Aylık arşivler: Kasım 2011

Kişisel Kısayollar, Sırlar, Kestirmeler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Sanırım herkesin kendi işini iyi yapabilmek için küçük sırları vardır. Fakat genellikle bu sırlar paylaşılmaz çünkü kişinin kendi avantajı için kullandığı farklılığıdır bu sırlar. Bu sırlarınızın bilinmesinin sizi diğerleri ile aynı konuma getireceğini ya da o konuda foyanızın ortaya çıkacağını düşünerek riskli bulabilirsiniz. Ama yine eminim siz diğerlerinin sırlarını bilmek için can atarsınız.

“Artık her gün ekstra 5 rapor daha hazırlamamız gerekiyor” dedi birim müdürü Ahmet, Lale’ye bakarak. “Zaten işimiz başımızdan aşkın, birde bunları her gün sabah 09:30’a yetiştirmemiz lazım”

Lale, müdürünün sıkıntısını görünce “Siz merak etmeyin” dedi. “Her sabah 09:15’te raporlar önünüzde olacak.” dedi. Ahmet şaşırmıştı.

“Nasıl?” dedi. Okumaya devam et

Paylaşın:

Birazcık anarşi öldürmez!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

OLYMPUS DIGITAL CAMERAEğer elit bir takımı yönetiyorsanız yaklaşımınızı değiştirmeniz gerekir. Bir takımın, ekibin ustası kimdir? Diyelim ki ekibinizin dünyayı değiştirmek gibi büyük bir hedefi olsun. Büyük değişiklikler, büyük hedefler, hiç kimsenin yapmadığı şeyleri yapacak olsunlar. Bundan yaklaşık 10 yıl öncesine giderseniz Türkiye’nin 3 büyük bankasının(İş, Garanti, YKB) internet şubeleri açarak banka kullanım alışkanlıklarını değiştirmek için adım attıklarını görürsünüz. Yine o dönem Turk.Net büyük bir kırtasiye mağazası(Spektrum) ile ilk e-ticareti başlatmıştı. Bunlar gidişatı kıran, değiştiren şeylerdi. Ve bu projeleri gerçekleştirenler gerçek superstar’lardı, gerçek başarının sahipleriydiler.

Ama artık firmalar böyle  ekipler kurmuyorlar. Çünkü hem yeni bir şeyler yaparak riske girmektense başarılı olmuş modelleri tercih ediyorlar hem de böyle ekiplerde yer alan kişilerin egoları ile sürekli ayaktaki gerilim ve tansiyonu yönetmekten kaçınıyorlar. Artık önemli olan uygun olanı, deneyimli olanı ve diğerleri ile uyumlu olarak çalışacak olanı seçmek. Belki her proje böyle süper ekibe ihtiyaç duymaz ama her şirketin bence böyle özel projeleri vardır ve özel ekibe ihtiyaç duyar.

O halde ekip çalışmasına bakış açımızdaki değişiklik ne olacak?

Aslında birçok şeyi değiştirmeniz gerekiyor. Öncelikle bu ekibin çok istekli bir çalışma tarzı olacaktır. Onların enerjilerini fark etmelisiniz. Normal bir ekipten daha heyecanlıdırlar. Olabildiğince dobradırlar. Bu ekipler yeterince nazik değildir. Daha fazla yan yana ve birlikte çalışmayı tercih ederler. E-mail ya da telefonumla uzaktan kuracakları diyaloglar onları kesmez. Hız onlar için çok önemlidir, fikirlerini hızla hayata geçirip hemen bir prototip yaparak sonucunu görmek isterler. Ve hepsinin içinde dışarıya çıkmayı bekleyen bir şey olduğunu ve içlerine sığamadığını görürsünüz.

Artık tüm projelerimizde zaman ve bütçe kısıtları çok önemli bir hale geldi. Bunun ekip için anlamı ise mevcut işleri ile proje işleri arasında kurmaları gereken dengeyi daha hassas kurmaları, doğru şeylere doğru zamanda odaklanmalarıdır. Kişilerin üzerindeki baskı arttıkça doğrudan iletişimi artırmakta, daha fazla dostluk ile birlikte bilgi ve beceri paylaşımları artmaktadır. Kişileri birbirine çeken güç hızlanmaktadır. İşte bu noktada sihir birbirine yaklaşmak zorunda kalan bu kişilerin aralarındaki diyalogu artırıcı önlemler almaktır. Birçok şirket başka illere götürdüğü yöneticilerine 2-3 günlük eğlenme, vizyon paylaşımı ve iletişimi artırıcı aktiviteler sunmaktadır.

Nezaket, fikirlerin masaya gelmesini engelleyebilir. Şirket içi hiyerarşilerde genellikle patron fikri ortaya atar ve diğer herkes onaylar. Eğer gerçek iyi fikirlerin ortaya çıkmasını istiyorsanız kişilerin fikirlerini söylemelerinden çekinmeyecekleri bir ortam yaratmalısınız.

Böyle bir ekibin yöneticisi dışarıdan ya da ekip üyelerinden gelen fikirlere açık biri olmalıdır. İyi bir dinleyici, egosu ile barışık, benmerkezci olmayan biri olmalıdır. “Ben”den çok “biz”e odaklanmalıdır. Hata yapmayı öğrenmek için bir fırsat olarak görebilmelidir.

Böyle bir ekibi yönetmedeki fırsat nedir? Bu oyunun kurallarını bilen bir yönetici, hem yönetecek, sonuçları alacak, azıcık anarşik olacak yani nezaketten susmayacak, dünyayı veya şirketi değiştirmekten korkmayacak, hedeflerini her şeyin önünde tutarak iyi bir şeylerin tamamlanmasını sağlayacak, süper bir iletişimci olacak dersem sanırım yeterli olacaktır. Böyle ekiplerle yapamayacağınız şey yoktur.

Paylaşın:

En büyük hata hataların tekrar edilmesidir!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

images-8-e1349062091386İki avcı, kamyonetleriyle Amerika’nın kuzeyinde küçük bir havaalanına gitmişlerdi. Orada dört kişilik bir uçağın pilotuyla konuşmaya başladılar. O gün avladıkları geyik, kamyonetlerindeydi ve onu da uçağa yükleyerek gitmek istiyorlardı.

Pilot, uçağın dört kişilik olduğunu, kendisi ve iki yolcunun dışında bu geyiği alamayacağını söyledi. Çünkü geyik ve eşyalar en az iki insan ağırlığındaydı.

Avcılar ısrar ettiler. Pilot, kararlı bir şekilde reddetti. Sonunda avcılar, “Geçen yılki pilot senden cesurdu. O kabul etmişti.” dediler.

Pilot da, “Siz bana korkak mı diyorsunuz? Ben çok tehlikeli olduğu için reddediyorum.” diye itiraz etti.

Avcılar, “Hayır. Yeterince cesur değilsin, ondan.” dediler.

Pilot, sonunda avcılar ve geyiği almayı kabul etti. Geyiği yüklediler ve uçak havalandı. Birkaç dakika sonra 10 kilometre kadar havaalanından uzaklaşmışlardı ki, uçak geyiğin fazla ağırlığından havada yalpalamaya başladı. Pilot güçlükle uçağı bir tarlaya doğru indirmeye çalıştı. Uçağın tekerleri balçığa saplandı.

Uçaktan çıkan avcılardan biri diğerine sordu:

“Neredeyiz?”

Diğer avcı cevap verdi:

“Geçen yıl düştüğümüz yerden 1 km kadar uzaktayız. Sanırım.”

Paylaşın: