Etiket arşivi: satış

Burnunuz iyi koku alır mı?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

amansmellsap80/20 kuralını duymuşsunuzdur. Örneğin karlılığınızın %80’ini müşterilerinizin %20’sinden gelir gibi. Bu kural 1906’da Vilfredo Pareto tarafından İtalya’nın varlığının vatandaşların %20’sinde olduğunu bulmasıyla hayatımıza girdi. Aslında bu prensip iş hayatının bir çok alanında da doğrulandı yani işlerin gerçekten böyle yürüdüğü artık kabul görüyor.

Demekki enerjinizi size %80 kazanım sağlayacak olan o %20’lik müşteri grubunu bulmaya ayırmalısınız. Bunun anlamı ne?

Şimdi hayal edin, bu kural aynı zamanda müşterilerinizin %20’sinin ya da beşte birinin sizin onlara bir şey teklif etmenizi beklediğini gösteriyor. Ve siz bunu değerlendiremezseniz kaybedeceksiniz.

Şimdi size bu müşterileri elinizde tutumak, onlarım müşteri olma ömürlerini uzatmak ve aslında elde etmeyi planladığınız %80’lik kazancı elde etmek için onlara yapacağınız birkaç küçük ve basit ipucu vereceğim;

Yılbaşı, doğumgünü, Anneler – Babalar Günü gibi özel günlerde onları kesinlikle unutmayın. Bir kart yada küçük bir hediye verin.

Onları bir araya toplayın. Örneğin bir yemek, parti yada piknik olabilir. Onlara özel olduklarını hissettirin.

Eğer üyenizse bir sonraki sene üyelik ücretinde indirim yapın ya da eksra hizmetler hazırlayın. Sizin sürekli müşteriniz olması onun için farketmeli, sizde ona minnettarlığınızı göstermelisiniz.

İndirim, taksit, geç ödeme vb. ile yaratacağınız uygun koşullar uzun vadeli kazançlarınızı olumlu etkileyecektir.

İrtibatı kopartmayın. Belirli dönelerde müşteirlerinizi arayıp hal, hatır sorun, bir istekleri yada sıkıntıları olup olmadığını öğrenin. Hatta eposta ile periyodik mesajlar göndererek sizi sürekli hatırlamalarını sağlayabilirsiniz.

İyi servis verin. İşiniz her ne olursa olun iyi ve kaliteli bir servis sunmak müşterilerinizi size bağlar ve sadık kılar. Ayrıca sizi öneren haline getirir ve onları doğal pazarlamacılarınız yapar.

Gerçekten ihtiyaçlarını karşılamalısınız. Az ya da fazla değil tam olarak ihtiyacı karşılıyor olmanız gerekir. Müşteri istediğini tam olarak elde ettiği yeri tekrar tercih eder. Sadece ürün değil, nezaket, temizlik vb. her açıdan düşünmelisiniz. Bir yandan da gelecekteki müşterilerinizin ihtiyaçlarını düşünerek gerekiyorsa yatırım yapmalı ya da kendinizi geliştirmelisiniz.

Yapılabilecek sonsuz şey var, yeterki müşterinizi ciddiye alın. Eğer müşterinizi ciddiye alıyorsanız burnunuz iyi koku almaya başlayacak, hem elinizeki hemde yeni müşterileri kaçırmamamak için yapmanız gerekenleri önceden hissedebileceksiniz.

Paylaşın:

E-ticaret yapanlara taktik öneriler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

E-ticaret yaparken para kazanmak için bazı taktikler geliştirmek zorundasınız. Çoğu zaman gözünüzün önünde duran küçük şeyleri kullanarak büyük faydalar yaratabileceğinizi kestiremezsiniz. Bu yüzden e-ticaret yapanlar için birkaç taktik vermek istedim.

1. Gönderdiğiniz her pakete mutlaka başka ürünlerinizi tanıtan broşürler koymalısınız. Bu broşürler satın alınan ürünü tamamlayıcı ürünleri içermelidir.

2. Eğer biraz daha fark verilirse aynı ürünün büyük boyu yada 2 tanesi teklif edilmelidir. Hala e-ticaret sitelerinde birden fazla alıma ekstra fiyat uygulayan yoktur.

3. Mutlaka aylık bir e-bülten hazırlayın veson gelen yeni ürünleri bu bülten ile tanıtın.

4. Satılan ürününü sigortası ya da bakımı gibi satış sonrası hizmetleride satmaya çalışın.

5. Özel günlerde gönderdiğiniz tebrik ve kutlama mesajlarının bir köşesinde yeni ürün yada kampanyanızı tanıtmayı unutmayın.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Bir fikri satmak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

selling your ideasBir şeyleri ilk kez yapıyor olmak hem çok özeldir hemde risklidir. Riski, henüz o işin bir adının olmaması ve başkaları için bir anlam ifade etmemesidir. Benim en büyük şansım ya da şanssızlığım bir çok ilk’in içinde bulunmak oldu. Eposta’da neymiş deyip faksa sarılanlarıda gördüm, kredi kartının sanal’ı mı olurmuş diyenleri de.

Aslında iyi olan bir fikir ya da uygulama ilk çıktığında da aynı değerde ama birilerini ikna edene kadar ki bu ikna süreci sizin çalıştığınız yerde günlerce sürebilir, patronun akşam içki masasında arkadaşlarından birinin söylemesi üzerine olabiliyor.

Belki eleştiriyorum ama benimde ayıbım var: Türkiye’de ilk kez cep telefonları için logo-melodi üreten firma gelip, projesini anlatıp ödeme altyapısı istediklerinde vazgeçirmeye çalışmıştım. Kim cep telefonuna melodi almak isterdi ki? Biz ödeme altyapısı verdikten 15 gün sonra işlem yoğunluğundan sistemlerimiz kitlenmişti. Şimdi Türkiyede birkaç yüz milyon dolarlık bir pazar halini alan bir iş haline geldi.

Aslında burada çok komik bulduğum bir şey var:

Birileri bir şeylerin yanlış olduğunu düşünür ama nedenini bilmezler yada uydururular. Bu tip durumlar kurum yada organizasyonun ilerleyişi adına birileri tarafından zaruri olarak nitelendirilirken birileri tarafından saçma olarak görülür.

Siz olmayan ve iyi olacağını düşündüğünüz bir şey için malzeme toplar savunma yaparsanız, karşınızdaki sizin savlarınızı bazen mantıklı bazen demagoji ile red eder. Çoğu zaman bunun sebebi başkasının fikrini yapmaya olan isteksizliktir. Herkes kendi fikrinin peşinden gelinmesini ve bu süper, güzel fikrin herkesçe kabullenilmesini bekler. Ama herkeste aynı düşünce olunca hiç kimse hiçbir yere gitmez.

Şimdi iyi bir fikriniz varsa ve bunun çeşitli sebeplerle ilgi çekmeyeceğini kabul edilmeyeceğini düşünüyorsanız bir puzzle çözdüğünüzü düşünün. Yani fikrinizi parçalara ayırın ve bütünsel olarak değerlendirmeye çalışın; (aslında buna iş planı deniliyor ama ben basitçe anlatacağım) pazarlaması, kurulması, insan kaynakları, finans, demirbaş, yatırım vb. konuları tek tek ele alarak bir çalışma hazırlayın ve fikrinizi ancak bu çalışma sonucunda elde edilecek faydaları belirledikten sonra sunun.

Bir fikri kabul ettirmenin yolu “Ben bu işten ne kazanacağım?” sorusunu sürekli soran bir beyni ikna edebilmekten geçer. “Bir şey kazanılmayacaksa yatırım aptallıktır” Bu yüzden öncelikle şirketin ve kurumun ihtiyacına yönelik fikirler desteklenir. Daha çok müşteri edinmek, prestij, bayi sayısını artırmak, kar artırmak, maliyetleri düşürmek vb.

İyi bir fikrin heyecanına kapılıp üzerinde iyice düşünmeden birilerine aktarıyor olmak fikrin hayata geçmesini riske atar. Çünkü her zaman eğilim söyleneni eleştirme ya da irdeleme yönündedir. Çoğu zaman ilk intiba, görüş sonrasına çok etki edecektir. Bu yüzden “doğru zamanda doğru şekilde” davranmak gerekir. Fikrinize birilerini ikna edeceğinize siz ikna olana kadar yer altında çalışmalarınızı sürdürün.

Bir diğer durum sizin iyi fikrinizin başkalarında uyandıracağı yada onlara vereceği ilhamla ortaya çıkacak yeni fikirlerdir. Bu yeni fikri tetikleyen sizsinizdir ama her zaman yeni fikrin sahibi önemlidir.

Paylaşın:

Satış Becerileri Geliştirmek – Ağacı Yumruklamak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Yazar: Warren Tattersall

Gençliğimde, henüz satış ve pazarlama alanında yeniyken, hayatım boyunca unutamayacağım bir hikaye duymuştum. Hikaye, uzun zaman önce yaşamış bir Japon dövüş sanatları ustasıyla ilgili. Hikayenin kaynağını belirtemem ya da gerçek mi yoksa şehir efsanesi mi olduğunu söyleyemem; ama, satış ve yaşam konusundaki öğretisi nedeniyle tekrar tekrar anlatılmaya değer.

Hikaye, Japonya’da dövüş sanatlarında her zaman lider olan saygın bir samuray ailesini anlatıyor. Yeni neslin en büyük oğlu, çok yetenekliymiş ve yeteneğinden fazlasıyla eminmiş. Her işin kolaylıkla üstesinden gelir, yaptığı her dövüşü kazanırmış.

Ulusal unvan kazanma günü geldiğinde, yeteneklerinden son derece emin bir biçimde dövüşmeye gitmiş.

Ne var ki, dövüş umduğu gibi gitmemiş, kaybetmiş, fena halde yenilmiş, aşağılanmış, ailesi utanmış.

Turnuvayı bırakmış ve şehri terk etmiş. İnsanlardan uzakta, ormanda yaşamaya başlamış. Okumaya devam et

Paylaşın:

Pazarladığın kadar varsın!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Dünya pazarlama dünyası. Yazdığınız kitap ne kadar iyi olsada, ürününüz ne kadar faydalı olsada pazarlamadığınız sürece benimsenmesini sağlayamazsınız. Pazarlama gerçek bir uzmanlık ve siz kibirinizi, pasifliğinizi, çekingenliğinizi ve korkularınızı ortadan kaldırmadan kolay kolay başaramayacağınız bir şey.

İster blogunuzu pazarlayın, ister kitabınızı ister ürününüzü. Aşağıdaki önerilerim mutlaka işinize yarayacaktır;

Eski arkadaşlarınıza ve tanıdıklarınıza bir tanıtım mesajı gönderin. Tanıtım mesajı mutlaka ve mutlaka ürünün, servisin faydalarını içermelidir. Ve onlarında bu mesajı işine yarayacaklarını düşündükleri kendi arkadaşlarına göndermelerini rica edin.

Eski kartvizitleri toparlayın. Email adreslerini bir yerde toparlayın. Onlara kendinizi hatırlatacak kısa bir giriş yazısından sonra ürününüzü tanıtan mesajınızı ve iletişim bilgilerinizi gönderin.

Mutlaka ürün ya da servisinizle ilgililenebilecek yerlere mesaj gönderin. Ör. Yazdığınız kitabı pazarlayacaksanız tüm gazete kitap eklerinin editörlerine, yayınevlerine, dağıtımcılara, kitabevlerine, üniversitelere, okullara, derneklere gönderebilirsiniz. Mesajın altına mutlaka iletişim bilgilerinizi ve nasıl sipariş verilebileceğini yazmayı unutmayın.

Tebrik mesajı gönderimi ile kendinizi ve şirketinizi hatırlatabilirsiniz. Tanıdıklarınızın, onların çocuklarının ve müşterilerinizin doğum günlerini alın ve kutlama mesajı gönderin. Anne, baba, öğretmen olduğunu bildiğiniz kişilerin anneler, babalar, öğretmenler gününü kutlayın.

Sadece belli kişilere özel indirim ya da benzeri uygulamalar yapın. Okumaya devam et

Paylaşın:

Ses ile pazarlama

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

2004 yılında Garanti’de çalışıyor iken “konuşan ekstre” yapalım diye bir öneri getirmiştim. Gönderdiğimiz elektronik ekstrelerin(pdf) içine reklam spotu eklemekti ve bir örneğini hazırlamıştım. Maalesef o dönemde tutulmayan bir fikir olsa da 2008 yılı sonunda bu sefer Garanti’nin danışmanı iken tekrar gündeme getirdiğimde ilgilenildi ve üye işyerlerinin ekstrelerine ses eklendi.

Ses bence alternatif kullanım yolları ile pazarlamada yeni bir konsept olarak daha fazla önem kazanmaya başlayacak. Aslında pazarlama açısından ses kayıtlarının ya da canlı olarak sesin daha verimli kullanılabileceği ve çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yüzden SES’ i ” akıllı ” kullanma konusunda birkaç cin fikri sizlerle paylaşmak istedim;

Otomatik dilenciler – Size yoldaki bir makine yapacağınız bağışın Çocuk Esirgeme Kurumuna vb. gideceğini söylese ve hatta belki çocukların kendi seslerinden şiirler okusa. Sokaklarda bizlerden çok daha zengin olan dilencilere para vermekten daha iyi olmaz mı?

Turizm – Aslında Miniaturk, gezi botları vb. yerlerde artık birkaç dilde size orayı anlatan ve bilgi veren cihazlar var. Elinizdeki bileti makineye okuttuktan sonra dil seçeneğini seçip dinlemeye başlıyorsunuz.

Sanal Açıklayıcılar – Bazı makinelerin nasıl kullanılacağı çokta kolay olmuyor. Örneğin artık birçok mağazada karşıma çıkan 2 YTL’yi içine atıp kolu çevirdiğinizde oyuncak düşüren makineler var. Bu makinelere 30 saniyelik bir ses kaydı konup insanlara yol gösterilebilir. Aynı şekilde bankaların ATM makinalarınada bu tip sesli yol göstericiler konulmalıdır.

Hoşgeldin – Bir restauranta, otele yada mağazaya girdiğinizde size hoşgeldin diyen, çıkarken güle güle diyen bir ses kaydı hoş olmaz mıydı.

Minyatür – Doğum günü pastanızın mumları yandığında yada hediye paketini açtığınızda tebrik mesajınıda dinleyebilirsiniz. Hatta hediye paketinizden çıkan bir kodu internette bir siteye girip hediyeyi size gönderenin mesajını dinleyebilseniz fena mı olurdu?

Mağazalar – Aslında birçok mağaza şu departmanda şu indirim var vb. kullanıyor ama hiç biri şu markanın promosyonu şu bölümde gidin tadın yada bugün şu gazeteyi okudunuz mu vb. bir mesajı vermiyorlar.

Ringback tone’lar – Birisi sizi cep telefonunuzdan aradığında ona müzik dinletebiliyorsunuz. Hatta bir dönem telesekreter mesajınızı kendiniz kaydedip onu da dinletebiliyordunuz.

Espiri – Evdeki telesekreterinize bir fıkra yada bir anınızı kaydederseniz siz evde yokken arayanlar bunu dinleyebilirler. Eğer bir kurumsanız neden reklam spotlarınızı yada scriptlerinizi koymayasınız ki?

Gelecekte – Size evden çıkarken açık unuttuğunuz ışıkları yada cihazları hatırlatma, arabanızdan inerken dışarının hava durumunu hatırlatabilir.

Ciddi Öneri: Bir bankanın internet sitesine girdiğinizde ve bilgisayarınızda mikrofon var ise ör.”Garanti” dediğinizde login sayfası açılsa iyi olmaz mıydı? Ama o kadar…Daha fazla yüksek ses ile finansal bilgileri ifşa etmenin manası yok:)))

Paylaşın:

Nasıl yeni müşteri bulabilirim?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Eğer sanal mağazanızı açtıysanız ya da daha açma aşamasında iken ne tip müşterilere ihtiyacınız olduğunu belirlemiş olmanız gerekmektedir. Bunu yaparken birkaç yöntem izleyebilirsiniz;

–    X firmasının tüm çalışanları benim müşterim olabilir
–    X firmasının İnsan kaynakları departmanı çalışanları benim müşterim olabilir.
–    …………. Meslek grubu (Ör Avukatlar) benim müşterim olabilir.
–    …… ila …… yaş aralığında olanlar(ör 18-35) benim müşterim olabilirler.
–    Mevcut müşterilerim arkadaşlarını getirsin.

Yukarıda şekillendirmeye çalıştığımız şekilde çeşitli profillerde müşterilerinizin kimler olabileceğini belirlemelisiniz.

Bundan sonra yapmanız gereken bu gruplara nasıl erişebileceğinizi belirlemektir. Örneğin X firması çalışanları müşterim olabilir diyorsanız o firmanın İnsan kaynakları yöneticisi veya bu konuda size yardımcı olabilecek ilgili kişiye ulaşmaya çalışmalısınız.

İlgili kişiye ulaşmadan önce o firmanın çalışanlarına nasıl bir fark yaratacağınızı, ne tip avantajlar sunacağınızı, neden onlar için doğru bir mağaza olduğunuzu anlatabileceğiniz belki kısa bir sunum, tanıtım yazısı veya broşürünü mutlaka hazırlamış olmalısınız.

Eğer bir meslek grubunu hedef kitleniz olarak görüyorsanız o meslek grubuna ait dernek ve meslek kuruluşlarına ulaşmaya çalışmalısınız. Bu meslek kuruluşları üyelerinin yararına olan şeyleri onlara duyurmayı tercih edecektir ancak üyeleri için gerçekten bir fark yaratıyorsanız.

Eğer belli bir yaş aralığını hedefliyorsanız o zaman o yaş aralığının tüketim alışkanlıklarına ilişkin araştırmaları okumalı, sitenizi ilgili grubun ilgisini çekecek bilgi ve içerik ile donatmalısınız.

Eğer mevcut müşterilerim arkadaşlarını getirsin diyorsanız o zaman “Arkadaşına Öner” gibi bilinen yöntemleri kullanmalı fakat öneren ve önerilene en azından ilk alışverişte bir avantaj sunmalısınız.

Yeni müşteriler yeni eğilimler ve modaların rüzgarları ile gelebilirler. Bu yüzden konunuzla ilgili sitenizde yeni bir eğilim, akım veya modaya yönelik ürünleri ana sayfadan sunmalı ve eposta gibi araçlarla duyurmalısınız.

Özellikle sitenizde diğer satış sitelerinden farklı ve ucuz olan ürünlerinizi ön plana çıkartmalı Google vb. reklam alanlarında bu ürünlerinizin reklamını yapmalısınız. Sizi farklılaştıran ve müşteri için en avantajlı olanı sunduğunuz sürece yeni müşteriler elde etmeniz kaçınılmazdır.

Sitenizi ile ilgili istatistikleri incelerken müşterilerin neden almaktan vazgeçtikleri konusuna özel bir özen göstermeniz gerekir. Bu noktada sitenizden çıkmak isteyen müşterilerinize alternatif indirim, bedava kargo gibi özellikler sunarak alışverişlerini tamamlamalarını sağlayabilirsiniz.

Sitenizin ziyaretçilerine neyi hangi koşullarla sattığınız takdirde gelebileceklerini uygun bir şekilde sormalısınız. Eğer talebi bilirseniz satışı yönetmeniz kolaylaşır. Çeşitli basit anketlerle kimin müşteriniz olacağını belirleyebilirsiniz.

Paylaşın:

Sen de pazarlamacısın!

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Her ne kadar pazarlama konusunda akademik bir eğitim almadıysam da 20 yıllık iş hayatım bu konunun en iyileri ile birlikte geçti.

Bu sayede pazarlama konusunda “işi bilenlerin” çırağı olabildim. Ve öğrendiğim en önemli 2 şeyden birisi: her ne ile uğraşıyorsanız uğraşın aslında pazarlamacısınızdır .” Eğer bu pazarlamacı tarafınızı keşfettiyseniz önce kendinizle barışmanız ve kendinizi keşfetmeniz gerekiyor. (Diğer öğrendiğim önemli şey doğru zamanda doğru yerde olmak prensibi idi o konuda ayrı bir yazı yazacağım. )

Pazarlamacı olduğunuzu nasıl farkedersiniz?

Eğer bir şey gördüğünüzde onun kaç para olduğunu nerede satıldığını veya nasıl alabileceğinizi düşünüyorsanız siz “alıcı” grubundasınız demektir. Ama her gördüğünüz şey ile yaptığınız işi bir arada düşünüyorsanız örneğin kredi kartı pazarlama işi yapıyorsunuz ve bir parfüm gördünüz eğer içinizden kokulu kredi kartları yapılsaydı kesin tutardı diyorsanız siz “pazarlamacı”sınız demektir.

Birde özellikle şirketlerde “ben mühendisim” yada “ben muhasebeciyim” pazarlamacı değilim diyenlere rastlarsınız. Pazarlamacılık illaki müşterileri gezip eldeki katalogdan ürünleri tanıtmak mıdır hayır. Bir şirketin en büyük pazarlamacısı öncelikle genel müdür, başkanıdır. Daha sonra HERKES pazarlamacısı haline gelir. Herkesin pazarladığı şirket herkesle beraber yükselir.

Pazxarlamadaki en önemli faktörlerden biriside yaratıcılık. Yaratıcılık konusunda benim çok sevdiğim şu oyunu proje yönetimi eğitimi verdiğim zamanlarda katılımcılara oynatırdım:

Önce bir hedef belirlenir (yukarıdaki örneğe döneceğim) diyelimki hedefimiz kredi kartı pazarlamak olsun. Aklınıza gelen kelimeleri yada elinize aldığınız bir kitabı rasgele açıp bir kelime seçersiniz. Örneğin aklınıza “beş” kelimesi geldi “eğer bir kredi kartı sahibi 5 kişiye bizim kredi kartımızı önerirse ona şu ödülü verelim” yada “bu hafta benzin alışverişlerinde puanları 5 ile çarpalım” “ 5 kişiye X 55 kişiye Y 555 kişiye Z verelim” gibi fikirler bulabilirsiniz.

Gerçek anlamda “pazarlama”nın yani müşteriye ulaşmanın yolu yaratıcılıktan ve müşteriyi anlamaktan geçer. Sn. Serdar Erener bir sunumunda hiç unutmuyorum 2 slatyt göstermişti: “Göz ve Kulak”. Eğer bu ikisine hitap edecek yaratıcılığı yakalarsanız her şeyi yapabilirsiniz.

Paylaşın:

14 yaşında nasıl dolar milyoneri oldu?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Farrah Gray 6 yaşında ailesine finansal açıdan destek olmaya başladı, ilk milyon dolarına 14 yaşında sahip oldu. Amerika’nın en çok konuşulan simalarından birinin başarı hikayesini ve ipuçlarını sizinle kısaca paylaşmak istiyorum.

O, Şikago’ nun güney bölgesindeki düşünce tarzlarını değiştirdi. 21 yaşında Urban Influence dergisi tarafından kendi başına milyoner olan lider bir girişimci olarak keşfedilen Farrah Gray, Allan Üniversitesinden onursal doktorasını aldı.

Şimdi kafa kazınmış, pahalı elbiseler, Las Vegas ve New York’ta ofisler, 21 yaşında birine göre çok daha büyük bir konuşma tarzına sahip. “ Nasıl bu kadar parayı kazandın? ” dediklerinde ilk yanıtı: “ Annemin çok fazla çalışmasından etkilendim ” diyor.

” Ben yatarken o kalkıyordu. Ben uyandığımda yine ayakta oluyordu. Ben onun hiç uyumadığını sanırdım. Bir yandan da eğer annem kalp krizi geçirirse ona yardımcı olacak bir şeyler yapmalıyım ” diye düşünürdüm.

İlk önce kendisi için en kolay bulunacak kaynaklara yöneldi: Sokaklardaki taşlar.

Bulduğu farklı ebatlardaki taşları boyuyor, kapı kapı gezip kendini tanıtıyor, boyadığı taşların kağıt ağırlığı, kapı tutucu vb. konularda kullanılabileceğini söyleyerek almalarını istiyordu. Hatta bu zaten benim bahçemdeki taş değil mi diyenlere “ o artık farklı bir taş ” diyordu.

Farklı alanlarda kullanımı olan şeylerin satışından çok şey öğrendi. Annesi ona çanta almadığında dünyanın en küçük CEO’su olarak beslenme çantasını ilk kez bir iş çantası olarak o kullandı.

Neler yaptı?

Yaş 6, Farrah Gray kapı kapı vücut losyonu sattı. Tanesi 1.5 $

Yaş 7, 21. yy’ın CEO’su yazan kartvizit yaptırdı

Yaş 8, Şikago’da, UNEEC (Urban Neighborhood Economic Enterprise Club) kurdu. Komşular arası ekonomik işbirliği.

Yaş 9-10, Her Cumartesi gecesi Las Vegas’ta 12 milyon kişinin dinlediği “Backstage Live” adlı radyo show’unu yaptı.

Yaş 12, Ulusal bazda $5,000 – $10,000 alarak konuşmalar yapmaya başladı.

Yaş 13, New york’ta gençlere yönelik Farr-Out Gıda’y ıaçtı.

Yaş 14, Bu gıda şirketi 1.5 milyon dolarlık satış yaptı. New Early Entrepreneur Wonders (NE2W) adlı öğrenci girişimcilere yönelik fonu kurdu.

Yaş 15, 1 milyonluk daha yiyecek sattı Farrah Gray Vakfını kurdu ABD Ticaret Bakanlığı Azınlıklar İş Geliştirme birimine danışmanlık teklif etti. Las Vegas Ticaret Odasının en genç danışmanı oldu

Yaş16, INNERCITY dergisini aldı

Yaş 17, Las Vegas’ta bir komnedi show’unun finanse ederek, bu konuda 2. Afro-Amerikan oldu.

Yaş 19, “Reallionaire” kitabını yazdı.

Paylaşın:

Otomatik Chat ile Müşterileri Kaçırmayın

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız
Chat Chat album cover

Image via Wikipedia

UpSellit’s SMARTagent uygulaması ziyaretçileri alışveriş yapanlara dönüştürebilen bir yöntem geliştirmiş.  UpSellit firması yetkilileri satışların %10 civarında arttığını söylüyorlar.

Amacım bu firmanın reklamını yapmak değil aksine Türkiye’de satışlarını artırmak isteyen elektronik ticaret firmaları için uygulanabilir bir örnek olduğunu paylaşmak istememdir.

Nasıl çalışıyor;

SMARTagent uygulaması UpSellIt’in sunucularında duruyor ve eticaret mağazasının bir JavaScript tag’i sitesine eklemesi ile aktive edilebiliyor. Eğer ziyaretçiler alışveriş yapmadan siteden çıkmaya çalışırlarsa “müşteri hizmetleri temsilcimiz ile görüşmek ister misiniz?” ya da “size özel koşullarımızı görmek ister misiniz ?” diye bir mesaj ile karşılaşıyorlar.

Chat, insan değil, yapay zeka ile kurgulandığı için bu konuşmaya özel affliate linkleri ya da chat’e özel indirimler önceden hazırlanmış oluyor ve müşteriye eğer siteden ayrılmaz ve alışveriş yaparsa otomatikman bu imkanlar sunuluyor.

Bu sistemde sorulan sorulara göre otomatik yanıtlar hazırlanırken, müşterilerden gelen soruların tespiti ve çok önemli istatistiklerin elde edilmesi mümkün oluyor. Asla canlı bir ile chat’in yerini tutmayacağını özellikle belirtmeliym ve kişisel düşüncem Türkiye’de bu tip bir uygulamanın mutlaka canlı birileri ile başlaması.

Akıllı olanlar bu yöntemi yine akıllıca yorumlayıp hemen harekete geçeceklerdir.

Paylaşın: