SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Eski-Yeni Trend: Home Advertising – Eviçi Pazarlama
Mar 10th, 2009 by savassakar

Türkçesine ne yazacağımı bilemedim işin doğrusu. Kısaca anlatayım: Birçok firma size aldığınız ürünlerin yanında -ki benim en çok Lipton’da dikkatimi çekiyor, kendi logolarının olduğu bir demlik veya çay kabı veriyorlar, evinizde kullanabileceğiniz ürünler veriyorlar. Bu ürünleri kullanırken firmanın reklamını da sürekli gözünüzün önüde tutuyorsunuz.

home

Bu tip reklam ürünlerine aklıma gelen örnekler şunlar;

1- Her türlü kırtasiye(kalem, kalemlik, ajanda vb.)
2- Özel aksesuar (anahtarlık, kol saati vb.)
3- Duvara asılanlar(takvim, imsakiye)
4- Ev aksesuarları(saat, vazo, resimlik vb.)
5- Araba aksesuarları – Ev konseptinde özelimize girdiği için ekliyorum
6- Gadget’lar – mp3 player vb.

Şimdi bunları güzellikle(paşa paşa-bu deyimi çok severim lakin neden paşa dendiğini bilmem) alıp evimize sırf  “bedava” olduğu için koyup hem yararlanıyor hem de reklam yapılmasını sağlıyoruz. Neden evlerimizi internet erişimi, indirim vb. kolaylıklar sunanlara reklam için kullandırtmayalım.

Fakat yine dikkati çeken bir şe, bu tip eşantiyon vb. uygulamalarda aile ya da kişi bazına indirgenmeyen bir pazarlama politikası güdülmesi. Halbuki bu düzeyde bir strateji ile ev içi reklam tasarlansa(gelir düzeyi, aile odaklı vb.) çok daha akıllıca olur düşüncesindeyim.

Bizi sokakta ya da çeşitli yerlerde(mağaza, alışveriş merkezleri vb.) çeşitli tarayıcılarla (vücut ısısı tarayıcıları, retina okuyucular, hareket izleyiciler vb.) izleyerek pazarlamalarına yön verenler eğer evde 3 gün uykusuz geçirdiğimi izleyebilseler bana sağlık merkezi ya da doğru beslenmeye ilişkin önerileri getiremezler mi?

Para karşılığı reyting ölçümü için Tv izleme alışkanlıklarını takip ettiren ve satanlar yok mu? Demek ki evin içine ne kadar akılılıcas girerseniz ve bunu yaparken kişileri kullanmak yerşne onlara dafayda sağlayıp win-win bir ortam yaratırsanız bu işten herkez kazançlı çıkmaz mı?

Ev içi reklama yönelik sizin alternatif önerileriniz neler?

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Annemi babamı özlemişim
Ara 22nd, 2008 by savassakar

Bu haftasonu Türkiye’nin en büyük tekstil firmalarından birine eğitim vermeye gidiyorum, doğduğum şehre, denizi olmayan ama kumsalı olan şehre gidiyorum, Eskişehir’e gidiyorum. Eskişehir, çok gidememekle beraber anne ve babamın mezarlarının olduğu, hayatımın ilk 17 yılını geçirdiğim yer olarak benim için çok önemli. Bu gittiğimde de fırsat bulursam mezar ziyareti yapacağım.

Bizim çocukluğumuz annelerimizin, babalarımızın gençliği demekti. Annem çocukluğumda nasıl çiçek dikilir, nasıl ütü yapılır, patates nasıl soyulur gibi çok temel şeyleri fırsat buldukça öğretirdi.

Sonradan anladım ne kadar önemli bir şey yaptıklarını. Onların yaptığı beni hayata hazırlamaktı. Yarın birgün ölecekler, biricik oğulları yalnız kalacaktı ve işte o zaman bazı şeyleri yapabiliyor olmalıydım.

Bir yandan da sürekli tavsiye ve öğütlerle bana geleceğimle ilgili ipuçları verirlerdi.

Şimdi 38, 2 ay sonra 39 yaşındayım ve onların bana söylediği bazı şeyleri yeni yeni anlıyorum. Çoğu zaman anlam veremediğim bir çok şeyi meğerse hep geleceğe dönük konuşmuş.

Babam devlet memuru, annem ev kadını olduğu için kısıtlı gelirimizle annem evi çekip çevirmeye çalışırdı. (Ben beyaz peyniri çok severdim ve annem “çok yeme kurt yapar” derdi. Ve ben buna gerçekten inanıp 25 yaşıma kadar hiç fazla peynir yemedim. 25 yaşımda ağabeyim “kadın ne yapsın bir kalıp peyniri sana haftanın 7 günü yedirmek için bunu söylerdi” dediğinde jeton düştü bende. Sen ne büyük kadınmışsın.)

Şimdi bana öğrettikleri fakat benim öğretmenimi çok geç farkettiğim bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kazandığından daha azını harca – Annem her harçlık verdiğinde bunun bir kısmını saklarsam, o zamanlar bizim çok sevdiğimiz “kumbara”larımız vardı, istediğim bir şeyi alabileceğimi söylerdi. Şimdiki hayatımızdada bu geçerli değil mi?

Önemli işlere öncelik ver – Hayatınızın ilk önceliği temel ihtiyaçlarınızi giderecek okuma-yazma, temel yemek pişirme, sökük dikme, nezaket vb. olmalıdır. Önce önemli işleri yap sonra oynamak için sokağa çıkarsın. Eğer bu temel ihtiyaçlarınla baş edebilirsen senin başının çaresine bakabileceğin düşünülür ve buda çok önemli şeydir.

Alacaklı ol borçlu kalma – Kimsenin ahını almamak önemlidir. Annem hiç kimseye en yakın arkadaşına bile 1 kuruş bile borçlu kalmazdı. Ben biraz acımasız yaklaşıp ne alacağım olsun nede borcum felsefesi ile yaşamaya çalışıyorum.

Günlerce çeyizim için dantel örerdi ve ben “ne gerek var ben bunları hayatta kullanmam” derdim. Peşin ve büyük konuşmamak lazımmış. Benim ve eşimin çeyizlerimizdeki dantelleri kim görse böylesi bir el emeğinin ne kadar güzel olduğunu söylüyorlar ve ben geçmişteki eleştirilerimden hiç bahsetmiyorum.

Kendin yap sağlıklı olsun derdi. Bende bakkaldaki süslü ambalajların peşine düşerdim. Peynir, sucuk, kuru sebze, reçel vb. aklınıza gelen her şeyi evde kendisi yapardı bana da yaptırırdı. Şimdi organik bir şeyler almak için yüksek bedeller ödüyoruz, ekmeği evde yapmak için makine alıyoruz.

Babamı kaybedeli 27, annemi kaybedeli 21 yıl olmuş ama hala söyledikleri kulaklarımda.(her ne kadar hepsini anlamamış olsamda) Mekanları cennet olsun.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Ev ödevi efsanesi
Ara 2nd, 2008 by savassakar

Biz yapmadığımızda kırık not aldığımız, en az 10 sayfa hazırlamamız gereken ev ödevleri ile okuduk. Ev ödevlerini sonradan dönem ödevleri izledi. Her gece yapacak/yazacak bir şeyimiz mutlaka olurdu.

Ev Ödevi konusunu esas alan (The Homework Myth-Ev Ödevi Efsanesi (Da Capo Press; 243 sayfa) yazarı Alfie Kohn ve (The Case Against Homework – Ödeve Karşı Dava (Crown; 290 sayfa) adlı kitsaplardaki bazı bölümlerin ailelerin ve öğretmenlerin ilgisini çekeceğini düşünerek paylaşmak istiyorum :

• ABD’de 2004 yılında 2,900 çocukla Michigan Üniversitesi’nin yaptığı çalışmada 1981 yılından bu yana çocukların ev ödevlerine harcadıkları sürenin %51 arttığı görülmüş.

• Yük yaş küçüldükçe artmakta. 6- 8 yaş arası çocuklar 1981 yılında ev ödevleri için ortalama 52 dakika harcarlarken 1997’de 128 dakika olmuş. Bu yıl AOL ve Associated Press’in yaptığı araştırmada göre ilköğretim öğrencilerinin gecede ortalama 78 dakika ev ödevi ile uğraştıkları bulunmuş.

• Ev ödevlerinin çocukların akademik başarılarına ölçülebilir faydası olduğunu ispatlayan herhangi bir çalışma bulunamamış. Gerçekten ilköğretimde dökülen ter ve gözyaşı kimseyi daha iyi bir okuyucu yada matematikçi yapmamış.

• Ödev arttıkça geri dönüşler azalmış. Ödevlere ayrılan süre sınıf yükseldikçe artarken çocukların başarısının düştüğü gözlenmiş.

• Öğrenci başarısını gözlemleyen ülkeler(Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti) ödevleri azaltırken, başarısı düşük ülkelerin(Yunanistan, Tayland ve İran) ödev yükünü artırdığı izlenmiş.

Ev Ödevi’nin çalışma alışkanlığı kazandırma, kendini disipline etme ve zaman yönetimi konusunda faydasını savunanlar bu ödevlerin çocuğu aynı zamanda okuldan soğuttuğunu ve aile içi ilişkilerde çatışmalara yol açtığını kabullenmiş durumdalar. Çocuğun öğrenme şevkini kıracak ezbere veya sadece sayfa doldurmaya odaklı ödevlerin çocuklara zarar verdiğini söylüyorlar.

Önerilen çözümlerde ise ödev politikası olmaması ve hayatın içinden örneğin ailesi ile aile tarihçesinin ropörtajını yapmak, mutfak kimyası yada ailesi ile birlikte kitap okumak gibi faaliyetler öneriliyor.

Bir diğer öneride her sınıf için 10 dakikalık ödeve vakit ayırma, tatil ödevi vermeme,haftada en fazla 2 test yapma, haftasonuna az ödev verme ve pazartesileri özellikle sınav yapmama.

Umarım eğitmenlerimizin işine yarayabilecek birkaç kelime karalayabilmişimdir.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Krizde Evden Çalışmak üzerine ropörtaj
Kas 10th, 2008 by savassakar

etohum.tv’de Burak Büyükdemir ile yaptığım ropörtaj

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Evden yapılan işler – 4
Eki 16th, 2008 by savassakar

day in the life: lunch money

Image by emdot via Flickr

Evden para kazanma konusunda yapılabileceklerin yer aldığı yazının 4. bölümüde tamamlandı.

1- Ütü yapmak
2- Dini bilginiz var ise mevlüt, yasin okumak
3- Çim biçmek
4- Doğumgünlerinde çocuklara sihirbazlık yapmak, kukla oynatmak
5- Çeşitli konularda güncel email ve adres listeleri tutmak ve bunları satmak (doktorlar, eczaneler, insan kaynakları departmanları vb.)
6- DJ’lik yapmak
7- Müzik dersi vermek (piyano çalmak, nota öğretmek vb.)
8- Bakıcı ve temizlikçi bulma hizmeti verme
9- Doğada bisiklet ve yürüyüş gezileri düzenlemek
10- Mesai sonrası ofis temizliği
11- Ofislerin bitki ve çiçek bakımı
12- Ofis destek hizmetleri – bilgisayar, telefon vb.
13- Kuryelik
14- Evcil hayvanlar için gıda ve bakım malzemesi tedariği
15- Evcil hayvan eş bulma ve çiftleştirme hizmeti
16- Evcil hayvan fotoğrafı çekme hizmeti
17- Fotoğraflardan video yapma hizmeti verme
18- Piyano akordu yapmak
19- Resim çerçeveletme
20- Havuz temizliği
21- Anketörlük
22- Portre çizimi
23- Sokak müzisyenliği
24- Mobilya vb. için montaj servisi vermek
25- Çevrenizdeki uygun emlakların satım ve kiralanması
26- Koleksiyoncular için malzeme toplama
27- Özgeçmiş yazma hizmeti
28- Risk yönetimi danışmanlığı
29- Ev veya oda arkadaşı bulma hizmeti verme

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar