Aylık arşivler: Nisan 2011

Borç tuzağından sakınmak üzerine

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Çok fazla yakınımdan ne kadar çok borçlandıklarını, sürekli ekside olduklarını duyar oldum. Borçlanmanın başında “mal sahibi olmak” ya da bir şeyleri edinmek sizin için iyi bir şey olabilir. Ama zamanla eğer borçlarınızı yönetemez, ödeme disiplinini sağlayamazsanız borçlar en büyük kabusunuz haline gelir. Artık günleriniz sadece borçlarınızı nasıl kapatacağınızı düşünmekle geçmeye başlar.

Gazetelerde kredi kartıya da banka kredisi borçlularını okuyorsunuzdur. Okumadığımız ve görmediğimiz diğer borçlarla birlikte inanın çevrenizdeki bir çok kişi bir çok yere borçlanmış durumda. Borçlanmamanın ya da borçlardan kurtulmanın birinci şartı böyle bir yaşam tarzından vazgeçmeye olan isteğiniz olacaktır. “Borca girmeden mal sahibi olamıyorum, asıl diğer yaşam tarzım problem” diyorsanız o başka bir yazının konusu.

Şimdi sizi borçlu yaşamdan, borçlanarak yaşamaktan sakındıracak bazı önerilerim olacak. İşinize gelenlere ya da size uygun olanlara siz karar verin; Okumaya devam et

Paylaşın:

İsimleri hatırlamanın önemi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eski Türkler çocuklarına adlarını bir beceri gösterdikten sonra verirlermiş. Bu sebeple ad kişinin niteliğine ilişkin bir bilgi içerdiğinden, olası düşmanlarca bilinmesi sakıncalı görülürmüş. Çünkü birine büyü yapabilmesinin kapılarından birinin kişinin adını bilmek olduğuna inanılırmış. Biz her ne kadar filmlerde “Yiğidim, adını bağışlar mısın?” sorusunu kahramanlara soranları duymaya alışmışsakta bunun aslı kişinin kendi hakkında önemli bir bilginin yabancı biri tarafından öğrenilmek istenmesinin hoş karşılanmayacağı düşüncesidir. Şimdi ise adlarımız dağıttımız kartvizitlerimizin üzerinde elden ele dolaşmakta.

Kendimi bildim bileli insanların isimlerini hatırlamakta zorlanırım. Hattabir dönem sürekli beraber olduğum kişilerin adlarını bile belli bir zaman geçtikten sonra unuturum. Bu hiç iyi bir şey değil özellikle birisi görüp “Naber Savaş” dediğinde onun ismini hatırlamıyorsanız. Birde sizin isminizi bir kez öğrendimi asla unutmayanlar var ki onlara ayrıca hayranım.

Bu konuda yapılabilecek bir şey var mı diye biraz interneti karıştırdım bazı önerilere rastladım. Sizlerle paylaşmak istiyorum;

Okumaya devam et

Paylaşın:

Proje Yönetimini Kolaylaştırın – 2

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Projelerle geçirdiğiniz süre arttıkça onlara bakış açınızda değişir. Yani giderek daha basit ve yalın olarak görmeye başlarsınız. “Gerektiği kadar” tanımlama, planlama, kontrol vb. konusunda uzmanlaşır, size uygun proje yönetimi metodolojisini belirlersiniz.

Program, görevler, kilometretaşları

Projenizi tanımladıktan sonra bir zaman çizelgesi(program) hazırlarsınız. Bu plana kilometretaşlarını yerleştirirsiniz. Benim önerim öncelikle ana aşamaları ve bunlara bağlı kilometretaşlarını yerleştirmeniz ve sonrasında görevler bazında yapılacak işleri tanımlamanızdır. Böylelikle herkesin kendine has iş yapışına karışmamış olursunuz. Ekip üyelerini sadece ana aşama kilometretaşlarından sorumlu tutarsanız işlerin geri kalan detayındaki kilometretaşlarını kendilerinin oluşturmasına fırsat vermiş olursunuz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Proje yönetimini kolaylaştırın – 1

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Zamanında ve bütçesinde biten ve bitmeyen bir çok proje yönettim. Çok genel olarak söylemek gerekirse birlikte çalıştığım arkadaşlar mutlu olduklarında ve kendilerini iyi bir şeyin parçası hissettiklerinde çok iyi işler çıkardıklarını gördüm.

Tecrübenin en önemli tanımı bence neyin işe yarayıp neyin yaramadığını göstermesidir. Yaşadıklarınız size iş bitirmek için basit ve kolay küçük ipuçları, kestirmeler ve yöntemler öğretiyor.

Projelerle geçirdiğiniz süre arttıkça onlara bakış açınızda değişir. Yani giderek daha basit ve yalın olarak görmeye başlarsınız. “Gerektiği kadar” tanımlama, planlama, kontrol vb. konusunda uzmanlaşır, size uygun proje yönetimi metodolojisini belirlersiniz.

Şimdi size vereceğim basit birkaç fikir ile projelerinizi çok daha basit ve hızlı bir şekilde yönetebilirsiniz;

Düşündüğünüz kadar zor ve karmaşık değildir.

Öncelikle proje yönetiminin düşündüğünüz kadar karmaşık olmadığını bilmelisiniz. Okumaya devam et

Paylaşın:

Farabi’nin Eğitim Görüşü

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

En çok üzüldüğüm şeylerden birisi geçmişteki “gelişmikliklerin” bugüne gelememesi oluyor. Eğer geçmişimizdeki ışığı yaşatamazsak veya hatırlamıyorsak işimiz çok zor. Bu yüzden aşağıdaki yazıyı paylaşmak istedim.

Türk eğitim tarihinde ilk kez doğrudan “eğitim bilimi”ne ilişkin görüşler ileri sürdüğü bilinen düşünür Farabi’dir.  Ona göre:

Eğitimin amacı, mutluluğu bulmak ve bireyi topluma yararlı hale getirmektir.

Üç tür eğitimci vardır: Aile reisi, aile fertlerinin; öğretmen, çocuk ve gençlerin; devlet başkanı, milletin eğitimcisidir.

Öğretim, milletler ve şehirlerde nazarî (kuramsal) erdemleri var etme demektir. Eğitim ise, milletlerde ahlâkî erdemleri ve iş sanatlarını var etme yöntemidir. Öğretim konuşmakla başlar.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Rekabet derken

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Birçok kişi rekabeti, eğer rakibini yok etmiyorsa ya da kendisini zirveye taşımıyorsa sevmemektedir. Bu gerçekten çok tehlikeli ve yanlış bir düşüncedir. Rekabet ekonomik seçimleri etkilediği, taşları yerine oturttuğu, kötü firmanın ürünlerini pazardan çektirttiği için iyi bir şeydir.

Eğer insanlar kazan-kazan(win-win) bir işbirliği öneriyorlarsa bilinki aslında söyledikleri %90-%10’dur yani azda olsa sizden fazlasını kazanmayı düşünürler. Bu çoğu zaman rekabeti sadece yok etme aracı görmek gibi yanlış bir düşünceden kaynaklanır.

Akıllı iş adamları rekabeti kendilerinin performansını daha artıracağı için özellikle tercih ederler.

Shanghai Automotive Industry Corp., General Motors Corp. ile 1997 yılında orta sınıfa hitap edecek olan Buick, Cadillac ve Chevrolet üretimi konusunda anlaştılar. O güne kadar GM Çin’deki en büyük araba imalatçısı idi ve SAI onlardan otomobil üretim ve pazarlama konusunda çok şey öğrendi. Okumaya devam et

Paylaşın:

Herkes proje yöneticisidir

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

İlk iş hayatıma başladığımda proje yönetiminden haberim bile yoktu. Zaman içerisinde sistemli bir metodoloji halinde öğrendiğim ve eğitimini, danışmanlığını yaptığım Proje Yönetiminin adımlarını tek tek tecrübe ederek, yaşayarak ve sürekli okuyarak öğrendim. Dosyalamayı, resmi yazı yazmayı, toplantı organize etmeyi, muhasebeyi, adam yönetmeyi ve daha sayamayacağım irili ufaklı yüzlerce konuyu yaşayarak öğrendim. Maaşlı çalıştığım kadar kendi işimide yaptım, gündüz olduğu kadar gecede çalıştım. Yaklaşık 20 yıllık iş hayatımda irili ufaklı onlarca ulusal ve uluslararası projede yer aldım.

Bu tecrübe bazı konularda iddialı konuşmama, yazmama vesile oluyor tabiki. Mesela, bir çok firma bir projeye ilk başlarken ne tam ihtiyacını tanımlayabilir ne de kime hangi görevi vereceğini. Üstelik bir çok projenin başarısız olmasının sebebi ekip üyelerinin rollerini yeterince anlayamamış olmalarından kaynaklanıyor. Projelerde yapılacak işler, ilgili kişiye o işle ilgili yetkiyle beraber aktarılırlar ya da yetkiyle beraber aktarılmalıdırlar. Burada yetkinin altını özellikle çiziyorum çünkü özellikle büyük şirketlerde ya da karmaşık projelerde ekiplerinde büyük olması kimin ne iş yaptığı konusunda belirsizliklere yol açabiliyor. Aslında her ekip üyesine yetki ile birlikte sorumluluğunu verdiğinizde onu kendisinin proje yöneticisi yapmış olursunuz. Projelerin başarısı ekip üyelerinin kendilerine verilen işleri sahiplenme ve sorumluluğunu alma konusunda gayretleri ile birebir orantılıdır.

Bu yetki nasıl verilir? Ya da verilmeli? Okumaya devam et

Paylaşın: