SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Bir fikri satmak
Kas 3rd, 2009 by savassakar

Bir şeyleri ilk kez yapıyor olmak hem çok özeldir hemde risklidir. Riski, henüz o işin bir adının olmaması ve başkaları için bir anlam ifade etmemesidir. Benim en büyük şansım ya da şanssızlığım bir çok ilk’in içinde bulunmak oldu. Eposta’da neymiş deyip faksa sarılanlarıda gördüm, kredi kartının sanal’ı mı olurmuş diyenleri de.

Aslında iyi olan bir fikir ya da uygulama ilk çıktığında da aynı değerde ama birilerini ikna edene kadar ki bu ikna süreci sizin çalıştığınız yerde günlerce sürebilir, patronun akşam içki masasında arkadaşlarından birinin söylemesi üzerine olabiliyor.

Belki eleştiriyorum ama benimde ayıbım var: Türkiye’de ilk kez cep telefonları için logo-melodi üreten firma gelip, projesini anlatıp ödeme altyapısı istediklerinde vazgeçirmeye çalışmıştım. Kim cep telefonuna melodi almak isterdi ki? Biz ödeme altyapısı verdikten 15 gün sonra işlem yoğunluğundan sistemlerimiz kitlenmişti. Şimdi Türkiyede birkaç yüz milyon dolarlık bir pazar halini alan bir iş haline geldi.

Aslında burada çok komik bulduğum bir şey var:

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Yönetici önce kendini yönetebilmeli
Ağu 15th, 2009 by savassakar

Yani;

1. Yapıcı eleştirileri olumlu algılayabilmemiz lazım. Her eleştiride savunmaya geçmemeli, bu eleştirilerden birşeyler öğrenmeye ve kendimizi geliştirmeye çalışmalıyız. Hatalarımızdan ders çıkaralım. Çok sevdiğim bir söz: her problem bir fırsattır, eğer siz onların üzerine gitmezseniz onlar sizi mutlaka bulurlar.

2. Yaptığınız işlerin ve altınızda çalışanların sorumluluğunu almak zorundasınız. Problemleri astlara yıkmak ya da kötü sonuçları onlara mal etmek asla kabul edilemez. Yapılan hataları iyi değerlendirmeli gerçekçi olmalısınız. Ben askerdeyken komutanım söyledği bir sözü hiç unutmam: “Mazeret göz(!) gibidir, herkeste bir çift vardır. Bana mazeret getirmeyin” derdi. Umarım mesaj anlaşılmıştır.

3. Kurbağaların hikayesini hatırlayın. Bir tanesini kızgın suya attığınızda fırlayıp kaçıyor diğerini soğuk suya koyup yavaş yavaş suyu ısıttığınızda haşlanıyor. Her zaman enerjiniz ve umudunuz olmalıdır. Böylelikle olağanüstü durumları olağan algılayabilir ve sıkıntıları aşabilirsiniz. Siz her halukarda astlarınızın, diğer çalışanların gülen ve pozitif yüzü olmalısınız. İmam-cemaat sözünü hatırlayın.

4. Şahsınıza münhasır bir yönetici olduğunuzu unutmayın. Kimse kimseye benzemez, sizde başkalarına benzemek zorunda değilsiniz. Size ait iyi olan özelliklerinizi, yeteneklerinizi işinizi iyi yapmak için kullanın.

5. Etik olmak ve davranmak önemlidir. Çocukluğumuzdan itibaren ailemizin ve/veya okullarımızda verilen ahlak derslerini ciddiye alın. Vicdanınızı dinleyin ve bırakacağınız iyi ve kötü izlerle hatırlanacağınızı unutmayın. Birçok iş kolunda prestij en önemli unsurdur ve gerçekten kaybetmeye değmez. Dürüst olun.

6. Aptalca her şeye dalmayın, atlamayın ama akıllıca risk almayı bilin. İnsanların %90’ı yaptıkları şeylerde kendilerini ortalamanın üstünde görürler. Siz mutlaka güvenlik sınırında kalarak davranın.

7. Astlarınızı olasılıklar denizinde boğulmaya bırakmayın. Onlar için hem bugünü hem de geleceklerini olabildiğince netleştirmeye çalışın. Amerika’lıların hoşuma giden bir hikayesi vardır: Öğretmen bir balkabağı tohumunu havaya kaldırıp sormuş ne görüyorsunuz diye herkes balkabağı tohumu demiş. Öğretmen ise “bense bu tohum ile yapabileceklerimizi, fırsatları görüyorum” demiş. Kıssadan hisse, bir insanın gelecekte ne faydalar sağlayabileceğini görmek ve ona göre pozisyonlar belirlemek önemlidir.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar