Aylık arşivler: Kasım 2015

Karınca Kolonilerine Öykünmek

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

karica-isbirligiTemel çelişkimiz hem başarmak istememiz hem de bildiğimiz doğruları uygulamamamız. Bu konuda karınca kolonilerini örnek alan bir yaklaşımdan söz etmek istiyorum;

Bir şirkette üst yönetim, hedefleri ortak merkeze koyarken yönetimi ortak merkezden çıkarmalıdır. Karınca kolonilerinde genel müdür yoktur. Tüm koloni tek bir vücut gibi çalışr. Herkes kendi rolünü oynarken ortak paydada birleşirler. Hedefleri basittir yiyecek bul ve düşmanlarla savaş. Hedefler şirketlerde de basitleştirilebilir yeter ki “Az olan iyidir” anlaşılsın.

Bir karınca bir yiyecek(fırsat) bulduğunda bunu diğerlerine anında iletir ve herkes o yöne yönelir. Şirket içi iletişim kanallarının iyi olması ve çalışanlar arası iletişim kanallarının açık olması fırsatların ve tehditlerin anında görülebilmesini sağlar ama takan olursa.

Karıncalar farklı yönlere yeni fırsatlar bulmak için giderler. Şirketler çalışanlarına iovasyon, yeni fikir ve ürünler için fırsatlar tanıyabilirler. Yeni fikir ve ürünlerin test edilebilmesine alan ve zaman tanıyabilirler.

Karıncalar önlerindeki dönem için çalışırlar ve yaptıklarını güvene alırlar. Şirketler bugünü kurtarmak kadar geleceklerini kurtarmak içinde inovasyona ve elde ettikleri değerleri korumaya yeterli kaynak ve zamanı ayırabilirler.

Paylaşın:

Başarı Öyküsü: %1’in Önemi

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

bisiklet-ingiltereSir Dave Brailsford, 2002 yılında İngiliz Bisiklet takımının başına geldiği 2002 yılına kadar  ki 76 yıllık tarihinde sadece tek bir altın madalyaya sahipti. 2008 Beijing Olimpiyatlarında 10 altın madalyanın 7’sini aldılar. İngiltere’nin ilk profesyonel bisiklet takımı son Fransa yarışlarındaki 4 turun 3’ünü kazandı.

Sir Dave marjinal katkıların getireceği başarıyı ispatladı. Bisiklette başarılı olmak için gerekli bileşenleri belirleyip her birinde %1’lik bir artış sağlandığında ve bunda süreklilik sağlandığında başarının geldiğini gösterdi.

Sir Dave Brailsford Kaizen ve süreç geliştirme tekniklerinden çok etkilenmişti. Büyükten çok küçüğü düşünmeyi, sürekliliği sağlamayı, mükemmellikten çok ilerleme ve davmlılığı önceliği yaptı.

Rüzgar tünelinde aerodinamik çalıştılar. Tozun bisiklet mekaniğine etkisini incelediler. Zemini beyaza boyayarak kirliliğin etkisini ölçmeye çalıştılar. Hastalıklardan uzak durmak için sağlıkçı denetiminde el yıkamayı bile gözden geçirdiler. Örneğin prensip olarak rakiplerle el sıkışmıyorlardı. Beslenmelerini düzenlediler. Yatak ve yastıkları rahat uyku için geliştirdiler. Küçük alanlardaki gelişmelerle sürekli gelişimi hedeflediler.

3 prensiple çalıştılar; Strateji, İnsan Performansı (fizikselden çok davranışsal olarak en iyi performansın sağlanacağı ortamı yaratmak) ve Sürekli Gelişim

Kazanmak için neler yapmalıyız? Diye beyin fırtınaları yaptılar. Örneğin çıkış hızının ne olması gerektiği bile çalışıldı. Mevcut durum ile olması istenen belirlenerek yapılması gerekenler belirlendi. Her bir atletin performansını en üst seviyeye çıkarmak için gerekli hazırlık ihtiyaçları belirlendi. Nasıl bir idman ve beslenme düzenleri olacağı belirlendi ve bunların sürekliliğini sağlamanın önemi “yaşanılarak” öğrenildi. Yarışlar çok iyi izlendi ve performansın geliştirilmesi gereken noktalar ile başarı kriterleri netleştirildi.

Bu yaklaşım atletler içersinde kendilerini sürekli geliştirme hevesini bir salgın şeklinde yaygınlaştırdı. Özellikle herkes performansının düşük olduğu alanları daha iyi izlemeye başladı. Farkındalıklarını ve yakaladıkları fırsatları ekiple paylaşmaya başladılar. Marjinal kazanımların tek başına başarılı olamayacağı takımca sahiplenilmesi gerektiğini anladılar.

Paylaşın:

Kendimize Sormamız Gerekenler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

 

kimimbenYetenek ve becerilerimi nasıl ve nerede kullanıyorum? Bu tercihlerimi neye dayanarak yapıyorum?

Hangi konularda tembellik ya da isteksizlik hissediyorum? Hangi konularda çok hırslıyım?

Hangi konularda bildik şeylerle ilerliyorum, hangi konularda orijinal ve değişik olmaya çalışıyorum?

Yaşamak için neler yapıyorum? Heyecan için neler yapıyorum?

Hangi konularda boynum bükük? Hangi konularda cesaretliyim?

Yanlış olduğunu bildiğim bir konuda ya da doğru olduğuna inandığım bir konuda nasıl davranıyorum?

İstemediğim bir durumda ya da çok hoşuma giden bir durumda nasıl davranıyorum?

Hangi konuları risk almaya değer buluyorum?

Nerede ısrar nerede pes etmem gerektiğini biliyor muyum?

Ne zaman alaycı oluyorum, küçümsüyorum, görmezden geliyorum, yapıcı oluyorum?

Kimleri ve neleri önemsiyorum? Önemsemenin anlamı benim için nedir?

Paylaşın: