Aylık arşivler: Aralık 2011

Hedefli Yaşamak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Hayali bir yapılacaklar listesinin ötesinde sizin ihtiyaç, beklenti ve tutkularınıza yönelik bir hedefler listesi oluşturmanızın vakti geldi. Özellikle üniversitelerde konuk konuşmacı olarak katıldığım derslerde öğrenci arkadaşlarıma şöyle bir öneri getiriyorum;

Şimdi bir sonraki ay için kendinize bir hedef koyun. Ör Çocuk Esirgeme Kurumu için 300 YTL bulmak, 50 adet fidan dikmek, en az 3 kişiye yardımda bulunmak gibi faydalı hedefler olabileceği gibi Beyoğlu’nu kimseye değmeden 10 dakikada boydan boya geçmek, en az 3 kitap bitirmek gibi çeşitli hedefleri kendileri için belirlemelerini ve bunları gerçekleştirmelerini söylüyorum.

Hedeflerle yaşamayı ve hedeflere doğru yollardan başarıyla ulaşmayı ne kadar erken öğrenirlerse iş yaşamında o kadar çabuk başarılı olabileceklerini anlatmaya çalışıyorum.

Hatta zor hedeflerde konabilir; Başbakan ile tanışmak, bir turiste tavla öğretmek, 10 dakikada zor bir Sudoku’yu(sadece 16 sayı verilmiş) çözmek vb.

Böylelikle hem kendi kapasitelerini sınamış hem yapabilirliklerini zaman içinde geliştireceklerini fakat bunun için aynı zamanda kendileri ile ilgili ölçümlemeleri yapmaları gerektiğinin altını çizmeye çalışıyorum.

Kişisel gelişim hedefler koymak yukarıda bahsettiğim kadar kolay değil tabiî ki. Hem hedef koymak hem de o hedefi gerçekleştirmek zordur. Hedeflerinize erişmek için akıllı stratejiler üretmek zorunda kalırsınız ve hatta birden fazla alternatif stratejiye ihtiyacınız olur çoğu zaman.

Benim önerilerim şunlar olacak; Okumaya devam et

Paylaşın:

Pozitif Motivasyon

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

En iyi motivasyon kişinin kendisini motive etmesidir. Eğer birileri beni motive etsin yada moralimi düzeltsin diye bekliyorsanız biran önce kendi başınızın çaresine bakacak planınızı yapmaya başlamalısınız.

Hemen hemen herkes sırtının sıvazlanmasından hoşlanır. Başardığından yada yaptığının doğruluğundan emin olamayan biri için bu sıvazlama en büyük destekleme ve onaylamalardan biri olacaktır.

Çoğu insan kötü alışkanlıklarını “acıya” dönüştüğünde bırakır. Yaptıklarının kötü olduğunu bildikleri ve kendi kendilerine dırdır etmelerine rağmen o alışkanlıktan kurtulmak için yeterince acı çekmeyi beklerler. Suçluluk, şüphe, utanma ve kendini cezalandırma gib i işe yaramayan negatif davranışları kendilerine yapıştırırlar.

Aslında 10 kilo vermeyi kutlamak yerine aldıkları 1 kilonun derdine düşmeyi tercih ederler. Özetlemem gerekirse insanlar kendilerini döve döve motive etmeye çalışırlar.

Birde şöyle düşünmek lazım: Eğer sizde başkalarını aynı şekilde motive etmeye kalksanız ne kadar sonuç alırsınız?

Öncelikle “olabilirlikler” yaklaşımından hedeflerle düşünme yaklaşımına geçmeniz lazım. Kendi sırtınızı sıvazlayabileceğiniz ve kendi kendinizi cesaretlendirebileceğiniz şekilde bir düşünce tarzına geçmeniz gerekiyor.

Neyi yanlış yaptığınıza odaklanmaktansa neyi doğru yapabileceğinize odaklanmanız gerekir. İşte bu noktada pozitif bir bakış açısıyla olayları ve kendinizi değerlendirmeniz çok önemlidir.

Yapmak istediğiniz şeyleri yaptığınızda kendi kendinizi ödüllendirmeniz doğal düşünce tarzınız olmalı, kendinizi zorlayarak yaptığınız şeylerde değil. Kendinizi her adımda ödüllendirmek bir sonraki adım için cesaretlenmeniz ve ilerlemenizi kolaylaştırmanzı anlamına gelecektir.

Kendi kendinizi nasıl ödüllendireceksiniz?

  • Öncelikle belirli ödül seviyeleri belirleyin. Kararlılığınızı mutlaka değerlendirme kriteri olarak alın.
  • Ödülün kendiniz için anlamlı olması önemli. Bazen bir çift ayakkabı bazen bir kitap doğru olacaktır.
  • Şimdi bir şeyleri gerçekleştirdiğinizde kendinize belirlediğiniz ödülü alın. Yemek ödül değildir.
  • Küçük hediyeler küçük şeylerde büyük hediyeler büyük şeylerde olmalı.
  • Eğer sağlık, kilo gibi, hedeflerinize ulaştıysanız bunu kutlayın.
  • Kendinize dürüst olun. Ödülü almaya değil hedefi gerçekleştirmeye odaklanın.

Ödüller ne olabilir? Okumaya devam et

Paylaşın:

Siz bu hataları yapıyor musunuz?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

man-question-mistakeEğer bir şirkette yönetici olarak çalışıyorsanız yeni pazarlara girmek, iyi elemanları elde tutmak, yeni fikirleri hayata geçirmek gibi konularda zorlanıyor olabilirsiniz. Ve her şeyin ötesinde tüm bunlarla uğraşırken kendinizi yönetici olarak değil de sadece günlük problemleri çözerken bulursunuz.

Bir çok yönetici zamanının %80’ninin gerçekleşen olaylara verdiği reaksiyonlarla geçirirken çoğu problemin tekrarlamamasını çoğu zaman sağlayamaz. Eğer bu söylediklerin size yabancı gelmiyorsa bazı hatalar yapıyorsunuz demektir;

  1. Şirketinizin geleceğine ilişkin planlarınızı ve vizyonunuzu çalışanlarınızın çok azı biliyor ya da sorulduğunda yanıtlayamıyorlarsa
  2. Her ne kadar müşterilerinizin ihtiyaçlarına göre bir misyonunuz olsa da bu amacınıza doğru ilerlediğinizi gösteren bir ölçüm yoksa
  3. Her ne kadar elinizdekiler değer kaybediyor, nakit akışınız kötüleşiyorsa da ısrarla kar ve karlılığınızı artırmaya çalışıyorsanız
  4. Çalışanlarınızla sektördeki iş değiştirme veya performans bilgilerine sahip olmadan ileri geri konuşuyorsanız
  5. Stratejinizi, performans ölçütlerinizi ve gerçek kaynak ihtiyaçlarınızı tanımlamak yerine çeşitli taktikler üreterek sıyrılma stratejileri geliştiriyorsanız
  6. Çalışanlarınızla mevcut durumunuzu irdelediğiniz düzenli, toplantılar yapmıyorsanız
  7. Eğitime bütçe ayırmanıza rağmen eğitimin başarısını ölçümleme zahmetine girmiyorsanız
  8. Firmanızın performansını rakiplerinizle ya da sektör dinamikleri ile değerlendirip artırmak yerine kafanızdan uydurduğunuz hedeflere odaklarsınız
  9. Çalışanlarınızın, tedarikçilerinizin ve müşterilerinizin sizi sevip sevmediklerini ve sizden memnun olup olmadıklarını ölçmüyorsanız
  10. Geleceğinize ilişkin anlamlı ve akıllı hedefler koyup onlara doğru aksiyon almıyorsanız hata yapıyorsunuz demektir.

Günlük operasyonel işler birçok yöneticinin ciddi anlamda zamanını yer. İyi bir yöneticinin bu durumu başarılı bir şekilde yöneterek bu durumdan kendini çıkarması ve gelir ve karlılığı artıracak anlamlı konulara odaklanması önemlidir.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Herkes kendi sorularına sahiptir!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

soruGerek işyerinde, gerekse projelerde iletişim gibi anlamak ve anlaşılmakta çok önemlidir. Benin eşimle ve birlikte çalıştığım insanlarla yaşadığım bir sıkıntı bu yazının ana konusu oldu. Soru sormak dediğimde genel olarak merak ettiğimiz, öğrenmek istediğimiz bir konuda karşımızdakine yönelttiğimiz sözleri kastediyorum. Örnek vermek gerekirse bir ders esnasında anlamadığınız bir şey olduğunda soru sorarsınız. Ve sizin dışınızdaki kişilerinde farklı konuları anlamadığını ve o konularda sorular sorduklarını görürsünüz.

İşte bu herkesin kendi sorusuna sahip olması konusu özellikle son dönemde dikkatimi çekmeye başladı. Eğer olaylara yaklaşımınız ya da bakış açınız diğerlerinden farklıysa bilmek istedikleriniz ve buna bağlı olarak ta sorularınızda farklılaşıyor.

Örneğin bir arkadaşımla buluşup yemek yemişiz, havadan sudan konuşmuşuz. Eve geldiğimde eşim “neler konuştunuz?” diyerek ilk sorusuna başlıyor. Daha sonra kendi merak ettiği konuları benim sorup öğrenip öğrenmediğimi bana sorular sorarak öğrenmeye çalışıyor. Ve diyalog şöyle gelişiyor;

“Eşi okulu bırakmış mı?” “Bilmiyorum, sormadım”

“Tatile ne zaman çıkacaklarmış?” “Bilmiyorum, sormadım”

“Çocuklarının bakıcısı izne çıkmış mı?” “Bilmiyorum, sormadım” …

Daha sonra işyerinde benzeri diyalogları yaşamaya başlıyorsunuz. Patronunuz elinizdeki iş ile ilgili her şeyi sorgulayıp sorgulamadığınızı kendi sorularıyla teyit etmeye çalışıyor. Sizde astlarınıza aynı şeyi yapıyorsunuz. Eğer atlanmış bir soru ve buna bağlı bir cevap var ise hala bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyorsunuz ya da patronunuz düşünüyor.

Bence ailedeki farklı bakış açısı ve sorular çok iyi bir şey. Farklı rollerin insanları (karı-koca, anne-baba, kadın-erkek) olarak farklı bakış açıları ve soruların olması çok önemli. Zaten bir birliktelik iki farklı hayatın bir arada uyumlu yaşamasıyla mükemmelleşmiyor mu?

Ama iş yerinde eğer astsanız ve patronun bakış açısından olaya yaklaşamıyor iseniz alarm zilleri çalıyor demektir. Sonuç olarak üstünüzün, patronunuzun sizin müşteriniz olduğu gerçeği ile düşünürseniz yaptığınız işin kalitesini de bunun belirleyeceğini anlarsınız. Kar odaklı düşünmeniz, analitik düşünmeniz, sosyal sorumluluklar dahilinde düşünmeniz ve olabildiğince bir şeyleri atlamamanız beklenir sizden.

Projelerin başarısı öncelikle iyi tanımlanmalarından geçer. İyi tanımlanma ise doğru sorularının tamamının sorulması ve bu sorulara gelen yanıtlarla proje yönetim planının (zaman, maliyet, kalite, insan kaynakları, iletişim, satın alma, risk planları) hazırlanması ile mümkündür. Bu sayede gideceğiniz yolu ya da gerçekleştireceğiniz şeyi ne kadar iyi tanımlamışsanız başarıya da o kadar yaklaşmışsınız demektir.

Paylaşın: