Aylık arşivler: Nisan 2012

Notlarımdan – 3

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Toplantı zamanlarınızı sabitleyin ve çalışanlara esneklik sağlayın. Örneğin 11:00 – 15:00 saatleri dışında toplantı yapılmasın.

—-

Proje Yönetimi golf oynamaya benzer. Sonuca varmak için kilometre taşlarınız deliklerdir. Her delik için vurşunuzu özenle yapmalı bir çok faktörü(rüzgar, eğim, sopa tipi vb.) dikkate almanız gerekir. Konsantrasyon ve kondisyon önemlidir.

Proje Yönetimi bilardoya  benzer. Bir hareket yaptığınızda sonraki hareketleri düşünerek yapmanız gerekir. Yanlış bir hareket sizi zora sokar ve rakibe avantaj yaratır.

—-

Sizin daha hızlı olmanız önemlidir. Rakipler email kullanıyorsa siz Twitter, Facebook ve iPhone uygulamaları kullanacaksınız.

Rakipler uzun mesajlar ile vakit kaybederken isz kısa mesajlarla zaman kazanın

Rakipleriniz yaptıkları işin “değerine” bakmıyor siz bakın ve değecek şeyleri yapın

Rakiplerinizin kendileri ile ilgili verdikleri yanlış bilgileri ifşa edin.

—-

Facebook sayfanız işe alınmamanıza ya da kovulmanıza sebep olabilir.

—-

Birlikte çalıştığınız outsource firmaları zamanında ve olabildiğince tam bilgilendirmek size zaman kazandırır.

Outsource firmaların sadece iş sonuçlarını değerlendirmeyin, değerlendirmenizi açıklayın. Bu değerlendirmelerinizi taze iken yapın.

Söyledikleriniz ve yaptıklarınız karın doyurmalı

Her zaman belli varsayımlarla bir işe başlarız ve çoğu zaman bunu ne yazılı hale getiririz ne de üzerinde ciddi bir şekilde düşünürüz. Bu yüzden iş belli bir noktaya geldiğinde yaşadığımız olumsuzlukların baskını daha fazla hissederiz. İşe başladıktan sonra belirli dönemlerde varsayımlarınızı gözden geçirmeniz gerekir ve mümkünse yazılı olmasında fayda vardır.

Bir işe başladığınızda belirli bir süre ve bütçe ile bitirmeyi planlamış olabilirsiniz. Ama yapılması gereken ilerleyen dönemlerde kalan işin ne kadar sürede ve bütçe ile bitirilebileceğinini sürekli hesabının yapılmasıdır. Bu yüzden “plan bir kez yapılır sonra her gün yapılır” diyoruz.

İşin başında işe ilgi duyan(yönetici, çalışan vb.) ya da vakit ayırabilenlerin zamanla durumları değişebilir, bu konuda farkındalığınızı korumalısınız.

—–

Özellikle Türkiye’de yaşıyorsanız her zaman bir krize ya da sıkıntılı döneme hazırlıklı olmanız gerekir. Kendinizi geliştirmek yeni bir şe geçmek için, kenarda 3-5 kuruş işssiz dönemler için vb.

İnsanlar sevdikleri işlerde çok iyi olabiliyorlar.

Size uygun ve size yarar sağlayacak ilişkileri geliştirmekte ve büyütmekte fayda var. Kötü durumlarda ortadan kaybolacak dostlarla vaktini harcamayın.

Yaptığınız iş ya da siz sabun köpüğü olarak görülüyorsanız işler kötüye gittiğinde hiç kimse kurtarmaya ya da yardım etmeye çalışmaz çünkü durum ümitsiz olarak algılanır.

Deneyimsizlerin iş bulması için kişisel özelliklerini öne çıkarmaları gerekir. “Ben işe gireyim, siz bana öğretin, sonra yaprım” doğru bir yaklaşım değil. Örneğin “telefonla arama yapıp, gerekli şeyleri söyleyebilirim” diyebilirsiniz ama “telefonla arayıp satış yapabilirim” derseniz tecrübeniz sorgulanacaktır. Karşı tarafa nasıl fayda sağlayabileceğinizi çok iyi ifade edebilmeniz gerekir.

Eğer kendinize güveniyorsanız bir süreliğine parasız çalışabileceğinizi, sizi deneyebileceklerini açıklıkla söyleyebilmelisiniz.

İnovatif yapılanmış bir firmada;

Okumaya devam et

Paylaşın:

Notlarımdan – 2 – İngilizce

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Effective leaders only negotiate with those who are willing to negotiate.

Great leaders are patient — and they never cave quickly. Many never cave, period.

Sometimes, bullies need to be taught a lesson. When you’re trying to lead — but others shout you down — the time for softball is over. In situations of coercion, your power as a leader is never more necessary.

Speak softly, but carry a big stick — you know the score.

One of Obama’s greatest failures as a leader is the homogeneity in perspectives and attitudes of those closest to him.

Bark without biting. – A leader who can’t enforce his power has no power at all.

Great leaders ignite burning platforms — and never let them sputter.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Notlarımdan – 1

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Okurken aldığım notları ve aklıma gelince yazdığım ufak tefek şeyleride sitede paylaşmaya karar verdim. Bu ilk ;

Mevcut iş yükünüz ve sorumluluklarınız giderek artacak. Sizin yapmanız gereken iş yaşamınızın her anında daha efektif çalışma yöntemleri bulmak ve geliştirmek olmalıdır. Bunu yapmanın ilk yolu mevcut davranış tipinizi ve zamanınızı alan konuları belirlemek ve çözümler üretmektir.

Örneğin vaktinizin %20’si toplantılar, %15’i email okumak ve yazmak, %5 sunumlar ve raporlar hazırlamak, %30 problem çözmek, %30 rutin işler vb. İse önce bu yüzdeleri bulmalı ve zamanı nasıl kazanacağınızı bulmaya çalışmalısınız.

Sonra hayatınızı zorlaştıran, zaman kaybettiren kişi ve departmanları belirleyip onlarla olan iletişiminizi artırmalısınız. İnsanları değiştiremiyor olabilirsiniz ama iyi bir iletişim her şeyin başlangıcıdır. Yaşadığınız problemleri dile getirirken çözümler üretmeye, win-win öneriler getirmeye çalışın.

Bazen en iyi adamınızı kovmanız gerekir. Durumunuzu iyi analiz edin. İşinizin geldiği nokta “işi çok iyi bilen” adam yerine “politik ilişkileri güçlü birine” ihtiyacınız olduğunu gösterebilir. En iyi adamlar geçmiş alışkanlıkları ile başardıklarına körü körüne  inandıklarında değişime direnç gösterebilirler. İyiler sadakatleri oranında beklentiler içine girerler ve bu olmayınca iyi taraftan kötü tarafa geçerek ciddi risk olabilirler. İyi adamlar yeni kuşağı yönetmeyi beceremiyor olabilirler.

—–

Gutenberg matbaayi bulmasaydı, Mısırlılar papirüsü keşfetmeseydi ne olurdu? Neyi nasıl hatırlayacaktık?

Internet ve cep telefonu olmadan yaşanamayacağı ya da sanki onlarsız bir dünya hiç olmamış gibi aptal bir düşünceye nasıl sahip olunabilir?

—–

Aldırılan onlarca eğitim ve binlerce dolara rağmen hala “kötü yönetici” çok fazla ve işin kötüsü kendilerini “iyi” sanıyorlar çünkü çoğu başarıyı sadece hedef tutturmakta görüyor. Yöneticilerin ya kendileri ya da çalıştıkları şirket tarafından periyodik “değerlemesi” yaptırılmalıdır, aynı kan ya da idrar testi gibi.

Ne ekibinize çok yapışacaksınız ne de çok uzak duracaksınız.

Hiç bir iş sağlığınızdan ya da ailenizden daha önemli değildir. Hırslarınızı yönetmediğinizde ve mutluluğu tamamen iş dünyasında aradığınızda sonuç büyük ihtimalle iyi olmayacak, keşke’lerle dolu bir sürü cümleye sahip olacaksınız.

İyi ya da kötü her yönetici ve çalışandan bir şey öğrenirsiniz ya da inşallah öğreniyorsunuzdur.

—-

Her şirkette “departmanlar ligi” olsa. Aylık hedeflerine ve gerçekleşmelere göre sıralamaları olsa, fikstürleri olsa…

Paylaşın: