Kategori arşivi: Stres

Şirket İçi Bizans Oyunlarından Uzak Durun

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Küçük, büyük şirket fark etmeksizin her yerde Bizans Oyunları ile karşılaşırsınız. Sizin bu oyunları iyi oynamanız değil şirketinizi iyi anlayıp kariyerinizde doğru yolları seçerek ilerlemeniz önemlidir.  

Bu oyunlara gelmemek ve insanları tuzağa düşürmemeniz gerekir. Bu oyunlarla kariyerine yükselenler olduğunu görebilir veya düşünebilirsiniz. İtibarınızı kaybetmeden, kariyerinizde ilerleyebilmek için dikkat etmeniz gerekenler şunlardır;

  • Bir iş arkadaşınızın yüzüne karşı söyleyemeceğiniz hiç bir şeyi başkalarına söylemeyin. Birilerini arkasından eleştirmek ya da onun hakkında dedikodu yapmak sizin itibarınızı zedeler.
  • Şirket içi dedikoduları gerçek ve balon olanlar olarak ayırabilmeniz gerekir. Her hangi bir söylentiye istinaden anında harekete geçmeyin. Teyit etmeye, gerçekliğini netleştirmeye çalışın.
  • Tüm iş arkadaşlarınızla çok iyi iletişim kurun. Onlara vakit ayırın ve dinleyin. Şirket içi güçlü birliktelikler ve arkadaşlıklar her zaman iyidir. Onlara destek olun, pozitif yaklaşın.
  • Şirket içi yazılı ve yazılı olmayan kuralları öğrenin ve uygulayın. Her şey prosedürlerde yer almayabilir. Şirketin alışkanlıkları ve beklentileri doğrultusunda davranmanız gerekir. Düzeni bozmakla düzeni değiştirmeyi birbirine karıştırmayın.
  • Birlikte çalıştığınız kişileri anlamaya ve tanımaya çalışın. İşlere yaklaşım tarzları ve tepkilerini gözlemleyin, nasıl iletişim kurmaktan hoşlandıklarını ve beklentilerini öğrenin. Sadece tanıdığınız insanları yönetebileceğinizi unutmayın.
  • Küçük sıkıntı veya problemler istenmedik boyutlara ulaşabilirler. Problemler ya da sıkıntı durumunda işi çözümleyecek sakin duruma gelene kadar bekleyin. Fevri davranmayın, araştırmadan ve durumu iyice anlamadan aksiyona geçmeyin. Duygusal ve mantıksal karar dengenizi sağlamaya çalışın. Herkesin size iyi davranmasını ya da herkesin yakın arkadaşınız olmasını beklemeyin, bir arada çalışmak zorunda olduğunuzu unutmayın.
  • Her şirketin kendine has bir kültürü olduğunu unutmayın. Geçmiş deneyimleriniz size yol göstersin ama bunu çalıştığınız yeri kötülemek için kullanmayın. Her zaman arkadaşça yaklaşın, az ve öz konuşarak işleriniz halletmeye çalışın.

>—————————————————————————————-<

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Sipariş formu

Diğer sipariş yöntemleri: LinkedinFacebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda; Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Paylaşın:

Zor Zamanlarda Proje Ekibini Yönetmek

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Şirketler zor dönemler yaşayabilirler. İşten çıkarmalar, organizasyonel değişimler başlar. Öte taraftan gerek rekabet gerekse stratejik hedefleri tutturabilmek için projeler gerçekleştirmeleri gerekir. Böyle dönemlerde çalışanlar geleceklerinden kuşku duymaya başlarlar, motivasyon kaybı performans düşüklüklerini getirir. Bu tip dönemlerde Proje yöneticileri neler yapmalıdırlar?

Önce kendi oksijen maskeni tak – Proje ekibinizi sizin desteklemeniz gerektiğini unutmayın. Öncelikle kendi stres ve kaygılarınızı anlamalı ve yönetmelisiniz. Duygularınızı anlamaya çalışın. İçinde bulunulan durumu ve duygularınızı anladıkça kendi değer ve inançlarınız doğrultusunda daha doğru kararlar verdiğinizi göreceksiniz. Aynı durumda siz olsaydınız ne beklerdiniz? Sizin için ne önemli olurdu? Empati kurmaya çalışın.

Belirsizliği kabullenin – Çalışanlar siyasi gelecekten, şirketin ve kendilerinin geleceğinden şüphe duyuyor olabilirler.  Bu düşünceleri inkar etmeyin, gerçek olduklarını kabullenin. Çalışanların önceki dönemlerde gösterdikleri performansı göstermelerini beklemeyin ya da göstermediklerinde şaşırmayın. Geçmiş ile mevcut dönemde aynı performansı sergilemeleri için zorlamak doğru olmayacaktır. Çalışanlar görmezden gelindiklerini düşüneceklerdir. Probleme, yaşanan sıkıntılara odaklanın. Kaotik ve öngörülemeyen bir dönemde olduğunuzu kabullenin. Negatif düşüncelerinizi yansıtmayın, kendinizi kısır döngüye sokmayın. Diğerlerinin duygularını kabullenerek bir ekip olarak ne yapılabileceğinin peşine düşün.

Olumlu düşünmeyi cesaretlendirin – Ekibinizin stresi kabullenmelerini ve bunun normal olduğunu anlatın. Aynı stres altında başarılı iş çıkaranları ve performans sergileyenleri göstermeye çalışın. Stresten kaçmanın ya da negatif düşünceleri büyütmenin yarardan çok zarar getireceğini açıklamaya çalışın. Sizinde stresiniz yüksek olacaktır, ekibinizle paylaşın. Geçmiş deneyimleriniz ve üstesinden geldiğiniz durumları anlatarak, yalnız olmadıklarını gösterin.

Ne istediklerini sorun – Ekibinizle teke tek görüşmeler yapın ve neler olup bittiğini anlatın. Onların yerine kendinizi koymalı, ne düşündüklerini ve hissettiklerini doğru bir şekilde anlamalısınız. Ekibiniz onları anladığınızı düşünürse problemi çözmenin bir parçası olup destek vereceklerdir. Hep beraber neler yapabiliriz diye düşünmeli, yapacakları işlerde onlara destek olacağınızı göstermelisiniz. Örneğin dikkatlerini dağıtan belirli unsurlardan onları kurtarabilir, iş önceliklerini değiştirebilir, belirli konularda esneklikler sağlayabilirsiniz.

Yapılana odaklanın ve kontrol edin – Yapılacak işleri daha küçük parçalara ayırmak, kısa süreler içerisinde başarı hissi yaratabilir. Ekibin kendi çalışma sürelerini ayarlamalarına izin verilebilir. Sadece yapılacak olana odaklanarak kontrol etmek, yapılmayanları gündem etmemek stresi azaltacaktır.

Ekip için neyin önemli olup olmadığını onlara sorarak öğrenebilirsiniz. İçinde bulunulan sıkıntılı durumda hep beraber ya da birbirinize nasıl davranılması gerektiğini belirleyebilirsiniz. Birbirine anlayış gösteren ve saygıyla yaklaşan bir ekip başarılı olmak için elinden geleni yapıyor demektir. Ortak bir amaç için ekibin birleşmesi ve davranması çok önemlidir.

Rol model olun – Uyku, spor ve iyi beslenme stres ile mücadele için önemlidir. Ekibiniz için örnek olmalı, kendilerine bakmaları için cesaretlendirmelisiniz. Geceleri e-posta atmayın ya da çalışanınızın telefonunu yatak odasına götürmemesini isteyin. Molalarınızda dedikodu yapmak yerine yürüyüşe çıkın. Bunları emir şeklinde değil tavsiye şeklinde yapın.  

Unutmayın;

  • Belirsizlik durumunda stres normalidir.
  • Ekibinizin kendi işleri üzerindeki kontrolünü artırın.
  • Ekibinize kendilerine bakmaları (uyku, spor vb.) konusunda cesaretlendirin
  • Kendi kaygı ve çekincelerinizi görmezden gelmeyin
  • Ekibinizin duygularını görmezden gelmeyin.
  • Belirsizliğin işlerin başarılamaması için bir mazeret olabileceğini bilin.

>—————————————————————————————-<

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Sipariş formu

Diğer sipariş yöntemleri: LinkedinFacebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda; Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Paylaşın:

Gözünüzün yemediği problemlerle baş etmek

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bazı problemlerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsanız korkmanız kaçınılmazdır. Bu sebeple bu tip problemlerle sizi yüz yüze getirecek şeylerden kaçarsınız. O halde gerçekten korkutucu problemlerle nasıl uğraşılmalı?

Birilerine bir şey söylemeye hiç çekindiğiniz olur mu? Problemlere karşı tahammülsüz ve ters yaklaştıkları için sizin sessiz kalmanıza ve hatta yalan söylemenize sebep olanlar var mı çevrenizde? Hatta bir şeyler sorduğunuzda sizi bilgisiz ve yetersiz olarak değerlendirecekleri korkusuyla bir şeyler sormaya çekindiğiniz kimseler var mı?

Bu tip insanların yarattığı sonuçlar bellidir: sessizlik yada kişinin kendi kafasına göre davranması. Çünkü bazen işi yapmanın stresi onunla ilgili şeyleri dile getirme stresinden daha azdır. Sonuçlarına katlanmak bile daha az üzücü olabilir.

Zor bir problemle karşılaştığınızda bunun nedenlerini sorgulamak ve problemi ilgili kişiye iletebilmeniz problemin çözümü için en gerekli şeydir. Bunun içinde tüm olumsuzluklara rağmen beyninizi kullanarak bir çözüm bulabilmeniz gerekir.

Öncelikle size karşı olan olumsuz tavırların “beyninizi kapattığını” ve sizi strese soktuklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden öncelikle bu duruma gelip gelmediğiniz konusundaki belirli sinyalleri anlayabiliyor olmanız gerekir ;

  • Birdenbire terliyor yada üşüyorsanız
  • Elinizin içi birden çok sıcaklaşıyor yada soğuyorsa
  • Kaslarınızda gerginlik hissediyorsanız
  • Kalp atışlarınızı hızlanıyorsa
  • Çok sık acıkıyor yada mideniz bulanıyorsa
  • Erken kalkıp, geceleri uykusuzlık çekiyor, gün içinde kestirme ihtiyacı duyuyorsanız
  • Yeterki beni dinleyen olsun diye herkesle konuşmaya çalışıyorsanız
  • Yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsanız sıkıntılar başlamış demektir.

Öncelikle yapmanız gerekenler;

  • Kendinize güvenli ve rahat bir yer bulun
  • Derin nefes alıp verin
  • İstediğiniz zaman durabileceğinizi kendinize söyleyin
  • Zor olacak olası konuşmayı hayal edin ve neyi nasıl söyleyebileceğinizi düşünün
  • Her defasında sizin karşınızdakinin tavrına göre vereceğiniz cevapların geliştiğini göreceksiniz. Bu yüzden gerekiyorsa bu konuşmayı öncebir iş arkadaşınızla yapın.

Konuşmayarak ya da sormayarak bir yere varamayacaksınız. Sadece nasıl konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekir ya da oradan uzaklaşmanız.

Karşınızdakini tavrı sizi gerçekten olumsuz etkiliyorsa vesiz elinizden gelen her şeyi yaparak iletişim kanalını sağlıklı bir hale getiremiyorsanız “neden hala orada olduğunuzu” düşünmeye başlamalısınız. Eğer mazoşist değilseniz ve azda olsa özgüveniniz varsa kendinize daha doğru bir yol çizmek için bir an önce kolları sıvamanız gerekir.

Paylaşın:

Kaygılarımızı yönetmek elimizde

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

concernBir zamanlar geçmiş ve gelecek ile ilgili ciddi kaygılarım vardı. Bir şeyler kötü gittiğinde kaygılanırdım, bir şeylerin kötü gideceğini düşündüğümde de. Ama zaman içerisinde hem yakınlarımı kaybettiğimde hem de sağlığımla ilgili problemler yaşadığımda farkettimki kaygılanmanın hiç bir faydası olmuyor.

Sizek üçük bir test önereceğim: Şimdi kaygı duyduğunuz şeyleri bir kağıda yazın. Bir ay sonra bu kağıdı okuyun. Eminim çok güleceksiniz.

Kaygılanarak yaptığımız tek şey: ortada hiç bir sebep yok iken fiziksel ve ruhsal yaşantımızı sıkıntıya sokmaktır.

Şu iki konuda anlaşalım;

1- Geçmiş geçmişte kalmıştır ve değiştirilemez.

2- Geleceği bilemezsiniz.

Şu anı yaşamak dururken olup olmadık şeyleri kafaya taktığınızda bu negatif enerjinin sizi ne kadar yıprattığını biliyor musunuz? Eğer problemlere doğru noktadan doğru şekilde yaklaşırsanız anlamlı adımlar atabileceğinizi biliyor musunuz? Ya da farkında mısınız? Aslında geleceği göremesenizde kendiniz inşa edersiniz. Ve eğer siz elinizden geleni yaparsanız hayatta sizi gerektiği gibi ödüllendirecektir. Kaygı hiç bir zaman ödüllendirilmez.

Lisedeyken üniversiteyi kazanacak mıyım diye, üniversitedeyken iş bulacak mıyım diye, bekarken evlenebilecek miyim diye ve daha saymayacağım onlarca şey için kaygılandım durdum. Hala eğer evden vaktinde çıkmazsam trafiğe takılırım gibisinden kaygıları yaşamıyor değilim. Eski kaygılarım belirsizliğin getirdikleriydi şimdi ise tecrübenin getirdiği kaygılar var. Artık zamanın kıymetini iyi bildiğim için bana zaman kaybettirecek her konuda kaygı duyuyorum ama korktuğumun başıma gelmemesi içinde elimden geleni yapıyorum. (Her ne kadar bazen eşimi kızdırsamda:)

Kaygılarım eskisine göre kılıf ve nitelik değiştirdi ve hatta arttı ama onlarla başetme kabiliyetim gelişti. Artık mutlaka bardağın dolu tarafı ile başlıyorum. “Her zaman iyi ol” prensibi ile pozitif yapabileceklerimi birinci öncelikli olarak değerlendiriyorum. Eğer bu şekilde problemin üstesinden gelebilirsem kendimi “çok” başarılı hissediyorum.

Kaygıları yok saymak problemleri ortadan kaldırmadığı için “görmezden gelmek” ya da “geçiştirmek” işe yaramıyor. Eğer problemin kafanızda patinaj yapan tarafını bir kenara bırakıp başka tarafından yakalarsanız mutlaka bir çözüme ulaşıyorsunuz.

Çözdüğünüz problemleri nasıl çözdüğünüzü ve nasıl bir düşünce ile yaklaştığınızı daha sonrasında analiz edin ve hatta yazın. Nasıl doğru kararları erip, doğru şekilde işi çözümlediğinizi iyice irdeleyin.

Yaşadığımız hayatta izlediğimiz yolları belediyeler yapmıyor ki çukur ve engebelere kızalım. Eğer kızmaya devam ederseniz hiç bitmeyecek unutmayın. Önemli olan hangi kasiste ne kadar yavaşlayıp nasıl geçeceğiniz, hangi çukuru erkenden farkedip önlemi alacağınızıdır. Eğer böyle yaparsanız hayatı kendiniz ve çevrenizdekiler için kolaylaştırmış olursunuz.

Kaygılanmayı bırakırsanız daha uzun ve mutlu yaşayacaksınız. Hatta daha verimli olacaksınız çünkü problemleri ayağınıza bağ etmeyecek, çabucak çözebileceksiniz. Etrafınıza yayacağınız pozitif enerji ile çevrenizdede olumlu etkiler yaratabileceksiniz.

Paylaşın:

Depresif olma üzerine

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Diyelimki işler yolunda gitmiyor. Seçimler yaklaşırken istediğiniz partinin kazanamayacağını düşünüyorsunuz, işyerindeki gelişmeler kariyeriniz açısından olumlu değil, havalar bir sıcak bir soğuk, vakit ayıramadığınız arkadaşlarınızla aranız limoni gibi yolunda gitmeyen şeyler var diyelim.

Bazen kendimizi ne kadar zorlarsak zorlayalım, bizi avutmaya ya da moral vermeye çalışan bir çok kişi olsada işe yaramaz. Bu yüzden yapmanız gereken gerçekten ne hissettiğinizi saptamaktır. Kırgın mısınız, kızgın mısınız, üzgün müsünüz gibi.

Eğer ne hissettiğinizi bilirseniz onunla mücadele edebilirsiniz.

Şimdi bir adım geri atalım ve sizi bu düşünce ve duygu- noktasına nelerin getirdiğine bir göz atalım.

Aslında siz ve başkalarının zamanında pasif kalmanız sebebiyle o parti seçimi kazanabilir, işyerinizde zamanında doğru hareketi yapsaydınız ya da belkide yönetime yakınlaşsaydınız böyle olmayacaktı, küresel ısınmaya karşı bir şeyler yapmadığımız sürece bu havaları yaşamak zorunda kalacağız, aslında istediğinde vakit ayırabildiğin halde ayırmadığın vakit konusunda kendine kızıyor olabilirsin.

1) Öncelikle şöyle kafanı ve vücudunu bir tara. Bu hayal kırıklığı sende nasıl bir etkiye yol açıyor? Uykunu, kilonu etkiliyor mu?

Eklem yerleriniz ağrıyor, kendiniz bir çok konuda isteksiz hissediyor, olabilirsiniz. Aynaya baktığınızda gördüğünüz surattan memnun musunuz? Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz?

Eğer vücudunuzda ağrılar ve kasılmalar oluşuyorsa mutlaka ve mutlaka egzersiz ile kaslarınızı gevşetmeli, hayal kırıklığınızın olumsuz fiziksel etkilerinden kurtulmaya çalışmalısınız. Vücudunuz hayal kırıklığınızda sizi korumaya çalışır ve sebeple normalinden daha fazla gerilir ve çalışır. Bu sebeple çok stresli olduğumuz zamanlarda vücudumuza değil düşüncelerimize odaklanmak rahatlamamız için en iyi yoldur. Her dert ya da sıkıntılı durumda kendinizi ne kadar iyi tanıyorsanız o kadar iyi üstesinden gelebilirsiniz. Depresifken uykunuz geliyorsa, stresliyken terliyorsanız artık bunları bilerek önlemlerinizi alabilirsiniz.

2) Beynini tara. Acaba hayal kırıklığını daha büyütüp sıkıntı haline getiren düşüncelerin mi? Havadan nem mi kapıyorsun? Varsayımlarına kendinimi inandırıyorsun? Önce kendine dürüst ol ve kendini tanı.

3) Ayır. Bir şeye üzüldüğümüzde, başka üzüntülerimizde aklımıza gelir ve bir çığ etkisi yaratırlar. Öncelikle sıkıntılarınızı ve üzüntülerinizi biribirinden ayırmanız gerekir. Böylece baş etmeniz kolaylaşır. Aynı anda bir çok şeye üzülmek gibi hayatı boyunca bir şeyelere üzülmekte insanı çok yıpratır. Üzüntülerinizle yüzleşin ve hayatınızın geri kalanını onlardan uzak yaşamaya çalışın.

Vücudunuzun ve düşüncelerinizin etrafını saran dünyayı duyumsayın. Artık “Neden?” diye yerinmekten ve üzülmekten “Şimdi ne yapabilirim?” diye düşünmeye çalışın. Savunma mekanizmalarınızla sıkıntıları karşılayacağınıza proaktif pozitif silahlarınızla üzerlerine gidin.

Paylaşın:

Patronluk taslayanlarla yaşamak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

iStock-000001624654XSmallHayatımız boyunca “zor insanlarlarla” karşılaşır ve hatta bir arada yaşamak ve/veya çalışmak zorunda kalırız. İşte bu anlamda zor insan tiplerinden birisi de “patronluk taslayanlardır”. Bu insanlar üstlerine vazife olmadığı halde size neyi ne zaman yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini söyleyenlerdir. Bu insanlar aslında yaptıkları ya da söyledikleriyle size “kıyak” ya da “iyilik” yaptıklarını düşünürler. Örneğin annenizin üşümemeniz için dışarı çıkarken montunuzu almanızı ya da eşinizin siz yemek yaparken hangi salçayı koymanız gerektiği konusunda uyarması gibi.

Gençken bile sürekli birilerinin ne yapacağımızı söylemesi bizi sinirlendirirken birde bu durum kendinizi uzman hissettiğiniz iş yerinizde başınıza geldiğinde oldukça fazla sinirlenirsiniz. Aslında birinin size patronluk tasladığını düşünüyorsanız o konuda kendinizi ondan daha iyi hissediyorsunuz anlamına gelir. Eğer kendinizi ondan daha iyi hissetmiyorsanız onun öneri ya da uyarılarından rahatsız olmaz, onu gerçekten patronunuz rolünde görür ve sinirlenmezsiniz. Peki bu tip insanlarla nasıl baş edeceğiz?

Hiç kimse sürekli birilerinin ona patronluk taslamasından ya da sürekli kontrol altındaymış gibi hissetmekten hoşlanmaz. Bu tip durumlarda genellikle kişi patronluk taslayana karşı suçlayıcı bir şekilde karşı saldırıya geçer, tersler ve hatta bu tartışmaya kadar gider. Halbuki daha akıllıca ve pozitif yollar mümkündür.

1.Akıllıca karşı koyun. Size patronluk taslanmasını saldırı gibi algılasanızda centilmenliği elden bırakmamanız gerekir. Uyarı ya da öneri konusunda teşekkür edebilir fakat bu işi kendi bildiğiniz şekilde halletmeyi tercih ettiğinizi söyleyebilirsiniz. “Bana yardım etmek için böyle söylediğini anlıyorum fakat ben yinede bu işi şöyle şöyle yapmak istiyorum” gibi.

2. Sürtüşmeyin. Öncelikle etrafınızda bu tip insanlar olduğunda kızgın, gergin ve stresli olursunuz. Bu özgüveninizi zayıflatır. Öncelikle bu duygulardan kurtulmanız lazım. Bu duygular sizi istemediğiniz bir noktaya getirebilir.

3. Kendi alanınızda kalın. Size patronluk taslayanların kesin bir şekilde davranışlarınızı değiştirmeyeceğinizi anlamaları gerekiyor. Anlamadıkları sürece müdahale ve kontrol etmeye devam edeceklerdir. Bu noktada mesajınızı vermeli ve istikrarınızı göstermelisiniz. Ör. Sizinde bildiğiniz gibi gerek finansal gerekse idari işler açısından her konuda kurallara uymaya çalışıyorum fakat konu internet projeleri olduğu zaman personelimi kendim seçmek istiyorum.

4. Bu tavrınızın doğru olduğunu gösterin. Patronluk taslayanlar çoğu zaman yaptıkları ya da söylediklerinin ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında olmazlar. Eğer iyi ayarlayabilirseniz onlara sizde patronluk taslayacak bir tavırla yaklaşıp durumu yaşamalarını ve anlamalarını sağlayabilirsiniz. Fakat bu çok hassas bir konudur, iyi ayarlamak gerekir. Eğer karşınızdaki bir “İşyeri Kabadayısı” ise çok dikkatli olmanız gerekir. Örneğin birisi saçınızı nasıl kestirmeniz gerektiğini söylediğinde sizde onun nasıl kestirmesi ya da nasıl pantolon seçmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.

Paylaşın:

Stresi azaltma yolları

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Günlük koşturmaca, trafik, işyeri, haberler, müşteriler, yetişmesi gereken işler… Her gün stres yükümüz artıyor ve bu gidişlede artmaya devam edeceğe benziyor. Çoğu zaman stres yaratan şeyleri bilmemize rağmen önlem almayız. Yada stresliyken rahatlamanın yolunu değil daha fazla gerilmenin yollarını ararız.

Bu yüzden çoğunu zaten bildiğinizi ve yaptığınızı düşündüğüm ama belki birkaç tane farklı şey yakalayabileceğiniz derlediğim öneriler aşağıda;

  • 15 dakika erken kalkın
  • Sabah giyeceğiniz yada yanınıza alacağınız şeyleri akşamdan hazırlayın
  • Sıkan elbise ve ayakabı giymeyin.
  • Hafızanıza güvenmeyin not alın.
  • Önleyici bakım yaptırın. Yani başınıza geldiğinde düzeltirim diyeceğiniz problemlerle ilgili önleyici önlem alın.
  • Ev yada araba anahtarınızın yedeğini yaptırın ve güvenli bir yere koyun.
  • Daha sık hayır deyin
  • Hayatınızda öncelikler belirleyin
  • Negatif insanlardan uzak durun
  • Zamanınızı iyi kullanın
  • Yapacağınız herşeyi basitleştirin.
  • Önemli evraklarınızın kopyasını çıkartın
  • Yardım isteyin
  • İyi çalışmayan yada bozuk şeyleri hemen tamir ettirin
  • Büyük işleri küçük işlere dönüştürüp çözmeye çalışın
  • Problemleri fırsatlar olarak düşünün
  • Hayatı karmaşıklaştırmayın
  • Gülümseyin
  • Yağmura, çamura hazırlıklı olun.
  • Gülün
  • Hayvan besleyin
  • Herşeyin cevabını bilmeye çalışmayın
  • Bardağın dolu tarafına bakın
  • Birilerine güzel bir şeyler söyleyin
  • Bir çocuğa uçurtma uçurmasını öğretin
  • Yağmurda yürüyün
  • Birileriyle bir şeyler oynayın
  • Uzun bir duş yada küvet keyfi yapın
  • Kendinize inanın
  • Kendinizi cezalandırmayın
  • Kendinize negatif şeyler söylemeyin
  • Kendinizi kazanırken hayal edin
  • Mizah gücünüzü geliştirin
  • Yarının daha iyi olacağını düşünmeyi bırakın, bugünü yaşayın.
  • Kendinize hedefler koyun
  • Tanımadığınız birine günaydın deyin.
  • Birilerine sarılın.
  • Yıldızlara bakın
  • Yavaş ve derin nefes alın. Burnunuzdan alın ağzınızdan verin.
  • Islık çalın.
  • Şiir okuyun
  • Daha önce dinlemediğiniz müzikleri dinleyin.
  • Bale seyredin.
  • Bir şeyler okuyun
  • Yeni bir şey yapın
  • Kötü bir alışkanlığınızı bırakın.
  • Kendinize bir çiçek alın.
  • Çiçeği koklayın.
  • Başkalarından destek alın.
  • Başkalarına yardım edin.
  • Bugün yapın.
  • Neşeli ve iyimser olun
  • Önce sağlık-güvenlik unutmayın.
  • Herşeyi sakince yapın.
  • Başarmaya çalışın, mükemmel olmaya değil
  • Hergün limitlerinizi biraz esnetin
  • Bir sergi yada müzeye gidin
  • Şarkı mırıldanın
  • Dengeli beslenin
  • Ağaç dikin
  • Kuş besleyin
  • Ayağa kalkın ve esneme hareketleri yapın
  • Her zaman B planınız olsun
  • Resim çizin
  • Bulmaca çözün
  • Fıkra öğrenin ve anlatın
  • Duygulaınızın sorumluluğunu alın
  • İhtiyaçlarınızın peşinden gidin
  • Kendi limitlerinizi bilin, diğerlerinin bilmesini sağlayın
  • Kağıttan uçak yapın
  • Egzersiz yapın
  • İşe erken gidin
  • Pikniğe gidin
  • İşe farklı yoldan gidin
  • Arabanıza koku alın
  • Film seyredin
  • Tiyatroya gidin
  • Film seyrederken patlamış mısır alın.
  • Yürüyüşe çıkın
  • Maça gidin ve tezahurat yapın.
  • Kayık kiralayın ve boğazda gezin.
  • Mum ışığında yemek yiyin.
  • Günlük tutun
  • Her zaman bir alternatif olacağını düşünün.
  • İnsanları değiştirmeye çalışmayın.
  • Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak sokaklarda yürüyün.
  • Az konuşun
  • Daha fazla dinleyin
  • Bir şeyleri saymayı bırakın.
Paylaşın:

STRES YÖNETİMİ

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Stres nedir?

Stres, fiziksel yada mantıksal enerji talebi dolayısıyla oluşan baskıdır. Baskı ve stresi birbirinden ayırmak gerekir. Baskı, iş, ev ve sosyal çevre faktörlerinin insan üzerinde yarattığı istek birikimidir. Baskının şiddeti strese sebep olur.’, ‘Herkes etkin olmak için baskıya ihtiyaç duyar. Az baskı kişinin sıkılmasına, hiçbir şey yapmuyormuş gibi hissetmesine sebep olurken steres sonucu ortaya çıkar. Doğru baskı altında kişi kendini işine hazır hissedecektir.
Okumaya devam et

Paylaşın: