SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Akıllının fendi
Şub 28th, 2010 by savassakar

Daha önce nerede okuduğumu hatırlamadığım bu hikayeyi sevgili kardeşim Emre Altınbaran benimle paylaşınca siteye koymak istedim.

Yaşlı bir Anadolu köylüsü tek başına yaşadığı ve eskisi gibi tarlada çalışamadığı için çok dertliymiş. Susuz geçen bir yılın ardından, toprak taş gibi olduğundan, alnının teri ve büyük fedakarlıklarla okuttuğu ve tüm beklentilerini aşarak üniversite rektörü olan tek oğlu da Ergenekon 41.inci dalgadan dolayı tutuklanıp, cezaevine götürüldüğünden dolayı çok mutsuzmuş. Eşi de vefat edeli neredeyse bir ay olmuş. Sonunda dayanamamış ve 45 gündür suçunun ne olduğu bilinmemesine ve açıklanmamasına rağmen cezaevinde yatan oğluna çaresizlikten bir mektup yazmış.

Sevgili oğlum Mustafa,

Çok üzgünüm. Annen vefat ettiğinden beri onsuz hayatımın bir tadı yok. Seni alıp götürdüklerinden beri de seni çok arıyorum. Üniversitende olduğun zamanlar bile telefondaki sesini arıyorum. Bu yıl galiba felaket geçecek. Toprak o kadar sert ki, toprağı kazamıyorum ve bu yıl hiç bir ekin ekmem mümkün görünmüyor. Gerçekten artık baban çok yaşlandı. Biliyorum ki elinde olsa yanıma gelip tarlamı kazmama yardımcı olurdun. Tıpki eski günlerdeki gibi. Sakın dert etme oğlum, yaşlı bir adam sadece boş, boş şeyler yazıyor o kadar. Sen kendine iyi bak, cesur ol, ve isminin nereden geldiğini de asla unutma.

Sevgilerinle, Baban

Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup gelmiş.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 4.2/5 (5 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 4 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Ağustos böceği neden çalışmaz?
Şub 25th, 2010 by savassakar

Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın altındaki bir larvada ortalama olarak 12 yıl bekler. Evet, tam 12 yıl.

12 yıllık hapislikten sonra dünyaya gelen garibanın ömrü adında yazılıdır: Ağustos. Yani topu topu bir ay.

Şarkı söyleyen yalnızca erkek ağustos böceğidir. Çünkü dişi, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecek ve çiftleşecektir. Düşünsenize, 12 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık. Ömrün bir ay. Buldun, buldun. Bulamadın, bir daha yok.

Siz olsanız çalışır mıydınız?

Sunay Akın

Sevgili dostum Rüçhan Ziya‘ya bu paylaşımı için teşekkürler.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Büyüdüğünüzü nasıl anlarsınız?
Oca 20th, 2010 by savassakar

Büyüyünce bozuluyor büyüler. İşte o zaman büyüyüp büyümemeyi seçemenin sıkıntısı başlıyor. Hadi bana oldu çocuğuma olmasın diyorsunuz ama o da olmuyor. Birinin büyüdüğünü nasıl anlarsınız? Kendinizin büyüyüp büyümediğinizi biliyor musunuz? Zaman o kadar çok şeyi değiştiriyor ki bakın ister istemez büyüdüğümüzde neler oluyor?

1. Evdeki çiçekler büyümeye devam ederken artık koklamıyorsanız,

2. Daha az “sus, konuşma” gibi uyarılar alıyorsanız,

3. Buzdolabında talıdan başka şeylerinde olduğunu farketmeye başlamışsanız,

4. Erkenden kendi isteğinizle yatıyorsanız,

5. En sevdiğiniz şarkıyı asansörde dinliyorsanız,

6. Haberleri ve tartışma programlarını izlemeye başlamışsanız,

7. Eğer arkadaşlarınız birileriyle çıkmak yada flirt etmek yerine evleniyor yada boşanıyorlarsa,

8. Yüksek sesten ve koşuşturmacadan rahatsız oluyorsanız,

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 3.3/5 (3 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Hadi tekrar çocuk olalım!
Ara 23rd, 2009 by savassakar

Çocukken büyüklere hayranlık duyarken şimdi herşey tersine döndü. Çocukları hayranlıkla seyrediyorum ve eğer şansım olsaydı tekrar çocuk olurdum diyorum. Şimdi düşünün çocukluğunuzda yaptıklarınızı ve benimle geçmişe kısa bir seyahat yapın. Hala yapabileceklerimiz var;

1. Bir tekerlek içi bulup onu çevirerek koşmaya çalışabiliriz, yada tornet yapıp binebiliriz.

2. Saç fırçasını mikrofon yapıp ayna karşısında şarkılar söyleebiliriz.

3. Çimenlerde çıplak ayak gezebiliriz.

4. Yüksek sesle, bağıra bağıra şarkı söyleyebiliriz.

5. Yazdığımız yazıları gülen suratlarla süsleyebilir, renkli kalem ve kağıt, kokulu silgi kullanabiliriz.

6. Komik kitaplar okuyabiliriz.

7. Bisküvit’i çaya banarak yiyebiliriz.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Eski CD ve DVD’lerle ne yapılabilir?
Ara 15th, 2009 by savassakar

Elinizde mutlaka eskimiş CD ya da bozulmuş CD ya da DVD’ler kalmıştır. Bunlarla cdne yapayım diye düşünürken lütfen arabanızın aynasına asmayın, ben size başka şeyler önereyim. Sizlerin aşağıdaki önerilerime eklemeleriniz var ise lütfen yorum olarak gönderin;

Mum Sökücü – Eski CD’leri masaya akan mumları temizlemek, kazımak için kullanabilirsiniz.

Davetiye yapın – CD şeklinde kesilmiş kağıtlara davetiye mesajınızı yazın ve bunu CD’ye yapıştırıp gönderin.

Buzdolabı mıknatısı – Tam CD’nin ortasına denk gelecek şekilde bir resminizi kesin ve CD’ye yapıştırın. Arka tarafına bir parça mıknatıs yapıştırıp buzdolabınıza tutturabilirsiniz.

Çocuklara puzzle – Çok keskin bir makas ile CD’nin üzerine yapıştırdığınız resmi puzzle gibi keserek çocuğunuza oyuncak yapabilirsiniz.

Anı Resmi – Bir grup arkadaş fotoğraf çektidiğinizde onu bu CD’ye yapıştırıp hediye edebilirsiniz.

Korkuluk – Kuşların gelmesini istemediğiniz bahçenizdeki ağaca asabilirsiniz. İple astığınız CD’lerin havada serbest dönüşü kuşları kaçıracaktır.

Mum altlığı – Eğer mumu CD üzerine koyarsanız hem parlak yüzeyinden güzel bir yansıma elde edersiniz hemde mumun akıp etrafı kirletmesine engel olmuş olursunuz.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar