SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Facebook profilini pazarlamada doğru kullanmak
Haz 19th, 2010 by savassakar

Ace Hardware adlı firma başlattığı bir çalışma ile müşterilerine istedikleri bahçe aletleri vb. donanıma hızlı ve kolay erişebilmelerini sağlayabileceklerini anlatmayı hedefledi.

Firma bu yeni mesajını vermek için Facebook üzerinde bir çalışma gerçekleştirdiler. Her ne kadar duvar yazıları ve yorumlar gibi klasik yöntemleri tercih etselerde akıllıca bir yol izlediler;

Taktik 1. Gençlere odaklandılar

Ace’in müşterileri genellikle 35-50 yaş aralığında idi. Facebook’un kullanıcılarının %63’ü ise 13-34 yaş aralığında idi. Kaynak:InsideFacebook.com. Yapılan banner çalışmaları bu gruba yönelik olarak hazırlandı.

Facebook kullanıcıların ilgi alanlarına göre reklam yayınlamakta. Bu yüzden özellikle hobiler ve TV’lerde insanların ilgisini çeken konularda anahtar kelimeler ile reklamların yayınlanmasını sağladılar.

Taktik 2. İnteraktif, eğlenceli ve yardımcı olanı tercih ettiler

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Aynı anda birden fazla iş vermek ya da yapmaya çalışmak
Haz 19th, 2010 by savassakar

Aynı anda birden fazla iş vermek ya da yapmaya çalışmak Hepimizi bildiği gibi araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın yasak olmasının sebebi aynı anda 2 iş yapmaya çalışırken kazaya sebebiyet vermemizi önlemektir. Hatta bazen bayanların araba kullanırken hem telefonla konuşmalarına hem de aynada makyajları ile uğraşmalarına tanık oluyorum.

Yapılan çalışmalarda email ve telefon ile işi bölünenlerin IQ’larında %10’a yakın düşüş oluyormuş. Bu oran uyuşturucu kullanmanın getireceği zararın 2 katı imiş.

Aynı anda bir den fazla iş ile uğraşmak verimliliğimizi %40 düşürüyor. Aslında aynı anda birden fazla iş yapamıyoruz tek yaptığımız elimizdeki işler arasında hızla gidip gelmekten ibaret.

Siz her ne kadar aynı anda 40 yumurtayı da taşıyabildiğinizi söylesenizde yapılan bir diğer araştırmada birden fazla iş ile uğraşanların diğerlerine göre daha az ehil” competent” oldukları çıkmış. Üstelik sadece verimsizlik değil aynı zamanda en büyük stres kaynaklarından birisi.

Herkesin kötü olduğunu bilmesine rağmen ısrar etmesinin sebebi ne? Çünkü beynimiz hem elimizden hem de sözlerimizden hızlı. Biz karşımızdakilerden yapabileceklerinin maksimumunu yapmaları için yapabileceklerinden fazla iş vermeye çalışıyoruz. Aynı zamanda kendimizde telefonla konuşurken internette email okuyabiliyoruz.

O halde ne yapmak lazım?

Bölünmelerinizi engelleyin yani email’inize yarım saatte bir bakın aralarda bakmayın. Toplantılarda hem saygıdan hem de bölünmemek için cep telefonunuz kapatın

Yapacağınız işlerde kendinize gerçekçi olmayan agresif tamamlama süreleri verin. Böylece size vakit kaybettirecek her şeyi(özellikle toplantıları) azaltmak zorunda kalırsınız.

Hepimiz iş dünyasının atletleriyiz. Hangi atlet koşarken kitap okuyor? Hangi yüzücü yüzerken telefonla konuşuyor?

Eğer yarışı kazanmak istiyorsak sadece yapacaklarımıza odaklanmayı öğrenmeliyiz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Akıllı adamın problem çözümü
Haz 18th, 2010 by savassakar

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.

Okullarin açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp, çağırarak  tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.

Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine dogru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar onları durdurur ve:

“Çok tatlı cocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken
aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve
gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar verecegim” der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler.

Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der:

“Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladi bundan böyle size sadece 50 sent verebilirim.”

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları:

“Bakın” der, “Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?”

“Olanaksız bayim” der içlerinden biri, “Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsaniz yanılıyorsunuz. Biz işi
bırakıyoruz.”

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Herkes rolünü iyi oynayacak
Haz 18th, 2010 by savassakar

Hepimizin bir çok rolü var. Kendimden örnek vermem gerekirse öncelikle insanım, Türkiye vatandaşıyım, kocayım, babayım, yetişkinim, eğitimciyim, kiracıyım, evsahibiyim, şoförüm, arkadaşım, dostum, bir mağazaya girdiğimde müşteriyim, blog yazarıyım, seçmenim vb. aklıma gelenler.

Eğer her rolümüze sahip çıkar, olması gerekenleri ve doğruları düşünür, rolümüzü en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırsak hayat daha iyi olmaz mı? Bir doktor hastasını iyileştirebilmek için elinden gelen tüm gayreti gösterip pratik ve teorik olarak kendini geliştirir, hastasına en hızlı teşhisi ve dolayısıyla tedaviyi uygulayabilmek için gerekli bilgilere en hızlı şekilde ulaşmaya çalışırsa daha önceki bir yazımda belirttiğim acil durum bilgilerimizi “kendimiz” boynumuzda taşımaktansa bunu yapmamız bizden talep edilir, bizler bir süre sonra bundan sıkılır, bu tip bilgilerin elektronik ortamda ve doktorların anında erişebilecekleri bir şekilde düzenlenmesinin yapılmasını isteriz. Kısacası o bilgilere ulaşmayı, daha iyi ve doğru müdahale için doktorlar istemeli, hasta takmayı düşünmemeli görüşündeyim.

Aslında demek istediğim her meslek grubu kendi mesleğini daha iyi icra edebilmek için hizmet verdiği insanlara yardımcı olmak zorundadır. Diyelimki kendinize bir ev yaptıracaksınız. Bir inşaat firmasına gittiniz, kapısı, penceresi, şu kadar odası olsun, şurada dursunlar vb. aklınıza gelenleri söylersiniz. Söylemedikleriniz ya iş esnasında size soru olarak gelir ya da emri vaki olarak yapılır ve karşınıza çıkar. Aynı inşaat şirketine gittiğinizde size hemen hemen her konuda sizin karar vermeniz gereken şeyleri soru olarak sorsalar fena mı olur? Hangi yönde kaç pencere istiyorsunuz? Çift cam mı olsun? PVC mi ahşap mı olsun? Pencelere kolları plastik mi olsun metal mi olsun? Pencereler kaç yöne açılsın? Çocuk kilidi olsun mu? Bu sorular hem sizin ihtiyaçlarınızı netleştirir hemde inşaat firmasının işini doğru yapmasını sağlar.

Aslına bakarsanız tüm rollerimizi oynamaya çalışıyoruz ama gerçekten hepsinde gereken özeni gösteriyor muyuz bu konuda şüphelerim var. Gösterdiğiniz özeni ispatlayabiliyor, içiniz rahat uyuyabiliyorsanız ne mutlu size.

Ama bugün bir vatandaş olarak, bir hasta olarak ve diğer aklınıza gelecek bir çok konuda gerçekten haklarımızı ya da yapmamız gerekenleri düşünüyor muyuz? Biliyor muyuz?

İşimize gelen konularda titizlenirken diğer konuları geçiştiriyor muyuz?

Ben Eskişehirliyim derken, orada doğmamız dışında oraya bir faydamız oluyor mu? Ya da gurur duyduğumuz Afyon2lu bir dünya şampiyonu için acaba Afyon bir şey yapmış mıdır yoksa sadece aile bağları orayı gösteriyordiye başarıya ortak mı oluyordur?

Ben inşaat mühendisiyim, kiracıyım, müteahhitim, belediye çalışanıyım derken her hangi bir deprem haberi sizi etkileyebiliyor mu?

Yaptığınız işin olumlu sonuçlarını ölçmek için ne kadar gayret sarfediyorsunuz? Ya da ölçebiliyor musunuz? Örneğin bir öğretmenin öğrencilerinin üniversite sınavını kazanması mı yoksa faydalı şeyler üretmeleri mi eğitimin başarısını gösterir?

Biz gerçekten her rolümüzün hakkını verebilirsek bir çok şeyi değiştirebiliriz. Çünkü roller bize o konuda sorumlulukta yüklerler ve sorumluluklar devredilemez. Siz aldığınız rolün sorumluluğunu taşıyabilmeli, en iyisini yapabilmek için elinizden gelen tüm gayreti gösterebilmelisiniz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Adını farklı alfabelerde görüntüle
Haz 17th, 2010 by savassakar

Adınızı ve soyadınızı farklı alfabelerde yazdırmak isterseniz kullanabileceğiz online siteler aşağıdadır;

1. Google Transliterate – Google’ım bu yeni uygulaması ile bir çok dilde adınızı görüntüleyebilirsiniz. Ör.  Hindi, Urdu, Tamil and Bengali. (Uyarı: türkçe karakter kullanmayın)

2. Google Translate – Bu eski Google uygulaması ile 15 farklı dile adınızı çeviretebilirsiniz.

Elvish Language3. Elvish Language – Yüzüklerin efendisi serisini sevenlere. site ingilizce olarak yazacağınız adınızı nasıl Tengwar diline çevreceğinizi anlatıyor. Hem gizemli bir havası var hem de çok hoş bir uygulama

4. Braille Generator – Bu sitede yazınız kör alfabesine çevriliyor.

Braille Logo

runes 5. Hobbit Runes – Eski kadim alfabelerden bugünkü latin alfabesine dönüşen dile çevirebilme sitesi.

6. Babylon Tablets – Babilde bilinen eneski yazı tipine çevirme.

7. Morse Code – Yazıyı mors alfabesine çeviri, ve telgrafınızı gönderebilirsiniz.

ancient_egypt 8. Ancient Egyptian – Hiyeroglif diye bildiğimiz eski Mısır yazısı karakterler yerine semboller kullanıyordu. Bu site adınızın ilk 16 karakterini Eski Mısır dfilindeki sembollerle gösterebiliyor.

9. FДКЗ CУЯILLIC – Adınızı kril alfabesi ile yazdırın.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar