Yeni bir ürün, servis ya da hizmetin duyurulması ve tanıtımına ilişkin rasgele yöntemler kullanmak yerine önceden iyi bir proje planı çıkarmak her zaman daha akıllıcadır. Aşağıda bu konuda kullanabileceğiniz bir şablon bulacaksınız. Bu şablonda yer alan maddelerin karşılıklarını doldurmanız veya o maddelere ilişkin gereken aksiyonları tanımlamanız bir şeyleri atlamamanız açısından çok önemlidir.
Tarih:
Proje Yöneticisi:
Proje Adı:
Proje Hedefi:
Proje Başlangıç Zamanı:
Beklenen bitim tarihi:
Bu tanıtıma dahil olacağını düşündüğünüz iç-dış birey ya da departmanlardan (biliyorsanız) kişilerin-firmaların isimleri:
Örneğin ;
- Ürün Geliştirme: Ali Kaptan
- Pazarlama:
- İmalat:
- Halkla İlişkiler:
- Reklam Ajansı: AAA Ajans
- Diğer:
Temel Bilgiler
Ürün ya da servisin en önemli 5 özelliğini yazınız:
1.
2.
3.
4.
5.
Müşteride en çok fayda yaratacak 5 özelliği yazınız:
1.
2.
3.
4.
5.
Ürün ve servisinizi 75 kelimeyi geçmeyecek bir şekilde açıklayınız :
Taktikler:
Devamını okumak için tıklayınız
Sadece mevcut hedef kitlenize, sizin ürünlerinizi alır diye düşündüğünüz kitleye yönelik çalışmalarla sınırlı kalırsanız büyümeniz sınırlı olacaktır. Eğer hedef kitlenizi değiştirecek akılcı bir yöntem, taktik bulursanız kazancınızda o oranda artacaktır. Yani futbolu sadece erkekler seyreder ya da yemek kadın işidir diye düşünerek oluşturulan stratejiler sığ bir düşüncenini ürünüdür. Bakın size açıklayayım;
Anneler günü, sadece bireyler değil aynı zamanda birçok kurum içinde pazarlama taktiklerinin değişmesi, kampanyalar yapılması açısından önemli bir gündür. Özellikle bir hafta öncesinde bir çok reklam panosunda, epostanızda Anneler Günü ile ilgili kampanyalara rastlarsınız. Bakın Japonlar ne yapmışlar?
Devamını okumak için tıklayınız
Ace Hardware adlı firma başlattığı bir çalışma ile müşterilerine istedikleri bahçe aletleri vb. donanıma hızlı ve kolay erişebilmelerini sağlayabileceklerini anlatmayı hedefledi.
Firma bu yeni mesajını vermek için Facebook üzerinde bir çalışma gerçekleştirdiler. Her ne kadar duvar yazıları ve yorumlar gibi klasik yöntemleri tercih etselerde akıllıca bir yol izlediler;
Taktik 1. Gençlere odaklandılar
Ace’in müşterileri genellikle 35-50 yaş aralığında idi. Facebook’un kullanıcılarının %63’ü ise 13-34 yaş aralığında idi. Kaynak:InsideFacebook.com. Yapılan banner çalışmaları bu gruba yönelik olarak hazırlandı.
Facebook kullanıcıların ilgi alanlarına göre reklam yayınlamakta. Bu yüzden özellikle hobiler ve TV’lerde insanların ilgisini çeken konularda anahtar kelimeler ile reklamların yayınlanmasını sağladılar.
Taktik 2. İnteraktif, eğlenceli ve yardımcı olanı tercih ettiler
Devamını okumak için tıklayınız
Web sitesi olup kendini ve sitesini geliştirmek isteyenler eminim bir çok yeni şeyi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu noktada sitesini ya da işini web üzerindne pazarlamak isteyenlere bildikleri ya da bilmedikleri bir kaç ipucu;
1. Artık duyma zamanı
Eskiden web sitesine ses dosyası koymak sitenin yüklenmesini zorlaştıracağı için kesinlikle
istenmezdi. Ama artık devir değişti. Sitenize koyacağınız belki ürünlerinizi anlatan ses dosyaları ya da mesajlar akılda kalıcılığı artırmaktadır. Bırakın siteniz konuşsun.
2. Gerçek gibisi yok
Sitenizde grafik ya da karikatür yerine gerçek insan resimleri ve sesleri kullanmaya çalışın.
3. İçeride tutmak
Arama motorların da üst sıralarda yer almak birinci öncelik idi. Şimdi ise siteye gireni dışarıya kaçırmamak önemli. Taktikleri belirlerken müşterinin sitede daha fazla kalmasını sağlamaya odaklanmak önemli.
4. Zincire katılmak
“Ben senin linkini siteme koyayım, sende benimkini sitene koy” mantığını tekrar düşünün. Sitenize gelen birini başka bir yere göndermek istiyor musunuz?
5. Şirketinizin sesi olsun!
Güzel bir ses, belki bir taiatro oyuncusuna şirketinizin sloganını okutun. Bu sesi ve mesajı gerek telefon bekletmelerinde gerekse web sitenizde kullanarak akılda kalmasını sağlayın.
Devamını okumak için tıklayınız
2.GÜN : 18.12.2009
Konuşmacı : Nazan SOMER
Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı
Görüşleri :Markalara Enerji Veren Marka
SOMER, Pazarda yeni bir kategori yaratmak ve böylece tüketicinin zihninde ilk sıraya yerleşmek güçlü bir marka yaratmanın ilk adımı ve buna en iyi örnek 1991 yılında Yapı Kredi Worlcard ‘dır diyerek sunumuna başladı. Dinleyiciler ilk markalı kartın 1991 yılında kullanıma geçtiği yönündeki bilgilerini tazelerken, konuşmacı o dönemlerde Türkiye’nin kredi kartına geçiş öyküsünü başarılı bir sunumla katılımcılara aktarmaya çalıştı. Her markanın olduğu gibi Worldcard’ın da 2002 yılında bir dönüm noktasından geçtiğini vurgulayan konuşmacı, taksit yapan, puan kazandıran ve harcatan sadakat programlarını barındıran yeni bir iş modeli geliştirerek Worldcardı piyasaya sunduklarını, aldıkları ilk tepkileri dinleyicilerle paylaştı.
Yeni iş modelinin Perakendeciler ve Bankacılar için ilk ortak platform olduğunu ve müşterilerin satış noktalarında yakalayacakları avantajlar ile çok yönlü bir kazanç zincirinin kurulduğunu vurgulayan konuşmacı, yeni ürün lansmanın marka renginden, sembolunden lisanına kadar marka bilinirliliğinin sağlanmasında hangi aşamalardan geçtiğini dinleyicilerle samimi bir dille paylaştı.
İş sistemi ve modeli değiştiği, farklılaştığı zaman eski marka geri de kalmamalı , yeni ürün ana markayı üst bir noktaya taşımalı ve bu yönde cesaretli kararlar alınmalı diyen SOMER, “Yeni bir şey yapıyorsanız mutlaka geleneksel bakış açısından kurtulmak gerektiği” mesajını katılımcılara verdi. 2003 yılında Vaadaa’nın doğuş serüvenin taşıdığı bu özelliklerle bugün ki noktaya geldiğini vurguladı.
Devamını okumak için tıklayınız