SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Bir kalite masalı
Eyl 11th, 2010 by savassakar

Bir zamanlar ülkenin birinde bir kral ve kraliçe yaşarmış ülkenin çeşitli yerlerinden gelen insanlar sorunlarını saraya taşırlarmış. Öyle gözükmekteymiş ki, kral ve kraliçenin çözdüğü her sorunun yerine bir yenisi peydah olmaktaymış. Kral ve kraliçe kendilerini ülkenin sorunlarına adamış olmalarına rağmen ne yazık ki sınırlı başarılar elde edebiliyorlarmış. Bunun üzerine hükümdar, ülkenin en bilge kişisini buldurmak için dört bir yana ulaklar salmış. Ülkenin en bilge kişisi sonunda bulunmuş ve saraya ulaştırılıp bir muhafız eşliğinde sarayın geniş koridorlarından geçerken civardaki salonları temizleyen hizmetkarların neşesi şarkılarını duymuş. Sonunda koca ahşap kapılar açılmış ve bilge ile muhafız taht odasına girmişler.

Bilge, “Kral ve Kraliçeyi selamlarım. Acaba sizlere nasıl hizmet edebilirim” diyerek söze girmiş. Kraliçe atılıp, “Ey bilge kişi! Ülkede sorunlar durmadan artıyor. Her çözdüğümüz soruna karşılık ise iki yeni dert çıkıyor. Acaba ne yapmalıyız” demiş.

Sorunlar mı? demiş yaşlı bilge. “Peki sürekli arttıklarını nereden biliyorsunuz?”. Kral atılıp “bir kayıt defteri tutuyoruz” demiş. Bunun üzerine bilge “Ne tür sorunlar var peki?” diye sormuş. Kral,  “Tarımdan finansmana, ekmek pişirmeden ayakkabı yapımına, ordudan tekstil üretimine her alanda dertlerimiz var” diye özetlemiş. “Sarayın içinden geçip gelirken büyüklüğü karşısında şaşkınlığa düştüm. Sarayınızın sayısız odası vardır, öyle değil mi?” diye sormuş bilge. “Düzinelerle” demiş Kraliçe. Ama bunun ne ilgisi var?

Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 2.5/5 (2 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İdarecilik Sanatı
Eyl 10th, 2010 by savassakar

Büyük Amerikan imalat fabrikalarından birinin yönetim kurulu üyeleri kâr ve zarar hesaplarını incelerken, fabrika müdürünün aylığına takılmışlar ve bunu bir hayli indirmenin iyi olacağını düşünmüşler. İçlerinden iki kişi seçerek fabrika müdürü denen bu adamın neler yaptığını bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmişler. İki kişilik heyet bir sabah sessizce fabrikaya gitmiş ve fabrika müdürünün odasına girmiş. Gördükleri manzara şu olmuş: Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Kazlar uçarken
Eyl 10th, 2010 by savassakar

Bu klasik hikayenin sitemde olmadığını farkedince koymak istedim. Bilim adamları, kazların V şeklinde bir grup düzeninde uçtuklarını tespit etmiş ve derinlemesine bir inceleme yapmış. Araştırmadan çıkan bazı sonuçlar, bize bir şeyleri hatırlatıyor.

Uçan her kuş, kanat çırptığında arkasındaki kuş için onu kaldıran bir hava akımı oluşturuyor. V şeklindeki formasyonla uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışlarındaki hava akımını kullanarak uçuş menzillerini %71 oranında uzatıyorlar. Yani tek başına gidebilecekleri yolu neredeyse ikiye katlıyorlar. Bir kaz, V grubundan çıktığı anda,  formasyonun akımı dışında kaldığından uçmakta güçlük çeker ve hemen formasyona geri döner. Başta giden kaz lideri yorulduğunda en arkaya geçiyor ve hemen arkasındaki liderliği ele alıyor. Read the rest of this entry »

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Kime güvenmeli?
Eyl 7th, 2010 by savassakar

Rubicon adında yeni bir diziyi izlemeye başladım ve çok beğendim. Özellikle senaryo açısından çok hoşuma gitti. Dizinin 4. bölümünde bir grup bürokratı “güvenilir” olduğuna ikna etmeye çalışan bir yöneticinin diyalogunu sizlerle paylaşmak istedim;

“Bu sabah evden çıkarken bu kravatı giydiğinizde belki eşiniz sizi kapının önünde durdurmuştur. Belki size bu kravatla ne kadar iyi göründüğünüzü söylemiştir, ne kadar yakışıklı olduğunuzu.

Şimdi, eminim karınızı seviyorsunuzdur ama yine de onun bu kravat hakkındaki yargısına güvenmemek için bir sürü nedeniniz olabilir. Belki önceden özel bir günde giydiğiniz için hatırlayıp seviyor olabilir, duygusal bir eşyadır ya da kravat koleksiyonunuzu biliyordur ve onun sevmediği kravatlardan birisini seçmediğiniz için mutlu olmuştur. Belki de sizin bugün biraz garip olduğunuzu hissetmiştir. Sizi biraz neşelendirmek istemiştir.

Şimdi, bir dakikalığına bizimle burada oturduğunuzu düşünün ve ben size kravatınızın ne kadar güzel olduğunu söylüyorum.

Aklınızda hemen bir düşünce oluşur. Beni tanımıyorsunuz. Aramızda kişisel bir şey yok. Sizinle bir giyim geçmişiz yok. Hiçbir duygusal eşyamız yok. Kimin yargısına güvenirsiniz?

Benim mi? Eşinizin mi?”

Biz çoğu zaman işimize geleni seçeriz ama işin doğrusu tarafsızı bulmak olmalı.

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
İş hayatı böyledir!
Eyl 7th, 2010 by savassakar

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar