SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
İş görüşmesinde ne sormak gerekir?
Şub 17th, 2010 by savassakar

Ben İnsan Kaynakları uzmanı değilim ama çalışma hayatımda çok fazla iş görüşmesi yaptım. Hem soran hem de cevaplayan olarak. Her iş görüşmesine gitmeden önce firmayı araştırdım, üstüme başıma dikkat ettim ve doğaçlama yaptım. Halbuki iş görüşmelerimde “soran” olarak hiç hazırlık yapmadan girdim görüşmelere. Sonralarda Microsoft gibi bir çok büyük firmanın iş görüşmelerinde uyguladıkları stratejileri, incelikleri okudum, inceledim.

Lafı uzatmamak adına sonuç olarak kimi ne konuda işe alacaksanız ya da karşınızdakinden beklediklerinize göre sorular sormanız gerekiyor.

Liderlik özelliği aranıyorsa:

Önceki işlerinizde sizin yaptığınız ve siz olmasaydınız olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şey hakkında anınız var mı?
Sizi gerçekten hayakırıklığına uğratan bir davranışınız oldu mu?
Hiç bir arkadaşınızı kovmak ya da cezalandırmak zorunda kaldınız mı?
Hiç astlarınızı liderlik anlamında eğittiniz mi? Neler yaptınız?

Bir işi kendisi başlatıp devam ettirecek birini arıyorsanız;

Amacınıza ulaşmak için üstesinden gelmek zorunda kaldığınız büyük zorluklar olan bir projeniz oldu mu?
Hiç uzun vadede gerçekleşecek bir hedef oluşturdunuz mu?
Ya  da uzun süredir üzerinde çalıştığınız bir iş proje var mı?
En son tamamladığınız yada tamamlayamadığınız proje?
Gerçekten inanıp hem politik hemde diğer açılardan onu savunarak gerçekleştirmeye çalıştığınız bir proje oldu mu?
Sırf siz takip edip üzerinde olduğunuz için büyük başarı elde edilen bir iş oldu mu?

Problem çözecek birini arıyorsanız;

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 4.3/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Karar verme ve karşı saldırı
Şub 13th, 2010 by savassakar

Bir çok işimizde yeterince bilgi sahibi olmasakta karar vermek zorunda kalırız. Kafamızın içinde iyi-kötü olasılıkları düşünür bir tercih yaparız. Şimdi bu tip durumlarda verilecek kararların mantıklı ve doğru olması için kullanılan bir teknikten bahsedeceğim. Aslında teknik “mantıksız düşünmeyi öneren” bir yöntem. Gerçi böyle söyleyince biraz korkutucu olmasına rağmen işe yaradığıda bir gerçek.

Nalan, Galip’in sözünü kesti “Bunun gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Bütçemiz olsa bile 30 adamı alacak vaktimiz yok ki.”

Galip savunmaya geçti. “Ben zaten böyle bir şey önermiyorum. Benim söylediğim eğer bu tamamlanma tarihlerine uyacaksak 30 kişiye daha ihtiyacımız olacağıdır. ”

Burada Galip defansa geçme oyununu oynayarak hem durumu orijinal noktasına çekti, hemde Nalan’ın çarpıtarak başlatmaya çalıştığı çatışmayı engelledi. İşte teknik bu. Bu teknik ile karşınızdakinin pozisyonunu onu yanlış çıkaracak bir hale getirebilirsiniz. Bunu yaparken ortaya konması gereken istenmeyen sonuçlardır. Birisinin yaptığını yanlış olduğunu söylemektense yapıldığında ortaya çıkabilecek olası olumsuz durumları söylemek onunda sizin doğrultunuzda düşünmesini sağlayabilecektir.

Aslında bu tipte davranışları hepimiz zaman zaman yapmaktayız ama bir teknik olarak yada kasıtlı olarak değil tabiki. Bilinmesi gereken insanlar ne zaman bu yola başvururlar ve siz buna hazırlıklı mısınız?

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Gereksiz şeylerle yaşamak zorunda kalmak
Şub 7th, 2010 by savassakar

Bazen şirket içi politik gücü yüksek birileri istiyor diye saçma sapan teknolojilerle, işe yaramaz uygulamalarla yaşamak zorunda buluruz kendimizi. Hatta bu uygulamalar, onları savunup hayatımıza sokanlar başka yerlere gitseler bile devam ederler.

Örneğin Genel Müdür bayilerin akşamüstü satış verilerini gösteren bir rapor ister. Bu rapor bazen onlarca sayfa halinde yazıcıdan çıkabilir bazende elektronik olarak hazırlanır ve eposta ile otomatik gönderilir. O rapora ihtiyaç kalmadığında ya da Genel Müdür başka bir şirkete geçtiğinde o raporun gönderimi ve hazırlanması hala sürer. Halbuki ne okuyan nede isteyen vardır artık.

Aynı şeyi hiç kullanılmayan yazılımların sistemlerde silinmeden bırakılmasında, hiç kullanılmamasına ya da çalışmamasına rağmen yerinden kıpırdatılmayan yazıcı yada başka cihazlardada görebilirsiniz.

Bazen bir sistemin savunucusu oradan ayrılsa bile bıraktığı sistem yaşar. Aslında o uygulamayı hayata geçiren otorite orada yoktur ama sistem devam etmektedir. Buna “ilginç döngü” denilebilir. Aslında bu tip sistemlerin karmaşık yapılarda daha çok olduğunu görebilirsiniz. Çünkü karmaşık yapıların değişmesi çok zordur. Eğer bir sistem oturtulmuşsa artık onu değiştirmek çok zorlaşır. Hem alışkanlıklar hemde o sisteme karşı gelmenin sonuçlarını kestirememek değiştirmemenin sebepleri arasındadır.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Hayatınızı basitleştirin!
Şub 6th, 2010 by savassakar

Henry David Thoreau demiş ki “Eğer siz hayatı basitleştirirseniz evren daha basitleşecek, ne yalnızlık yalnızlık olacak, ne kölelik kölelik olacak ne de zayıflık zayıflık olacak.” Eğer daha önce stresinizi azaltmak yada hayatınızı basitleştirmek ile ilgili bir şeyler okumuşsanız bu tip klişe sözleri biliyorsunuzdur. Fakat “böyle söylemesi kolay öyle parmak şıklatınca olmuyor” dediğinizi duyar gibiyim.

Bende size sadece bazı önerilerde bulunabilirim. Bunları takar ya da takmazsınız. Hayatınızı basitleştirmenizin daha iyi olacağı sözüm ilginiz çekiyorsa okumaya devam edin yoksa hiç vakit kaybetmeyin, başka blogger arkadaşlarımın mükemmel yazılarını kaçırmayın.

I. Eğlenceli bir iş bulmaya çalışın.

Hayatta sizi en çok zorlayan ve hasar veren şeylerin başında tüm gününüzü stres ve baskı altında, mutsuz geçirdiğiniz işyeri gelir. Eğer imkanınız var ise sizin yüzünüzü güldürecek, kendinizi huzurlu ve mutlu bulacağınız bir işe geçin. Eğer işinizde mutluysanız doğal yetenek ve becerilerinizi çok daha rahat kullanabileceksiniz. Ve daha başarılı olabileceksiniz.

II. Gülmeyi ve gülümsemeyi öğrenin.

Gülmek stresinizi azaltır, kızgınlığınızı geçirir ve sıkıntılı anların üerinden gelmenize yardımcı olur. Gülmek olaylara bakış açınızı her defasında yeniler ve belki uzaklarda kalan çocukluğunuzu size tekrar yaşatır. Gülemeyecek kadar yoğun ve gülümseyemeyecek kadar ciddi olanlardan olmayın. Gülümseyen insanların özellikle çocukların size ihtiyacınız olan dersleri verebileceklerini unutmayın. Anlayabilmeniz önemli. Çocukların gözlerinden dünyaya bakmaya çalışın. Eğer bugün gülmüyorsanız bugün yaşamıyorsunuz demektir.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Olumlu Israr
Şub 5th, 2010 by savassakar

Hayatta hiçbir şey yolunda gitmiyor diyenlere…

Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.

Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir: Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci …yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar. Altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden, hatta var olmasından söz edebilir miydik?

Bir başarının şartları her zaman çok basittir. Bir süre için alışın, Bir süre tahammül edin, Her zaman inanın, Ve hiçbir zaman geri dönmeyin!

Alıntıdır

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar