SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Aynı anda birden fazla iş vermek ya da yapmaya çalışmak
Haz 19th, 2010 by savassakar

Aynı anda birden fazla iş vermek ya da yapmaya çalışmak Hepimizi bildiği gibi araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın yasak olmasının sebebi aynı anda 2 iş yapmaya çalışırken kazaya sebebiyet vermemizi önlemektir. Hatta bazen bayanların araba kullanırken hem telefonla konuşmalarına hem de aynada makyajları ile uğraşmalarına tanık oluyorum.

Yapılan çalışmalarda email ve telefon ile işi bölünenlerin IQ’larında %10’a yakın düşüş oluyormuş. Bu oran uyuşturucu kullanmanın getireceği zararın 2 katı imiş.

Aynı anda bir den fazla iş ile uğraşmak verimliliğimizi %40 düşürüyor. Aslında aynı anda birden fazla iş yapamıyoruz tek yaptığımız elimizdeki işler arasında hızla gidip gelmekten ibaret.

Siz her ne kadar aynı anda 40 yumurtayı da taşıyabildiğinizi söylesenizde yapılan bir diğer araştırmada birden fazla iş ile uğraşanların diğerlerine göre daha az ehil” competent” oldukları çıkmış. Üstelik sadece verimsizlik değil aynı zamanda en büyük stres kaynaklarından birisi.

Herkesin kötü olduğunu bilmesine rağmen ısrar etmesinin sebebi ne? Çünkü beynimiz hem elimizden hem de sözlerimizden hızlı. Biz karşımızdakilerden yapabileceklerinin maksimumunu yapmaları için yapabileceklerinden fazla iş vermeye çalışıyoruz. Aynı zamanda kendimizde telefonla konuşurken internette email okuyabiliyoruz.

O halde ne yapmak lazım?

Bölünmelerinizi engelleyin yani email’inize yarım saatte bir bakın aralarda bakmayın. Toplantılarda hem saygıdan hem de bölünmemek için cep telefonunuz kapatın

Yapacağınız işlerde kendinize gerçekçi olmayan agresif tamamlama süreleri verin. Böylece size vakit kaybettirecek her şeyi(özellikle toplantıları) azaltmak zorunda kalırsınız.

Hepimiz iş dünyasının atletleriyiz. Hangi atlet koşarken kitap okuyor? Hangi yüzücü yüzerken telefonla konuşuyor?

Eğer yarışı kazanmak istiyorsak sadece yapacaklarımıza odaklanmayı öğrenmeliyiz.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İşyerinde “Çekim Yasası”
Nis 29th, 2010 by savassakar

Gerek kitabında gerekse filminde, “The Secret” (Sır) bize “neyi düşünürsek onu kendimize çekeceğimizi” söylemekte. Peki bu işyerlerinde geçerli olabilir mi? Eğer sizin farklı fikirleriniz varsa, daha farklı bir kariyer ya da daha fazla para istiyorsanız “Çekim Yasası” işe yarar mı?

Önce iyi niyetimizi belirleyelim

Şimdi ayrı fikirde olduğunuz bir kişiyle karşı karşıya olduğunuzu ve neyi başarmak istediğinizi düşünün. Aranızdaki düşünce farklılıklarını çözümlemek mi istiyorsun? Birlikte bir iş mi yapmayı mı planlıyorsun? Aynı insanla fikir ayrılığınızı, çatışmanızı devam ettirmek mi istiyorsun?

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Sosyal Enerji
Şub 18th, 2010 by savassakar

Fiziksel ve duygusal enerjileri bildiğinizi biliyorum. Bir maraton koşucusundaki, her gün konuşma yapan siyasetçideki, her sabah siz gittiğinizde orada olan ve işten ayrılırken hala orada olan çalışanların enerjilerini biliyorsunuz. Ama sosyal enerjiyi biliyor musunuz?

Sosyal enerji birlikte olduğunuz insanlarla geçirdiğiniz zamanlarda ortaya çıkar. Ve sosyal enerjinin eksikliğini mutlaka hissedersiniz. Örneğin bilgisayar başında otururken, televizyon seyrederken ya da internette gezerken bu semptomları hissedersiniz. Yorgun değilsinizdir hevesinizde vardır ama bu sizi tatmin etmiyordur anlam veremediğiniz bir sıkıntı vardır içinizde. Aslında sosyal enerji eksikliğini bilgisayar ya da televizyon başında oturarak anlamlı olduğunu düşündüğünüz şeyleri yaparak doldurmaya çalışırsınız.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Beyin fırtınasını doğru yapmak
Oca 17th, 2010 by savassakar

Beyin fırtınası doğru yapılmadığında ciddi bir zaman kaybı olmakla beraber doğru yerine yanlış şeylerin ortaya konabileceği bir şey haline dönüşebilir. Önemli olan amaca uygun sonuçların yakalanacağı etkin beyin fırtınası toplantıları yapmaksa işte o zaman dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var;

1. Beyin fırtınasını sadece fikir toplamak için yapmayın aksine fikirleri birleştirip neler çıkabileceğine ya da fikirlerin daha geliştirilmesine odaklanın. Eğer sadece fikir toplayacaksanız vaktinizi böyle harcamayın eski usul öneri sistemi vb. uygulamaları devreye alın.

2. Korkanları bu gruba almayın. Eğer beyin fırtınası yapacağınız ekibe demotive, aldığı ücretten yakınan, alaycı kişileri alırsanız yine sonuç hüsran olacaktır. Eğer her sene çalışanlarının %10’unu işten çıkaran bir şirket iseniz gelenler fikirlerini açıka söylemeye cesaret edemeyeceklerdir.

3. Önce bireysel sonra ekip olarak beyin fırtınası yapın. Bireysel fikirler grup içerisinde şekillenir. Beyin fırtınasını yönetcek kişi bu toplantı önce konuyu herkese iletmiş ise sadece o konuya odaklanan kişilerin fikirleri grup içerisinde harmanlanarak anlamlı projeler haline gelebilecektir.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Bırakın sözümü bitireyim lütfen
Oca 1st, 2009 by savassakar

Neden toplantı yaparız? Bilgi paylaşımı veya bazı karmaşık şeyleri çözmek için. Herkesin bir anda konuştuğu yada düzeni olmayan toplantılarda hep birileri diğerlerinin sözünü kesmek zorunda kalır. Bu kesmeler bazen dikkati dağıtır bazende rahatsız eder.

Şimdi öyle bir şey yapmalısınız ki hem araya girmeleri ve söz kesmeleri engelleyeceksiniz hemde toplantı verimli bir şekilde ilerleyecek.

Canan tam cümlesinin ortasındayken sustu. “Ne diyecektim” diye düşündü. Deniz sözünü kesince diyeceğini unutmuştu. Üstelik söyleceği şeyleride kafasında hazırlamıştı. Her halukarda biraz zaman kazanıp söylemesi gerekenleri söylemek istiyordu. “Bir dakika Deniz, lütfen, söyleceklerim daha bitmedi.” dedi.

Bu çıkış Deniz’in dikkatini çekmişti. Aslında herkesin bir anda dikkati Canan’a yönelmişti. “Belkide söylememeliyim” diye geçirdi içinden Canan.

Canan’ın yaşadığı aslında hepimizin sık sık yaşadığı durumlardan birisi. Ve muhtemelen bu araya girmeyi, söz kesmeyi hep aynı kişiler yapıyorladır.

Bireysel olarak bu olayı çözebilme becerinizin olması lazım bence. Aslında bulunduğunuzu grubun kültürü ya da tarzını iyi bilmeniz gerekmekte.

Birisi sözünüzü kestiğinde nerede ve neden kestiğine dikkat edin.

Tüm söz kesmeler yada araya girmeler kötü değildir. Bazen destekleyici bir söz yada daha büyük bir hata yapmadan önce doğrusunun söylenmesi gibi lehinize bir şeyler söyleniyor olabilir. “Bence de” diyebileceğiniz kesmelere müdahale etmeyin.

Taraftarlar söz kesmez

Eğer karşıt görüşte birileri taraftar olmuş ise onların araya girmesi sadece toplantıyı bozma amacı güdüyordur. Kişisel karşı saldırı işe yaramaz. Eğer toplantı başkanı varsa saldırıları durdurmasını isteyebilirsiniz yada toplantının ertelenmesini.

Bazen kendi kendinizi bölersiniz

Bazen bir şeyler anlatırken aklınıza yeni bir şeyler gelir, onu araya sıkıştırırsınız ama sonunu iyi düşünmediğiniz için ilk söyledğiniz ile çatışan bir durum ortaya çıkabilir.

Sonraya saklayın

Bazen araya girilmesine sebep olan sizsinizdir ve herkesin zamanı kıymetli olduğu için o an cevap vermez daha sonra konunun üzerine gidersiniz.

Stratejik Susma

Saygılı dinleyiciler sizi dikkatle dinler, konuşmanız bittiğinde söz alır ve konuşurlar. Eğer konuşurken belirli bir suraklama, nefes alma vb. bir şey yaratırsanız araya gimeye davetiye çıkarmış olursunuz. Bunu kasıtlı yaparsanız strateji, bilmeden yaparsanız hata yapmış olursunuz.

Bazı söz kesenler üstelik kabadırlar. Bu noktada durum söz kesmekten öte saygı sınırlarının aşılması anlamına gelirki bu durumda onlarla sadece özel konuşma yapmanızı öneririm. Yazışmayın, konuşun.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar