Kategori arşivi: Anne-Baba-Cocuk

Çocuklarımız ve Reklamlar

unit18_bannerReklamlar iyidir. Ta ki sıkıcı, ne dediği anlaşılmayan, kandıran ya da rahatsız edici olmadıkları sürece. Zaten bu söylediğimde bazı reklamların başarılı bazılarının başarısız olmasını açıklıyor sanırım. Reklamları sevmemin bir diğer sebebi ise gerçekten zeki insanlarca tasarlanmış olması ve beğenildiğinde aslında zekanın ödüllendiriliyor olması. Fakat çocukların reklamlar karşısında çaresiz kaldıklarını düşünüyorum.

Okuduğum bir yazıda şöyle bir hikaye geçiyordu;

Annesi ile markette gezen 3 yaşındaki çocuk, temizlik malzemeleri bölümüne geldiklerinde Vimoxx ürünlerinin olduğu bir rafı göstererek şöyle demiş: “Anne neden Vimoxx almıyoruz?” Anne şaşkın bir şekilde okuma yazma bilmeyen çocuğunun bu isteğine şaşırıp kalmış.

Reklamcılar evimizin içine girerek savunmasız çocuklarımızın görüşlerini ve değerlerini etkiliyorlar kısacası. Üstelik benim çocuğuma olan zaafımı ve hassasiyetimi bilerek bunu kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar.

Üstelik reklamlar sürekli bir şeylerin satın alınmasını salık verdikleri için çocuklarımızda doğal olarak bir süre sonra “Bunu da alalım mı?” “Ben bunu istiyorum?” şeklinde sizi zorlamaya başlıyorlar.

“Eğer düşmanı defetmek istiyorsan onun şarkısını söyleyeceksin” diye çok sevdiğim bir söz var. Her ne kadar şu anda yapamıyorsam da(kızım 6 yaşında ve reklamlarda gördüğü her şeyi istiyor) sigara içmek gibi zararlı olduğunu bildiğimiz halde bırakamadığımız nadir şeylerden birisi TV’ler. Eğer bu konuda bazı prensipler getirebilirsek uzun vadede çok işe yarayacağından eminim. Reklamların amacı kolay kazanılmayan paralarımızı harcama konusunda bizi ikna etmek. Eğer onların bu konudaki taktiklerini çocuklarımıza anlatabilirsek verilen mesajların doğruluğunu daha iyi değerlendirebilir, reklamları daha doğru analiz edebilir ve gerektiğinde direnç gösterebilirler. Örneğin 1 tane alana diğeri bedava gibi bir kampanya gördüğünüzde aslında mevcut ürün fiyatlarının zaten şişirildiğini, sadece belirli bir grup ürünün bu uygulamaya tabi olduğunu vb. onlara anlatabiliriz.

Çocukluk döneminde televizyonda bir reklam görüp etkilendiğinde aslında o reklamdan ne anladığını, sonucunun ne olacağını beklediğini ona sorabilir, görüşlerimizi onunla paylaşabiliriz. Onlara gördükleri ve duydukları şeylerin her zaman doğru olmadığını, bazı küçük hilelerle gerçeklerin ilgi çekmek için saptırıldığını gösterebiliriz. Fakat bazı şeylerin size öyle gelmese de onlar için değerli ve önemli olabileceğini unutmamalısınız.

Aynı zamanda firmaların çalışanlarına ücret ödemek için ürünlerini satmaya çalıştıklarını, sizinde çalıştığınız yerdeki ürünleri başkalarına satarak elde edilen gelirle ona istediklerini alabildiğinizi anlatabilirsiniz.

Bazı reklamlarda kağıt mendilin ne kadar çok suyu emdiğini gösterirler. Çocuğunuzda bu tip örneklemeleri evde deneyecektir. Hatta demir taşıyan kağıt havlu vardı. Çocuğunuz bunun gerçek olduğunu görürse sevinecek ama aksi takdirde o markaya olan güvenini yitirecektir.

Eğer aldığınız oyuncakların kullanımı konusunda çocuklarınızla bir diyalog geliştirebilirseniz(muhtemelen 4 yaşından sonra) onların istedikleri her oyuncağın gerek parası gerekse kullanım süresi konusunda düşünmelerini ve seçici olmalarını sağlayabilirsiniz.

Yapılan her reklam hepimizin dikkatini bir yere çekmek için yapılıyor. Ve biz bir ürün denizinde yüzmeye çalışırken köpekbalığı ürünlerin saldırılarından hem kendimizi hem de çocuklarımızı korunmak zorundayız.

Paylaşın:

İyi bir ebeveyn olmak

n-MATT-GOOD-AND-FAMILY-large570İyi bir baba çocuğunun hayatındaki farklılığı yaratabilir. Bunu belirli bir disiplin içinde çocuğuna yardımcı ve destek olarak yapabilir. Bu işin ne sonu vardır nede çoğunlukla sonunda bir teşekkür. Fakat sonunda vatana millete ve tüm canlılar için hayırlı bir evlat çıkar ortaya.

Çoğumuz temel eğitimimizde anne ya da baba olmayı öğrenmedik. Böyle bir şey hayatımıza girmeye yaklaştığında ya da girdiğinde ya birilerinin önerileri ya da okuduklarımızla kendimizi eğitmeye çalıştık. Öğrendiklerimizle ebeveynlik görevlerimizi en iyi yapmayı amaçladık. Fakat hayat bu noktada da bize sihirli bir değnek sunmadı. Yine bir çok şeyin dengesini korumak, kendi kişiliğinde düzgün insanlar yetiştirmek için çok dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik. İyi bir ebeveyn olmanın kestirme yolu yok ama doğru şeyleri önceliklendirmenin ve iyi bir rol modeli olmanın yolları var

1. Stresinizi kendinize saklayın

Çocuklar yetişkin problemleri ile bunaltılmamalıdırlar. Zaten büyümek için yeterince şeyle uğraşmaktadırlar. Onları kendi sıkıntılarınızla değil onlar hakkında onlarla birlikte olarak değerlendirmelisiniz. Siz stresinizi atacak başka bir yol(spor vb.) bulabilirsiniz.

2. Örneklerle anlatın

Okumaya devam et

Paylaşın:

Çocuğun okuma alışkanlığını geliştirmek

kids-reading-books-1Yeni yürümeye başlayan çocuğunuzu kütüphaneye götürün. Neden mi? Kitapları sevsin diye. Çocuklar ne kadar çok kitap görürlerse ilgileri o kadar çok artacaktır. Kitaplara olan ilgilerinin artması ise daha fazla bilgi edinmelerini ve kendilerine daha fazla alternatifler yaratmalarını sağlayacaktır.

Çocuklar konuşmayı severler. Onlara hikayeler hakkında çeşitli sorular sorabilirsiniz, beğendikleri şeylerin resimlerini çizmelerini isteyebilirsiniz, beğendikleri karakterleri taklit ettirerek yani konuşturarak konuşma becerilerinin gelişmesini sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde okuma alışkanlığını böyle geliştirmeye başlamalısınız.

Çocuklar için erken dönemde yapabileceğiniz bazı şeylerle okuma veyazma becerilerini geliştirebilirsiniz. Bunlar Yazma Motivasyonu, Sözlük, Anlatım Becerisi, Yazım Farkındalığı, Harf Bilgisi ve Dinleme Farkındalığı

Bunlar neden önemli?

Bence çocuğunuzun okuma becerilerini geliştirmek onun gelecekte başarılı olması için çok önemli bir faktör. Gerçi okuma başarıyı garantilemesede artırdığı kesin.

Yazma Motivasyonu

Kitapladaki ilgi çekici yazı ve resimler çocuklarda nasıl okunacağı merakını artırıyor. Hep daha fazlasını istiyorlar. Bu konuda yapabilecekleriniz şunlar;

  • Çocuğunuz sizi okurken görmeli ve ona bunun ne kadar keyifli bir şey olduğunu göstermelisiniz.
  • Sizin istediğiniz değil kendi ilgisini çeken kitapları incelemesine izin vermelisiniz.
  • Resimli kitaplar çocukların ilgisini çeker.
  • Sürekli aynı kitabı okumak sizi sıkabilir ama çocuklar için onu kaç kere dinledikleri farketmeyebilir.
  • İyi bir okuma ortamı yaratmalısınız. TV’yi ve müziği kapaın, okuma olayını özel bir hale getirin.
  • Birbirinize sokulun. Çocuğunuz sıcak ve güvenli bir ortamda yapacağınız okuma aktivitesinde kendini güvende hissedecektir.
  • Her odanızda kitap olmalı ve dışarı çıkarkende yanınıza almalısınız.
  • Kısa aralıklarla okumakta iyidir. Zaman önemli değildir.

Sözlük

Sözlük herşeyin anlamının yazılı olduğu kitaptır. Çocuklar bir çok kelimeyi gördükleri resimlerden ya da duydukları şeylerden öğrenirler. Eğer bir kelimeyi daha önce doğru bir şekilde duymuşlarsa doğru bir şekilde okuyabilirler. Burada yapabilecekleriniz;

  • Kitapları hep beraber yüksek sesle okuyabilirsiniz. Anlaşılmayan kelimeleri açıklayarak tabiki.
  • Çocuğunuzun söylediği kelimeler ifarklı cümleler içinde kullanarak geliştirmeye çalışabilirsiniz.
  • Gündelik şeyleri çocukarınızla konuşmalısınız. “Bak bugün güneş ne kadar parlak” yada “Marketten ekmek aldığımız ekmeği doğrayıp sofraya koyalım” gibi.
  • Duygularınızı anlatın. Onunda duygularını ifade edebilmesini sağlayın. Duyguların ifade edildiği kitaplar alın.

Anlatım Becerisi

Anlatım becerisi, anlama ve anlatabilme becerisidir. Çocuklar bir şeyleri yada durumu açıklayabilmelidirler. Bu onların okuduklarını ya da neden okuyacaklarını anlamalarını sağlayacaktır. Yapabilecekleriniz;

  • Kitaplardaki rsimlere yada etrafınızdaki objelere isimler verin. İsim verme oyunu oynayın.
  • Renkler, sayılar vb. sıfatlar ile açıklama becerisini geliştirmeye çalışın.
  • Günlük işlerinizden bahsedin. Ne yaptığınızı yada ne düşündüğünüzü anlatın ona.
  • Aile fotoğraflarınıza beraber bakın. Onlara fotoğrafların çekildiği zaman neler yaptığınızı, nerede olduğunuzu anlatın. Onunda size anlattıklarınızı geri anlatmasını sağlamaya çalışın.
  • Çocuğunuzun öğrendiği şeyleri, şakaları anlatması konusunda cesaretlendirin.

Yazım Farkındalığı

Yazım farkındalığı öncelikle bir yerdeki yazıyı farketmek, bir kitabın nasıl tutulacağını, sayfalarının nasıl çevrileceğini ve kelimelerin nasıl takip eidleceğini bilmektir. Kelimelere bakın, onlar hakkında konuşun. Çevrenizde gördüğünüz her yazı hakkında konuşabilirsiniz.

Latin alfabesi ile yazılmış kitaplar soldan sağa doğru açılır, soldan sağa doğru ve yukarıdan aşağıya doğru okunur. Çocuklara sayfa çevirmeyi ve yazıyı takip etmeyi öğretebilirsiniz.

Okuduğunuz kelimeleri parmağınızla gösterek hem ilerleyiş yönünüzü gösterebilir, hemde harfler ve kelimelerle ilgili çocuğunuzun fotografik hafızasına bazı kayıtlar atabilirsiniz.

Harf Bilgisi

Her harfin birbirinden farklı olduğunun öğretilmesidir. Her harfin bir adı ve farklı okunuşu olduğunun anlaşılmasıdır.

  • Alfabe kitapları alabilirsiniz, alfabe ile ilgili şarkılar söyleyebilirsiniz.
  • Çocuğunuzun adının ilk harfini ona gösterebilir, onun beğendiği harflerle kelimeler kurabilirsiniz. Ama başlangıçta haflerin sırasını öğretmeye kalkışmamalısınız.
  • Çocuklar oynayarak daha iyi öğrenirler. Harfleri öğreten oyuncaklar alın.
  • Çevrenizdeki her objeyi baş harfini ele alarak açıklayabilirsiniz.

Dinleme farkındalığı

Kelimelerin söylenişi ile oynanacak oyunlar yada o söyleniş ile bir şeyler iyapma becerisidir. Kelimelerin söylenişini bilmek veya söylendiğinde anlamak okuma öncesinde çok faydalıdır. Kelimelerin söylenişini anlamak ya da onlar ıduymak harfler ve kelimeler arasındaki şifreyi çözmelerini sağlayacaktır.

  • Onlara şarkı söyleyin. Böylece kelimeleri farklı yollardan duyup öğrenebilsinler.
  • Şiir okuyun.
  • Kafiyeli şiirler okuyun ve bunlarla oyun oynayın. Kafiyeli şiirler uydurun beraberce.
  • Bu fikirleri okuduktan sonra “Zaten yapıyorum” ya da “Zaten düşünmüştüm” diyebilirsiniz. Fakat yeterki ileride “Bilmiyordum, kimse bana söylememişti” demeyin. Okumayı sevenlerle gelecek çok daha iyi bir yer olacak inşallah.
Paylaşın:

Çocuğunuz ile kıymetli zaman geçirme önerileri

parents-children-cooking1Kızımla beraber sürekli aktivite yapmaktan ve bu konuda yapacak şeylerin bitme ihtimaline karşı sağdan soldan derlediğim aktiviteleri sizlerle paylaşayım istedim. İnsanın çocuğu ile geçirdiği vakit kadar keyifli bir şey olmadığını öğrendim. Bu zamanı en iyi şekilde değerlendirebilmek için hem kitapları hem de interneti fırsat buldukça karıştırmaya çalışıyorum. Bunu yaparken hem ona keyifli anlar yaşatacak hemde belki bir şeyleri öğrenebilecekleri aktiviteleri seçmeye çalışıyorum;

1. Birlikte kitap okuyun – Okuduğunuz kitapla ilgili sorular sorun.

2. Beraber hikayeler uydurun – Yaratıcılık

3. Futbol oynayın – El, ayak, göz koordinasyonu

4. Beraber resim yapın – Göz-el koordinasyonu, yaratıcılık

5. Salona sandalyeler üzerine çarşaf atarak bir çadır yada kutulardan kale yapın – Yaratıcılık.

6. Yürüyüşe çıkın – Fiziksel gelişim

7. Parkta yada kumsalda piknik yapın – İletişim

8. Masa oyunları oynayın, satranç go vb. – Hafıza, yetenek geliştirme

9. Lunapark’a gidin – Fiziksel gelişim iletişim

10. Erken kalkın ve onlarla birlikte günü karşılayın – İletişim

11. Müzeye gidin – Eğitim, görsel gelişim

12. Odasını birlikte düzeltin, toplayın – .Sorumluluk

13. Saklambaç oynayın – Eğlence

Okumaya devam et

Paylaşın:

Her Çocuğun Çocuk Olmaya Hakkı Vardır

·         Her çocuğun içinden geldiği gibi davranmaya hakkı vardır

·         Her çocuğun kendi dünyasını keşfetmeye hakkı vardır

·         Her çocuğun kendi deneyimini yaşamaya hakkı vardır

·         Her çocuğun kendini ifade etmeye hakkı vardır

·         Her çocuğun hayata katılmaya hakkı vardır

·         Her çocuğun oyun oynamaya hakkı vardır

·         Her çocuğun hayal kurmaya hakkı vardır

Alıntı: Belgin Usanmaz’a teşekkürler

Paylaşın:

Anne ve Babalar için İpuçları

Hani bazı yazılar gelir epostanıza, bunu mutlaka paylaşmam gerekir deyip adres defterinizdeki herkese yönlendirirsiniz. İşte öyle bir yazı geldi bana. Tam eposta ile birkaç kişiye gönderecekken sizlerle paylaşmalıyım, bunları tüm anne-babalarla, anne-baba adayları okumalı diye düşündüm.

Bebek beklerken 20’ye yakın kitap alıp(ama aşağıda alıntıların yapıldığı kitabı almamışız), okuduk, internetten dünyada bu konudaki son gelişmeleri incelemeye, babalığa kendimi hazırlamaya çalıştım. Ve sağa sola çeşitli küçük notlar aldım. Aşağıdaki yazı benim aldığım notların neredeyse tamamını içeriyor.

  • Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin de yapmak istediğiniz şeylerdir.
  • Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan sevgi beklemeyin.
  • Merakı, girişimciliği ve birey olma güdüsünü engellemeyin. Merak bilginin, girişimcilik canlılığın bireysellik ise bilgeliğin kaynağıdır.
  • Çocuğu bir şeyler öğretmek için olduğu kadar, ondan bir şey öğrenmek içinde zaman harcayın.
  • İçten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır.
  • Hemen hiçbir şey, göründüğü kadar önemli değildir. Kızmadan önce bir kere daha düşünün.
  • Dövmek mi ? Asla yapmayın!
  • Bir çocuğu asla yemek için zorlamayın, açlık bu işi sizden daha iyi yapar.
  • Bir anne-babayı akıllı yapan, söyledikleri değil söylemedikleridir.
  • Kurallarınız varsa, nedenleriniz de olmalı. Bu nedenleri bilmek çocuğunuzun hakkıdır.
  • Çocuğunuzun arkadaşlarını, kendi arkadaşlarınız gibi sıcak karşılayın.
  • Çocuğunuz, hayallerinden ya da sırlarından birisini paylaşmak istiyorsa, size ne kadar değer verdiğini anlayın ve onu dinleyin.
  • Hatanızı çocuğunuza itiraf edemiyorsanız, zamanla güvenirliliğinizi kaybedersiniz.
  • Kucaklar çocukların oturması için yaratılmıştır. Çocukların büyük olması kuralları değiştirmez.
  • Çocuklarınıza verdiğiniz sözü mutlaka yerine getirin.
  • Bir çocuğun yaşamındaki tüm riskleri kaldırırsanız, o çocuğun yaşamındaki tüm canlılığı da kaldırmış olursunuz.
  • Soru sorduğunuzda cevabını mutlaka bekleyin
  • Konuşan bir çocuğun sözlerini tamamlamaya çalışmayın
  • Çocuğunuzla birlikte oynamak, onun için olduğu kadar sizin içinde önemlidir.
  • Her gün çocuğunuza övgüye değer bir şeyler bulun.
  • Çocuğunuzun dişlerini fırçalamasını istiyorsanız, dişlerinizi fırçalayın.
  • Çocuğunuzun anlattıkları ile dalga geçmeyin.
  • Çocuğunuza diğer yetişkinlerle ve diğer çocuklarla birlikte olmaya özendirin.
  • Büyükanneler ve büyükbabalar, çocukları şımartmak için yaratılmıştır, bırakın şımartsınlar.
  • Kimi zaman çocuğunuz için çok şey yapmaya çalışmak, az şey yapmaktan daha yıkıcıdır.
  • Çocuğunuza değer verdiğinizi, onunla birlikte olmayı tercih ettiğinizden daha güzel bir şey anlatamaz.
  • Çocuğunuz ile içten bir konuşma yapmak istiyorsanız, gözlerinizi gözlerinden ayırmayın.
  • Çocuklarınızı başkalarının yanında küçük düşürmeyin.
  • Sınırsız sevgiyi, sınırsız ihtimamla karıştırmayın. Kimi zaman çocukları yalnız bırakmak, daha olumlu sonuçlar doğurur.
  • Çocuklara özgü saldırganlığı soğuk kanlı karşılayın.
  • TV den uzak durun
  • Rahat anne-babaların yetiştirdiği çocuklar, büyük olasılıkla rahat olacaktır.
  • Her gece çocuğunuza iyi geceler öpücüğü verin.
  • Bir çocuğun bir işe katılmasını sağlamanın en basit yolu, ondan yardım istemektir.
  • Çocuğunuz size duyduğu öfke, sevginize duyduğu güvenin bir ifadesidir.
  • Kaba sözler, çocuğunuzun kalbini kırmakla kalmaz, ona kaba olmayı da öğretir.
  • Eğer ona bir şeyin, “onun için iyi” olduğunu söylüyorsanız, ondan hoşlanmayacağından emin olabilirsiniz.
  • Çocuklarınızın evi dağıtmasına izin verin, işleri bittiğinde toplamalarını sağlayın.
  • Güneşin batışını , gökkuşağını ve diğer doğa olaylarını birlikte izleyin.
  • Eşinizle tartıştığınızı yalanlamayın ancak çocuğunuza aranızdaki sorunu çözdüğünüzü gösterin.
  • Yersiz övgüler, gerçek övgülerin değerini azaltır.
  • Çocuğunuzun büyümesini beklemeyin. Yetişkin olmanın bir avantajı yok.
  • Bir ağacın varoluş nedenlerinden birisi de, insanların ona tırmana bilmesidir.
  • Çocuğunuz okumayı sökse de, siz ona yüksek sesle kitap okumaya devam edin.
  • Çocuklarınıza nasıl öğrenebileceklerini öğrettiyseniz, onlara hemen her şeyi öğretmişsiniz demektir.
  • Çocuklarınıza, siz olmadan nasıl ayakta durabileceklerini öğrettiyseniz, onları hayata hazırlamışsınız demektir.

Kaynak: Anne – Babaların Küçük El Kitabı Okumaları, Hatırlamaları ve Paylaşmaları İçin; Öneriler, Gözlemler ve Andaçlar – Buck Tilton

Paylaşın:

Hadi tekrar çocuk olalım!

cocukolÇocukken büyüklere hayranlık duyarken şimdi herşey tersine döndü. Çocukları hayranlıkla seyrediyorum ve eğer şansım olsaydı tekrar çocuk olurdum diyorum. Şimdi düşünün çocukluğunuzda yaptıklarınızı ve benimle geçmişe kısa bir seyahat yapın. Hala yapabileceklerimiz var;

1. Bir tekerlek içi bulup onu çevirerek koşmaya çalışabiliriz, yada tornet yapıp binebiliriz.

2. Saç fırçasını mikrofon yapıp ayna karşısında şarkılar söyleebiliriz.

3. Çimenlerde çıplak ayak gezebiliriz.

4. Yüksek sesle, bağıra bağıra şarkı söyleyebiliriz.

5. Yazdığımız yazıları gülen suratlarla süsleyebilir, renkli kalem ve kağıt, kokulu silgi kullanabiliriz.

6. Komik kitaplar okuyabiliriz.

7. Bisküvit’i çaya banarak yiyebiliriz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Çocuğunuza en güzel armağan

zeynep1Döner bant şeklinde eski tip ses kayıtlarında kaldı annemin ve babamın sesi. O bantları dinleyebilmek için çok araştırdım ama maalesef gerekli makineyi bulamadım. Fakat bu bana öyle bir ders olduki çocuğuma beni ileride hatırlaması için bir hediye bırakmayı kafaya taktım. Aşağıdaki soru listesini canlı olarak yanıtlayıp videoya çekeceğim. Belki sizlerin de ilgisini çeker. Siz ses kaydı yapabilir ya da yazabilirsiniz ama çocuklarınıza sizi anlatan bir şeyi mutlaka bırakmalısınız. Onların yanında olmasak bile, bize ihtiyaç duyduklarında bakabilecekleri, dinleyebilecekleri ve belki okuyabilecekleri bir şey.

GENEL

Tüm hayatınızı 3 kelime ile anlatmak isteseydiniz ne olurdu?

Hayatınızdaki en mutlu an nedir?

Hayatınızın en zor kısmı neydi?

Hayatınızın hangi bölümü sizi çok etkiledi?

ÇOCUKLUK

Erkek yada kız kardeş(ler)iniz var mıydı? Adları neydi?

Hangisi sizedaha yakındı?

Nerede doğdunuz ve ailenizi yaşamak için ne işle meşguldü?

Anne ve babanız nereli idi?

O zamanki yaşantınızı kısaca anlatınız.

Mahalleniz, köyünüz, kasabanız, sokağınız nasıldı?

Komşularınız ve onlarla ilişkileriniz nasıldı?

Çocukluğunuzda sizi mutlu eden yada üzen şeyler ne oldu?

Neler oynardınız? Neler yapardınız?

Haftasonları neler yapardınız?

Ailenizle tatillerde ne yapardınız?

Ne yer ne içerdiniz?

Okumaya devam et

Paylaşın:

Canım Kızım

Sadece bu sabah için, içimden ağlamak geldiği halde yüzünü gördüğümde gülümseyeceğim
Sadece bu sabah için, ne giymek istediğinin seçimini sana bırakacağım ve gülümseyerek ne kadar yakıştığını söyleyeceğim
Sadece bu sabah, çamaşırları yıkamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gideceğim
Bu sabah bulaşıkları lavaboda bırakıp bulmacanın nasıl çözüldüğünü bana öğretmeni izleyeceğim.
Öğleden sonra telefonun fişini çekip bilgisayarı kapatacağım ve arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracağım
Bu öğleden sonra dondurma arabası için çığlıklar attığında sana hiç kızmayacağım ve gelirse bir tane alacağım
Bu öğleden sonra büyüdüğünde ne olacağın hakkında hiç canımı sıkmayacağım.
Ya da seni ilgilendiren konularda ikinci bir düşünce üretmeyeceğim
Bu öğleden sonra kurabiye pişirirken bana yardım etmene izin vereceğim ve tepende dikilip düzeltmeye çalışmayacağım
Bu öğleden sonra Mc Donald’s a gideceğiz ve iki tane çocuk menusu isteyeceğiz ki, iki oyuncak alabilesin
Bu gece seni kollarımda tutacağım ve nasıl doğduğunu seni ne kadar çok sevdiğimi anlatacağım
Bu gece küvette suları sıçratmana izin vereceğim ve sana hiç kızmayacağım
Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup yıldızları saymana izin vereceğim
Bu gece yanına uzanıp en sevdiğim TV programlarını bir kenara bırakacağım
Bu gece sen dua ederken parmaklarımı saclarında dolaştırıp bana en büyük armağanı verdiği için Tanrıya şükredeceğim
Kayıp çocuklarını arayan anne ve babaları düşüneceğim
Yatak odaları yerine çocuklarının mezarlarını ziyaret edenleri ve hastane odalarında donuk bakışlarla, daha fazla içlerinde tutamadıkları çığlıklarıyla hasta çocuklarını seyreden anne babaları düşüneceğim
Ve bu gece yanağına iyi geceler öpücüğü kondurduğumda seni biraz daha sıkı ve biraz daha uzun tutacağım kollarımda
Tanrıya senin için teşekkür edip bize yalnızca bir gün daha vermesi için yakaracağım…..

Alıntıdır. Email ile geldi kaynağını bilmiyorum.

Paylaşın:

Koyunsak çoban lazım!

Hergün negatif ve kontrollü mesajlarla iç içe olan bir toplumda yaşıyoruz. Öğretmenlerimizin ve anne-babaların çocuklarımızı, gençleri cesaretlendirecek pozitif mesajlar vermeye odaklanmaları ve vurgulamaları gerekiyor. Şöyle bir baktığımda birçok kişinin çoban değilde koyun olduğunu görünce üzülüyorum.

Ne zaman öğretmen arkadaşlarımla konuşsam çocukların yaratıcı ve kritik karar verme mekanizmalarını geliştirecek ne tip eğitimlerin teşvik edildiğini sorarım. Sadece müfredat’a yapılan eklemelerle bu konuda ilerleme sağlanamayacağı konusunda hemfikir olduğumuz bir sohbet oluşur ama sonuç?

Çocuklarımız için en iyisini sınırsızca isteyebilirken, mevcut kurallar ve müfredatlar karşısında koyun gibi kalıyoruz. Eğer metaforik olarak koyun olduğumuzu kabul edersek o zaman çok iyi çobanlara ihtiyacımız var demektir. Ama şimdikiler gibi önceki çobandan üstün körü görevini devralmış, yeterki kaçmasınlar kimse bana kızmasın diye düşünen bir çoban değil. Çocuklarımıza yeni fırsatların kapısını açabilecek, onların kapasite ve yeteneklerini en iyi şekilde geliştirmeyi esas alan bir düşünce yapısına sahip çobanlara.

Düşünce tarzı çok önemli. 21. yüzyılın çocuklarının ihtiyaçları nelerdir? Bu çocukların gelecekteki hayatlarında başarılı olmaları için onlara nasıl eğitim vermeliyiz? diye mi sorulmalı yoksa “Çocukların bunları bunları bilmesi lazım diyerek geleceği umursamayan bir düşünce tarzına mı?

Ailelerin okullarda uygulanan yöntem, verilen eğitim müfredatı gibi konulara olan ilgileri çok önemlidir. Giden zamanı geri kazanmak mümkün değil. Bu yüzden çocuklarımızın en iyi şekilde eğitilmeleri için herkes elinden gelenin en iyisini yapmalıdır. Bunun alternatifi yoktur. Ancak ve ancak eğitimli bir kuşak gelecekte bu ülkeyi hak ettiği yaşam ve refah seviyesine ulaştırabilir.

İlber Ortaylı Son İmparatorluk Osmanlı kitabında “okuyan zümre ile okumayan zümreenin çatışması kaçınılmaz” diyor. Eğer bizler okuyan zümreyi ne kadar çok büyütebilirsek ki bence bunun temelinde eğitim yatıyor, bu savaşı kazanan tarafıda belirlemiş olabileceğiz.

Hayatı sadece bir kukla sahnesi gibi görmemek gerekiyor.

Sadece kukla yada kuklacı olunmamalı.

Akıllı olunmalı.

Bir şeyler yapılmalı.

Reblog this post [with Zemanta]
Paylaşın: