Aylık arşivler: Mart 2011

Proje Ofisinin Önemi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

small-business-pool_project-management-officeArtık bir çok firma Proje Yönetim Ofisi (PYO) kurmaya başladı. Fakat yine biraz bilinçsizce tam olarak faydalarını ya da beklentilerini belirlemeden bu işi yapıyorlar. Gördüğüm temel hata metodoloji geiştirmeden kurulması ki bu Proje Ofisinin metodolojiye göre yapılandırılmasını değil metodolojinin kurulan yapıya uydurulması ile sonuçlanıyor. Gartner’ın yaptığı sektör araştırmalarında Proje Yönetimi Ofislerinin kurulumunun çok ciddi bir taktik olduğu belirtiliyor. Çünkü zamanında Proje Yönetimi Ofisi kuracak firmaların kurum içi proje yönetimi standartlarını oturtabilecekleri ve bununda hem maliyet hem de gecikmelerde ciddi kazanımlar sağlayacağı ve hatta birçok proje iptallerinin ortadan kalkacağı belirtiliyor.

Gartner 3 yönü olan bir Proje Yönetim Ofisinden bahsediyor. Öncelikle PYO diğer projelerdeki en iyi deneyimleri ve kullanılan metodları kendi içinde toparlayabilmeli ve bu bilgi ile diğer proje yöneticilerine danışmanlık verebilmelidir. Yani bu yönü ilede “koç”luk yapabilmelidir. Aslında PYO’lar fonksiyonel yöneticilerin yönetecekleri projelerdede gerek başlangıç, gerek planlama gerekse raporlama kısımlarında danışmanlık yapabilmelidir. Bu projelerin yürütülmesi yada tamamlanması sonrasındada gözen geçirmelerle deneyimini artırmalı işi yapanlara geri besleme vermelidir.

PYO’nun sunduğu değer nedir? Okumaya devam et

Paylaşın:

İş sadece takip edilmez, yönetilmelidir de

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

imagesZaman yönetimi deyince birçok kişi işlerin ne zaman yapıldığını ve biteceğini takip etmek olarak algılarlar. Aslında iş takibi bir çok çalışanın ve yöneticinin içine sinmiştir. Sürekli bir şeyleri takip ederler; yapılanlar, yapılacaklar, arayanlar, gelen mallar, satışlar vb.

Fakat sürekli iş takip edenler bir süre sonra aslında bunu yaparak herhangi pozitif bir etki yaratamadıklarını görebilirler. Bu yüzden sadece izlemek ve takip etmek zaman yönetimi anlamına gelmez. “Aslında zamanı kullanma yöntemlerini değiştirmek zaman yönetiminin ana konusudur“. Siz zaman yönetimi yaparak aslında nerelerde nasıl daha efektif zamanın kullanılabileceğini belirleyebilmelisiniz.

Günlük aktivitelerin takibi zaman yönetimi için bir başlangıç kabul edilebilir. Eğer gününüzü nasıl geçirdiğinizi analiz ederseniz zamanı nasıl kullandığınızı ve neleri nasıl değiştirebileceğinizi görürsünüz.

Bence insanların yaptıkları en büyük hata burada başlıyor. Herkes ajandasında kayıtlı olan toplantı vb. zamanları dikkate alıyor. Sadece günün rezerve edilmiş kısımları zamanı yönetmek anlamına gelmez. Günü 24 saat olarak düşünmeli ve aslında her anınızı nasıl kullandığınızı bilmeli ve yönetebilmelisiniz.

Çoğu zaman bir çok şeyi ajandanıza yerleştirmekle uğraşırsınız. Sürekli zamanını değiştirip, ötelersiniz ama bu problemleri gidermediği için bir işe yaramaz.

Peki zaman nasıl yönetilir? Okumaya devam et

Paylaşın:

Shrek’ten Yönetim Dersleri

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Görüntü herşey değildir

İnsanları dış görünüşleriyle peşinen değerlendirip onlara kötü not vermek doğru değildir. Dış görünüşü ya da konuşması kötü olan bir çok iyi ve güzel insan vardır. Sadece o kişi ile ilgili yeterince istihbarat yapıp suçlu ya da kötü olduğuna kanaat getirmek gerekir. Öte yandan bir yönetici olarak kötü görünüşünüzü kullanarak insanları korkutabilir ve onlara bazı şeyleri zorla yaptırabilirsiniz.

Her başarılı yöneticinin bir eşeğe ihtiyacı vardır

Birçok yöneticinin Shrek’te olduğu gibi kendisini temsil edecek bir eşeğe ihtiyacı vardır. Örneğin yöneticinin yapmak istemediği ya da adının geçmesini istemediği şeyleri o eşek yapacaktır. Ve eğer siz bir eşekseniz kibirinizin size ne yapmanız gerektiğini söylemesine izin vermeyin. Ve her zaman kendinize bir kaçış yolu ayarlayın.

Okumaya devam et

Paylaşın: