Aylık arşivler: Temmuz 2009

Rastlantılar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Olaylar arasında benzerlikler yakaladığımızda ya da belirli olaylarda “şöyle, böyle olacak” gibi öngörülerde bulunup daha önceden yaşadığımız şeyleri tekrar yaşadığımızı düşündüğümüzde bunlara bir anlam atamaya, aralarında bağ kurmaya çalışırız. Bazen doğru çıkarız bazen yanlış.

Örneğin Ahmet size sürekli birilerini şikayet ediyorsa, tekrar yapacağını düşünebilirsiniz. Şirketinizdeki çalışanların yaptıkları işi sevmedikleri için sahiplenmediklerini düşünüyorsanız, olası tüm başarısız işleri bu düşüncenizle bağdaştırırsınız. Her seneki denetimde aynı hatalarınız yakalanıyor fakat devamında bir ceza vb. söz konusu olmuyorsa aynı hataların yapılmaya devam edeceğini düşünebilirsiniz.

Fakat özellikle karar verme noktasına bir yöneticiyseniz, gelişen olaylar zincirini ve altındaki anlamları analiz edebilmeli, sadece rastlantı olup olmadığından emin olmalısınız. Daha sonra pişman olup geri adım atmanıza yol açacak yanlış anlamalardan ve tahmine dayalı yargılamaladan kaçınmalısınız.

Raslantılar hep olacak

Bazen özellikle komplo teoricilerinden ya da kadercilerden şunu duyabilirsiniz: “Raslantı diye bir şey olmaz” yada “Raslantılara inanmam”. Kulağa her ne kadar bir Hollywood filmi gibi heyecanlı ve hoş gelsede “tüm hayatın belirli bir Okumaya devam et

Paylaşın:

Doğru işe doğru eleman nasıl seçilir?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

position-profilingBugün “doğru işe doğru eleman” sözüne oldukça keyifli yaklaşan bir yazı geçti elime. Bakın ne yapmışlar;

Camı açık bir odaya 101 adet tuğla düzenli bir şekilde konulmuş. Her defasında 2-3 kişiyi içeri alıp birkaç saat yalnız bırakmışlar ve daha sonra yaptıkları şeylere göre işlere yerleştirmişler.

Eğer içerde kalanlar;

Tuğlaları saymışlarsa Muhasebe bölümüne,

Tekrar saymaya başlamışlarsa Kalite Güvence yada İç Denetim’e,

Tuğlaları her yere dağıtmışlarsa Araştırma bölümüne

Eğer iki düzenli sıra yapıp, 1 tane fazla çıktı işe yaramaz diye ayırmışlarsa Mühendislik bölümüne,

Farklı bir şekilde ama düzenli bir şekilde düzenlemeye başlamışlarsa Planlama bölümüne

Eğer tuğlaları birbilerine atıyorlarsa Operasyon bölümüne,

Eğer uykuya dalmış yada uzaklara dalıp gitmişlerse Güvenlik bölümüne,

Eğer tuğlaları parçalara ayırmışlarsa Bilgi Teknolojileri Bölümüne,

Eğer oturmuş telefonun çalmasını bekliyorlarsa İnsan Kaynakları bölümüne,

Eğer hiçbir tuğlayı kıpırdatmadan farklı kombinasyonlar yapmaya çalışıyorlarsa Satış Bölümünüe,

Eğer çoktan gitmişlerse Pazarlama bölümüne,

Eğer camdan dışarı bakıyorarsa Stratejik Planlama Bölümüne,

Eğer birbirleri ile konuşuyor ve tek bir tuğlaya bile dokunmamışlarsa Orta Düzey Yöneticiliğe,

Eğer tuğlalardan bir mini golf sahası yapıp oynamaya başlamışlarda Üst Yönetime atamışlar.

Paylaşın:

Özgürlüğün Resmi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftaimage001 sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.

Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.

Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı…

Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da “üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?” dedi.

Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu: “Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?”

Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :

“Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri…

Paylaşın:

Güvenli şifre ne demektir?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

sifreBankacılık yaptığım dönemde internet projeleri ile uğraştığım için “şifre” konusunu hep gündemde olan sıcak konulardan birisi olarak hatırlıyorum. “Şifremi Çaldırdım” yada “Şifremi bulup kullanmışlar” gibi çok şikayet alırdık. Öte yandan katıldığım konferans ve seminerlerde, üniversitelerdeki sunumlarımda sık sık karşıma çıkan bir soru vardı: “Şifrem ne olmalı?”

İşte size cevabı: MANTIK olmalıdır.

Eğer şifrenizi belirlerken UNUTMAMAK için iyi bildiğiniz bir şeyi, kişisel bilgilerinizi kullanıyorsanız ciddi tehlikedesiniz demektir. Çünkü zaten zarar vermeye çalışan kişi, şifre olarak önce kişisel bilgilerinizi denemeye başlar. Eğer birde aynı şifreyi her yerde kullanıyorsanız bu daha kötü çünkü bir kez ele geçirdi mi her yerde bunu denemeye başlayacaktır.

Şimdi size bir uyanığın yöntemini anlatıp daha sonra nasıl şifre belirlenmeliden bahsedeceğim.

Bu şahıs önce güzel bir site yapıyor. Sağdan soldan çeşitli içerikler topluyor, siteyi zenginleştiriyor. Daha sonra herkese gelin siteme BEDAVA ÜYE OLUN tanıtımları yapıyor. Sizde üye olurken her zaman kullandığınız şifreniz ile kayıt oluyorsunuz. Oda kendi elinizle vermiş olduğunuz şifreyi alıp size ait belki hotmail, gmailk vb. hesaplarınıza girmeye çalışıyor.

Ama şifreniz MANTIK olursa (Sevgili Murat Lostar’ın kulakları çınlasın) kötü adamın işi zor. Ne yapmak lazım;

Örnek 1 : www.abcde.com adlı bir siteye üye olacağınızı varsayalım. Şifreniz sitenin adının ilk 3 harfi ve doğduğunuz ilin plakası olabilir. Bu örneğimize göre İstanbul doğumlu birinin şifresi abc34 olacaktır.

Yada ilk ve son harf hariç kalan kısmı alıp İstanbul’un fetih tarihini yazabilirsiniz. Yani bcd1453 gibi. Böylelikle her internet sitesine üye olurken farklı bir şifre belirleyebileceğiniz gibi unutma riskinizide yok etmiş oluyorsunuz. Hatırlamanız gereken tek şey sadece şifrenin MANTIĞI.

Örnek 2 : Birçok kredi kartınız var ve 4 haneli şifresi ile artık hem alışveriş hemde para çekimi yapabiliyorsunuz. Yine aynı şey geçerli MANTIK. Her kartınızın üzerinde 16 basamaklı bir numara, son kullanma tarihi ve arkasında cvc numarası var. 16 basamaklı kart numaranız 4’lü bloklar halinde. 1234 2345 3456 4567 diye bir kart numaranız olsun. Her 4’lü blokun 2. numarasını şifreniz yaparsanız burada şifreniz 2345 olacaktır.

Ya da ilk iki numara ile son iki numara olsa 1267.

Yada son iki rakam ve son kullanma tarihinin yıl bilgisi. 2008 son kullanma yılı olan yukarıdaki kart için şifre 6708 olacaktır. Böylelikle her kartınızın şifresi başka olacaktır. Bir kartınızın şifresini birisi bulsa bile diğerlerinde aynı şifre çalışmayacağı için güvende olacaksınız.

Eğer şifreniz MANTIK olursa unutmamak için post it’lere yazıp bilgisayar monitörünüzün bir köşesine ya da kartınızın arkasına yazmak zorunda kalmazsınız. (Çalınan bir çok şifrede yakaladığımız bir durumdu)

Size kolay gelmeyeceğini biliyorum ama eğer denerseniz çok rahat edeceğinizden eminim.

Paylaşın:

Evlilik üzerine anektodlar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Melih Cevdet’e sormuşlar “Evlilik nedir?” diye. Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi bir araya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna ‘evlenmek’ denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik “katlanmaktır” demiş.’

*- Bir adam gazeteye ilan vermiş: ”Eş arıyorum”.  Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş. ”Benimkini alabilirsin.”

*- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz.  ”Ya  arabası yenidir ya da karısı!..”

*- Bir genç babasına sorar; ”Baba evlenmek kaça mal olur?” Baba cevap verir: ”Bilmiyorum oğlum, ben hala ödüyorum.”
Okumaya devam et

Paylaşın:

Sadece filmlerde olanlar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

FilmReelBazı şeylerin sadece filmlerde olması hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Biz filmleri seyrederken hiç garipsemiyoruz ama halbuki normal olmayan bir çok şey var;

1. Her zaman gittikleri yerin tam önünde ya da tam karşısında arabalarını park edecek yerleri vardır.

2. Taksiye para öderken hiç cüzdanlarına bakmadan bir tane para çekip verirler.

3. O anda televizyondaki haber esas oğlan ya da kız ile ilgili olur.

4. Bir mağara yada karanlık yerden gelen korkunç ses mutlaka araştırılır.

5. Herhangi bir kilit banka kartı yada ataç ile birkaç saniyede açılır.

6. Sokakta dans etmeye başlandığında herkes aynı kareografiyi biliyordur.

7. Tüm bombalara büyük kırmızı ışıklı bir zamanlayıcı bağlıdır ve çoğunlukla geri sayım başladığında patlama olacağını biliriz.

8. Bir Alman’la Amerikan karşı karşıya geldiğinde her ikiside kendi dilinde konuşur. Ama Alman kendi arkadaşlarıyla yan yana iken ingilizce konuşurlar.

9. Ruj izleri hiç çıkmaz.
Okumaya devam et

Paylaşın:

Bir kredi kartının adım adım çalınışı

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bir ATM’den kartın nasıl çalındığına ilişkin bir hikayeyi gerçek fotoğraflarıyla size anlatacağım. Bugün yaptığım şey biraz fotoroman gibi olacak ama dolandırılmanın bazen ne kadar kolay olduğunu göstermek istiyorum sizlere.

1. Öncelikle dolandırıcı ATM’e bir müşteri gibi giriyor.

2. Bir takım ayarlar yapıyor. (Ne olduğu aşağıda gösterilecek.)

3.Daha sonra işini tamamlayıp çıkıyor.

4.Zavallı müşteri içeri giriyor. Kim bu noktada dolandırılacağını düşünür ki?
Okumaya devam et

Paylaşın:

Sempatik Kanallar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Diyelim ki içine kapanık birisiniz ama utangaç değilsiniz. Topluluk içinde bulunmaktan korkmuyorsunuz ama laklak ve dedikodu yapmaya gelince iyi değilsiniz. Eğer tanımadığınız ya da sevmediğiniz insanlarla bir akşam yemeği geçirmişseniz eve döndüğünüzde sanki tüm günü denizde geçirmiş gibi hissediyorsunuz. Bütün gün dalgalarla boğuşmuş, kızgın güneşin altında bitap düşmüş gibi. Ve sırtüstü yatağınıza uzanıp huzur dolu olduğunuzu hissedip saatlerce öyle kalabiliyosunuz.

Şimdi geçmişinize bir dönelim. Mesela üniversiteye, liseye, ailenize. Sadece gerektiğinde konuşulan sakin ortamlardan mı geliyorsunuz yoksa interaktif  ilişkilerin yüksek olduğu(komşuların eve girip çıktığı, okulda büyük bir arkadaş grubu vb.) bir geçmişiniz mi var? Geçmişinizde sosyal faaliyetlere katılımınız nasıldı?(okul gezisi, arkadaş toplantıları vb.) Her ne kadar bunlar tam bir gösterge olmasada oldukça önemli ipuçları. Çünkü insan hayatının hangi noktasında sosyal olur, çevresince tanınır ve sevilirse(ki bu sempatik kanalları oluşturduğu anlamına gelir) ileride hatırlanması o kadar kolay olur.

Bu yüzden dünyayı döndürenin insanlararası etkileşim ve iletişim(ve tabiki sempatik kanallar) olacağını iddia edebilirim. Çünkü kendi iş hayatım boyunca “sempati kanalların” ne kadar önemli olduğunu bizzat yaşadım.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Sahte Fırsatlar

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

sahtefirsatBazen işyerlerinde uygulanan politikalar çok tehlikeli olabilirler. Bunlardan bir tanesi “sahte fırsat” yaratmaktır. Çalışanların daha iyi performans göstermeleri, paylaşımcı olmaları vb sebeplerle kasıtlı olarak yaratılırlar.

Ayhan, Sami’nin geldiğini gördü. Mutsuz gözüküyordu. Ayhan odasına girip masasının yanındaki sandalyeyi çekti ve Sami’yi göz işareti ile çağırdı. Sami yavaşça kapıyı kapadı ve oturdu.

“Kötü gün” dedi. “Sanırım Kapsül projesi ertelenecek”

Ayhan’ın diyeceği bir şey yoktu. Sami Kapsül projesini başından beri tasarlamış, taşımıştı. Ve şirket içindeki durumunu bu projeyi başarması çok etkileyecekti. “Anlamıyorum” dedi Sami “Neden?”

“Bildiğim sadece önceliklerin değiştiği” dedi Ayhan.

“Madem öyle neden bu kadar para ve emek harcandı bu işe? Daha 3 ay bile olmadı?”dedi Sami
Okumaya devam et

Paylaşın: