. Gerekiyorsa tekrar yada yavaş okuyabilirsiniz aslında. Yavaş okumak yazının genel fikirlerini anlamanızı engelleyebilir. Fakat özellikle teknik konular yavaş okumayı gerektirirler. Bu aralar Internet üzerinden hızlı okumayı sağlayan Spreeder adlı bir uygulamada oldukça revaçta.
  3. Hatırlatıcılar. Kelimelerin baş harfleri, her kelimeyi bir obje ile eşleştirmek gibi birçok hatırlatıcı teknik kullanılabilir.

Görsel Teknikler

  1. Her resim bir hikaye anlatır. Başarmak istediğiniz şeyin resmini yapmaya çalışın. Böylece hedefinizi daha sağlamlaştırır ve hedefe doğru gidişinizi güçlendirirsiniz.
  2. Beyninde Haritala. Bir şeyi planlayacaksanız önce beyninizde haritalamanızda fayda var. Aşağıdakiş resimdeki gibi bir şey çizebilirsiniz. Böylece hem ilgili detayları atlamamış olursunuz hemde bilgiler arasındaki bağlantıları görebilirsiniz. Beyin haritası
  3. Sembolizm. Göstergebilim işaretler ve semboller bilimidir. Eğer belirli bir disiplinde sembolleri okumayı öğrenirseniz öğrenmenizi ve beyninize kaydetmenizi çok kolaylaştırdığını görebilirsiniz.
  4. Bilgi Tasarımı. Bir bilgiyi tasarlayıp sunduğunuzda yada kendiş adınıza sakladığınızda çok işe yarayabilir. Bunun en güzel örneği metro haritalarıdır. Sadece tek bir sayfa üzerinde verilerin düzenlenişi hatırtlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
  5. Görsel öğrenme teknikleri. Visio vb. programlarla akışları, süreçleri grafiksel olarak çizebilirsiniz. Gliffy web üzerinde bunu yapabileceğiniz bir uygulamadır.
  6. İş akışı. Öğrenmek bazen belirli bir sırayı gerektirebilir. Bu yüzden hem düşüncelerinizi düzenlemeli, belirli bir sıraya sokmalı bir şeyler öğrenmeye kendinizi hazırlamalısınız.
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Daha iyi ve hızlı öğrenme – 1
May 24th, 2009 by savassakar

Eğer bir dilek tutmam istenseydi “bilgi sahibi olmayı” isterdim. Benim istediğim “Bilgi” Einstein gibi dünyayı değiştirecek bir şey olmasada iş bulduracak, birilerine ve kendinize yardım etmenizi sağlayacak, belki daha çok maaş aldıracak, belki sınıf geçirecek olan bilgi, yani sizi hedeflerinize ve isteklerinize ulaştıracak olan bilgi.

“Bilgi”yi edinebilirsiniz ama “hayatınızı değiştirecek” bilgileri öğrenmek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Herkesin bildiği gibi insan beyninin %10’ununu kullanıyor. Eğer bazı teknik ve yöntemleri kullanırsanız bu %10’luk bölümünüzü geliştirebilir ve daha vermli kullanabilirsiniz.

Sağlık

  1. Bacak sallama. Bazılarının otururken bacak salladığını görürsünüz. Neden salladığını sorsanız bilmez. Kan akışınız yavaşsa konsantre olmanız güçleşir. Bir yerde otururken bir-iki dakika bacak sallamanız kan dolaşımınızı hızlandırıp konsantrasyonunuzu artıracaktır.
  2. Kahvaltı. Yaratıcılığın en optimum olduğu zaman olan sabahları kahvaltıyı atlamak beyninizin ihtiyacı olan proteini almamak anlamına gelir. Protein azlığı baş ağrısı yapar.
  3. Hafif öğle yemeği. Ağır öğle yemeği uyku getirir. Eğer öğlenleri kestirebilme şansınız varsa mutlaka kullanın yoksa hafif öğle yemeği yiyin.
  4. Ginkgo biloba. Çin kökenli bir bitki. Nootropic(akıllı ilaç) denen beyinin nörokimyasal ve oksijen üretimini artıran bu tipteki doğal ilaçlar hafıza kayıplarında kullanılmakta. Beyne olan faydaları yüzünden doktor kontrolünde ve kontrollü olarak kullanılabilirler.
  5. Stresi ve Depresyonu Azaltmak. Stres ve depresyon beynini bilgiyi geri çağırma(hatırlama) becerisini azaltır ve öğrenmeyi güçleştirir. Depresyonu azaltmak için açık ve ışıklı bir ortam ile rafine edilmemiş gıdalar işe yarayacaktır.

Denge

  1. Uyumak. Bir probleminiz olduğunda ofisinize yada evde iseniz odanıza gidip kapıyı kapatın. Gözlerinizi ve ışıkları kapatın. Sadece probleme odaklanıp biraz kestirin. Uyandığınızda bir yada daha fazla çözüm ile uyanma olasılığınız oldukça yüksek. Sadece deneyin.
  2. Ara verin. Eğer uzun süre bir yerde oturup tek bir şeye odaklanmışsanız kendi kendinize stres yaratıyorsunuz demektir. Her saat başı 5-15 dakika ara verin. Yada her 90 dakikada bir 20 dakika.
  3. Yürüyüş. Bakış açınızı değiştirmek için yaratıcı beyninizi özgürleştirmeniz gerekir. Bu yüzden ara verdiğinizde yada farklı bir şeyler yakalamak istediğinizde yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  4. Odağınızı değiştirin. Bazen yeterince ara verecek zamanınız olmaz. İşte bu noktada odaklandığınız konuyu değiştirebilirsiniz. Örneğin teknik bir konudan teknik olmayan bir konuya geçmek gibi.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Eposta gönderirken ne kadar dikkatlisiniz?
May 21st, 2009 by savassakar

Hala epostayı doğru dürüst kullanmayı bilmiyoruz. Üstelik yaşadığımız problemlerin kaynağının yine kendimiz olduğunun farkında da değiliz. Ayrıcabu yaşadığımız problemler en kıymetli şey olan “zamanımızı” yiyen şeyler.

Bu yüzden eposta yazarken, gönderirken ve yönlendirirken “sadece basit bir eposta ne olacak?” diye düşünmeden, ciddiye alarak, en azından gönderdiğiniz kişilerin ve kendinizin vaktini boşa harcayacak şeyleri yapmaktan kaçınmak gerekiyor.

Ekte gönderilecek dosyayı unutmak – Farkettiğiniz anda hemen gönderilmişlerin altından eksiz epostanızı bulup tümünü cevapla seçeneği ile “eki unutmuşum” gibi sempatik bir mesaj ekleyerek tekrar gönderirsiniz.

Herkesi cevapla seçeneğinde eki silmeyi unutmak – Outlook değil ama Lotus Notes gibi uygulamalar herkesi cevapla dediğinizde eki silmeden orijinal mesajda tutuyorlar ve aynı ek herkese defalarca gönderilebiliyor. Ayrıca herkesi cevapla seçeneğini kullandığınızda “teşekkür” ediyorsanız oradaki herkese teşekkür edip etmediğinizi mutlaka düşünün.

Kızgınken epostaya yanıt yazmak – Adrenalin baskısı altıda cevap yazmayın. Biraz rahatladıktan sonra cevabınızı yazın. Kızgınlıkla yazılmış yazıların gönderdiğiniz kişiler tarafından hiç istemediğiniz başka kişilere yönlendirilebileceğini unutmayın.

Bir sürü kişiyi cc’ye koymak – Gerekli gereksiz epostaların cc’lerine insanları koymak onların vaktini yemek açısından hiç hoş değildir. Eposta sadece ilgili kişilere gönderilmelidir. İlgisiz kişilerce bu yaptığınız “aptalca” bulunacaktır.

Duygusal bir problemi eposta ile çözmeye çalışmak – Duyguları kelimelere dökmek bazen çok zordur ve karşı tarafın neyi nasıl anlayacağına ilişkin garantiniz olmaz.

Konu alanını boş bırakmak – Mesajı alanı, mesajı okumaya mecbur eden bir durumdur ve çok rahatsız edicidir. Hatta üzerinden zaman geçtiğinde yine konu alanı boş olduğu için o mesajı okumak zorunda kalırsınız. (Tam tersi tüm mesajı konu alanına yazanlara da ayrıca kızıyorum.)

Epostaları çok seyrek kontrol etmek – Eğer insanlara eposta adresinizi vermiş ve iletişim adresi olarak belirtmişseniz düzenli olarak kontrol etmenizde faydav ar. Yada sizeeposta gönderilmemesi için diğerlerini uyarabilirsiniz.

Her adımda eposta göndermek – Bir işi yaparken yaptığınız her şeyi eposta ile gönderebilirsiniz yada gün sonunda tek ve toplu bir eposta gönderebilirsiniz. Siz seçin.

Sessizlik – Eğer size bir soru sorulmuş yada sizden bir şey yapmanız istenmişse mutlaka yapın. Yada yapamayacağınızı bildirin.

Hiçbir şey yazmadan geri yanıt verme – Eğer size sorulmuş bir şeye yanıt verirken soruyu siler ve yanıt verir iseniz(örneğin evet, tamam gibi.) mesajı size gönderen ne istediğini hatırlamayabilir.

Bir söyle bin işit – Size gönderilen bir mesaja yanıt verirken orijinalinin tam olarak geri gönderilmesi gerekmiyorsa fazlasını silebilirsiniz. En azından network maliyetine ufakta olsa bir katkınız olmuş olur. Yada bir soru soan birinie ilgili ilgisiz bin tane yanıt dönmeniz hoş bir şey değildir.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Adam gibi araba kullanmak
May 19th, 2009 by savassakar

Her sürücü kendini araba sürüşünü ortalama bir sürücüden daha iyi ve güvenli olarak görür. Üstelik kazaların %90-95’i de bu yanlış düşünceden kaynaklanır. Bir sürücünün kendisinin, taşıdığı insanların ve diğer sürücülerin güvenliği için yapabileceklerini bilmesi ve uygulaması gerekiyor. Yani;

Araba kullanırken konsantre olmak çok önemli. Trafik riskleri yok edilemez ancak azaltılabilir. Her halukarda kendiniz ve diğer sürücüler için riski minimize etmeyi amaçlıyor olmalısınız. Siz ne kadar iyi olsanızda karşınızdaki sürücünün hatasının bedelini ödeyebileceğinizi unutmayın.

Çabuk reaksiyon göstermek, slide’lar atarak yolda gezinmek sizi iyi sürücü yapmaz. Gençler yaşlılara göre daha hızlı reaksiyon göstermelerine rağmen en çok kazayı onlar yapıyorlar unutmayın.

Olası bir kazada neler yapabileceğinizi düşünmeniz lazım. Tekerlek patladı istepne olmalı, motor arızalandı çekicinin telefonu olmalı, kar yağdı zincir olmalı, hastalık vb. de ilk yardım yapmayı ve malzemelerini, ambulans numarasını mutlaka bir yerlere yazmayı vb.

Yola çıkmadan önce mutlaka dinlenmiş olun. Ve acele etmenizi gerektirmeyecek bir zamanlama yaparak yola çıkın.

Önünüzdeki arabanın arkasına yapışmayın. Ani bir frende siz ve sizin arkanızdakinin aynı reflekste olmayacağını ve kullandığınız araçların fiziksel farklılığını unutmayın. Ayrıca çok yanaştığınızda ayağınızla hafifçe frene dokunursunuz, arkanızdaki arabada frene basacak, onun arkasındaki de basacak ve bu yüzden hem trafik yavaşlayacak hem de dur-kalk gitmeler başlayacak.

Şeridinizin hızına uymaya çalışın. Asla ve asla hız limitlerini geçmeyin. Fakat güvenli olsun diye şeridin hızının çok altında kullanmak belki sizi kazadan kurtarır ama kaza yaptırmanıza neden olabilir. Ayrıca yiyeceğiniz cezalarda cabası.

Sol şeridi hızlı araçlara bırakın. Sollama yapabileceğinizden %100 hatta %1000 emin olduğunuz ve sollama işaretlerinin uygun olduğu yerlerde sollama yapın.

Frene güvenmeyin. Fren bir tel parçasından ibarettir. Kontrollü bir hızda seyredin ve motor frenini kullanmaya çalışın.

Trafik kurallarına özellikle uzun yollardaki tabelalara ve yer çizgilerine uyun.

Arabanızda can taşıdığınızı unutmayın. Bu yüzden iyi bir sürüş kadar, dikkat ve temkinli olmakta çok önemlidir. Kışın zincir, halat vb. arabanızda olması gereken her şeyi kontrol etmeden yola çıkmayın.

Aynalarınızı kullanın. Sinyal vermek demek yol hakkı aldığınız anlamına gelmez, aynadan kontrol edip yol hakkının sizde olup olmadığına bakmalısınız.

İnsanlarla kavga etmeyin ve boğuşmayın. Trafikte birbirini tanımayan iki insanın birkaç saniye içerisinde birbirinden nefret edip birbirlerini öldürmeye kalktığı ile ilgili haberleri okuyor ya da seyrediyorsanız siz haber olmamaya çalışın. Çünkü trafikte “kazanan olmaz” Ayrıca sizin kızgınlığınızı büyük ihitmalle karşı taraf farketmiyor bile. Boşuna kendinizi üzmeyin.

Şimdi daha iyi bir sürücü olarak neler yapabileceğinizi düşünün. Sizi iyi bir sürücü olursanız birden fazla hayat kurtarmış olacaksınız unutmayın.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar