İşyerinizde mutlu olmak işinizi ne kadar sevdiğinize ve işyerindeki huzurunuza bağlıdır. İşinizi sevmiyorsanız yapacak bir şey yok ama gerek huzurunuzu sağlamak gerekse kontrol edebileceğiniz konularda kendiniz için bir şeyler yapmak elinizdedir.
Çalıştığınız oda veya salonda, masanızda otururken ışık fazla yada az ise yada klima, havalandırma size yakın yada uzak ise rahatınız bozulabilir. Ör. Yazın klimadan uzaksanız ve yerinizi değiştiremiyorsanız daha rahat şeyler giyebilirsiniz.
Koltuğunuzda rahat değilseniz mutlaka aynısında toplantı odasında vb. başka yerlerdede vardır, değiştirebilirsiniz.
Arada bir ayağpa kalkıp esnemek ve vücudunuzu germek, plazalarda çalışmıyor ve pencereden dışarı bakma şansınız varsa camdan şöyle dışarı bakıp derin bir nefes almak sizi oldukça rahatlatabilir.
Masanıza kendinizi rahat hissettirecek eşinizin, çocuğunuzun resmi, masa lambası vb. aksesuarlar alabilirsiniz
Eğer çok telefonla konuşuyorsanız kendinize bir kulaklık seti alın. Her ne kadar Türkiye’de yaygınlaşmamış olsada filmlerde gördüğünüz kulaklık setleri ile tüm gün sürekli telefon konuşmalarını rahatça yapabilirsiniz.
Masanızın üstü kafanızı sürekli meşgul edecek doküman ve dosyalarla dolu olmasın.
Devamını okumak için tıklayınız
Sözlerim sadece kartvizitlerinde yönetici ibaresi olanlara değil. Bir öğretmenseniz öğrencilerinizi, bir pilotsanız uçak mürettabatını, bir basketbol koç’u isenin takımınızı, ev kadını iseniz evinizi yönetmek zorundasınız. Aslında herkes belirli zamanlarda ve yerlerde yönetici oluyor.
1. Sinerji yaratın. Söylemesi kolay dediğiniz duyar gibiyim. Aslında ekibinizi iyi tanırsanız yani memleketleri, sevdikleri müzik, hobileri vb. onların enerjisini harekete geçirecek iletişimi kurabilirsiniz [...]
Bazen işyerlerinde uygulanan politikalar çok tehlikeli olabilirler. Bunlardan bir tanesi “sahte fırsat” yaratmaktır. Çalışanların daha iyi performans göstermeleri, paylaşımcı olmaları vb sebeplerle kasıtlı olarak yaratılırlar.
Ayhan, Sami’nin geldiğini gördü. Mutsuz gözüküyordu. Ayhan odasına girip masasının yanındaki sandalyeyi çekti ve Sami’yi göz işareti ile çağırdı. Sami yavaşça kapıyı kapadı ve oturdu.
“Kötü gün” dedi. “Sanırım Kapsül projesi ertelenecek”
Ayhan’ın diyeceği bir şey yoktu. Sami Kapsül projesini başından beri tasarlamış, taşımıştı. Ve şirket içindeki durumunu bu projeyi başarması çok etkileyecekti. “Anlamıyorum” dedi Sami “Neden?”
“Bildiğim sadece önceliklerin değiştiği” dedi Ayhan.
“Madem öyle neden bu kadar para ve emek harcandı bu işe? Daha 3 ay bile olmadı?”dedi Sami
Devamını okumak için tıklayınız
Para ya da statüden bahsetmeyeceğim, yaptığımız işten ne beklediğimizi bulmaya çalışacağız. Aslında hayatlarımızı bir anlama taşımak ya da anlamlı bir hayat için yaşamaktır aslolan demeye çalışacağım.
Kurtuluş Savaşı bir amaç uğruna savaşan ve ölenlerle kazanıldı. Onlar özgürlük uğruna canlarını hiç çekinmeden feda ettiler. Türkiye Cumhuriyeti bu kutsal AMAÇ için savaşanlarla varoldu. Ve bizler bu AMAÇ için yapılanları, [...]
Yapılmasını istediğiniz birşeyi yapmaları için çalışanlarınızı nasıl motive edeceğinizi soruyorsanız, cevabı çok basit: Yapamazsınız!
Biz insanları motive edemeyiz. İnsanlar zaten motivedirler. Fakat biz onları neyin motive edeceğini anlayabilir ve bu bilgiyi onların enerjilerini kurumsal amaçlarımıza yöneltmede kullanabiliriz.
Herkes motivedir
İnsanlar muslulardaki su gibidir. Tek yapmanız gereken akmaları için gereken fırsatı yaratmak. Su akmaya hazırdır ama musluğu açmanız gerekir.
Bazıları nehirler [...]