SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Patron problemleri ile baş etme
Ara 10th, 2009 by savassakar

Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi varsa her patronunda kendine has bir tarzı vardır. Daha çok olumsuz örneklere yer verdiğim bu yazımın sizlere yol göstermesini umuyorum.

Kronik mikro yönetim problemi

Eğer patronunuz sizden bir şey yapmanızı istiyor ama tam ve açık olarak ne istediğini söylemiyor ve sizi işinizi yaptığınızda sürekli “olmamış” diyorsa problem var demektir. Yapacağınız şey her işinizi planlamak, düzenli olarak rapor vererek doğru yolda olup olmadığınızı teyit etmektir.

Belirsiz öncelik problemi

Eğer patronun sürekli öncelikleri değişiyor, başlanan işler yarısında bırakılıyor ve yapılan işlere getirisine yada faydasına göre bir öncelik verilmeksizin sadece “patron istediği” için yapılıyorsa bu ayrı bir sorundur. Yapmanız gereken patrona email ile yapmanız gereken konusunda anladığınızı yazarak teyit ettirmektir. Diğer yandan eğer bazı işleri yarıda kesmek zorunda kalacağınızı biliyorsanız ileride tekrar günyüzüne çıkabileceğini düşünerek ilgili tüm bilgi ve dokümanlarla iyi bir yere kaldırmanızda fayda vardır.

Patlayan tahammülsüz patron problemi

Her ne kadar hatalara verilen yanıtlar kişilerin kalitesini ve zekasını gösteriyor olsada patron çok çabuk hiddetleniyor olabilir. Bu durumda sakin kalmalı size gerçekten ne söylemeye çalıştığını, gerçekte neye kızdığını anlamaya çalışmanız gerekir. Hatta mümkünse onun kızgınlıüğında sadece kafa sallayıp onaylamak, sakinleştiğinde gidip konuşmak en doğru yoldur.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İşi işte bırakabilmek
Kas 14th, 2009 by savassakar

Çok uzun bir süre sıkı bir işkolik olarak çalıştım ve hatta sağlığımı bu yüzden kaybettim. Nasıl işkoliktim? Sabah 07:00’de işe gidip gece 23:00 gibi çıkan, hatta yolda ve evde bile çalışan bir insandım. Fırsat buldukça haftasonları iş yerine gider yapmam gereken işleri tamamlardım. Konuştuklarımın %90′ı işimle ilgili idi. Fakat sağlığımı kaybedince kendime geldim ve “işi işte bırakmayı” öğrendim.

Bu konuda bir makale okurken benim yaptığım şeylerle önerilenlerin çok örtüştüğünü görüünce sizlerle paylaşmak istedim.

Yolunuzu uzatın. Eğer işten çıktınız ve kafanızda hala bir şeyler var ise yolunuzudeğiştirip, vakit geçirip eve girene kadar onları unutmaya çalışmanız lazım. Evin kapısından girenekadar yapacağınızı yapın.

İşteki patronla evdeki patron aynı değildir. İşyerindeki pozisyonunuz yada size duyulan ihtiyaç ile evdekiler birbirinden farklıdır. Her iki tarafın ihtiyaçlarını ayrı ayrı düşünmeniz gerekir. Arıca evinizdeki insanlar sizin ücretle çalıştırdığınız insanlar değildir, bir hedefe ulaşmak ve size rapor vermek zorunda değilleridir. Bu yüzden iş yerindeki havanızı dışarıda bırakmanız gerekir.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İş kabul kriterlerinizi belirleyin
Ağu 8th, 2009 by savassakar

Krizden sonra çok fazla işten çıkarma ve şirket kapatmalar duydum. İşsiz kalan bir çok kişiden gelen cv’leri eleman arayanlarla paylaşmaya çalıştım. Bu arada benim küstah ya da zibidi diye tabir edebilec eğimiz tarzda kişilere de denk geldim. Örneğin firma kendisini arıyor, “X liranın altında verecekseniz hiç konuşmayalım” diyor. Ya da daha 1-2 yıllık tecrübesi var ama iyi okullar bitirmiş, birkaç dil biliyor “stratejik kararların alınacağı önemlinoktalarda yer alacaksa çalışacağını” söylüyor.

Tabiki bir iş teklifini eğer ihtiyaçlarınız karşılanıyorsa kabul edersiniz. Ancak ihtiyaçlarınızı çok iyi belirlemeniz gerekir ki bir iş görüşmesi sonucunda size önerilen işin, yada yapılan teklifin size uygun olup olmadığını anlayabilin. Hem kendinizi, hem haddinizi hemde gelecek için doğru adımı atıyor olduğunuzu bilmek önemli.  Size tecrübe ile sabit bir kontrol listesi vereceğim. İş görüşmesine “mutlaka gidin” ve gitmeden önce bu soruları aklınıza kazıyın;

Bedel: Bir iş görüşmesi öncesinde minimum yaşama standartınız için size gerekli olan parayı hesaplamalısınız. Bu bedelin altına düşmemeniz gerekir. Yada mevcut işinizden %10-15 daha yüksek bir bedel beklentisi konulabilir.

Faydalar: Genel olarak size sunulacak faydalar, artılar nelerdir? Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Doğru adamı hızlı bulma
Haz 11th, 2009 by savassakar

Aslında eleman bulmak kadar doğru elemanı hızlı bulmakta önemli. Bu yüzden teknolojiyi ve aklımızı iyi kullanarak bu elemanavantajı yakalamak mümkün.

1. Özgeçmiş incelemeyi abartmayın

Eğer yüzlerce cv-özgeçmiş incelemeye kalkarsanız çok vakit kaybedersiniz. Bu yüzden öncelikle özgeçmiş inceleme süresini ve adedini sınırlayın.

2. Ne aradığınızı iyi belirleyin

Genel bir takım özellikler ile eleman aramaya çıkarsanız binlerce kişi karşınıza çıkar. Bu yüzden istediğiniz elemanın hangi becerilere, deneyimlereve bilgi seviyesine sahip olması gerektiğine iyice çalışın.

3. Neyin değer katacağını belirleyin.

Pazarlamacı yaklaşımda çalışanın size katacağı değeri dikkate alırsınız. Bu yüzden beklediğiniz değeri tanımlamalı ve o değeri size katacak kişiyi seçmelisiniz. Sadece katacağı değer demek burada çok doğru olmadı. Şirket içi külütreuygunluğu, geçmişi vb. faktörleride mutlaka dikkate almalısınız.

4. Birden fazla kaynakta arama yapın

Tek bir insan kaynakları şirketi ilesınırlı sayıda kaynağa ulşaacağınıza birden fazla yere başvurun. İş arayanlara birden fazla insan kaynakları sitesine başvurmaktalar.

5. Yedisinde neyse yetmişinde odur yaklaşımı

Bir basketbol koçu takıma oyuncu seçerken sadece mülakat yapmaz. Akıllı bir oyuncu alımı yapacaksanız o kişinin geçmişini, geçmiş maçlarda yaptığı sayıları, ve maçlardaki tavrını incelemeniz gerekir.

6. “Yapılmalılar” ve “Yapılacaklar” için seçme

Sakın sadece günü kurtaracak kişileri işe almada aceleci olmayın. Birçok firma gelecekteki işlerini adam gibi planlamadığı için işe alırkende geleceği hesaba katmaz. Ayrıca mevcut ve gelecekteki işin çalışan motivasyonuna katkısını hesaba katarak seçmek gerekir.

7. Teknolojiyi kullanın.

Açıklaması en kolay interneti kullanın. Ör http://www.insankaynaklari.com Ayrıca eleman görüşme kayıtlarını, arama sonuçlarını ve her türlü bilgiyi elektronik olarak saklamalısınız.

8. Yarın her şey değişebilir.

Alacağınız kişinin yarının değişen koşullarına yaak uydurabilmesi ve buna uygun olması gerekir.

9. Şirketlerin insan kaynakları yöneticileri kendilerini sürekli geliştirmeli ve eğitmelidirler

Görüşme tekniklerinden, soru tekniklerine, yasal mevzuattan özlük haklarına kadar çok değişken bir çok oonu ile boğuşmak olan insan kaynakları çalışanlarının gelişimleri hızlı eleman alımında kritiktir.

10. Havuz yapın.

İstediğinizde size part-time, geçici yada kalıcı destek verecek kaynakları elinizin altında erişebilir tutun. Böyle bir kaynak havuzu hızlı kaynak ediniminde önemli rol oynar.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Eşek olmayın
Nis 7th, 2009 by savassakar

Çiftçinin biri bir gün 2 eşek almış. Birinin adı A diğerinin adı B olsun. Eşek A kendini çok enerjik hissediyor ve esekdiğerinden daha iyi buluyormuş. Sürekli çiftçinin dikkatini çekmeye çalışıyor, hem daha fazla yük almaya çalışıyormuş hemde onun önünde hızlı yürümeye.

Eşek B ise normal bir eşekmiş. Kendisine verilen işi yapıyor, normal hızda yürüyormuş.

Bir süre sonra çiftçi Eşek B’yi zorlamaya başlamış. Eşek B’nin Eşek A gibi olmasını, onun gibi çalışmasını istiyormuş. Fakat Eşek B, Eşek A gibi hızlı yürümüyor, hatta kendisine verilen cezalara katlanıyormuş. Akşamları da Eşek A’ya sızlanıyormuş: “Bak Eşek kardeş, burada sadece ikimiz varız ve biribirimizle rekabet ediyoruz. Normal hızda normal ağırlıkta ikimizde yükleri taşısak olmaz mı?” diyormuş.

O böyle söyledikçe Eşek A daha da hırslanıyor, kendini daha enerjik hissediyor ve taşıdığı yüküde hızını da artırıyormuş.

Oldukça mutlu olan çiftçi Eşek B’yeşöyle bir bakmış, kan beynine sıçramış ve başlamış tekmelemeye. Ertesi gün bunu gören Eşek A dahada hırslanıp daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Eşek B öyle dayak yemişki o gün çalışmadan yatmış. Ertesi gün tekrar dayak yiyince gene çalışmamış ve çiftçi bu eşk işe yaramaz diyerek eşeği satmış.

Eşek B bu kadar gözden düşünce Eşek A artık kendini o kadar iyi hissetmeye başlamışki daha fazla yük ve hızla işine devam etmiş. Hemde Eşek B’ninde yüklerini taşıyarak. Fakat bir süre sonra kapasitesinin üzerinde bir işi yapmaya başlayan her eşek gibi ağrılar, sızılar ve sakatlıklar başlamış. Fakat çiftçide yarattığı beklenti sebebiyle çiftçi ondan hep çok ve hızlı iş yapmasını bekliyormuş. Eşek A elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmasına rağmen yapamıyormuş artık. Sonuçta iş Eşek A’nın yapamayacağı noktaya kadar gelmiş, çiftçi bu eşeğide 3 kuruşa satmış ve yeni eşekler peşine düşmüş.

Bu hikaye bitmez, devam eder….

Kıssadan Hisse ise sevimli görünmek yada prim kazanmak için haddinden fazla iş yüküne atlarsanız eninde sonunda elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Ekip çalışmasını, herkesin eşit olduğunu ve üzerine düşeni yaparak rahatlıkla başarıya ulaşılabileceğini unutursanız siz kaybedersiniz.

Ve tabiki iş arkadaşınızın başarısızlığı sizi asla sevindirmemeli.

Sizin A yada B olmanız farketmez, Patron için eşek eşektir. Eşek olmayın.

Çok çalışmak değil akıllı ve zamanı iyi kullanarak çalışmak önemlidir.

Başarı bir varış noktası değil bir yolculuktur.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar