Aylık arşivler: Nisan 2014

Örnek Olay: RedEnvelope

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

webwatch_img1_redenvelopeİş modeli şeklinde formüle edilen stratejinin genel geçer ve zamandan bağımsız olma özelliğine, RedEnvelope adlı bir şirket örneğini inceleyerek ışık tutabiliriz.

20. yüzyılın başlarında otomobil endüstrisinin yaşadıklarına benzer biçimde, 21. yüzyıl başlarında da birçok yeni eticaret şirketi başarılı bir iş modeli yaratmak gibi eski bir stratejik problemle boğuşmaktaydı. Hediyelik eşya satan yeni bir İnternet işletmesinin deneyimi bu konuda bizi aydınlatacak bir örnek oluşturuyor. Bu şirket önce 911 Gifts (Hediyelik Eşya) adıyla kurulmuş, sonra RedEnvelope adını almıştı

San Fransisco’da Noel arifesi, öğlen saatleri. Union Meydanı ile Market Caddesi üzerindeki mağazalarda satışlar altı saat sonra sona erecek. Oysa Bay Köprüsü’nün batı yakası yakınlarındaki bir kulede, tam altmış gün boyunca durmadan satış yapmayı sürdüren, İnternet üzerinden hediyelik eşya satışı yapan RedEnvelope şirketinin ofislerinde tatil çoktan başlamış bile. Personel şampanya dolu plastik bardaklarını tokuşturarak birbirini kutluyor. 56 yaşındaki CEO Hilary Billings “Seneye bu bardaklar kristal olacak” derken, kahkahayı basıyor.(Bekke, 2000, s. 50)

Kış tatil sezonunun son haftasına geldiğinde, RedEnvelope’un postaladığı paket sayısı haftada 20.000 adede ulaşmış, 500 ürün çeşidinden oluşan milyonlarca dolarlık mal satılmıştır. 750 adet elektrikli vücut masaj matı, 620 adet Zen huzur pınarı, beden ve ruh sağlığı için 1400 Japon banyo kiti; 1600 kutu fıstık ve karamel, 1600 kehribar kolye, 600 antik termometre ve 1100 adet çikolata rengi vücut renklendirme kiti.

1999’un son iki ayında RedEnvelope gibi İnternet üzerinden satış yapan perakendecilerin sezon boyunca sattıkları malların tutarı 9 milyar doları bulmuştu. Yine de hiç biri kâr etmemişti.

RedEnvelope, her bir dolarlık satışı için 4 dolar pazarlama masrafı yapmıştı. AOL’a, ticaret alanına girmek için büyük bir tutar ödemişti (bu olanak ona “istikrarlı ama pek de görkemli boyutlarda olmayan satışlar” sağlamıştı) ve Yahoo’da yer satın almak için de 15.000 dolar vermişti (bu da ona günde en fazla 600 sipariş kazandırmıştı).

RedEnvelope’un sitesini ziyaret edenlerden alışveriş yapanların oranı %5,8’di (sektörün genel ortalaması % 2’ydi). RedEnvelope Ocak ayında aldığı siparişlerden %98’ini tam olarak ve zamanında yerine getirmiş, aldıklarını iade etmek isteyenlerin oranı yalnızca %2 olmuştu (O tarihte sektörün genelinde bu oran %8’di).

İşleri bu şekilde başlayan şirket geçirdiği ilk sezonu başarılı bulmuştu; tek sorun, alınan iş girişim sermayesinden geriye yalnızca 31 milyon dolar kalmış olmasıydı (bu da onları en fazla altı ay idare edebilirdi).

RedEnvelope ya yeni girişim sermayesi bulacak, ya da halka açılacaktı. 1990’ların sonunda İnternet hisse senedi piyasalarında görülen güçlü tırmanışın etkisiyle, eticaret işletmeleri girişim sermayesi bulmada pek güçlük çekmiyor, çoğu işletme sermayesi pahasına, pazar payı satın alma stratejisini tercih ediyordu.

Şirket, 1992 yılında Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nin işletme okulundan mezun olarak danışmanlık yapmaya başlayan Scott Galloway ve Ian Chaplin tarafından kurulmuştu. İnternet’in gelişme gösterdiği yıllarda, İnternet üzerinden ev hayvanları ürünleri satışı yapan bir işletme açan ikili, daha sonra bu şirketi sattı. Ardından hediyelik eşya satışını denemek üzere 911 Gifts şirketini kurdular. Site, 1998 yılında 1 milyon dolar tutarında iş yaptı, ama günde ancak 1000 paket gönderebiliyordu. Kurucular hem girişim sermayesinden finansman almaya, hem de hediyelik eşya ticaretinde stratejik deneyime gereksinimleri olduğunu anladılar. Galloway, yatırımcılarından Williams Sonoma’nın başkan yardımcısı olan Pat Connblly’i arayarak ABD’deki en büyük satıcı şirketleri hakkında bilgi istedi. Connolly, GalloWay’e bir ara kendi şirketinde çalışmış olan Hilary Billings’le görüşmesini önerdi. Williams Sonoma mutfak ve ev mobilyaları perakendecisiydi; Billings de 1991 yılında Pottery Barn adlı katalogla satış işini geliştirmişti.

Galloway’le görüştükten sonra 911 Gifts’in Web sitesini inceleyen Billings, sitenin ne adını ne de görüntüsünü beğendiğini söyledi. Tanıtılan ürünlerin sıradan göründüğü, resimlerin ise kötü olduğu kanısındaydı. Üstelik site, eşinden yoksun, pek zayıf bir tasarıma sahipti. Ama alıcıların İnternet üzerinden, gelişigüzel ya da reyon reyon dolaşarak hediyelik eşya seçmesi fikri hoşuna gitmişti.

Billings ile Galloway oturup konuştular; 1999 Mayısında Billings mal yönetimi müdürü olarak göreve başladı. Hemen Silikon Vadisi’ndeki girişim sermayesi gruplarını turlamaya başlayan Billings, altı hafta içinde Sequoia Capital’dan (Cisco’ya fon sağlayan şirket) 21 milyon dolar, Weston Presidio’dan da 10 milyon dolar temin etmeyi başardı. Bu iki kuruluş şirketin % 50 ila 40’ı kadarına sahip oldular.

CEO konumuna getirilen Billings’in stratejisi, şirketi %50 kâr marjıyla çalışan ve yalnızca sezonluk değil, devamlı bir hediyelik eşya satıcısı yapmaktı. Ayrıca şirketin adını değiştirmeyi önerdi.

Yönetim kadrosu konu üzerinde çalışırken, mal yönetimi müdürü Kristine Dang’ın aklına gelen bir fikri uygun bularak RedEnvelope adında karar kıldı. Dang’ın ailesi ABD’ye Saygon’dan gelmişti; özelgünleri, içine para ya da bir mesaj konan bir kırmızı zarfla anmak gibi bir Asya geleneği olduğunu anımsamıştı. (Red Envelope – kırmızı zarf.)

Bir sonraki stratejik konu, ne tür müşteriler ve ne tür ürünler seçecekleri üzerine odaklanıyordu. Billings, Pottery Barn’dan tanıdığı gelir düzeyi yüksek, iyi eğitim görmüş erkek ve kadın müşterilere ağırlık verdi. Bir diğer stratejik konu da siteye müşteri çekmek için yapılacak reklamla ilgiliydi. Billings önceleri televizyonda bir reklam kampanyası düşünüyordu, ama bu fazla pahalı geldiğinden, gazete ve dergilere belirli müşteri kesimlerini hedef alan ilanlar vermeyi tercih etti. Ayrıca, AOL, Yahoo, Excite vb. gibi web portallarına girebilmek için 2 milyon dolar ödedi. Bunu izleyen strateji, örgütlenmeyle ilgiliydi. Billings, stok, mal yönetimi, pazarlama, sistem yönetimi ve müşteri hizmeti sistemlerinin kendilerine ait olmasını istiyor fakat ürün teslimatını üstlenmeyi düşünmüyordu. Ohio, Wilmington’daki ComAlliance adlı bir sipariş yüklenim şirketiyle çalışıyorlardı; bu iş için yıllık leasingle 5000 metrekare büyüklüğünde bir çalışma sahası kiralandı. Bu depo sahası bir havaalanının hemen bitişiğinde bulunduğundan, teslimatlar bir günde gerçekleştirilebiliyordu.

911 Gifts adını değiştirerek, 1999 Ekiminde yeni marka, ürün, müşteri, pazarlama ve teslimat stratejileriyle RedEnvelope olarak iş yaşamına başlayan şirket Aralık ayına geldiğinde, satış rakamları her hafta iki katı artarak yükselmekteydi. Bu arada, operasyonların kontrolü için de yeni tür stratejilere gerek vardı:

Web sitesinin katalogla satıştan farkı, şirkete hangi ürünlerin sattığını çok daha iyi görme olanağı vermesi ve bu sayede şirketin, hangi ürünleri öne çıkaracağını rahatlıkla belirleyebilmesidir…

Site büyük bir satış dalgasına yakalandığında, Billings satışları saat başı izleyerek, öne çıkardığı ürünlerin içinde yeterince hızlı para getirmeyenlerini hiç acımadan ayıklıyor, yerine yenilerini koyuyordu.(Bekke, 2000, s. 55)

Örnek Olay İncelemesi

Bu örnek, stratejik iş modeli mantığının, 20. yüzyılın ilk günlerinde eski ekonomi işletmeleri için nasıl geçerli idiyse, 20. yüzyılın sonundaki yeni ekonominin eticaret işletmeleri için de aynı şekilde geçerli olduğunu gösteriyor. İşler değişir, işlerle ilgili yenilikler değişir, ama stratejik iş modelinin mantığı, geçerliliğini ve zamana uygunluğunu her zaman korur. Bütün işletmeler, iş prosedürleri ve uygulamalarına yol göstericilik edecek varsayım ve politikalar dizisine gereksinim duyarlar. Stratejik iş modelinin kuramsal çerçevesini oluşturan da budur.

RedEnvelope örneğinde, İnternet kanalıyla yapılan işler sektöründe, kendine bir pazar nişi edinecek bir hediyelik eşya işinin inşası için geliştirilecek stratejinin, bir dizi yeni stratejik politikanın biçimlendirip uygulanmasını gerektirdiği açıkça görülebilir. Marka açısından şirketin adını değiştirme ve tatillerde ve özel günlerde üst sınıf müşterilere satılacak hediyelik ürünlerde odaklanma kararı, pazarlama stratejisinde de yeni bir odaklanma yaratmıştı. Bunun yanında, ürünlerin pazara uygunluğunu sağlamak amacıyla bütün ürünleri gözden geçirme politikası da (eski ürünlerden 200’ü çıkartılıp, yerine 500 yeni ürün eklenmişti), yeni ürün stratejisi haline gelmişti.

Connelly’nin şirket yönetmek üzere hediyelik eşya perakendeciliği konusunda deneyim sahibi birini, yani Billings’i işe alma kararı ise örgütsel stratejiyle ilgiliydi. Üretim stratejisi ComAlliance’in iş yeteneğinden yararlanarak, dış kaynaklı üretim politikasını devam ettirmeyi öngörüyordu. Yenilik stratejisi, bir konuya odaklanmış ve bu sayede egemen olmayı başarmış, İnternet yoluyla satış yapan ilk hediyelik eşya mağazasıolmayı amaçlıyordu. Mali strateji, satış rakamlarının şirketi lnternet’te egemen konuma ulaştıracak kadar büyümesine fon sağlamak için ya girişim sermayesi yatırımlarına devam etmek, ya da halka açılmak yönündeydi. Ancak kârlılığı yakalamayı hedef alan birmali strateji üzerinde henüz durulmamıştı. Enformasyon stratejisi, şirketin varlığını ortaya koymak için İnternet ve Web araçlarını kullanmayı öngörüyordu. Billings, 911 Gifts’in görünümünü ve ürünlerini beğenmemekle birlikte, araştırma stratejisinden hoşnut kalmıştı. Rekabet stratejisi, bir iş fırsatı yaratmak ve bu fırsatın peşine düşmek için sermaye bulmak amacıyla İnternetin sunduğu yenilikçi olanaklardan yararlanmaktı.

Galloway ile Chaplin’in, İnternet üzerinden satış yapabilecekleri bir hediyelik eşya sitesi açmaya yönelik genel stratejileri sonunda bir iş stratejisine dönüşse de, bu, kendi başına başarılı bir stratejik iş modeli yaratmaya yetmedi. Bunun için, 911 Gifts’in politikalarının, RedEnvelope olarak yeniden konumlanmasını sağlayacak biçimde yeniden biçimlendirilmeleri, yani yepyeni bir stratejiler dizisinin ortaya konması gerekmişti.

Kaynak: Yönetim Stratejisi – Stratejik Yönetim ve Enformasyon Teknolojisi – Frederick Betz

Paylaşın:

11.LİDERLİK ZİRVESİ NOTLARI

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

17 Nisan  2014 Sheraton Maslak-İSTANBUL

Hazırlayan: Belgin USANMAZ

(belginusanmaz@incisigorta.com)

Konferansın Oturum Konu Başlıkları

-Iş Dünyasında Başarılı Olmanın Yeni Kuralı:Kurumsal Girişimcilik

-Başarıya Ulaşan Yenilikçi Kararların 4 Önemli Unsuru:Vizyon-Eylem-Değer Yaratma-Sürdürülebilirlik

-İş Dünyasinin Başarılı Kadın Yöneticileri ve Onları Lider Yapan Özellikler

-Lider Markaların Yenilikçi ve Müşteri Odaklı Lideri Olmanın Kuralları

-Nasıl Başardılar?Yurt Dışındaki En Güçlü Türk Yöneticilerden Başarılı Yönetim Rehberi

Liderlik Zirvesi’nin  bu yıl teması        :

NASIL BAŞARDILAR?

Hepimizin bildiği gibi iş hayatının dinamikleri sürekli olarak değişmek ve gelişmektedir. Hızlı değişimlere ayak uydurmak ve kendisini  geleceğe hazırlamak isteyen  iş dünyası profesyonellerinden oluşan zirve katılımcıları  bu konferansta; “Liderlik, Vizyon, Planlama, Delegasyon, Sorun Çözme, Karar Verme, Ekip Oluşturma,Yüksek Motivasyon Sağlama ve Yaratıcılı Liderlik  konularında iz bırakan liderlerden iş yapış şekilleri, kitleleri peşinden sürükleyen ve değer yaratmanın nasıl  bir yetkinlik gerektirdiğinin sırlarını keşfetme” fırsatı buldu. Konferansta aldığım notları siz değerli okuyuculara rehberlik edeceğine inanarak düzenledim. Keyifli ve katkı sağlayıcı yönde paylaşımlar dilerim.

1.oturum: Iş Dünyasına Yön Veren Liderlerden Tavsiyeler

Asım KİBAR(KİBAR Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı)

Bülent ŞENVER(Türk Lider Merkezi Kurucu Başkanı)

“Her zaman faaliyet gösterdiğimiz alanlarda en iyiyi yapmak ve en iyi olmak birincil hedefimiz” mottası ile sohbete başlayan KİBAR, Yıllar önce başladığımız meşakkatli yolculuk, bugün farklı sektörlerde, daha fazla çalışan ve daha fazla paydaşla birlikte günden güne gelişerek devam ediyor. İş yaşantımın başından beri bir tek şeyin altını ısrarla çizdim; dürüst ve güvenilir olmak. Herşey geri kazanılabilir, ancak anlık kazançlar uğruna bu iki ilkeden taviz verilirse geri dönüşü zor kayıplar yaşamak kaçınılmazdır. Bizi biz yapan unsurların başında bu ilkelerin yılmaz savunucusu olmamız gelmektedirdevam etti.

İş hayatında en zor karar ve o kararı almak zordu? Dediğiniz mutlaka bazı anlar olmuştu bundan örnek verebilir misiniz diye yöneltilen soruya KİBAR, konu ne olursa olsun insan BAŞKA ÇARE YOKTU dediğinde RİSK alabilen tarafı seçebiliyorsa, bu o konudaki İNANCI, YÜREKLİLİĞİ, GAYRETİ gösterir ki bu da o zor anı, kararı hafifletecek enerjiyi KİŞİYE KAZANDIRIR gibi etkileyici bir cümleyle yanıtladı.  Hayatta çekinilecek birşey yok aslında, verdiğimiz her karar İSABETLİ olmayabilir, burada önemli olan İSABETLİYE DÖNÜŞTÜRMEK’tir. Bu anlarda ayrıca önemli olan TAKIM ARKADAŞLARINIZ ve AİLE HUZURUNUZ, bu iki taraf sizin işe KONSANTRASYON sağlamanız için etki yaratır diyen kalıcı ve etkili sözlerle sohpete devam edildi.

Bir çok insana iş imkanı sağlamak çok huzur verici birşey, para ve mevki için çalışmak önemli belki ama huzur, mutlululuk ve ülkenin huzuru için çalışmak önemli ve kutsal diyen KİBAR, hayatta herkes gelişmek ve para kazanmak ister, gelişmek ve para kazanmanın  en etkili silahı GÜVEN vermektir. Özellikle şimdiki gençlere bu silahın kullanılmasını öğretmek çok önemli. Güven vermek, işlerin nedenlerine inererek kazanılır, işinizi ne kadar iyi yaparsanız güven halkası o kadar sağlam kurulur. İnsanlar geleceklerini özverili çalışmada nedenleri esas alırlarsa, o nedenlere gayret ve efor sarf ederlerse mutlaka başarılı olacaklardır diyerek kendi yaşamsal deneyimlerinden örnekler verdi.

Başarınızın formulunu bize yazdırır mısınız diyen moderatör’e ;

İŞE ODAKLANMAK

İŞİN NEDENLERİNİ DÜŞÜNMEK

İŞİ İYİ YAPMAK İÇİN GAYRET GÖSTERMEK

EKSİKLİKLERİ TESPİT EDİP, GİDERMEYE ÇALIŞMAK

YUREKTEN İSTEMEK

GEREKLİLİĞİNE İNANDIĞIN ŞEYİ YAPMA CESARETİ GÖSTERMEK

Olarak başarının formulunu çıkaran  KİBAR, başkalarının yaşanmışlıklarından ders alın, geçiçi heves taşımayın, güven herşeyin kapısını açar, kendinize/işinize doğru sorular sorun, bu  sorulara cevap verebiliyorsanız başarılı veremiyorsanız size ışık tutacak başarıya gidecek bilgiler toplarsınız buda size başarıya götürmede yardımcı olacak kazanımlardır diyerek sohbete devam etti.

Bugun sermayeyi para olarak değerlendirildiğinden bahseden KİBAR, sermaye sadece para demek değildir. İtibar, Güven de sermayedir. Asıl sistemi ayakta tutan bazı kişiler tarafından atlanan şey sermayenin para olarak değerlendirilmesi yanılgısıdır diyerek etkileyici ve düşündürücü söylemlerde bulundu.

11.Liderlik Zirvesinde Onur Ödülü almaka hak kazanan Asım KİBAR, gerek yaşam hikayesi, gerek iş ve özel yaşam deneyimleri gerekse başarının sırrına yönelik püf noktası olarak değerlendirilecek o kadar etkileyici söz ve samimi paylaşımlarda bulundu ki, konuklar kendisini saygı ve hürmetten ayakta alkışladı.

Dikkat Çeken Sözler                              :

Çalışanlarınızı bir parçanız olarak düşünün, ego ve tutkularınızın size yanlışa sürüklemesine izin vermeyin, karar anınızda sadece sizin için değil çalışma arkadaşlarınızın da adına karar verdiğinizi unutmayın.

-Sosyal sorumluluk anlayışımız ile de bu toplumdan edindiklerimizi yine bu toplumun hizmetine sunmayı sürdürün.

– İşin nedenlerini araştırın, işin kökünü bulmak çok önemli, sorunun cevapları size doğruya götürür.Sormaktan çekinmeyin.

– Güven herşeyin kapısını açar. Güvene layık olan işlemleri, araştırmaları yapmazsanız açıkta kalırsınız.

2.oturum: iş Hayatında Başarılı Olmanın Yeni Kuralı:

Kurumsal Girişimcilik

Demet SABANCI CETİNDOGAN(MEDİASA Yayıncılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı)

Kurumsal Girişimcilik, iş çevresinde şu anda günlük hayatın bir parçası olduğunu sanmıyorum. Bu konuya sorgulayıcı bir anlayışla yaklaşıyorum. Yeni kavramlara mesafeli duranları anlamaya çalışıyorum .Girişimcilik kavramı uzak kalmamız mümkün değil, ancak Türk insanı için bu kavram çok yeni diyerek dikkat çekici sözlerle sunumuna başlayan ÇETİNDOGAN, şirket kurucu, ortak ve yöneticilerin öncelikle bu kavramı anlamaları gerektiği ve bu kavramın bundan sonraki süreçte Kurumsal işletmeler için özellikle en sık kullanılacak kavram olacağından bahsetti.

Kurumsal Girişimciliği; Kurumun içinde bir fikir projesi olan, girişim yeteneği olanlarla kendi projesini geliştirmelerine kontrollü olarak imkan sağlayan bir bakış acısı olarak tanımlanan konuşmacı,Sanayi devrimi,üretim toplumu , iletişim-bilgi çağı derken her geçen gün insanın rolü  ve önemi artıyor  Verimlilik, Rekabetçi Kaynak,  Yönetimi, Sürdürülebilirlik, Kurumsallaşmak ve  şimdi de Kurumsal Girişimcilik kavramları ile Türkiye tanışıyor,bu noktada Türkiye de  bir kurumsallaşan pişman bir de kurumsallaşamayan şirketler diyerek şirketlerin hantal yapılarından bahseden ÇETİNDOGAN,  kurumsallaşan sistemlerin kendi içinde enerji ürettiğini belirtti.

Doğru iletişim, doğru yönetimle devrim enerjisi sağlanabilir. Fırsatlar, duyarlı yöneticiler, ve yaratıcı yöntemler geliştirerek her yeni güne yeniden doğabilir diyen CETİNDOĞAN, unutulmaması gereken birşey var: “İşe insanın doğasından kaynaklanan çıktılar mutlak surette etki eder.Yönetilen ve Yöneten arasında duygusal bağlantı kopuyor, gözlem ve kontrol ön plana çıkıyor. Aradaki duygusal bağlantı her zaman çok önemli, aynı şirkette çalışanların genetik bir yakınlaşması olmalı. Gelecek iyi yönetim tekniklerine göre yükselecek, IQ-EQ önemseniyor, dünyanın gelişimi bu yönde, bu kavramlar iyi kavranmalı diyerek dikkate değer sözleriyle sunumunu sonlandırdı.

Dikkat Çeken Sözler                               :

Kurumlar her yeni güne yeniden doğan canlı bir organizma olmalı.

-Doğru iletişim, doğru yönetimle devrim enerjisi sağlanabilir.

-Kurumsallaşan sistemler kendi içinde enerji üretir.

3.oturum:Başarıya Ulaşan Yenilikçi Kararların 4 Önemli Unsuru: Vizyon-Eylem-Değer Yaratma ve Sürdürülebilirlik

Emin HİTAY(Hitay Yatırım Holding Başkanı)

En iyi girişimciler hangi tip ailelerden çıkar? diyerek dinleyenlere yönelttiği bir soruyla sunumuna başlayan HİTAY, yapılan araştırma sonuçlarına gore esnaf ailelerde yetişenlerin  satın alma, satma, ödeme, tahsilat vb. gibi bütünü görüp duydukları için cesaret edebildiklerinden bahsetti. “          Her girişimci bir gün başarısızlığı tadacaktır” diyerek sözlerine devam eden HİTAY, başarısızlığı tadmadan yükselen bir insan yok, şirketleri de insanlara benzetebiliriz, örneğin Polaroid, dijital devrimi ıskaladılar ve zamana uyum sağlayamadılar şeklinde örneklendirmesinde bulundu.

Kendi yaşam deneyimlerinden çıkarttığı bazı sonuçların tüm girişimciler için önem arz ettiğini vurgulayan HİTAY, “Sabretin/rehavete kapılmayın. Sebahat edin/kararlı olun. Olmayacak şeye “amin” demeyin. Zararın neresinden dönerseniz kardır deyin. Yumurtaları tek bir sepete koymayın. Alınmaya değerse riske girmekten kaçınmayın. Büyük hedefler koyun ve bu büyük hedefleri küçük parçalara bölün.” şeklinde deneyimsel öğretilerinin altını çizdi.

Kendi iş yaşamında bir çok kez battığını, yanlış kararlar verdiğine değinen konuşmacı, aslında yaşamda hiçbirşey planlandığı gibi gitmiyor, bir çok etken yaşamı etkiliyor. Bir işten diğerine geçerken takım ile hareket etmek, değer yaratan bir iş olup olmadığının sorgusunu yapmak çok önemli diyerek eğer bir şey için zorundaysanız/zorunda kalıyorsanız bu önemli bir işaret o noktada mutlaka gerekeni yapabilirsiniz. Kapasite üzerine performans gelirştirmek bu noktada ortaya çıkmaktadır şeklinde açıklamalarda bulundu.

Zaman+Mekan+Eğitim+Deneyim+Şartlar  bu değişkenler başarı için çok önemli diyen HİTAY, girişimci kendi kararlarını kendi vermeli, Yolunu kendi bulmalı, doğru bakış açısı geliştirmeli, doğru sorular sormalı ve yanıtlarını aramalı, denge ve bağlantı kurmada kalp çok önemli, Hayat ödülü hak edenlere verir, Hak etmeyenlerden alır şeklinde açıklamalarla teksitilcilikle başlayan iş hayatı, aile kayıpları, finans sektörüne geçişi, defalarca batıp kendi küllerinden doğuşunu ve holdingleşme sürecindeki adımlarını duygusal anlar yaşayarak dinleyicilerle paylaştı.

4.oturum: P&G’den Liderliğe Bakış,Liderlik Vizyonu ve Lider Yetiştirme Stratejileri

Tankut TURNAOGLU(P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı)

P&G ,1837 yılında kuruldu, 300 fazla marka,4,8 milyar tüketici, 70’den fazla ülkede işletmesi olan firmanın genel profilini rakamsal olarak ifade ederek sunumuna başlayan TURNAOGLU, Dünya da halen ulaşamadığımız 1,2 milyar tüketici var.Türkiye ile 1987 yılında tanışan P&G, bu yıl 27. yılında 800 çalışanı olduğunu ,%95 evde en az bir adet P&G markasının olduğunu belirtti. P&G değerlerinin yıllardır Liderlik+Sahiplenme+Doğruluk+Kazanma tutkusu+Güven üzerine kurulduğundan bahseden konuşmacı, tüketicilerine gerçek bir deneyim yaşatmakta ve her gün hayata küçük bir katkı sağlamakta öncü olmak için çalıştıklarından bahsetti.

Başarılarının altında yatan sırların her konuşmada; hersey işe alım esnasında başlıyor,P&G bir business school, başarıya kısa yoldan gidilmeyeceğini ekip olarak biliyoruz, yaş ort.32, iyi alımlar yapıp,ilk günden itibaren takip ediyoruz, özel hayat en az iş hayatındaki başarı kadar bizim için önemli diyerek genç yaşta kendi mesleki kariyerinde bazı fırsatları görerek risk aldığını ve bu noktada” başkalarının istemediği şeyi yapmak zorda olsa unutulmaması gereken bir şey var ki o da bu karar anında hayatın dönüm noktalarının oluştuğuna dair yaşanmış örnekleri dinleyicilerle paylaştı.

Liderlik alanındaki yolculukta,

Herşeyin köküne inmek,

İşin sonunda ne görüyorsanız onun resmini çizmek,

Kariyer saatinizi doğru kurmak,

Dinlemek, yatay/dikey/parallel işbirliğinde bulunmak,

Görevleri yerine getirirken güvenilir olmak,

Cesaretli davranışlar sergilemek,

Paradigmaların değişmesinden korkmamak,

Dar/doğru bir alana tüm gücünüzle yüklenmek,

Basit düşünmek,

Yerine gore hızlı hareket edebilecek manevralar yapmak,

Kazanma duygusunu hissetmek,

İyimser/olumlu düşünmek”

şeklindeki kalıcı görüş ve değerlendirmeleri  dinleyicilerle paylaşan TURNAOĞLU, Liderleri de anneler yetiştiriyor, gelecek nesilleri yetiştirirken ki sorumluluğu lutfen taşıyalım şeklinde etkileyici sözlere sunumunu tamamladı.

5.oturum:En Beğenilen Şirketlerin Lider Yöneticilerinden Taktikler

Güldem BERKMAN(NOVARTİS Türkiye Ülke Müdürü ve İlaç Sektörü Genel Müdürü)

Meral EREDENK(AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş. Genel Müdürü)

Serdar URÇAR(HP MEMA Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Kurumsal Gurup Satış Lideri )

Hayat 700 bin saattir. 24*365*80 yaş ortalaması olarak düşünüldüğünde, bunun 250 bin saati işte geçtiğini düşünürsek şeklindeki sorumlarla sunuma başlandı. BERKMAN, moderatörün sordugu üniversite mi önemli yoksa işe alımda kişisel özellikler mi? hangisi ön planda tutmak doğru ? sorusuna, üniversite önemli belki ama artık bundan once bakılması gereken başka beceriler var. Bunlar, Öğrenme kabiliyeti, Duygusal zeka, Sonuç odaklı yaklaşım, değişik profillere uyum sağlama özellikleri olarak cevapladı.  HP Grup Lideri URÇAR ise, düdük çalışıyor ve her gün maç yeniden oynanıyor, geçmiş yok, sahaya çıktıktan sonra  nasıl oynadığınız önemli, iyi bir üniversite başlangıçta avantaj sağlıyor ama sonrası nasıl oyuna dahil olduğunuzla alakalı diyerek bu konudaki görüşlerini dile getirdi. EREDENK ise, iş hayatının ilk yılları, ilk iş hayatı adımlarında risk almak ve önerileri hızlı değerlendirmenin öneminden bahsetti. Liderlik özelliklerinin her insanın içinde olduğuna inanan EREDENK, daha çocuk yaşlarda fikiri olan, oyunda ve ekip içinde başarı bekleyen, öncü davranışlar sergileyen çocuklarda liderlik sinyallerinin gözlendiğine dikkat çekti. Lider yöneticilik için bazı alanlarda yükleme yapılabilir diyen konuşmacı, şirket kültürü, risk almak, şeffaflık, bir yerden bir yere gitmede şirket buna müsait değilse o havayı değiştirmenin kolay olmadığını, esneklik firma ve kişilerin lider yöneticiliği için önemli olduğu görüşünü savundu.

URÇAR, hayata bakış açısına gore 2 tür insan var. 1-Anı yaşayan kendi başına çıkıp yabancı gözüyle işleyen plana bakanlar.2-Birşeyi yapmayı sağlayan, arzu uyandıran,başarıyı yöneten, paylaşan insanlar var. Burada enerji kavramı çok önemli, enerji üretmek isteyen insan ortaya enerji koyar, koymalıdır şeklinde görüşlerini dile getirdi.

BERKMAN ise insanlar seçimleri ile yaşıyor, yetenek mutlaka önemli ama hayat seçimlik, zorluklar işin parçası, hayat gelişim dönemi, burada gerçek enerjiyi bulup kullanmak lazım diyerek görüşlerini belirtti.

Çalışmak mecburiyet mi, ihtiyaç mı? sorusuna ise URÇAR, burada kendini ortaya koymak(en tepedeki/sahip/patron her kimse isteği çok önemli) sonuç odaklı olmak, fark yaratmak, istemek, bu yönde bir arzusu varsa, farklı alanda potansiyel olduğunu ve bunu bulmanın önemli görünmesine ve odaklanılması gerektiğine yönelik açıklamalarda bulundu. Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır. İşe önem vermek başarı için önemli ancak işten keyif almak, sevdiğiniz işi yapmak ya da yaptığı işi sevmek, işine disiplin, enerji, düşünce koymak, çaba göstermek aslında bir çok şeyden daha önemli diyerek sözlerini tamamladı.

6.oturum: Bir İş adamının Potresi ve Anıları /Anadolunun  Liderlerinden İş Hayatı ile ilgili Bilgi ve Deneyim Paylaşımı

İsmet ABALIOĞLU (ABALIOĞLU Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Balkan Yardımcısı)

“Dağ ne kadar yüksek olsa da yol üzerinden aşar.”  İnanmak, azmetmek, çalışıp didinmek, hepimiz için önemli kavramlar diyerek sunuma başlanan oturumda , aile şirketi olmak avantaj mıydı ? sorusuna ABALIOĞLU, babalarının önder, rehber,iyi bir öğretmen olması , hayallerinin olması , dürüst, hak yemeyen, içten davranan,sözünün eri olması yönündeki kişiliğinin peşinden gelenler için büyük avantaj yarattıgını söyledi. Müşterinin velinimet olması yönünde yaklaşım sergilemesi, ürettiğinin arkasında durması, işe dört elle sarılmanın gücünü vurgulayan ABALIOĞLU, holding kapsamında kurumsallığa adım attıklarında “ağaca değil ormana baktık” diyerek etkileyici yorumlarda bulundu.

Başarının sırrında doğru karar, doğru kararları deneyim, deneyimi ise yanlış kararlardan aldıklarında değinen konuşmacı, bir çok kez yanlış kararlar verdiklerinden ve bu noktada zararın neresinden dönersek kardır diyerek felaket anlarında doğru kararları ancak yanlış kararlara bakarak verebildiklerinin altını çizdi. Meslek hayatının süprizlerle dolu olduğuna değinen ABALIOĞLU, bu anlarda kararlı duruş sergilemek, kararlarından ödün vermemek, savundukları kararlardan da asla vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı.

Temel değerlerin hepsinde once insan olduğunu unutmayın diyen, toplumdan aldığınızı  yine topluma verilmesine önem gösterilmesi gerektiğini anlatan ABALIĞOĞLU, zor zamanlarda kendine hakim olmayı, sabetmeyi, 24 saati hakkını vererek geçirmeyi, aslında en değerli varlığın kendimiz olduğuna inandığını, kendi kabiliyetine yatırım yapmayı öğrendiğini, gereksiz zaman kaybetmemeyi, seçiçi davranmayı, öncelik planlarının sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini kendisinin zaman içinde deneyimleyerek öğrendiğini ve bu özelliklerin hayatına kattığı değeri dinleyicilerle paylaştı.

İnsan için insan gibi çalışan Lider, azimli çalışmasıyla bir ekip kurar, güç kullanmadan ekipteki doğru güçleri keşfeder, yetiştirilmesi gereken yönlerde Destek alır, disiplin,sorumluluk alanlarını iyi belirler, çoşkusu ile ekibine örnek olur, yenilikçi ve yaratıcılığını sürekli dinamik /güncel tutar diyerek elli yılı aşkı iş hayatının içinde kalıcı etkileyici öneri ve yaşam deneyimleri örneklendirmeleri ile kendisine ayrılan süreyi doldurdu.

7.oturum : Nasıl Başardılar?Yurt Dışındaki En Güçlü Türk Yöneticilerden Başarılı Yönetim ve Yöneticilik Rehberi

Ahmet İPLİKÇİ(Türk İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı ve Yön. Krl. Üyesi)

Kerem TAŞ(Mercedes Benz Ortadoğu Genel Müdürü,Yön.Krl. Üyesi)

Serdar TURAN(Oturum Başkanı)

Her şirketin kendine has kültürü var. Çalışılan bölgenin kültürünü benimsemek/özümsemek gerekiyor. Ortak amaca koşmak bölgesel bazda kolay değil. Avrupalı kültürel bazda uzun vadeli düşünürken, Türkiye anlık kendine gore adapte edebilecek bir yapı kurgusunda ilerliyor diyerek sözlerine başlayan TAŞ, “Dünya Türk insanını daha yeni tanıyor. Üst düzeyde yönetimde olan 9.000 Türk var. Türk insanının; kalitesi, duygusallığı, çalışma disiplini, şirkete bağlılığı daha yeni yeni tanınıyor. Coca- Cola markasının 90 ülkede yönetim yaptığı yer İstanbul. Bu önemli bir örnek. Türkiye CEO’ların %16’sı kadın, Avrupa’da bile bu oran az, yönetim kademesindekilerin ise %25’i kadın” diyerek sunuma başladı.

Türk İş gücünün artan önemi üzerine söyleşi de İPLİKÇİ: “ Türkiye stratejik açıdan çok önemli 3. havalimanından sonra hat pozisyonunda Dubai ile yarışacak. Bugün İstanbul erişilme noktasında Londra, Paris, Newyork dahil en önemli pozisyonda.” Türkiye’deki yöneticilerin hemen hepsi oynak dönemi yaşadılar, tecrübe ettiler. %80 enflasyon oranında yöneticilik yaptılar. İnternet bankacılığının geldiği nokta Japonya ile yarışıyoruz. 90’larda kazanılan tecrübenin pozitif yansıması yönündeki görüşlerini dile getirdi.

Kerem Taş: Uluslararası yönetici pozisyonundakilere tavsiyeleriniz? sorusuna: gerçek bir formülasyonu yok, şahsi tavsiyem; yurtdışında çalışma imkanını değerlendirin. Ancak bir risk aldığın da önünüze fırsatlar çıkıyor. Hayat ancak, cesur insanlara şans veriyor. Uluslararasına açılın bu enerjiyi bu güveni alın. Mümkün olduğunca erken yaşta önünüze açılan kapıları değerlendirin. Olanakları değerlendirin. Güven bölgenizden çıkarak bunu yapın. Herkese eşit olarak dağıtılan bir şey vardır 24 saat!. Bunu nasıl değerlendirdiğiniz size kalmış şeklinde açıklamalar da bulundu. İPLİKÇİ ise “Uluslararası anlamda delegasyon çok önemli uluslararası şirket veya aile şirketi bu hepsi için geçerli. İnsan faktörü çok önemli, tek başınıza her şeyi yapamazsınız dedi. TAŞ ise  “Dubai’de insanlar işten çıktıktan sonra Network işi yapıyor, spor yapıyor golf oynuyor. İş kadar iş sonrası aktivitelerde önemli işler orada bitiyor. Mutlaka bir hobiniz olsun. Dünyanın birçok yerinde insanlar o hobiden bahsedince siz akla gelin.”diyerek bir değerlendirmede bulundu.

İPLİKÇİ,”Artık gün içinde bile insanlar kendileri için zaman ayırabilirler çünkü telefonlar sayesinde 7/24 işle ilgilenebiliyoruz. 80’lerin sonunda 90’ların başında rekabetçi kültürle büyüdük. Aslında tek rakibiniz” kendinizsiniz”. Elinizdekilerden zevk almaya bakın, eksik olan yönlerinizin üzerine gidin ve kendinize fırsat verin. İnsan kaynaklarının sahip olduğu nitelik iş dünyasındaki stratejik önem bizim için önemli.”diyerek sözlerini sonlandırdı.

8.oturum : Iş Dünyasının Başarılı Kadın Yöneticileri ve Onları Lider Yapan Özellikler

Nilufer BULUT(TİKAD Yönetim Kurulu Başkanı)

Güldan TÜRKTAN(KAGİDER Başkanı)

Ayşe DİCKSON(Ladybug Home Textile Ltd.Kurucusu)

Prof.Dr Yeşim TODUK(Oturum Başkanı)

Bir lider samimi olursa, sahici olursa güven ortamı yaratıp geleceği kurarsa vizyon oluşturursa lider olur diyerek sunumu başlatan TÜRKTAN: “Keep calm and carry on!..” Durmak yok yola devam… Bir insan kendini bir yerden bir yere taşıyabiliyorsa da lider olur. Herkesin bir başkasının önüne taş koyma saplantısı var. Siz kendi ufkunuza kendi gideceğiniz yere bakın.” İş hayatınızda karşınızda birçok cephe var. Üstünüz, aileniz, altınız, takım arkadaşlarınız, iş yapma stiliniz, geçmişiniz, kendinizi tekrar yönetmeniz, hobileriniz.” Tüm küreselleşen dünyada inanılmaz bir hız var. Liderlik doğuştan gelir düşüncesi öldü. Kadınlar daha çok yönetimde yer alıyor. Babalar kızlarına yönetimi devredebiliyorlar. Artık kişisel hedefleri tamamlayıp toplumsal hedeflere odaklanmalıyız diyerek görüşlerini dinleyicilerle paylaştı.

DİCKSON ise: “Eğer hayal ediyorsam, yapabilirim.” İnsanlar katılımcı oldukları şeyden manevi tatmin almaları lazım. Biz hedeflerimizi hep büyüterek gidiyoruz. Şirkette problem varsa açık oluyorum, anlatıyorum, kaynağı irdeliyorum, otokratik hiçbir zaman olmadım. Bir tane çürük elma varsa bu kendini ortaya çıkarıyor, ekipte onu itiyor. Çünkü zaman içinde diğerlerini etkileyebilir. Başarıya ulaşma tarifim yok, hedefe ulaşma tanımım var. Hedefinizi çok yüksekte tutarsanız, kendinizi çok yenik hissedebilirsiniz. Şirketimi biryere getirdiysem bu ekibim sayesinde oldu, ben şirketimi satmıycam, hibe edicem.” diyerek iş hayatına bakış açısını dinleyicilere aktardı.

BULUT, Liderlik artık geliştirilebilen, ekibe vizyon katabilen, duygusallığın önemli olduğu, diktatör otoritenin geçerli olmadığı bir ortamda konuşulur oldu. 21. yy’da dünyada kadın liderler önemli sayıda var. 21. yy’da soran , sorgulayan, araştıran bir nesille karşı karşıyayız. Ekibinizin motivasyonunu iyi hissedemiyorsanız, sorunları yönetemiyorsanız başarılı olmanızın imkanı yok diyerek sözlerini sonlandırdı.

9.oturum : Lider Markalardan Yenilikçi ve Müşteri Odaklı Marka Lideri Olmanın Kuralları

Fuat ATALAY(IKEA Türkiye CEO)

Mustafa SEÇKİN(Unılever Gıdadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi)

Gökhan MENDİ(TEB Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı)

Selen KOCABAŞ(Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı)

Güven Borça(Oturum Başkanı)

Unilever markaya inanan bir firma ve markalar insan hayatında büyük rol oynuyor, artık ürünlerin adı marka olarak anılıyor, marka duygusal bağ yaratıyor dolayısıyla her geçen yıl markayı yeni düzene uygun yapılandırıyoruz, geleceği bir sonraki adımı okumaya çalışıyoruz, burada yanılmamak çok önemli diyerek sözlerine başlayan SEÇKİN,artık tüketiciler marka tüketmiyorlar markanın sorumluluğunu üzerlerinde taşıyacak duygusal bağları kurarak markayı canlı tutuyorlar. İnsanların davranış biçimlerinde ki değişiklik bazı ürünleri pazardan çıkarttı, markalar katma değer yaratacak yeni pazarlar aramaya başladı ya da şirket satışları ile ölçek başka yerlere kaydırıldı diyerek sektörel marka yönetim stratejilerinden bahsetti. Karlılık ve çevreye zarar vermemek adına yapılanlardan ayrıca bahseden konuşmacı büyük marka olmak güç ve sorumluluk taşımayı gerektiriyor dedi. SELEN ise, yeni dünya da herkes aynı dilden konuşmaya başladı. Müşteri merkeze konuldu. Doğru segmentasyon yapmak zorunda kalındığını, tüketicinin bu noktada grup içinde örtüşen, ayrılan konularını belirleyip, alım  cevabı  verebileceği mecralarda karşılaşma  anları yaratma yönünde çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmaları  Turkcell vizyonu(nereye gitmek istediği), Marka özü (temel sermaye), Ana çatısı her dönem farklılaştırıp duygusallaştırmaya çalıştıklarından bahsetti. İlk yıl “ Turkcell ile hayata bağlan”.İkinci yıl “Turkcell ile hayat daha fazla hayat.Üçüncü yıl “ Turkcell ile hayat paylaşınca güzel.Dördüncü yıl “ Turkcell birlikte daha iyiye daha ileriye konseptinde Bireysel ve Kurumsal müşteriye yeni ürünleri farkılı deneyimler yaratarak hayatlarına dahil etmek istediklerinin altını çizdi. Bölgesel ve ülke bazında farklılaşmalar yarattıklarından bahsetti.

ATALAY , IKEA olarak büyük formatlı ürün mağazacığında organizasyonda %50 üst düzey yönetici olduğundan, Y kuşağı ile çalışma hayatındaki problemden, alım gücündeki düşüş, çalışanlarla kurulan bağdan, geniş ürün gamı yönetiminden, çok alternatifli çözümlerle müşterisini buluşturduklarından bahsetti. Yerel şartlar, proaktif olma, her aşamada heyecan yaratmak konularında stratejik yapılan hataların sector örneklerinden bahsetti.

Paylaşın: