SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Internetten pazarlama ile ilgili bir kaç ipucu
Şub 4th, 2010 by savassakar

Web sitesi olup kendini ve sitesini geliştirmek isteyenler eminim bir çok yeni şeyi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu noktada sitesini ya da işini web üzerindne pazarlamak isteyenlere bildikleri ya da bilmedikleri bir kaç ipucu;

1. Artık duyma zamanı

Eskiden web sitesine ses dosyası koymak sitenin yüklenmesini zorlaştıracağı için kesinlikle istenmezdi. Ama artık devir değişti. Sitenize koyacağınız belki ürünlerinizi anlatan ses dosyaları ya da mesajlar akılda kalıcılığı artırmaktadır. Bırakın siteniz konuşsun.

2. Gerçek gibisi yok

Sitenizde grafik ya da karikatür yerine gerçek insan resimleri ve sesleri kullanmaya çalışın.

3. İçeride tutmak

Arama motorların da üst sıralarda yer almak birinci öncelik idi. Şimdi ise siteye gireni dışarıya kaçırmamak önemli. Taktikleri belirlerken müşterinin sitede daha fazla kalmasını sağlamaya odaklanmak önemli.

4. Zincire katılmak

“Ben senin linkini siteme koyayım, sende benimkini sitene koy”  mantığını tekrar düşünün. Sitenize gelen birini başka bir yere göndermek istiyor musunuz?

5. Şirketinizin sesi olsun!

Güzel bir ses, belki bir taiatro oyuncusuna şirketinizin sloganını okutun. Bu sesi ve mesajı gerek telefon bekletmelerinde gerekse web sitenizde kullanarak akılda kalmasını sağlayın.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 3.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Internet koptuğunda ne yapılır?
Eki 17th, 2009 by savassakar

Artık o kadar internete alıştık ki bazen internet erişimi gittiğinde sudan çıkmış balığa dönüyoruz. Hatta iş yapmayı bırakanlar, morali bozulanlar, artık hiçbir şey yapamam diye düşünenler oldukça fazla.

Eğer internet erişiminizde bir problem varsa işe yarar neler yapılabilir

1. Sık kullanılanlarınıza(bookmarks-favorites) göz atın ve temizleyin. Hatta belirli kategoriler yaratarak sık kullanılanlarınızı belirli konularda bir araya getirin.

2. Kullanmadığınız programları silin. Hard diskinizde yerolsa bile fazladan ve kullanılmayan programlar bilgisayar performasını olumsuz etkilerler.

3. Bilgisayarınızın monitörünü, gövdesini, klavye ve mouse’unuzu temizleyin. Mümkünse elektrik süpürgesi ile klavye arasına giren pislikleri ve eğer açmışsanız bilgisayar kasanızın içini temizleyebilirsiniz. Nemli bir bez ile monitörünüzü silebilirsiniz.

4. Word, Excel, Powerpoint gibi programlarda yapmanız gereken işleri yapın.(Blogunuzu yazın) Hatta şimdiden internet giderse ne yazacağınızı planlayın.

5. Virüs taraması yapın.

6. Kullandığınız bilgisayarın bir gün bozulacağını düşünerek bilgisayarınızdak idosyaların yedeklerini alabilir, CD’lere kaydedip saklayabilirsiniz. Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Çocuğu dijital dünyaya hazırlamak
Eyl 24th, 2009 by savassakar

Hiçbir çocuk dijital çağın gerisinde kalmamalı diye yola çıkacağım bugün. Anne ve babaların dijital çağa geçişte çocuklarımızın en büyük esin kaynakları ve kılavuzları olduğu düşüncesiyle bu konuda yapılan ve yapılabilecek yaratıcı uygulamalarla ilgili fikirler vermeye çalışacağım.

Çocukların klavye becerilerini geliştirin – İleride her ne konuda çalışacak olursa olsunlar çocuklarımızın klavyeyi tanıması önemli. Sadece bir şeylere bakarak yazma ile başlayabilecek bu çalışma zamanla kendi yaratıcılıklarınıda ortaya çıkaracaktır.

Çocuklarınızın öğretmenleri ile yapılan veli toplantılarında çocuğunuzun internet ve bilgisayar kullanımına ilişkin alışkanlıklarını sorgulayın, çocuğunuzun okulda ve evde doğru yönlendirilmesini sağlamaya çalışın, gerekiyorsa öğretmeninden ricada bulunun ve bu konuda yol gösterin.

Çocuklarınıza okul dışında evde kullanabilecekleri DOĞRU ve FAYDALI siteleri önerin, mümkünse yaptıklarını takip edin.

Çocuklarınızla internet üzerinden bilgi paylaşın, msn vb. araçlarla iletişim kurun, eposta kullanın.

Çocuğnuzun internette, ilgi ve yeteneğine göre kendisine uygun bir şeyler bulmasına yardımcı olun..

Çocuklarınızın ders ve aktiviteler anında fotoğraflarını yada videolarını çekin ve internete koyun.

Bir mesaj grubu oluşturarak(yahoogroups vb.) tüm arkadaşlarını bir grup yapın ve onlarla aileleri olarak  düzenli olarak bilgi mesajları gönderin.

Bir blog açarak günlük olarak sınıfta yaşadıklarını oraya kısaca aktarmasını isteyebilirsiniz.

Bilgisayarınızda onun için bir dosya açın ve onunla ilgili bilgileri orada saklayın. Yıl sonunda burada biriken bilgilerden harmanladığınız bir CD’yi sürpriz yapabilirsiniz..

Herhangi bir dokümanın daha sonra kolayca bulabilmek için her dosya ismini nasıl bir mantıkta yazması gerektiğini öğretin.

Tüm dosyalarını bir CD yada başka bir bilgisayara mutlaka yedekleyin.

Google Earth vb. programları kullanarak çocuğunuzu dünya turuna çıkartın. Artık bu sayede Mısır Piramitlerini gerçek uydu görüntüleri ile gösterebilirsiniz. Dünyanın yedi harikasını görmek için tıklayın

Dünyanın başka yöresindeki okullarla iletişime geçerek çocuğunuzun farklı kültürlerle buluşmasını sağlayabilirsiniz.

Çocuğunuz dijital doğmuş olanlardan ise  yukarıdakileri iki kere düşünmelisiniz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Bloglasak mı bloglamasak mı?
Şub 23rd, 2009 by savassakar

Wharton Üniversitesi blog kullanımı ile ilgili kendi içinde bir araştırma yapıyor. Çok enteresan bulgular elde ediliyor.

İş etiği ve hukuk konusunda Wharton profesörlerinden Dan Hunter günde yaklaşık 100’e yakın blog okurken ipin ucunu kaçırıyor ve takip edemez hale geliyor. Daha sonra teknoloji, entellektüel sermaye, video oyunları, mimari, iç mimari vb. konularda 50 blog’u düzenli takip etmeye başlıyor. “Böylelikle hem profesyonel hemde özel hayatımda kendini güncel tutabildiğini söylüyor.

Pew Internet & American Life Project(www.pew.org) raporuna göre ABD’de internet kulanıcılarının %39’u olan 57 milyon kullanıcının blogları okuduğunu gösteriyor. Hatta 12 milyon kullanıcınında kendi blog’u var. Blog yazma sebepleri farklı farklı: profesyonel yada kişisel fikirlerini paylaşma, mizah paylaşımı, politşk ve siyasi gelişmelerde yorum yapmak veya güncel olaylar hakkında görüşlerini yazmak

Aynı bölümün profesörlerinden Kevin Werbach ise profesyonek bir blog yönetim aracı olan NetNewsWire kullanarak 300-400 blog’u güncelleme olduğunda okuyarak takip ediyor. Herhangi bir sorusu olduğunda blogger’a sormaktan çekinmediğini belirtiyor. Ayrıca kendisi telekom politikaları, yeni jenerasyon internet firmaları ve iş modelleri ile yeni iletişim teknolojileri üzerinde bir blog tutuyor.

İstatistik ve Bilgi Teknolojileri profesörlerinden J. Michael Steele ise İstatistik 434 adlı dersini blog üzerinden veriyor. Bu bloguna ders içeriklerini, notları, ödevleri koyuyor. Ayrıca özel blog’unda kuş gribinin ekonomik etkileri üzerine yazıyor. Aslında burada yaptığı kuş gribini merkeze alarak çeşitli konularla bağlantısını kurmak. Ör Paris Hiton ve Kuş Gribi vb. Enteresan bir fikir gerçekten.

Peki bu blog patlaması nereye kadar gidecek?

Şu anda bloglar daha önce sesini duyurma şansı olmayanlar için büyük bir fırsat durumunda. Ayrıca bloglara olan ilgi bir üyelik mekanizması olmamasına karşın(son dönemde feedblitz çıktı ama sayılmaz) insanların favourite’larına, bookmark’larına yada sık kullanılanlarına atarak destekledikleri bir medyaya dönüştü.

Boglardaki bir sıkıntıda herhangi birinini “ben bu konunun uzmanıyım” diye işe girişmesi. Bu yüzen blogger’ların özgeçmişleri onları takip edenler için çok önemli.

Pazarlama bölümü profesörlerinden Barbara E. Kahn bazı bloglarda yaratıcı fikirler, müşteri yorumları vb. yararlı bilgiler bulduğunu belirtiyor. Aslında herhnagi bir müşteri şikayeti gördüğünde bu konu ile ilgili diğer internet sitelerindede araştırma yaparak bir pazararaştırması yapabildiğini belirtiyor.

İşletme profesörlerinen Saikat Chaudhuri ise bloglara biraz şüpheci yaklaşıyor. Gerçekten işine yarayan bloglara bir değerlendirme süreci sonrasında karar veriyor.

Bloglar bir çoğuna göre yeterince gürültü yaratıyorlar ve değer içeriyorlar. Bloglar bireysel düşünceleri içerdiğinden ve social bookmarking siteleride (digg.com) en çok ilgi çeken konuları derleyince aslında çoğunluğun neler izlediğini yada nabzını tutmanın bloglar sayesinde bir yolu olduğu ortaya çıkıyor.

Diğer öğretim görevlilerinin bloglara yaklaşımı farklılık gösteriyor, bir kısmı bazı blogları haftada bir takip etmeye çalışıyor, bazıları derslerinde kullanabilecekleri malzemeleri toplayabilecekleri blogları tercih ediyorlar.

Bloglar insanların profesyonel ve özel kişisel dünyalarını paylaşabildikleri önemli bir mecra olarak hayatımıza girdi. Internet’i bilgi edinmek ve eğlenme amaçlı kullananlarda blog içeriklerini izliyorlar.

Ayrıca bloglar için ekapanık yada kendini ifade etme konusunda kapalı olanları açıp, açık olanların kendilerini geliştirmelerini sağlıyor. Özellikle öğrencilerin blog açma konusunda cesaretlendirildiği ve böylelikle daha dışa dönük hale geldikleri belirtiliyor. Böylelikle hata yapmaktan korkmalarından yada baskı altında bir şeyler yapmalarındansa kendilerine ait bir alanda özgürce kendilerini ifade edebilecekleri iddası var.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
History of Internet
Oca 7th, 2009 by savassakar

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar