SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Atatürk Kendi Sesinden – 45′lik
Eyl 11th, 2009 by savassakar

1966 yılında Milliyet gazetesi ve Philips firmasının işbirliği ile yapılan bu 45′lik plak’da Atatürk’ün 10. yıl nutku ve 1935 meclis açılışında yaptığı kurultay konuşması bulunmakta.

Plak kapakları aşağıdaki gibidir. İndirme linkleri en alttsadır

ataturk-kapak.

ataturk-kapak-arka

İndirmek için aşağıdaki bağlantılara sağ tıklayıp farklı kaydedin.
10-yil-nutku
1935-kurultay

ya da

http://rapidshare.de/files/48320078/Atatuerk_Plak.rar.html

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 1.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Kendini Tanımayan Liderlik Edemez
Haz 8th, 2009 by savassakar

liderlikBugün Duygusal Zeka grubundan gelen Eray Beceren imzalı yazıda aşağıdaki bölüm çok hoşuma gitti paylaşmak istedim;

Hemen aklıma liderlik konusunda beğendiğim kitaplardan Warren Bennis’in “Bir Lider Olabilmek” isimli kitabı geldi aklıma yaklaşık 8-10 sayfa sadece bu konuya ayrılmış ve o bölüm şu güzel söz ile başlıyor. “Hep bir insanın karakterini tanımlamanın en iyi yolunun, onun kendini en derinden ve yoğun olarak aktif ve canlı hissettiği zamanki zihni ve ahlaki tutumunu araştırmaktan geçtiğini düşünmüşümdür. Böyle zamanlarda insanın içinden gelen ses “Işte gerçek ben!” der.” (William James’in mektuplarından alıntı) Sonraki sayfalarda Bennis Kendini tanımanın dört dersinden bahsetmiş;

  • Kendinizin en iyi öğretmeni sizsiniz.
  • Sorumluluk alın. Başkalarını suçlamayın.
  • Öğrenmek istediğiniz herşeyi öğrenebilirsiniz.
  • Gerçek kavrayış kendi tecrübelerinizin bir yansımasıdır.

Duygusal Zeka konusunda adını duyuran Daniel Goleman ise “Yeni Liderler” kitabında “Özbilinç, liderin duyguları, güçlü yanları ve sınırları ile değerleri ve dürtüleri hakkında derin bir anlayışa sahip olması demektir.” diyerek yeni liderlerin en önemli ve başta gelen özelliğinin kendini tanımak olduğunu vurgulamıştır.

Ve liderlik söz konusu olduğunda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten söz etmeden olur mu? (Saygıyla Atam) Hiç uzun lafa gerek yok bakalım neler olmuş?

“Birgün Mısır’da bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal’i görmeye gelmişti. Kendisine:
-”Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?” diye sordu.
Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:
-”Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?” diye sordu.
Adamcağız yüzüne bakakaldı.
-”Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya…”
-”Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız.”
(Çankaya- Falih Rıfkı Atay)

Atatürk bu görüşe bir adım daha katmış lider kendini iyi tanısa bile başarı için önderlik ettiği kişileride çok iyi tanımalı.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Atatürk – Kendi sesi
Nis 12th, 2009 by savassakar

1966 yılında Milliyet gazetesi ve Philips firmasının işbirliği ile yapılan bu 45′lik plak’da Atatürk’ün 10. yıl nutku ve 1935 meclis açılışında yaptığı kurultay konuşması bulunmakta.

Atatürk’ü kendi sesinden dinlemek isteyen, daha önce dinlememiş olanlar içinharikulade olacağına eminim.

http://www.filefactory.com/file/aga75h2/n/Atat_rk_Plak_rar ya da

http://rapidshare.de/files/46689584/Atatuerk_Plak.rar.html

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: -1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Unutmayın, Unutturmayın
Ara 1st, 2008 by savassakar

Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin.

Mustafa Kemal Atatürk

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Atatürk’ün Not Defteri
Kas 10th, 2008 by savassakar

The original image is easily available from ma...

Image via Wikipedia

Erzurum Kongresi yapıldığı dönemlerde geçen bir konuşma:

“Mazhar not defterin yanında mı?”
“Hayır paşam.”
“Zahmet olacak ama bir merdiveni inip çıkacaksın. Al gel.”

Mazhar Müfit Kansu’nun aşağıya gidip elinde not defteriyle geldiğini görünce, sigarasından bir iki nefes çektikten sonra: “Ama bu defterin, bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir sen, bir de Süreyya (Kalem Mahsus Müdürü) bileceksiniz, şartım bu…”

Paşa’nın şartı kabul edildi. Bundan sonrasını olayın şahidi Mazhar Müfit Kansu’nun ağzından dinliyoruz: “Öyleyse tarih koy” dedi. Koydum: 78 Temmuz, 1919 Sabaha karşı.

“Pekala yaz” diyerek devam etti. “Zaferden sonra Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır… Bu bir. İki Padişah ve Haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç örtünme kalkacaktır. Dört Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir.”

Bu anda kalem elimden düşüverdi. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme bakıyordu. Bu, gözlerin bir takılışta birbirlerine çok şey anlatan konuşuşuydu. Paşa ile zaman zaman senli benli konuşurdum. “Neden duraksadın?” dedi. “Darılma ama paşam, sizin hayal peşinde koşan taraflarınız var” dedim.
Güldü…

“Bunu zaman gösterir, sen yaz” dedi. “Beş Latin harflerini kabul etmek.” “Paşam yeter, yeter…” dedim. Biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insanın davranışı ile: “Cumhuriyet ilanını başarmış olalım da üst tarafı yeter” dedim.

Defterimi kapattım. “Paşam sabah oldu. Siz oturmaya devam edeceksiniz, hoşçakalın” dedim. Yanından ayrıldım. Gerçekten gün ağarmıştı. O anda olayların beni nasıl aldattığını ve Mustafa Kemal’i doğruladığını ve Mustafa Kemal’in beni nasıl bir cümle ile yıllar sonra susturduğunu tarih önünde açıklamalıyım…

Aradan yıllar geçmişti…

Çankaya’da akşam yemeklerinde birkaç defa: “Bu Mazhar Müfit yok mu, kendisine Erzurum’da örtünme kalkacak, şapka giyilecek, Latin harfleri kabul edilecek dediğim ve bunları not etmesini söylediğim zaman, defterini koltuğunun altına almış ve bana hayal peşinde koştuğumu söylemişti” demekle kalmadı, bir gün önemli bir ders daha verdi.

Şapka devrimini açıklamış olarak Kastamonu’ndan dönüyordu. Ankara’ya geldiği zaman da otomobille eski meclis binası önünden geçiyordu. Ben de kapı önünde bulunuyordum. Manzarayı görünce gözlerime inanamadım!…

Kendisinin yanında oturan Diyanet İşleri Başkanı’nın başında da bir şapka vardı. Kendisi ne ise? Fakat kendisim karşılamaya gelenler arasında bulunan Diyanet İşleri Başkanına da şapkayı giydirmişti. Ben hayretle bu manzarayı seyrederken otomobili durdurdu. Beni yanına çağırdı ve şöyle dedi: “Azizim Mazhar bey, kaçıncı maddedeyiz? Notlarına bakıyor musun?”

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar