Büyüyünce bozuluyor büyüler. İşte o zaman büyüyüp büyümemeyi seçemenin sıkıntısı başlıyor. Hadi bana oldu çocuğuma olmasın diyorsunuz ama o da olmuyor. Birinin büyüdüğünü nasıl anlarsınız? Kendinizin büyüyüp büyümediğinizi biliyor musunuz? Zaman o kadar çok şeyi değiştiriyor ki bakın ister istemez büyüdüğümüzde neler oluyor?
1. Evdeki çiçekler büyümeye devam ederken artık koklamıyorsanız,
2. Daha az “sus, konuşma” gibi uyarılar alıyorsanız,
3. Buzdolabında talıdan başka şeylerinde olduğunu farketmeye başlamışsanız,
4. Erkenden kendi isteğinizle yatıyorsanız,
5. En sevdiğiniz şarkıyı asansörde dinliyorsanız,
6. Haberleri ve tartışma programlarını izlemeye başlamışsanız,
7. Eğer arkadaşlarınız birileriyle çıkmak yada flirt etmek yerine evleniyor yada boşanıyorlarsa,
8. Yüksek sesten ve koşuşturmacadan rahatsız oluyorsanız,
Read the rest of this entry »
Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı.
Herkes aciz bir vaziyetteyken, gemide bulunan yaslı bir adam padişahın huzuruna çıktı, “Müsaade buyurursanız ben onu sustururum” dedi. Padişah da “Lütfetmiş olursunuz” dedi.
Yaslı adamın isteği ile köleyi denize attılar. Köle birkaç kere suya battı çıktı. Sonra saçından yakaladılar, gemiden tarafa çektiler. Köle gemiye yaklaşınca iki eliyle dümene asıldı, oradan gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı.
Yaşlı adamın yaptığı iş padişahı hayrete düşürdü, “Bu isteki hikmet nedir” diye sordu.
Yaslı adam cevap verdi: “Köle evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selâmetin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir, bir felâket görmeyen kimse, huzurun kıymetini bilemez.”
Beyin fırtınası doğru yapılmadığında ciddi bir zaman kaybı olmakla beraber doğru yerine yanlış şeylerin ortaya konabileceği bir şey haline dönüşebilir. Önemli olan amaca uygun sonuçların yakalanacağı etkin beyin fırtınası toplantıları yapmaksa işte o zaman dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var;
1. Beyin fırtınasını sadece fikir toplamak için yapmayın aksine fikirleri birleştirip neler çıkabileceğine ya da fikirlerin daha geliştirilmesine odaklanın. Eğer sadece fikir toplayacaksanız vaktinizi böyle harcamayın eski usul öneri sistemi vb. uygulamaları devreye alın.
2. Korkanları bu gruba almayın. Eğer beyin fırtınası yapacağınız ekibe demotive, aldığı ücretten yakınan, alaycı kişileri alırsanız yine sonuç hüsran olacaktır. Eğer her sene çalışanlarının %10’unu işten çıkaran bir şirket iseniz gelenler fikirlerini açıka söylemeye cesaret edemeyeceklerdir.
3. Önce bireysel sonra ekip olarak beyin fırtınası yapın. Bireysel fikirler grup içerisinde şekillenir. Beyin fırtınasını yönetcek kişi bu toplantı önce konuyu herkese iletmiş ise sadece o konuya odaklanan kişilerin fikirleri grup içerisinde harmanlanarak anlamlı projeler haline gelebilecektir.
Şeytan gerçekten ayrıntılarda gizli ve başarı oralarda geziniyor. Aslına bakarsanız kiminle konuşsanız mutlaka çok iyi bir fikri vardır. Öte taraftan nelerin başarılı olduğuna bakarsanız aslında küçücük şeylerin yarattığı farkların başarı getirdiğini görürsünüz.
Örneğin bir web sitesine girdiğinizde site sahibinin küçücük noktalardan para kazandığını görebilirsiniz. Örneğin google reklamı varsa, sayfasında bannerlar varsa ya da belirli bir bölüme bir marka sponsorluk vermişse farkedersiniz. Bu küçük küçük gelir getirici noktalar ve farklılaşmalar başarı ve kazancı getirir. Örneğin faremizin(mouse) imleci yerine bile reklam konuldu.
Benim burada dikkat çekmeye çalıştığım şey aslında gözünüzün önünde duran ve henüz farkında olmadığınız(farkında olmadığınız diyorum çünkü ergeç farkedeceksiniz, belki rakipleriniz yaptığında) şeylerde başarı gizli.
Öte yandan başarı, bir iki küçük farklılık ya da fikir yaratmakla değil aksine yüzlerce fikri değerlendirip belki birleştirip bir şeyler ortaya koymaya bağlı.
İnsanlar başarmak için ne yapıyorlar?
Hani bazı yazılar gelir epostanıza, bunu mutlaka paylaşmam gerekir deyip adres defterinizdeki herkese yönlendirirsiniz. İşte öyle bir yazı geldi bana. Tam eposta ile birkaç kişiye gönderecekken sizlerle paylaşmalıyım, bunları tüm anne-babalarla, anne-baba adayları okumalı diye düşündüm.
Bebek beklerken 20’ye yakın kitap alıp(ama aşağıda alıntıların yapıldığı kitabı almamışız), okuduk, internetten dünyada bu konudaki son gelişmeleri incelemeye, babalığa kendimi hazırlamaya çalıştım. Ve sağa sola çeşitli küçük notlar aldım. Aşağıdaki yazı benim aldığım notların neredeyse tamamını içeriyor.
Kaynak: Anne – Babaların Küçük El Kitabı Okumaları, Hatırlamaları ve Paylaşmaları İçin; Öneriler, Gözlemler ve Andaçlar – Buck Tilton
aile anne aşk baba başarı bedava beyin blog Blogger Business düşünce email eposta eticaret ev eğitim Facebook fikir Gmail Google iletişim iPhone iş kariyer kazanmak Microsoft Microsoft Windows para Pazarlama pozitif problem proje reklam satış sağlık toplantı yaşam YouTube yönetici yönetim çalışan çalışma çocuk öğretmen İnternet
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.