Hani bazı yazılar gelir epostanıza, bunu mutlaka paylaşmam gerekir deyip adres defterinizdeki herkese yönlendirirsiniz. İşte öyle bir yazı geldi bana. Tam eposta ile birkaç kişiye gönderecekken sizlerle paylaşmalıyım, bunları tüm anne-babalarla, anne-baba adayları okumalı diye düşündüm.
Bebek beklerken 20’ye yakın kitap alıp(ama aşağıda alıntıların yapıldığı kitabı almamışız), okuduk, internetten dünyada bu konudaki son gelişmeleri incelemeye, babalığa kendimi hazırlamaya çalıştım. Ve sağa sola çeşitli küçük notlar aldım. Aşağıdaki yazı benim aldığım notların neredeyse tamamını içeriyor.
Kaynak: Anne – Babaların Küçük El Kitabı Okumaları, Hatırlamaları ve Paylaşmaları İçin; Öneriler, Gözlemler ve Andaçlar – Buck Tilton
Bebeklere “Cee yapmayı” herkes bilir. Ellerinizi yüzünüze kapayıp birden açıp “Cee” dersiniz. Beynimiz bir bulmaca çözücü gibi çalışır. Bir şeyleri anlamak, kavramak, anlam atamak söz konusu olduğunda beynimizi çalıştırmaya başlarız. Beynimizin çalışmasını başlatan ise küçücük “aha” anlarıdır*(cee). Örneğin yukarıdaki resimde yer alan bayanı duş perdesinin arkasında olmasına rağmen görünenden fazlasını beynimiz tamamlar.
Ne demek sitediğime gelince: beyninize bir şeyin tamamını göstermedende onun gerisini getirmesini resmin tamamını görmesini sağlayabilirsiniz. Siz kapıyı açın beyin gerisini halleder.
Aslında gizlenenin daha ilgi çekici olduğu konusunda bir görüş olduğunu sizde bilirsiniz. Read the rest of this entry »
Yeni doğmuş bir bebek anne-babasına ilk yılında 400-750 saatlik uykuya malolur.
Derin uyku(REM) toplamda yaklaşık 2 saat sürüp uyuduktan 90 dakika sonra başlar.
Rüyalar hem derin hemde normal uyku esnasında görülüyor. Aslında hiç rüya görmeden geçen bir süre olmadığı iddia ediliyor.
17 saatlik yorgunluk ile düşen performans kandaki alkol oranının %5 seviyesinde olmasına eşit.
Doğal alarm saati mekanizması stres hormonu olan adrenocorticotropin’i tetikliyor ve kişi ya uyuyamıyor yada sürekli uykulu oluyor.(Bende sürekli uyku hali olur.)
5 gün düzensiz uyku uyumak, 3 bardak içkinin etkisini düzenli uyumuş birinin 6 bardakta göreceği etkiye eşitliyor.
Horlayanların yüzde onu solunum bozukluğu yaşıyorlar ve yaklaşık her gece 300 kez nefes alamıyorlar ve kalp spazmı-krizi riski taşıyorlar.
Gençlerde çocuklar gibi günde 10 saat uykuya ihtiyaç duyarken, 65 yaş üstüne 6 saat yetebiliyor. 25-55 yaş grubu 8 saatlik standart uyku ile optiali yakalayabiliyorlar.
Bazı çalışmalar kadınların erkeklerden daha çok uykuya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor ama tam olarak bir dayanağı yok.
Bir bebeğiniz olmasını hayal etmeye başladığınız ya da bebeğinizin olacağını doktor size söylediği andan itibaren bebeğinize koyacağınız ismin arayışına girersiniz. Çocuğunuzun ismi onun karakterinin ve kimliğinin yansıması olacağı için oldukça ciddi bir iştir.
Seçerken neye dikkat edeceğiz;
Ses: İsmin kulağa hoş gelip gelmemesi önemlidir. Bu ismi yüksek sesle ve hatta soyadınızla beraber söylediğinizde kulağa hoş gelip gelmemesi önemlidir. Hatta birden fazla çocuğunuz varsa hepsinin ismini birlikte söylerken kulağa nasıl geldiğine bakmanızda fayda vardır.
Tek Olma: İlk defa isim olarak kullanılacak bir kelimeyi seçmek. Değişik ama aynı zamanda zorda bir durum. Ortak bir isim ile farklı bir isim arasında tercihi yaparken artı ve eksileri değerlendirmeniz gerekiyor. Farklı bir isim kolay anlaşılamadığı için problem olabilir çok ilgi de çekebilir. Bilinen isimler daha az problem yaşanması anlamına gelecektir. Bir yandan da farklı ismi olan biri kendini farklı hissedebilecektir.
Popülerlik: Bebek adları genellikle o dönemin isim eğilimlerine göre belirlenir. Örneğin benim kuşağımda Savaş, Elif, Hakan, Taner ismi çoğunluktayken sonraki kuşakta “can” eki popüler olup Atacan, Ömercan gibi isimler tercih edilmiştir. Bence önemli olan gelecek 50 yılda popülerliğini kaybetmeyecek bir ismi çocuğa vermektir.
İlişkilendirmek: Birçok aile çocuğuna isim koyarken bazı şeylerle özdeşleşmiş isimleri tercih ederler. Ör. Devrim, Muhammed gibi. Bu ismin duyulduğunda akılda bırakacağı imaja önem verirler.
Anlam: Çocuğunuzun adının pozitif anlamı olmasına dikkat edin.
Kaynak: Bazı aileler için etnik köken ve bunun devam etmesi çok önemlidir. Bu yüzden çocuklarına kendi kökenlerine ait isimler vermeyi tercih ederler. Ör. Baran bir Kürt ismidir.
Takma Adlar: Çocuğunuza vereceğiniz adın ileride takma ad olarak neye dönüşebileceğine yada herhangi bir tekerlemeye dönüşüp dönüşmeyeceğine dikkat etmelisiniz. Öneğin benim kızımın adı Zeynep. İleride Zeyno, Zeyna, Zeynoş gibi lakapları olabilir. Bazı isimlere negatif lakap takılabilecek gibi ise uzak durulması gerekebilir.
Yazım ve Telaffuz: Bazı isimlere insanlar alışık olmadıkları için telaffuzları ve anlaşılmaları zordur. Ör. Berfuz. Çocuğumuzun yerlere ismini yazdıracağını, birilerinin onu uzaktan ismiyle çağıracağını düşünerek isim bulalım. Birbiriyle karışabilecek isimlere dikkat etmek gerekir. Ör Serkan, Sertan. Ayrıca yurtdışında çocuğunuzun isminin kolay telaffuz edilebilmesi bir avantaj olabilir. Ör Can.
Kısaltma: Çocuğunuzun adlarının ve soyadının baş harfleri yan yana geldiğinde kötü bir şey çıkmamalıdır. Ör. Bülent Osman Kalıpçı.
Cinsiyet: Bazı isimler uniseks olup hem erkekler hemde kızlar tarafından kullanılmaktadır. Ör. Reha, Suat vb. Benim önerim cinsiyeti net olarak gösteren isimlerin tercih edilmesidir.
Aile ve Arkadaşlar: Bulduğunuz isimi aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşarak mutlaka görüşlerini alın. Farketmediğiniz yada düşünmediğiniz bir şey karşınıza çıkabilir.
Eskiden çocuk doğduktan sonra belirli bir süre hareketleri izlenir ve ona uygun bir isim bulunurdu. Ör. Çok hareketli bir çocuk için Hızlı Kuş denmesi gibi. Daha sonra tek tanrılı dinlerle beraber Tanrı’nın sıfatları(Alim), azizlerin isimleri(John) isim olarak çocuklara verilmeye başlanmıştır. Öte yandan anneanne, babaanne, dede yada büyükbabanın isminin verilmeside oldukça yaygındır.
Sizin isim bulma konusundaki anılarınızı, katkınızı, önerilerinizi lütfen yorum olarak gönderin.
Bizim kız neredeyse 2,5 yaşına geldi.(Yandaki resim) Bizde onunla büyüdük, okuduklarımızı ve önerilenleri uygulamaya çalıştık, kısmen başardık kısmen başaramadık bazı şeyleri. Ama çocuğunuzun ilk yılı çok önemli. Örneğin bu dönemde bebeğinizle oynamak onun tüm duyularıyla etkileşime geçmeniz demektir. Gözleri, burnu, elleri ve ağzı onun araçlarıdır. Büyüdükçe bu araçları kullanarak keşfetmeyi öğrenecek.
Bebeklerin bu dönemine ilişkin iyi bir bilgi birikime sahip durumdayım. Kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum;
9 aylık olduğunda etki ve tepki, sebep – sonuç ilişkilerini anlamaya başlayacak. (Bu düğmeye basarsam müzik çalar vb.) Göremediği şeyleri istemeye başlayacak,(siz odadan çıktığınızda ağlama vb.) Özellikle 1 yaşına geldiğinde iyi bir iletişimci, el-kol hareketlerini kullanarak mesajlar veren ve belkide birkaç anlamlı-anlamsız kelime kullanan küçük bir insan olacak karşınızda. (Küçük bir öneri: Çocuğunuzun her gelişim aşamasında bir önceki dönemi unutma olasılığınız artacak. Konuşmadığı dönemi konuşmaya başladığında çok hatırlamayacaksınız. Fotoğraf ve hatta fotoğrafların yanına o günü anlatan kısa bir not ile geçmişi kayıt altına almalısınız.)
Bir oyun önerisi: Bir oyuncağı uçuyor diyerek havaya kaldırın ve gözleri ile takip edebileceği hızda havada dolaştırın. Daha sonra onu ellerine tutturmaya çalışın. Bu oyuncak özellikle sallandığında ses çıkaran bir şey olursa daha da iyi. Daha çok küçük olduğu için sadece tuttuğu bir şey olduğunu ve bunun yumuşak olduğunu hissedecek fakat hemen sıkılacak ve kafasını başka yöne çevirecektir.
Bu oyunda bebek anne-babasının ses tonunu dinlemekte ve öğrenmektedir.
Anne-baba ile bir oyuncak çerçevesinde iletişim kurulmuştur.
Anne-babasına onunla oynadıkları için memnuniyetini göstermektedir.
Anne-babanın yaptığı bir şeye oda kaşılık vermiştir. Gözlerini çevirerek yada eliyle tutarak.
Göz koordinasyonu ile el hissiyatı gelişmektedir.
Sesleri ve belki renkleri hissetmesi sağlanmıştır.
Onlarla konuşun ve oynayın
Onu karşınıza alın ve konuşun. Hatta siz konuştuktan sonra size yanıt vermeye çalışıp çalışmadığını gözlemleyin. Sizi kopyalaması için cesaretlendirin. Düğmeye bastığında müzik çıktığını yada eliyle ittiğinde kitabın sayfasını çevirebildiğini gösterin.
Saklan – Görün
Ellerinizle yüzünüzü kapayın ve “cee” diye yüzünüzü çıkarın. Amerikalılar buna “pee-ka-boo” diyorlar. Eğer gülümserse bacaklarına yada ellerine hafifçe dokunarak sizinde bu yanıttan mutlu olduğunuzu belirtin. 9 aydan sonra kafasının sağına ve soluna götüreceğiniz oyuncakları bulmaya çalışmasını sağlayabilirsiniz.
Şarkı ve Dans
İster kucağınızda farklı müzikler eşliğinde dans edin isterseniz ona şarkılar söyleyin. Sesinizin kötülüğünden yana korkmayın o sizi duymak istiyor unutmayın.
Top Oynayın
Farklı renk ve desenlerde toplar alın. Bebeğinizin onlara dokunarak hissetmesini sağlayın. Özellikle yaptığı şeyi görmesini sağlamaya çalışın. Ona yuvarlamasını ve bir kutuya atmasını ve çıkarmasını öğretmeye çalışın.
aile anne aşk baba başarı bedava beyin blog Blogger Business düşünce email eposta eticaret ev eğitim Facebook fikir Gmail Google iletişim iPhone iş kariyer kazanmak Microsoft Microsoft Windows para Pazarlama pozitif problem proje reklam satış sağlık toplantı yaşam YouTube yönetici yönetim çalışan çalışma çocuk öğretmen İnternet
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.