SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Aman sakın başka projelere destek vermeyin
Oca 29th, 2012 by savassakar

Çoğu zaman projelerimize adam bulmakta zorlanırız. Ya zaten işleri başlarından aşkındır ya a yöneticilerinin sizinle çalışacak olan tüm potansiyel elemanlara verecekleri işleri her zaman vardır. Siz bu yüzen iyi eleman bulamaz ve sorumluluğunuzdaki projeyi düşe kalka gerçekleştirmeye çalışırsınız.

Zamanla üstlendiğiniz projelere diğer birimlerin yeterince destek vermediklerini yada iyi elemanlarını vermeyeceklerini, verseler de o elemanların sizin projenizle istediğiniz gibi meşgul olmayacaklarını düşünmeye başlarsınız. Fakat her halukarda bu kaynaklarla elinizdeki projeyi başarıyla tamamlamak için uğraşırsınız.

Yukarıdaki paragrafı hem verdiğim eğitimlerde defalarca tekrarladım hem de duydum. Bu yaklaşım kişileri kurum içinde bir çok işine uygun gizli kaynak olduğuna fakat görünmeyen bir gücün ya da kişinin bu kaynakları kendisinden uzaklaştırdığına ilişkin paranoyak bir düşünceye dönüşür. Proje yöneticisi şirket içinde bir kumpasta kaldığını düşünerek, komplo teorilerini düşünmeye ve bir süre sonrada kendini onlara inandırmaya başlar.

İşte bu noktada size kaynak ayırmayan birimler “kaynak oburluğu” yaparak kendi işlerinin önceliğini birinci sıraya yükseltmekte, o anda gereksiz bile olsa gerekli kaynakları size aktarmamaktadırlar. Birde sizin gibi diğer projelerin yöneticileri kendi projelerinin en önemli ve öncelikli olduğunu düşündükleri için ellerindeki kaynakları tutmaya ve paylaşmamaya çalışırlar. Buna “proje kaynağı oburluğu” diyebiliriz.

Eğer organizasyonda projelerde kaynak kullanımı konusunda bir politika yada portföy yönetimi gibi uzmanlaşma sağlanamamışsa proje yöneticisi “oburlukla” karşılaşmak zorunda kalacaktır. Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Siz bu hataları yapıyor musunuz?
Ara 11th, 2011 by savassakar

Eğer bir şirkette yönetici olarak çalışıyorsanız yeni pazarlara girmek, iyi elemanları elde tutmak, yeni fikirleri hayata geçirmek gibi konularda zorlanıyor olabilirsiniz. Ve her şeyin ötesinde tüm bunlarla uğraşırken kendinizi yönetici olarak değil de sadece günlük problemleri çözerken bulursunuz.

Bir çok yönetici zamanının %80’nin gerçekleşen olaylara verdiği reaksiyonlarla geçirirken çoğu problemin tekrarlamamasını çoğu zaman sağlayamaz. Eğer bu söylediklerin size yabancı gelmiyorsa bazı hatalar yapıyorsunuz demektir;

  1. Şirketinizin geleceğine ilişkin planlarınızı ve vizyonunuzu çalışanlarınızın çok azı biliyor ya da sorulduğunda yanıtlayamıyorlarsa
  2. Her ne kadar müşterilerinizin ihtiyaçlarına göre bir misyonunuz olsa da bu amacınıza doğru ilerlediğinizi gösteren bir ölçüm yoksa
  3. Her ne kadar elinizdekiler değer kaybediyor, nakit akışınız kötüleşiyorsa da ısrarla kar ve karlılığınızı artırmaya çalışıyorsanız
  4. Çalışanlarınızla sektördeki iş değiştirme veya performans bilgilerine sahip olmadan ileri geri konuşuyorsanız
  5. Stratejinizi, performans ölçütlerinizi ve gerçek kaynak ihtiyaçlarınızı tanımlamak yerine çeşitli taktikler üreterek sıyrılma stratejileri geliştiriyorsanız
  6. Çalışanlarınızla mevcut durumunuzu irdelediğiniz düzenli, toplantılar yapmıyorsanız
  7. Eğitime bütçe ayırmanıza rağmen eğitimin başarısını ölçümleme zahmetine girmiyorsanız
  8. Firmanızın performansını rakiplerinizle ya da sektör dinamikleri ile değerlendirip artırmak yerine kafanızdan uydurduğunuz hedeflere odaklarsınız
  9. Çalışanlarınızın, tedarikçilerinizin ve müşterilerinizin sizi sevip sevmediklerini ve sizden memnun olup olmadıklarını ölçmüyorsanız
  10. Geleceğinize ilişkin anlamlı ve akıllı hedefler koyup onlara doğru aksiyon almıyorsanız hata yapıyorsunuz demektir.

Günlük operasyonel işler birçok yöneticinin ciddi anlamda zamanını yer. İyi bir yöneticinin bu durumu başarılı bir şekilde yöneterek bu durumdan kendini çıkarması ve gelir ve karlılığı artıracak anlamlı konulara odaklanması önemlidir.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Herkes kendi sorularına sahiptir!
Ara 3rd, 2011 by savassakar

Gerek işyerinde, gerekse projelerde iletişim gibi anlamak ve anlaşılmakta çok önemlidir. Benin eşimle ve birlikte çalıştığım insanlarla yaşadığım bir sıkıntı bu yazının ana konusu oldu. Soru sormak dediğimde genel olarak merak ettiğimiz, öğrenmek istediğimiz bir konuda karşımızdakine yönelttiğimiz sözleri kastediyorum. Örnek vermek gerekirse bir ders esnasında anlamadığınız bir şey olduğunda soru sorarsınız. Ve sizin dışınızdaki kişilerinde farklı konuları anlamadığını ve o konularda sorular sorduklarını görürsünüz.

İşte bu herkesin kendi sorusuna sahip olması konusu özellikle son dönemde dikkatimi çekmeye başladı. Eğer olaylara yaklaşımınız ya da bakış açınız diğerlerinden farklıysa bilmek istedikleriniz ve buna bağlı olarak ta sorularınızda farklılaşıyor.

Örneğin bir arkadaşımla buluşup yemek yemişiz, havadan sudan konuşmuşuz. Eve geldiğimde eşim “neler konuştunuz?” diyerek ilk sorusuna başlıyor. Daha sonra kendi merak ettiği konuları benim sorup öğrenip öğrenmediğimi bana sorular sorarak öğrenmeye çalışıyor. Ve diyalog şöyle gelişiyor;

“Eşi okulu bırakmış mı?” “Bilmiyorum, sormadım”

“Tatile ne zaman çıkacaklarmış?” “Bilmiyorum, sormadım”

“Çocuklarının bakıcısı izne çıkmış mı?” “Bilmiyorum, sormadım” …

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Birazcık anarşi öldürmez!
Kas 14th, 2011 by savassakar

Eğer elit bir takımı yönetiyorsanız yaklaşımınızı değiştirmeniz gerekir. Bir takımın, ekibin ustası kimdir? Diyelim ki ekibinizin dünyayı değiştirmek gibi büyük bir hedefi olsun. Büyük değişiklikler, büyük hedefler, hiç kimsenin yapmadığı şeyleri yapacak olsunlar. Bundan yaklaşık 10 yıl öncesine giderseniz Türkiye’nin 3 büyük bankasının(İş, Garanti, YKB) internet şubeleri açarak banka kullanım alışkanlıklarını değiştirmek için adım attıklarını görürsünüz. Yine o dönem Turk.Net büyük bir kırtasiye mağazası(Spektrum) ile ilk e-ticareti başlatmıştı. Bunlar gidişatı kıran, değiştiren şeylerdi. Ve bu projeleri gerçekleştirenler gerçek superstar’lardı, gerçek başarının sahipleriydiler.

Ama artık firmalar böyle  ekipler kurmuyorlar. Çünkü hem yeni bir şeyler yaparak riske girmektense başarılı olmuş modelleri tercih ediyorlar hem de böyle ekiplerde yer alan kişilerin egoları ile sürekli ayaktaki gerilim ve tansiyonu yönetmekten kaçınıyorlar. Artık önemli olan uygun olanı, deneyimli olanı ve diğerleri ile uyumlu olarak çalışacak olanı seçmek. Belki her proje böyle süper ekibe ihtiyaç duymaz ama her şirketin bence böyle özel projeleri vardır ve özel ekibe ihtiyaç duyar.

O halde ekip çalışmasına bakış açımızdaki değişiklik ne olacak? Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Proje adımları: Boğaziçi Köprüsü
Kas 11th, 2011 by savassakar

Avrupa’yı Asya’ya bağlayan “1. Boğaziçi Köprüsü”nün temeli Beylerbeyi ayakları şantiyesinde; 20 Şubat 1970’de törenle atıldı. Kabataş ve Kadıköy’den kalkan 2 adet şehirhatları vapuru, davetlileri tören alanına getirdi. 21 pare top atışıyla çalışmalar başladı.

20 Şubat 1970: Temel atma töreni (Beylerbeyi)

Mart 1970’de Ortaköy ayaklarının kazısı başladı. Hemen ardından da Beylerbeyi ayaklarının kazısı başladı.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar