SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Problem ve çözüm üretme:Metrobüs projesi
Ara 10th, 2010 by savassakar

Ulaşım sorunu malum. Belediyeler çözüm üretme peşinde. Metrobüs’te İstanbul’un yoğun trafiği için getirilmiş çözümlerden birisi. Projenin faydaları bir yana ders çıkarılacak bir çok noktası var ki Yılmaz Özdil’in 19 Eylül 2007 tarihli yazısından hareketle aşağıdakileri sizle paylaşmak istiyorum;

Önce çift katlı otobüsler alınıyor fakat bu otobüsler Londra’da soldan gittiği duraklar solda ve bu yüzden kapıları da solda. Bizim duraklar sağda olduğu için soldaki kapıları iptal edip sağa alıyorlar.

Çift katlılar yetmeyip metroda olmayınca Metrobüs diye bir şey getirmeye karar veriyorlar. Güzergah olarak E5 tercih ediliyor ve yolun sağı solu daraltılarak ortasına yol yapıyorlar. Durakları da, yolun ortasındaki yolun ortasına yapıyorlar. Fakat metrobüslerin kapısı sağ tarafta olduğu için, yolun ortasına koydukları duraklar da metrobüslerin solunda kaldığı için metrobüsleri yolun solundan götürmeye başlalıyorlar.

Metrobüslerin üzerindeki durak levhalarını sökmeyi unutuyorlar. Bu yüzden otobüsün üzerinde yazan güzergah ile gittiği yer farklı. Eindhoven otobüsüne binersen Cevizlibağ’a, Utrech otobüsüne binersen Topkapı’ya gidiyorsun.

Diğer yandan şoförler Hollandalı olduğu için binen yolcular bir şey sorduklarında (Topkapı’dan geçer mi? Mecidiyeköy’de durur mu? vb.) yanıt alamıyorlar.

Metrobüsler yolun sonuna geldiklerinde dönemiyorlar çünkü U dönüşü için yer yapılmamış. Metrobüs yolun sonuna geldiğinde görevliler E5′e fırlıyor, el kol işaretleriyle trafiği kesiyor, metrobüsleri yoldan öbür yola çıkarıp, yeniden öbür yola döndürüyor. Trafik de felç oluyor bu arada. Bulunan çare ise traji komik: Trafik yoğunluğuna çözüm olarak getirdikleri metrobüsler, trafiğin yoğun olduğu saatlerde seferden çekiliyor… Trafiğin rahat olduğu saatlerde, sefere konuyor!

Çıkarılacak ders çok, tekrarlanmaması için yapılacak şey daha çok.



VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +3 (from 3 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İstersen Yaparsın
Eyl 10th, 2010 by savassakar

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Adını farklı alfabelerde görüntüle
Haz 17th, 2010 by savassakar

Adınızı ve soyadınızı farklı alfabelerde yazdırmak isterseniz kullanabileceğiz online siteler aşağıdadır;

1. Google Transliterate – Google’ım bu yeni uygulaması ile bir çok dilde adınızı görüntüleyebilirsiniz. Ör.  Hindi, Urdu, Tamil and Bengali. (Uyarı: türkçe karakter kullanmayın)

2. Google Translate – Bu eski Google uygulaması ile 15 farklı dile adınızı çeviretebilirsiniz.

Elvish Language3. Elvish Language – Yüzüklerin efendisi serisini sevenlere. site ingilizce olarak yazacağınız adınızı nasıl Tengwar diline çevreceğinizi anlatıyor. Hem gizemli bir havası var hem de çok hoş bir uygulama

4. Braille Generator – Bu sitede yazınız kör alfabesine çevriliyor.

Braille Logo

runes 5. Hobbit Runes – Eski kadim alfabelerden bugünkü latin alfabesine dönüşen dile çevirebilme sitesi.

6. Babylon Tablets – Babilde bilinen eneski yazı tipine çevirme.

7. Morse Code – Yazıyı mors alfabesine çeviri, ve telgrafınızı gönderebilirsiniz.

ancient_egypt 8. Ancient Egyptian – Hiyeroglif diye bildiğimiz eski Mısır yazısı karakterler yerine semboller kullanıyordu. Bu site adınızın ilk 16 karakterini Eski Mısır dfilindeki sembollerle gösterebiliyor.

9. FДКЗ CУЯILLIC – Adınızı kril alfabesi ile yazdırın.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Müzikal zekanız ne kadar iyi?
Mar 20th, 2010 by savassakar

Biri size “şııııııııı” (ingilizlerin yazdığı gibide yazalım “shhhhh”) dediğinde o tarafa dönüp bakmaz mısınız? Yani bu tipte bir sesi “bana bak, buraya bak” olarak algılarız ve o an için dikatimiz dağılır. Bu yüzden belkide hayatımıza giren tüm gürültüleri ve sesleri ayarlamaya, konsantre olabileceğimiz sessiz anları yaratmaya çalışırız. Ama acaba tüm sesleri doğru olarak anlayabilir musunuz?

Diğer seslerde bize çeşitli ipuçları verir; sifon sesini duyduğunuzda birinin tuvaletten çıkacağını, ambulans sireni duyduğunuzda birinin hasta olduğunu, komşunuzdaki müzik sesi çok yüksekse parti verdiğini düşünebilirsiniz. Sesi duyduğumuz anda beynimiz gerisini getirir ve artık o bilgi öylece kalır.

İşte herkesin duyduğu ses ile ilgili yürüttüğü fikir ve belkide tüm beyinsel işlevlere müzikal zeka diyebiliriz. Aslında müzikal zeka sadece şarkı gibi müzik parçalarıyla sınırlı olmayıp çeşitli seslerin tonlar, kalite, uzunluk, hacim ve kaynağını farketme ve anlama olarak yorumlanabilir.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Kalıcı yaşınız kaç?
Mar 1st, 2010 by savassakar

Size saçma gibi gelebilir ama yazının devamını okuduğunuzda hepimizin kalıcı bir yaşı olduğunu göreceksiniz. Aslında birine yaşını sorduğunuzda hemen doğum yılı ile içinde bulunduğu yıl üzerinden bir hesap yapar ve size yaşını söyler.

Fakat inanıyorum ki aslında herkesin bir kalıcı yaşı var. Örneğin ben 33 yaşında hissediyorum kendimi. Ne çocuklar kadar rahat sağa sola koşturabiliyorum ne de gençler kadar her şeye atlayacak heyecana sahibim. Ama 40′lı yaşların olması gereken ağırlığına da yeterince sahip değilim. Aslında çocuk yaşta babamı kaybedip, evdeki erkek adam rolü bana verildiğinden beri hep büyük adamı oynamaya çalışmış, birazda mecbur kalmıştım. Ama büyüdükçe anladımki aslında her geçen yılı yaşına ekleyip eklememene karakterin karar veriyor. Ben çocukluğumda her yıl 3 yaş büyürken şimdi 3 yılda bir 1 yaş ilerliyorum.

Her ne kadar geçmişimde yöneticilik yapsamda sürpriz yumurtadan çıkan küçük maketleri yapmayı, kendime oyuncak almayı ve arkadaşlarımla salon oyunları oynamayı bırakmadım.

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 4.0/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar