SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Eğer size saygıları yoksa
Nis 25th, 2010 by savassakar

Sizi sürekli eleştiren ve yaptığınız her şeyde negatif ve küçümseyen bir tavrı olan patronunuz var diyelim. Sadece “patron” olduğu için saygı duyulmalı mıdır? Eğer patronun sizden daha iyi olduğunu veya böyle bir tavrı hak ettiğinizi düşünüyorsanız tabiki saygı göstereceksiniz ama bu başka bir problemin varlığını gösterir. Yani sağlıklı olmayan bir durum olduğunu.

Her halukarda doğru dürüst muameleyi hak etmek için işinizi en iyi şekilde yapmanız gerekir. Eğer yaptığımız işin objektif olarak iyi olduğunu düşünüyorsak – ki bazen kendimizi kandırdığımız olabilir, ve buna rağmen gereksiz şekilde eleştiriliyorsak, buna izin veriyoruz demektir. Ama işimizi gerçekten iyi yapamıyorsak daha iyisini yapabilmek ve bu suretle saygıyı hak edebilmek için yollar aramamız gerekir.

Hakaret ya da aşağılayıcı sözlere maruz kaldığınızda;

Mücadele edebilirsiniz

Bu durumda patronunuza yapıcı eleştirilerini dinleyebileceğinizi fakat kötü muamele istemediğinizi söyleyebilirsiniz. Eğer buna rağmen size kötü davranmaya devam edecekse onun parasını kendi zamanınızı israf etmeye gerek yoktur. Hem ruhsal hem de fiziksel sağlığınız açısından alternatifleri düşünmeye başlayacaksınız.

Bu tipteki ezici haraketler genellikle astın üstüne tepki vermediği, şikayet etmediği durumlarda devam eder. Büyük olasılıkla bu saldırgan tavrı durdurma konusunda ciddi olunursa tavır değişebilecektir. Burada halk deyimiyle “patrona posta koymaktan” bahsetmiyorum. Sadece rahatsızlığınızı dile getirmekten bahsediyorum.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Saygı duyulur olmak – 3
Kas 23rd, 2009 by savassakar

Yönetici olup parmağınızı şaklattığınızda saygı elde etmeyi umuyorsanız yanılıyorsunuz. Saygı zaman içerisinde gösterilen gayretle elde edilebiliyor. Tüm saygıyı bir anda kaybedebiliyorsunuz ama kazanmak için günlerce, haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca uğraşmanız gerekebiliyor. Bakalım son olarak ne yapmamız gerekiyormuş;

51. Zamanınızı yönetmeyi öğreneceksiniz.

52. Etik olmanın bir erdem olduğunu ve her türlü ticari işlemde etik olunması gerekliliğini benimseyeceksiniz. Eğer siz dalavereci olursanız çalışanınız da dalavereci olacaktır.

53. Sadece aktif değil proaktif olacaksınız. Olayların kontrolünü elinize almalısınız.

54. Hatalarınızı kabulleneceksiniz. Hatasını kabul eden ve bunu paylaşan yönetici takdir edilir.

55. Kabalaşmadan otorite kurmayı öğreneceksiniz.

56. Kibirlenmeyecek, kasılmayacak ve kimseyi aşağılamayacaksınız.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Saygı duyulur olmak – 2
Kas 22nd, 2009 by savassakar

Amacınız para kazanmaksa bunu sadece pazarlama ile yapamazsınız. Size para kazandıracak olan şey organizasyonunuz ve çalışanlarınızdır. Ve siz çalışanlarınıza ne verirseniz onu alırsınız. Elde edilen saygı ile mükemmeli yakalayabilirsiniz fakat saygıyı elde etmek için gerçekten çok uğraşmalısınız. Kaldığımız yerden devam edelim;

25. Onlara şans tanımalı, alan yaratmalısın.

26. Takım yönetmeyi ve takım çalışmasını öğreneceksin.

27. Sana doğru söylemelerini sağlamalısın. Eğer pozitif olursan sana doğruyu söylemekten kimse çekinmez.

28. Geçmişte yaşananları çalışanlarından saklamayacaksın. 2 sene önce finansal sıkıntı çıktığında maaşları %10 kestiğini söylemek gibi.

29. Çalışanlarının kültürel ve sosyal farklılılarını benimseyeceksin. İnançları ve kültürleri onlar için çok önemlidir.

30. Onlarla ilgileneceksin.

31. Şikayet etmelerini engellemeyip cesaretlendireceksin. Sadece şikayet etmeden önce ellerinden geleni yapmaları gerektiğini öğretmen gerek.

32. Yapılan işi olumsuz etkilemediği sürece herkesin kendine has tarzına ses çıkarmayacaksın.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Saygı duyulur olmak – 1
Kas 18th, 2009 by savassakar

Şimdi gidip bir aynaya bakın. Karizmanızı ve stilinizi düşünün. Kapasiteniz ve güven veren bir havanız var. Kalitenizle şirketinize çok para kazandırdınız ve çalışanlarınız sizi görünce etrafınızda pervane oluyorlar. Sizden zengini var mı?

Yoksa siz yokken çalışanlarınız daha huzurlu ve mutlu çalışıp daha iyi iş mi çıkarıyorlar? Çalışanlarınız başkası yerine sizinle çalışmayı tercih ederler mi? Söylemeden işlerini yapıyorlar mı? Sizin hakkınızda bir şey sorulduğunda güzel şeyler söylüyorlar mı? Size yöneticisi olduğunuz için mi yoksa insan olduğunuz için mi saygı duyuyorlar?

Eğer yukarıdaki soruların çoğuna “evet” diyebiliyorsanız ne mutlu size.

Gelelim nasıl saygı duyulabilecek biri olabileceğimize;

1. Ettiğini bulursun. En alttan en üste saygı duyacaksın.

2. Çalışanların önce insan olduğunu unutmayacaksın.

3. Çalışanlarını tanıyacaksın. Adları, soyadları, memleketleri vb.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Çalışanlarımı nasıl motive ederim?
May 6th, 2009 by savassakar

Yapılmasını istediğiniz birşeyi yapmaları için çalışanlarınızı nasıl motive edeceğinizi soruyorsanız, cevabı çok basit: Yapamazsınız!

Biz insanları motive edemeyiz. İnsanlar zaten motivedirler. Fakat biz onları neyin motive edeceğini anlayabilir ve bu bilgiyi onların enerjilerini kurumsal amaçlarımıza yöneltmede kullanabiliriz.

Herkes motivedir

İnsanlar muslulardaki su gibidir. Tek yapmanız gereken akmaları için gereken fırsatı yaratmak. Su akmaya hazırdır ama musluğu açmanız gerekir.

Bazıları nehirler gibidir. Kendi kanallarında akarlar. Eğer bırakırsanız mutlaka denize varırlar. İnsanlarda kendi hedeflerine varmak için gereken enerjiyi kolaylıkla harcarlar. Bizim yöneticiler olarak yapmamız gereken onların varmaya çalıştıkları sonuçların kurumsal faydasını izlemektir.

İnsanlar birçok şeyi kendi görüşlerine göre yaparlar, size göre değil.

Biz yönetim olarak çalışanlara yaptıkları işin onlara faydasını göstermeli ve kurumun yararına tavır benimsemelerini sağlamaya çalışmalıyız. Bunun en önemli yollarından biriside başarılı oldukları konularda ödüllendirme ve takdir etmektir.

İnsanları acı değiştirir.

Eğer sürekli aynı konumda kalma acısı, değişme acısını geçese insanlardeğişirler. İnsanların doğru yönde değişmeleri için mevcut durumlarının onlar için dezavantajlı hale gelmesi gerekir. Örneğin benzin fiyatları tırmandığında dizel arabalara yönelim başladı. Yani benzin fiyatının verdiği acı dizel arabalara ödenecek yüksek fiyat acısını geçti.

En etkin iletişim sorgulama ile başlar.

Eğer bir şey kişisel hale gelirse önemi artar. Eğer müşterileriniz yada çalışanlarınız “biz kimiz veya neyiz?” konusunu sorgulamaya başlamışlarsa iyi şeyler geliyor demektir. Örneğin Kodak, fotoğraf filmi satmıyordu, “anılarınızı bize emanet edebilirsiniz” diyordu.

Çalışanların kuruma sadakati konusu hep üzerinde durulan bir konudur. Fakat onların sadakat göstermeleri için kişisel beklentileri olduğu hep atlanır. Buyüzden onların sadakatini sağlamak onları anlamaktan ve onlara kurumu iyi anlatmaktan geçer. Çalışanlara şirket için ne yaptığınızı değil onlar için ne yapacağınızı anlatmalısınız. Ör. Sizin için teknik becerilerinizi geliştirmek için bir eğitim programı hazırladık. Temel ihtiyaçlarınız için bir kılavuz hazırladık vb.

İnsanların ilgilenmelerini istiyorsanız önce sizin onlarla ilgilenmeniz gerekir.

İnsanları dinlemek sadece onları duymak demek değildir. Dinlemek aktif, duymak pasif bir eylemdir. Eğer çalışanları yeterince dinlerseniz hem sıkıntılarını hemde problemleri öğrenebilirsiniz. Ayrıca çalışanlarınızın tuutuğu takımları, hobilerini, alerjilerini vb. bilmeniz önemlidir.

Övmek en güçlü motivatördür.

Herkes bir şeylerden gurur duyar. Eğer insanların kendileri ilegurur duyacakları şeyleri yakalarsanız motivasyon için mükemmel bir kapı açmış olursunuz. Ayrıca övmek yada iftihar ettiğinizi göstermek kişinin özgüveninide pekiştirecektir. Eğerçalışanlarınızın özgüveni yerindeyse yani onları kırmamışsanız çok iyi bir durumdasınız demektir. Çünkü kendisi ile ilgili ne hissediyorsa size ve müşterilerinize onu verecektir. Kendini iyi hissetmeyen çalışanlarla kurumunuzun ileri gitmesi mümkün değildir.

İnsanları değiştiremezsiniz sadece davranışlarını değiştirirsiniz.

Davranışı değiştirmek içinde duyguları ve inançları değiştirmeniz gerekir. Yani size güven duyulmuyorsa önce bunu değiştirmeniz gerekir. Bunu iyi düşünün!

Çalışanların algılayışı yöneticilerin gerçekliğidir.

En önemli noktalardan biriside budur. Çalışanlarınızla konuştuğunuzda onlar sizi anladıkları şekilde yanıt verirler. “Anlatabildim mi?” “Anlatabiliyor muyum?” şeklinde sık kullanılan sorgulamalar ya istenilen şeyden emin olunmadığı yada çalışana güven duyulmadığını gösterir. Sizin yönetim tavrınız çalışan tarafından keşfedildikçe ona göre davranılmaya başlanacaktır. Ör. “Ne derse mutlaka evet diyelim ama bildiğimizi yapalım” “Sabahları konuşmayalım” “Çok sık fikri değiştiği için söylediklerini hemen yapmayalım” gibi.

Örneğin birini bir seminere gönderip oradaki yeni fikirleri getirmesini söylüyorsunuz, giden kişi geldiğinde size birçok fikir ve görüş getiriyor ve siz hiç ilgilenmiyorsunuz. Sonucun ne olmasını beklersiniz?

Beklediğiniz ya da zorladığınız davranışları alırsınız

İnsanlara bir şeyleri gerçekleştirmeleri için ödüllervaad ederiz. Bu kimi zaman para, prim, taile gönderme kimi zamanda kıdem olur. Burada Amerikalıların “fine tunning” ince ayardediği nokta çok önemli. Eğer her şeyi ödüle dayandırırsanız ödülsüz işler aksar. Bu çok basit kuralıda yazmazsam ölürdüm. İnsanlar ödüllnedirildikleri yada cezalandırılmadıkları şeyleri tercih ederler.

Kendimizi kendi nedenlerimizle eleştiririz, çalışanları ise yaptıkları şeylerle

Kendi hatalarımıza yönetici olmamız sebebiyle veya başka türlü örttüğümüz düşüncesiyle çok fazla dikkat etmeyiz. Ama çalışanlar işe geç gelip erken çıktıklarında ortalığı alt üst ederiz. Aslında iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gerektiğini nedense unuturuz.

Çalışanlar istenmeyen davranışlara girerlerse onları nasıl istenilen şekilde davranma konusunda motive etmeye odaklanmamız gerekir, cezalandırmak değil. Bu davranışlarının arkasındaki sebepleri keşfetmeli, gerekiyorsa konuşmalı ama ne olursa olsun onları motive edecek çözümleri bulmak için ciddi enerji harcamalyız.

Şimdi biraz düşünün ve çevrenizdeki insanları bu yukarıda bahsettiğim şeylerle motive ederseniz, çevrenizde motive bir sürü insanla neler başarabileceğinizi düşünün.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar