SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
İyi bir görüşmeci olmak
Oca 30th, 2012 by savassakar

Verdiğim eğitimlerde Proje Yönetiminin %30′unun “science of project management” yani işin teknik tarafı olduğunu ve ders, kurs, kitap vb. ile öğrenilebileceğinin, geri kalan %70′inin ise “art of project management” yani insanları yönetme ve yönlendirme becerisi olduğunun altını özellikle çiziyorum. Bu noktada toplantılar ve yapılan diğer tüm görüşmeler çok önem kazanıyor. Bu yazıda iyi bir görüşmecinin nasıl olması gerektiğine ilişkin görüşlerimi paylaşmak istiyorum;

İyi bir görüşmeci olmanın birinci şartı cevap vermeden önceki kısa duraklamadır. Birkaç saniyelik kısa bir duraklama size büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Bunun size sağlayacağı avantajlar şunlardır;

Susmanın faydaları

Öncelikle karşı tarafın sözünü kesmemenizi sağlar ki söz kesmek çok rahatsız edici bir durumdur. Öt yandan düşünerek cevap veriyor olmanız karşınızdakinin söylediklerini dinlediğiniz, aceleyle yanlış bir fikre kapılmadığınızı gösterecektir. Son olarak söylenenleri daha iyi ve tam olarak dinlemenizi sağlayacaktır. Özetlemek gerekirse kısa bir duraklama daha iyi anlamanıza ve daha doğru ve uygun yanıt vermenizi sağlayacaktır.

Soru sorun

Akıllı sorular sormak iyi bir görüşmeci için kaçınılmazdır. Eğer siz söyleneler üzerinden bir şeyleri varsayıyor ya da geri kalanı kendiliğinizden tamamlıyorsanız yanılma olasılığınız yüksektir. Bu yüzden ne demek istediğini açık açık sormak çoğu zaman çok daha iyi sonuçlar verecektir.

Burada sihirli bir sorudan bahsedeceğim: Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Bütün aksilikler hep sizin başınıza geliyorsa
Oca 26th, 2012 by savassakar

Hep işleriniz ters mi gidiyor? Nereye elinizi atsanız problem mi oluyor? Beklide iş yerinde sıkıntılı bir hafta geçirdiniz belkide trafik sıkışıklığında saatlerce beklemek zorunda kaldınız. Sizce bu şanssızlığınızı kırmanın bir yolu var mı?

Bence var. Ama öncelikle istemeniz şart çünkü işin sırrı sizde, kendi içinizde. Ya kendinizi tekmelersiniz ya da sırtınızı sıvazlarsınız seçim sizdedir. Ama öncelikle akıllı ve mantıklı bir şekilde yaşadıklarınızı ele almak zorundasınız;

1. adım problemi anlamanızdır. Problem nedir? Neyin yanlış olduğunun farkında mısınız? Yapılan en büyük hata yaşanan aksiliği kişini kendisi ile bütünleştirmesidir. “Benim yüzümden” ile başlayan cümleler kurmasıdır. Halbuki öncelikle problemi kendinden, başka şahıslardan ayırmanız gerekir. Örneğin yemeği yaktıysanız problem sizin yemeği yakmanız değil yemeğin yanmış olması olmalıdır. Problemi başkalarına yıkmak mazerettir ve bir çözüm getirmez. Problemin sebebin bulmaya odaklanmalı ve köklerine inmeye çalışmalısınız. İşte bu noktada beyniniz “zavallı ben, mağdur ben, hep benim başıma gelir ya da onların hatası” şeklinde düşünmeye çalışacaktır ama siz gerçekçi düşünmelisiniz. Şu sorular sormakta fayda var;

* Gerçek problem nedir?

* O konuda yeterince düşünmüş müydüm ve planlı hareket etmiş miydim?

* Acaba başka sıkıntılarımı eve taşıyor muyum?

* Hastalığım ya da arabamdaki bozukluk beni negatif düşündürtüyor olabilir mi?

* Sigara, alkol gibi enerjimi tüketen şeylerin etkisi var mı?

* Sakin, normal ve sağlıklı düşünebilmeme için ne gerekiyor?

* Nasıl sürekli sakin ve mantıklı kalabilirim? Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Hedefli Yaşamak
Ara 16th, 2011 by savassakar

Hayali bir yapılacaklar listesinin ötesinde sizin ihtiyaç, beklenti ve tutkularınıza yönelik bir hedefler listesi oluşturmanızın vakti geldi. Özellikle üniversitelerde konuk konuşmacı olarak katıldığım derslerde öğrenci arkadaşlarıma şöyle bir öneri getiriyorum;

Şimdi bir sonraki ay için kendinize bir hedef koyun. Ör Çocuk Esirgeme Kurumu için 300 YTL bulmak, 50 adet fidan dikmek, en az 3 kişiye yardımda bulunmak gibi faydalı hedefler olabileceği gibi Beyoğlu’nu kimseye değmeden 10 dakikada boydan boya geçmek, en az 3 kitap bitirmek gibi çeşitli hedefleri kendileri için belirlemelerini ve bunları gerçekleştirmelerini söylüyorum.

Hedeflerle yaşamayı ve hedeflere doğru yollardan başarıyla ulaşmayı ne kadar erken öğrenirlerse iş yaşamında o kadar çabuk başarılı olabileceklerini anlatmaya çalışıyorum.

Hatta zor hedeflerde konabilir; Başbakan ile tanışmak, bir turiste tavla öğretmek, 10 dakikada zor bir Sudoku’yu(sadece 16 sayı verilmiş) çözmek vb.

Böylelikle hem kendi kapasitelerini sınamış hem yapabilirliklerini zaman içinde geliştireceklerini fakat bunun için aynı zamanda kendileri ile ilgili ölçümlemeleri yapmaları gerektiğinin altını çizmeye çalışıyorum.

Kişisel gelişim hedefler koymak yukarıda bahsettiğim kadar kolay değil tabiî ki. Hem hedef koymak hem de o hedefi gerçekleştirmek zordur. Hedeflerinize erişmek için akıllı stratejiler üretmek zorunda kalırsınız ve hatta birden fazla alternatif stratejiye ihtiyacınız olur çoğu zaman.

Benim önerilerim şunlar olacak; Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Pozitif Motivasyon
Ara 13th, 2011 by savassakar

En iyi motivasyon kişinin kendisini motive etmesidir. Eğer birileri beni motive etsin yada moralimi düzeltsin diye bekliyorsanız biran önce kendi başınızın çaresine bakacak planınızı yapmaya başlamalısınız.

Hemen hemen herkes sırtının sıvazlanmasından hoşlanır. Başardığından yada yaptığının doğruluğundan emin olamayan biri için bu sıvazlama en büyük destekleme ve onaylamalardan biri olacaktır.

Çoğu insan kötü alışkanlıklarını “acıya” dönüştüğünde bırakır. Yaptıklarının kötü olduğunu bildikleri ve kendi kendilerine dırdır etmelerine rağmen o alışkanlıktan kurtulmak için yeterince acı çekmeyi beklerler. Suçluluk, şüphe, utanma ve kendini cezalandırma gib i işe yaramayan negatif davranışları kendilerine yapıştırırlar.

Aslında 10 kilo vermeyi kutlamak yerine aldıkları 1 kilonun derdine düşmeyi tercih ederler. Özetlemem gerekirse insanlar kendilerini döve döve motive etmeye çalışırlar.

Birde şöyle düşünmek lazım: Eğer sizde başkalarını aynı şekilde motive etmeye kalksanız ne kadar sonuç alırsınız?

Öncelikle “olabilirlikler” yaklaşımından hedeflerle düşünme yaklaşımına geçmeniz lazım. Kendi sırtınızı sıvazlayabileceğiniz ve kendi kendinizi cesaretlendirebileceğiniz şekilde bir düşünce tarzına geçmeniz gerekiyor.

Neyi yanlış yaptığınıza odaklanmaktansa neyi doğru yapabileceğinize odaklanmanız gerekir. İşte bu noktada pozitif bir bakış açısıyla olayları ve kendinizi değerlendirmeniz çok önemlidir.

Yapmak istediğiniz şeyleri yaptığınızda kendi kendinizi ödüllendirmeniz doğal düşünce tarzınız olmalı, kendinizi zorlayarak yaptığınız şeylerde değil. Kendinizi her adımda ödüllendirmek bir sonraki adım için cesaretlenmeniz ve ilerlemenizi kolaylaştırmanzı anlamına gelecektir.

Kendi kendinizi nasıl ödüllendireceksiniz?

  • Öncelikle belirli ödül seviyeleri belirleyin. Kararlılığınızı mutlaka değerlendirme kriteri olarak alın.
  • Ödülün kendiniz için anlamlı olması önemli. Bazen bir çift ayakkabı bazen bir kitap doğru olacaktır.
  • Şimdi bir şeyleri gerçekleştirdiğinizde kendinize belirlediğiniz ödülü alın. Yemek ödül değildir.
  • Küçük hediyeler küçük şeylerde büyük hediyeler büyük şeylerde olmalı.
  • Eğer sağlık, kilo gibi, hedeflerinize ulaştıysanız bunu kutlayın.
  • Kendinize dürüst olun. Ödülü almaya değil hedefi gerçekleştirmeye odaklanın.

Ödüller ne olabilir? Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Siz bu hataları yapıyor musunuz?
Ara 11th, 2011 by savassakar

Eğer bir şirkette yönetici olarak çalışıyorsanız yeni pazarlara girmek, iyi elemanları elde tutmak, yeni fikirleri hayata geçirmek gibi konularda zorlanıyor olabilirsiniz. Ve her şeyin ötesinde tüm bunlarla uğraşırken kendinizi yönetici olarak değil de sadece günlük problemleri çözerken bulursunuz.

Bir çok yönetici zamanının %80’nin gerçekleşen olaylara verdiği reaksiyonlarla geçirirken çoğu problemin tekrarlamamasını çoğu zaman sağlayamaz. Eğer bu söylediklerin size yabancı gelmiyorsa bazı hatalar yapıyorsunuz demektir;

  1. Şirketinizin geleceğine ilişkin planlarınızı ve vizyonunuzu çalışanlarınızın çok azı biliyor ya da sorulduğunda yanıtlayamıyorlarsa
  2. Her ne kadar müşterilerinizin ihtiyaçlarına göre bir misyonunuz olsa da bu amacınıza doğru ilerlediğinizi gösteren bir ölçüm yoksa
  3. Her ne kadar elinizdekiler değer kaybediyor, nakit akışınız kötüleşiyorsa da ısrarla kar ve karlılığınızı artırmaya çalışıyorsanız
  4. Çalışanlarınızla sektördeki iş değiştirme veya performans bilgilerine sahip olmadan ileri geri konuşuyorsanız
  5. Stratejinizi, performans ölçütlerinizi ve gerçek kaynak ihtiyaçlarınızı tanımlamak yerine çeşitli taktikler üreterek sıyrılma stratejileri geliştiriyorsanız
  6. Çalışanlarınızla mevcut durumunuzu irdelediğiniz düzenli, toplantılar yapmıyorsanız
  7. Eğitime bütçe ayırmanıza rağmen eğitimin başarısını ölçümleme zahmetine girmiyorsanız
  8. Firmanızın performansını rakiplerinizle ya da sektör dinamikleri ile değerlendirip artırmak yerine kafanızdan uydurduğunuz hedeflere odaklarsınız
  9. Çalışanlarınızın, tedarikçilerinizin ve müşterilerinizin sizi sevip sevmediklerini ve sizden memnun olup olmadıklarını ölçmüyorsanız
  10. Geleceğinize ilişkin anlamlı ve akıllı hedefler koyup onlara doğru aksiyon almıyorsanız hata yapıyorsunuz demektir.

Günlük operasyonel işler birçok yöneticinin ciddi anlamda zamanını yer. İyi bir yöneticinin bu durumu başarılı bir şekilde yöneterek bu durumdan kendini çıkarması ve gelir ve karlılığı artıracak anlamlı konulara odaklanması önemlidir.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar