SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Anne ve Babalar için İpuçları
Oca 8th, 2010 by savassakar

Hani bazı yazılar gelir epostanıza, bunu mutlaka paylaşmam gerekir deyip adres defterinizdeki herkese yönlendirirsiniz. İşte öyle bir yazı geldi bana. Tam eposta ile birkaç kişiye gönderecekken sizlerle paylaşmalıyım, bunları tüm anne-babalarla, anne-baba adayları okumalı diye düşündüm.

Bebek beklerken 20’ye yakın kitap alıp(ama aşağıda alıntıların yapıldığı kitabı almamışız), okuduk, internetten dünyada bu konudaki son gelişmeleri incelemeye, babalığa kendimi hazırlamaya çalıştım. Ve sağa sola çeşitli küçük notlar aldım. Aşağıdaki yazı benim aldığım notların neredeyse tamamını içeriyor.

  • Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin de yapmak istediğiniz şeylerdir.
  • Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan sevgi beklemeyin.
  • Merakı, girişimciliği ve birey olma güdüsünü engellemeyin. Merak bilginin, girişimcilik canlılığın bireysellik ise bilgeliğin kaynağıdır.
  • Çocuğu bir şeyler öğretmek için olduğu kadar, ondan bir şey öğrenmek içinde zaman harcayın.
  • İçten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır.
  • Hemen hiçbir şey, göründüğü kadar önemli değildir. Kızmadan önce bir kere daha düşünün.
  • Dövmek mi ? Asla yapmayın!
  • Bir çocuğu asla yemek için zorlamayın, açlık bu işi sizden daha iyi yapar.
  • Bir anne-babayı akıllı yapan, söyledikleri değil söylemedikleridir.
  • Kurallarınız varsa, nedenleriniz de olmalı. Bu nedenleri bilmek çocuğunuzun hakkıdır.
  • Çocuğunuzun arkadaşlarını, kendi arkadaşlarınız gibi sıcak karşılayın.
  • Çocuğunuz, hayallerinden ya da sırlarından birisini paylaşmak istiyorsa, size ne kadar değer verdiğini anlayın ve onu dinleyin.
  • Hatanızı çocuğunuza itiraf edemiyorsanız, zamanla güvenirliliğinizi kaybedersiniz.
  • Kucaklar çocukların oturması için yaratılmıştır. Çocukların büyük olması kuralları değiştirmez.
  • Çocuklarınıza verdiğiniz sözü mutlaka yerine getirin.
  • Bir çocuğun yaşamındaki tüm riskleri kaldırırsanız, o çocuğun yaşamındaki tüm canlılığı da kaldırmış olursunuz.
  • Soru sorduğunuzda cevabını mutlaka bekleyin
  • Konuşan bir çocuğun sözlerini tamamlamaya çalışmayın
  • Çocuğunuzla birlikte oynamak, onun için olduğu kadar sizin içinde önemlidir.
  • Her gün çocuğunuza övgüye değer bir şeyler bulun.
  • Çocuğunuzun dişlerini fırçalamasını istiyorsanız, dişlerinizi fırçalayın.
  • Çocuğunuzun anlattıkları ile dalga geçmeyin.
  • Çocuğunuza diğer yetişkinlerle ve diğer çocuklarla birlikte olmaya özendirin.
  • Büyükanneler ve büyükbabalar, çocukları şımartmak için yaratılmıştır, bırakın şımartsınlar.
  • Kimi zaman çocuğunuz için çok şey yapmaya çalışmak, az şey yapmaktan daha yıkıcıdır.
  • Çocuğunuza değer verdiğinizi, onunla birlikte olmayı tercih ettiğinizden daha güzel bir şey anlatamaz.
  • Çocuğunuz ile içten bir konuşma yapmak istiyorsanız, gözlerinizi gözlerinden ayırmayın.
  • Çocuklarınızı başkalarının yanında küçük düşürmeyin.
  • Sınırsız sevgiyi, sınırsız ihtimamla karıştırmayın. Kimi zaman çocukları yalnız bırakmak, daha olumlu sonuçlar doğurur.
  • Çocuklara özgü saldırganlığı soğuk kanlı karşılayın.
  • TV den uzak durun
  • Rahat anne-babaların yetiştirdiği çocuklar, büyük olasılıkla rahat olacaktır.
  • Her gece çocuğunuza iyi geceler öpücüğü verin.
  • Bir çocuğun bir işe katılmasını sağlamanın en basit yolu, ondan yardım istemektir.
  • Çocuğunuz size duyduğu öfke, sevginize duyduğu güvenin bir ifadesidir.
  • Kaba sözler, çocuğunuzun kalbini kırmakla kalmaz, ona kaba olmayı da öğretir.
  • Eğer ona bir şeyin, “onun için iyi” olduğunu söylüyorsanız, ondan hoşlanmayacağından emin olabilirsiniz.
  • Çocuklarınızın evi dağıtmasına izin verin, işleri bittiğinde toplamalarını sağlayın.
  • Güneşin batışını , gökkuşağını ve diğer doğa olaylarını birlikte izleyin.
  • Eşinizle tartıştığınızı yalanlamayın ancak çocuğunuza aranızdaki sorunu çözdüğünüzü gösterin.
  • Yersiz övgüler, gerçek övgülerin değerini azaltır.
  • Çocuğunuzun büyümesini beklemeyin. Yetişkin olmanın bir avantajı yok.
  • Bir ağacın varoluş nedenlerinden birisi de, insanların ona tırmana bilmesidir.
  • Çocuğunuz okumayı sökse de, siz ona yüksek sesle kitap okumaya devam edin.
  • Çocuklarınıza nasıl öğrenebileceklerini öğrettiyseniz, onlara hemen her şeyi öğretmişsiniz demektir.
  • Çocuklarınıza, siz olmadan nasıl ayakta durabileceklerini öğrettiyseniz, onları hayata hazırlamışsınız demektir.

Kaynak: Anne – Babaların Küçük El Kitabı Okumaları, Hatırlamaları ve Paylaşmaları İçin; Öneriler, Gözlemler ve Andaçlar – Buck Tilton

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 3.7/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Hadi tekrar çocuk olalım!
Ara 23rd, 2009 by savassakar

Çocukken büyüklere hayranlık duyarken şimdi herşey tersine döndü. Çocukları hayranlıkla seyrediyorum ve eğer şansım olsaydı tekrar çocuk olurdum diyorum. Şimdi düşünün çocukluğunuzda yaptıklarınızı ve benimle geçmişe kısa bir seyahat yapın. Hala yapabileceklerimiz var;

1. Bir tekerlek içi bulup onu çevirerek koşmaya çalışabiliriz, yada tornet yapıp binebiliriz.

2. Saç fırçasını mikrofon yapıp ayna karşısında şarkılar söyleebiliriz.

3. Çimenlerde çıplak ayak gezebiliriz.

4. Yüksek sesle, bağıra bağıra şarkı söyleyebiliriz.

5. Yazdığımız yazıları gülen suratlarla süsleyebilir, renkli kalem ve kağıt, kokulu silgi kullanabiliriz.

6. Komik kitaplar okuyabiliriz.

7. Bisküvit’i çaya banarak yiyebiliriz.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Çocuğunuza en güzel armağan
Ara 8th, 2009 by savassakar

zeynep1Döner bant şeklinde eski tip ses kayıtlarında kaldı annemin ve babamın sesi. O bantları dinleyebilmek için çok araştırdım ama maalesef gerekli makineyi bulamadım. Fakat bu bana öyle bir ders olduki çocuğuma beni ileride hatırlaması için bir hediye bırakmayı kafaya taktım. Aşağıdaki soru listesini canlı olarak yanıtlayıp videoya çekeceğim. Belki sizlerin de ilgisini çeker. Siz ses kaydı yapabilir ya da yazabilirsiniz ama çocuklarınıza sizi anlatan bir şeyi mutlaka bırakmalısınız. Onların yanında olmasak bile, bize ihtiyaç duyduklarında bakabilecekleri, dinleyebilecekleri ve belki okuyabilecekleri bir şey.

GENEL

Tüm hayatınızı 3 kelime ile anlatmak isteseydiniz ne olurdu?

Hayatınızdaki en mutlu an nedir?

Hayatınızın en zor kısmı neydi?

Hayatınızın hangi bölümü sizi çok etkiledi?

ÇOCUKLUK

Erkek yada kız kardeş(ler)iniz var mıydı? Adları neydi?

Hangisi sizedaha yakındı?

Nerede doğdunuz ve ailenizi yaşamak için ne işle meşguldü?

Anne ve babanız nereli idi?

O zamanki yaşantınızı kısaca anlatınız.

Mahalleniz, köyünüz, kasabanız, sokağınız nasıldı?

Komşularınız ve onlarla ilişkileriniz nasıldı?

Çocukluğunuzda sizi mutlu eden yada üzen şeyler ne oldu?

Neler oynardınız? Neler yapardınız?

Haftasonları neler yapardınız?

Ailenizle tatillerde ne yapardınız?

Ne yer ne içerdiniz?

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +3 (from 3 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Canım Kızım
Kas 29th, 2009 by savassakar

Sadece bu sabah için, içimden ağlamak geldiği halde yüzünü gördüğümde gülümseyeceğim
Sadece bu sabah için, ne giymek istediğinin seçimini sana bırakacağım ve gülümseyerek ne kadar yakıştığını söyleyeceğim
Sadece bu sabah, çamaşırları yıkamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gideceğim
Bu sabah bulaşıkları lavaboda bırakıp bulmacanın nasıl çözüldüğünü bana öğretmeni izleyeceğim.
Öğleden sonra telefonun fişini çekip bilgisayarı kapatacağım ve arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracağım
Bu öğleden sonra dondurma arabası için çığlıklar attığında sana hiç kızmayacağım ve gelirse bir tane alacağım
Bu öğleden sonra büyüdüğünde ne olacağın hakkında hiç canımı sıkmayacağım.
Ya da seni ilgilendiren konularda ikinci bir düşünce üretmeyeceğim
Bu öğleden sonra kurabiye pişirirken bana yardım etmene izin vereceğim ve tepende dikilip düzeltmeye çalışmayacağım
Bu öğleden sonra Mc Donald’s a gideceğiz ve iki tane çocuk menusu isteyeceğiz ki, iki oyuncak alabilesin
Bu gece seni kollarımda tutacağım ve nasıl doğduğunu seni ne kadar çok sevdiğimi anlatacağım
Bu gece küvette suları sıçratmana izin vereceğim ve sana hiç kızmayacağım
Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup yıldızları saymana izin vereceğim
Bu gece yanına uzanıp en sevdiğim TV programlarını bir kenara bırakacağım
Bu gece sen dua ederken parmaklarımı saclarında dolaştırıp bana en büyük armağanı verdiği için Tanrıya şükredeceğim
Kayıp çocuklarını arayan anne ve babaları düşüneceğim
Yatak odaları yerine çocuklarının mezarlarını ziyaret edenleri ve hastane odalarında donuk bakışlarla, daha fazla içlerinde tutamadıkları çığlıklarıyla hasta çocuklarını seyreden anne babaları düşüneceğim
Ve bu gece yanağına iyi geceler öpücüğü kondurduğumda seni biraz daha sıkı ve biraz daha uzun tutacağım kollarımda
Tanrıya senin için teşekkür edip bize yalnızca bir gün daha vermesi için yakaracağım…..

Alıntıdır. Email ile geldi kaynağını bilmiyorum.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Koyunsak çoban lazım!
Eyl 25th, 2009 by savassakar

Hergün negatif ve kontrollü mesajlarla iç içe olan bir toplumda yaşıyoruz. Öğretmenlerimizin ve anne-babaların çocuklarımızı, gençleri cesaretlendirecek pozitif mesajlar vermeye odaklanmaları ve vurgulamaları gerekiyor. Şöyle bir baktığımda birçok kişinin çoban değilde koyun olduğunu görünce üzülüyorum.

Ne zaman öğretmen arkadaşlarımla konuşsam çocukların yaratıcı ve kritik karar verme mekanizmalarını geliştirecek ne tip eğitimlerin teşvik edildiğini sorarım. Sadece müfredat’a yapılan eklemelerle bu konuda ilerleme sağlanamayacağı konusunda hemfikir olduğumuz bir sohbet oluşur ama sonuç?

Çocuklarımız için en iyisini sınırsızca isteyebilirken, mevcut kurallar ve müfredatlar karşısında koyun gibi kalıyoruz. Eğer metaforik olarak koyun olduğumuzu kabul edersek o zaman çok iyi çobanlara ihtiyacımız var demektir. Ama şimdikiler gibi önceki çobandan üstün körü görevini devralmış, yeterki kaçmasınlar kimse bana kızmasın diye düşünen bir çoban değil. Çocuklarımıza yeni fırsatların kapısını açabilecek, onların kapasite ve yeteneklerini en iyi şekilde geliştirmeyi esas alan bir düşünce yapısına sahip çobanlara.

Düşünce tarzı çok önemli. 21. yüzyılın çocuklarının ihtiyaçları nelerdir? Bu çocukların gelecekteki hayatlarında başarılı olmaları için onlara nasıl eğitim vermeliyiz? diye mi sorulmalı yoksa “Çocukların bunları bunları bilmesi lazım diyerek geleceği umursamayan bir düşünce tarzına mı?

Ailelerin okullarda uygulanan yöntem, verilen eğitim müfredatı gibi konulara olan ilgileri çok önemlidir. Giden zamanı geri kazanmak mümkün değil. Bu yüzden çocuklarımızın en iyi şekilde eğitilmeleri için herkes elinden gelenin en iyisini yapmalıdır. Bunun alternatifi yoktur. Ancak ve ancak eğitimli bir kuşak gelecekte bu ülkeyi hak ettiği yaşam ve refah seviyesine ulaştırabilir.

İlber Ortaylı Son İmparatorluk Osmanlı kitabında “okuyan zümre ile okumayan zümreenin çatışması kaçınılmaz” diyor. Eğer bizler okuyan zümreyi ne kadar çok büyütebilirsek ki bence bunun temelinde eğitim yatıyor, bu savaşı kazanan tarafıda belirlemiş olabileceğiz.

Hayatı sadece bir kukla sahnesi gibi görmemek gerekiyor.

Sadece kukla yada kuklacı olunmamalı.

Akıllı olunmalı.

Bir şeyler yapılmalı.

Reblog this post [with Zemanta]
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar