Kategori arşivi: Yazılarım

İşten çıkartılanlar ne yapmalı?

is-aramaGene bana çok fazla CV gelmeye başladı. Yıl sonu firmalar gerek stratejik gerekse farklı sebeplerle işten çıkarmaya başlıyorlar. İşten çıkarılanların bu noktadan sonrasını iyi yönetmeleri gerekiyor. Bir kaç önerim olacak;

Öncelikle firma sizi işten çıkarıyorsa temel olarak “Sana ihtiyacım yok ve işleri sen olmadan da yürütebilirim” diye düşünüyordur. Bu düşünce size çok hoş gelmese de hayatınıza devam etmeniz gerekliliğini değiştirmeyecektir.

Öncelikle hemen iş aramaya başlamayacaksınız. Bir ara vereceksiniz. Bir tatil, evde dinlenme, sevdiğiniz şeyler(yürüyüş, müzik dinleme vb.) ile kendinizi toparlayıp,  duygu, düşüce ve beklentilerinizi netleştirmeniz gerekiyor.

Sonra finansal bir değerlendirme yapmanız lazım. Bu sizin stresinizi ve önününüzdeki dönemde nasıl hareket edeceğinizi belirleyecek. Gerçekçi olun, aç gözlü olmayın.

Oturarak iş bulamazsınız, size destek vereceğinizi düşündüğünüz insanlarla yüz yüze görüşün ama ayağınıza çağırmayın. Yazışın demiyorum özellikle. Onların farklı bakış açılarını, düşüncelerini “dinleyin” ve dikkate alın. Gerekirse not tutun. İş arama veya bulma konusunda uzman olmadığınızı unutmayın. Farklı fırsatların artı ve eksilerini büyük resmi görerek değerlendirmeye çalışın. İş ararken iş kuran örnekleri çok fazla var.

Kariyer sitelerine veya çalışmak istediğiniz firmaların İK epostalarına CV’nizi gönderin. Ancak binlerce başvurunuzdan bir kaçının değerlendirileceğini ya da İK Birimlerinin günde yüzlerce CV alıp değerlendirmeye çalıştıklarını unutmayın. CV’nize kapak sayfası koymayı ve hangi konularda çalışmak istediğinizi belirtmeyi unutmayın. Bir CV’ye bakarak nerede çalıştırsam diye firmaları düşündürtmektense hangi konularda başarılı ve çalışmak istiyor bilgisi daha önemlidir.

Ne yapabileceğiniz değil ne başarabileceğiniz önemlidir. Neleri başarabileceğiniz konusunda güçlü taraflarınızı anlamaya ve bulmaya çalışın ama kendinizi kandırmayın.

İstediğiniz ünvan ve konuda işe girememeniz firmanın suçu değildir, firmalar ihtiyaçları doğrultusunda en iyi ve ucuz eleman peşindedirler. Siz kabul edilebilir iş sınırlarınızı(pozisyon, sorumluluk, coğrafya vb.) gözden geçirin.

Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Tam zamanlı çalışmak zorunda değilsiniz, iş masa başı olmayabilir vb. Pozitif olun ama ne iş olursa yaparım şeklinde yaklaşmayın.

Paylaşın:

Liderlerin sorması gereken sorular

Businessman-on-question-markKesinlikle inandığım şey kurumsal başarının iyi liderlik ile başladığıdır. Bu konuda en az bir tane iyi örnek verileceğini düşünmüşümdür hep. Şu anda içinde bulunduğumuz kriz ortamında yaşanan birçok olumsuzluğun ya da başarısızlığında yine başarısız liderlikten kaynakladığını düşünüyorum. Bu yorumuma karşı çıkacak üst düzey yönetici var mı? Şu anda yaşadıkları olumsuzlukların gerçekleşmesine nasıl izin veriyorlar? Neden zamanında doğru aksiyonu alamadıklarını hiç düşünüyorlar mı?

Acaba hiyerarşilerini yeniden gözden geçirdiler mi?

Şirket hedef ve amaçlarını gözden geçirdiler mi?

Organizasyonlar için firma hedeflerini belirlemek çok önemlidir. Doğru hedef doğru yönde ilerlemenin garantisidir. Hedeflere ulaşamamak hem bireyleri hem şirketleri çok olumsuz etkiler.

Özellikle geçiş ve değişim dönemlerinde yöneticilerin içeriyi etkilemek amacıyla hızlı sonuca gitme eğilimleri faydadan çok zarar getirmektedir. Kendini kanıtlama kendini yok etmeye dönüşmektedir.

Özellikle orta düzey yöneticiler genel müdürlerine çok inanırlar. Fakat bir yandan da yöneticilerinin kapasitesine ilişkin şüphe duyarlar ya da en ufak bir durumda bile yaşadıklarını yöneticilerinin zaafı olarak değerlendirirler. Kağıt oyunlarının bir klişesi “oynamayanın hep doğru oyunu düşündüğüdür” Orta düzey yöneticilerde kendi çözümlemeleriyle herhangi bir kriz ya da sıkıntıda kendi yöneticilerinin bu durumu yönetemeyeceğini düşünebilirler.

Paylaşın:

Çalışırken sizi sürekli bölüyorlarsa

  1. Woman arguing with man looking at laptopHer saat başı 5-10 dakikanızı başkalarına ayıracak bir düzen kurabilirsiniz.
  2. Size eposta ile erişilmesini isteyebilirsiniz.
  3. Yemek veya toplantı aralarında 5-10 dakikalık bir gezinti ile siz diğerlerinin yanına uğrayabilirsiniz.
  4. Size her konuda tek tek gelinmesi yerine toplu bir şekilde gelinmesini isteyebilirsiniz.
  5. Masanızda kırmızı bir uyarı işareti(Örneğin STOP) olabilir ve rahatsız edilmek istemediğiniz zamanlarda görünür bir yere koyarsınız.
Paylaşın:

İşyerinde başarılı olmak isteyenlere öneriler

How-To-Be-Successful-300x2251. Zamanınızı çalışan gibi değil işin sahibiymiş gibi yönetin

2. Bir şeylerin söylenmesini ya da istenmesini beklemeden harekete geçin.

3. Şirket içi politikaları iyi anlayın ve lehinize çevirin.

4. Yöneticinizle aranızı iyi tutun.

5. Dedikodu yapmayın.

6. Gerektiğinde lider gerektiğinde takipçi olun, iyi bir ekip üyesi olmaya çalışın.

7. Akıllıca risk alın.

8. Savaşacağınız veya çatışacağınız konuları iyi seçin.

9. Çok detayda kaybolmayın.

10. Akıllıca ve sıkı bir şekilde çalışın.

11. Pozitif olun.

12. Size işi öğretebilecek deneyimdeki kişilere yakın durun.

13. Kendi konunuzda sürekli araştırın ve okuyun.

14. Büyük resmi görmeye(firmanın vizyonu, misyonu, hedefleri) çalışın.

15. Diğerlerini nasıl motive edebileceğinizi öğrenin.

16. Yalan söylemeyin.

17. Başardığınız şeyleri ve yaşadığınız problemleri paylaşın.

18. İşleri bitirmeye, sonuç almaya odaklanın.

19. Gayri ahlaki ya da gayri kanuni işler yapmayın.

20. Başkalarının kendilerini iyi hissetmelerini sağlayın.

Paylaşın:

Kim ne biliyor?

Kurum içi uzmanların ki bu kişiler uzun süredir o şirkette çeşitli görev ve pozisyonlarda yer almışlardır, her zaman çok faydalı oldukları söylenemez. Çoğu zaman bu kişilerin bilgi ve becerilerinin çok faydalı olacağı çalışanlar tarafından bilinmediği gibi bu kişilerin varlıklarından ya da bilgi birikimlerinden haberdar değillerdir.

Bu nedenle kurum içi ya da dışı uzmanları bulabilmeyi sağlayacak bir sisteme ihtiyaç vardır.

Kurum içi uzmanlara gerek ulaşım gerekse bilgilerini paylaşmaları anlamında sosyal ağlara, bloglara ya da wiki tarzı yapılara katılımları nasıl sağlanabilir?

Temel olarak yapılan bir veritabanı halinde uzmanların iletişim bilgilerine ve uzmanlık alanlarına erişimin sağlanmasıdır. Bu listeye geçmiş deneyimleri ve yaptıkları çalışmalarda eklenebilir. Fakat böyle bir listenin hem güncel olması hem de kişisel özellikleri yani güvenilirlik, detayseverlik vb. içermesi oldukça önemlidir. Eğer birde kişiler kendilerine ilişkin iş ve özel konularda anahtar kelimeleri girerlerse her türlü aramada ortak noktadaki kişiler bir araya gelebilirler.

İşte bu noktada sosyal ağlar aradığımız uzmanı bulmakta oldukça işe yaramaktadır.

Temel problem çalışanın kendi uzmanlık alanını kurum içinde nasıl göstereceğini ve kendini ifade edeceğini bilmemesidir. Bu yüzden kurum içi bloglar ya da wikiler çalışanların kendilerini göstermeleri ve uzmanlıklarını daha anlamlı bir şekilde kullanmalarının yolunu açacaktır.

Üstelik blog ve wiki gibi uygulamalar gerek kurum içi katılımı gerekse kişinin işbirliğine yönelik isteğini ortaya koyacaktır.

Hatta kurum çalışanların ders verme, satış gibi konularda birbirleri ile ortak işbirliğine gidebilecekleri alanların bulunması iletişimi artıracaktır.

Paylaşın:

İyi bir ebeveyn olmak

n-MATT-GOOD-AND-FAMILY-large570İyi bir baba çocuğunun hayatındaki farklılığı yaratabilir. Bunu belirli bir disiplin içinde çocuğuna yardımcı ve destek olarak yapabilir. Bu işin ne sonu vardır nede çoğunlukla sonunda bir teşekkür. Fakat sonunda vatana millete ve tüm canlılar için hayırlı bir evlat çıkar ortaya.

Çoğumuz temel eğitimimizde anne ya da baba olmayı öğrenmedik. Böyle bir şey hayatımıza girmeye yaklaştığında ya da girdiğinde ya birilerinin önerileri ya da okuduklarımızla kendimizi eğitmeye çalıştık. Öğrendiklerimizle ebeveynlik görevlerimizi en iyi yapmayı amaçladık. Fakat hayat bu noktada da bize sihirli bir değnek sunmadı. Yine bir çok şeyin dengesini korumak, kendi kişiliğinde düzgün insanlar yetiştirmek için çok dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik. İyi bir ebeveyn olmanın kestirme yolu yok ama doğru şeyleri önceliklendirmenin ve iyi bir rol modeli olmanın yolları var

1. Stresinizi kendinize saklayın

Çocuklar yetişkin problemleri ile bunaltılmamalıdırlar. Zaten büyümek için yeterince şeyle uğraşmaktadırlar. Onları kendi sıkıntılarınızla değil onlar hakkında onlarla birlikte olarak değerlendirmelisiniz. Siz stresinizi atacak başka bir yol(spor vb.) bulabilirsiniz.

2. Örneklerle anlatın

Okumaya devam et

Paylaşın:

Doğru E-Mail Yazma: Asansör Tekniği

blue-emailVerdiğim eğitimlerde bazen etkin e-mail kullanımından bahsediyorum. Konu alanı mesajı açıklamalı, mesajın ilk üç satırı geneli özetlemeli diye. Bazen de çalıştığım bir bankada üst düzey bir yöneticiye asansörde 5 kat’lık bir sürede nasıl bilgi verdiğimi anlatırım. Şimdi buradan hareketle “asansör tekniği” diye bir şey uyduracağım.

Asansör Tekniği, kısaca az, öz ve net bir biçimde mesajın karşı tarafa verilmesidir. Yani bir bilgiyi aktarmak için asansörde geçecek kadar bir zamanınızın olduğunu varsayarak o zamanı akıllıca kullanmaktır. Yani;

1. “Nasılsınız?” sorusuna nasıl cevap verirsiniz? Genelde “Teşekkür ederim siz nasılsınız?” şeklinde yanıt verilir. Aslında “Nasılsınız” diyen “Nasıl olduğunu söylemek zorundadır”. Genellikle bu soruyu “Neler yapıyorsun?” takip eder. İşte bu noktada çok kısa, az ve öz bir şekilde sizin nelerle uğraştığınızı karşınızdakinin anlayacağı en basit şekilde söylemeniz gerekir. Karşınızdaki tanıdığınızda olsa vereceğiniz yanıt kendiniz ile ilgili satış olacaktır.

2. Eğer sunum yapıyorsanız, web siteniz varsa, birilerinin tele sekreterine mesaj bırakıyorsanız, bayram tebriği mesajları yada sms’leri gönderiyorsanız veya bir yerde kendinizi tanıtıyorsanız tüm bunları kısa, etkili ve açık bir şekilde ifade etmeniz gerekir.

3. Bir toplantıda yada sunumda insanları sıkmaktansa ilgilerini çekmeye çalışırsınız. Bu yüzdende eğer kısa ve anlamlı bir şeyler düşünürseniz uzun ve sıkıcı bir görüşme sürecinden kurtulmuş olursunuz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Arabayı verimli kullanmak

Benzin ya da mazot kullanan herkesin giderek artan yakıt fiyatlarına karşı daha akıllıca ve verimli araba kullanma gerekliliği konusunda benimle hem fikir olacağını düşünerek bu yazıyı yazıyorum. Beklide hep bildiğiniz şeyler ama belki de bilmediğiniz birkaç şey çıkabilir.

1. Hızınızı ayarlayın.

Eğer arabanızda Cruise Control seçeneği varsa 100 km. ye ayarlayın. Ama yoksa otoban ya da normal yolda, yol boş bile olsa 90 – 110 km. hızını aşmayın. Böylelikle yakıt tüketimini minimumda tutmuş olursunuz. 110 km.den sonra yakıt tüketimi hız artışına bağlı olarak %20 ve üstü artmaktadır.

2. Çalıştırın ve yola çıkın.

Sadece kışın arabanın ısınmasını beklemek akıllıca olacaktır. Bunun dışında arabanızı çalıştırıp en fazla 1 dk. bekledikten sonra yola çıkmalısınız. Motor sıcaklığı normal düzeye çıkana kadar arabayı normal kullanmakta fayda var.

3. Vites kullanımı

Arabanı gidebileceği en yüksek viteste sürmekte fayda vardır. Örneğin 3. viteste 80 km. hız yapan biri 5. viteste aynı hızı yaparda %25 daha az yakıt harcar.

4. Yeşil ve kırmızı hatları akıllıca kullanın.

Birçok caddede trafik ışıkları yeşil yandıktan sonra belirli bir km. sınırında gittiğiniz takdirde hep yeşil ışıkta gitmenizi sağlayacak şekilde düzenlenirler. Sürekli kullandığınız yollara bu sürat limitlerini bilerek hiç durmadan yakıt tasarrufunu minimumda tutarak caddeyi geçebilirsiniz.

5. Motoru durdurmak

Eğer 5 dakikadan fazla bir yerde bekleyecekseniz motoru kapatın. Eğer birkaç saniye kalacaksanız tekrar çalıştırmak daha çok yakıta mal olacaktır.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Seçimlerimizi yapmadan değişemeyiz

Diyelim ki şansız olduğunuzu, ben arabamı yıkatırsam yağmur yağar, hayatta piyango bana çıkmaz, beni sevmezler, ben yazı dersem tura gelir cinsinden yakınmalarınız varsa ve tüm bu yakınmalarınız aslında sizi kendi gözünüzde değersiz kılıyorsa yazımı okumaya devam edin.

Bu hikaye hiç bitmez. Kasedi sürekli başa sarıp dinlersiniz. Kendi değerimizi belirlerken sürekli bir şeyleri emsal alırız ve bunlar nedense hep bardağın boş tarafına ait şeyler olurlar. Halbuki hayata iyi polis/kötü polis olarak bakmaktansa isteklerimiz ve beklentilerimiz doğrultusunda pozitif bakmakta neden bu kadar zorlanırız?

İşte bu kısır döngüden kendimizi çıkarmanın, yeni bir hayata başlamanın yolu değişmekten geçiyor.

1. Geçmişinizden ve yaşadığınız sıkıntılardan daha büyük ve keyifli bir yaşam felsefesi, bakış açısı ve inanç sisteminizi oluşturun. Kendi içinizde bir bütün olmaya çalışmalısınız.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Başarı bisiklet sürmek gibidir

Bisiklet sürmeyi nasıl öğrendiğinizi hatırlıyor musunuz? Çocukken hiçte kolay olmayan bir şeydir bisiklet kullanmak. Ama öğrendikten sonrada vazgeçilmezi en zor keyiflerden biridir.

Şimdi biraz geri dönün ve bisikleti öğrenmeye başladığınız o günlere geri gidin. Muhtemelen önce 3 tekerlekli bir bisikletiniz vardı. Hiç problemsiz kullanabiliyordunuz. Daha sonra 2 tekerlekli bir bisikletiniz oldu ama yanında 2 tane destek tekerleği olan. Yine onlara dayanarak rahatlıkla kullandınız bisikletinizi. Tüm bunları yaparken size destek olması gereken birine ihtiyaç duymadınız, yürümek gibi rahatlıkla dengede kalarak kullanabiliyordunuz çünkü.

Ama sadece 2 tekerleği denemeye başladığınızda işler değişti. Dengeyi sağlamak için ellerinizi ve vücudunuzu kullanmanız, ilerlemek içinde ayaklarınızı kullanmanız gerekiyordu. Üstelik aynı anda. Muhtemelen birkaç kere düştünüz yada ayaklarınızı pedallardan çekip yere bastınız. Önce birkaç metre dura kalka giderken, pes etmeyip denemeye devam ettiyseniz hiç durmadan sürmeye başladınız.

Büyüdükçe daha büyük ve teferruatlı bisikletlere ilgi duymaya başlamışsınızdır. Aynası ve kornası olan, 10 vitesli vb. Hatta çok iyi sürdüğünüzü düşündüğünüz anlarda ellerinizi bırakarak sürüyordunuz muhtemelen.

İşin en güzel tarafı ise bisiklet sürmenin hiç unutulmaması.

Başarı ile ne ilgisi var diyorsunuz tüm bunların. Birçok insan için başarılı olmak önemlidir ve başarılı olacakları işlerin hemen hemen tamamının başında korkarlar. İşte bu noktada bisiklet sürmekten öğreneceklerimiz var; Okumaya devam et

Paylaşın: