Verdiğim danışmanlık ve eğitimleri görmek için tıklayınız
Powered by MaxBlogPress 

Acil durumlar için önlemler

Türkiye’de ve hatta İstanbul’da yaşıyorsanız sizin yada ailenizin herhangi bir kaza, yaralanma gelmesi veya fenalaşmanız diğer illere nazaran daha olasıdır. Bu tip bir durumda bize yapılacak ilk yardım ya da diğer müdahalelerde bizimle ilgili sağlık bilgilerine erişilememesi en büyük sıkıntı olmaktadır. Bu yüzden hem sizlerin, hem de çevrenizdeki yakınlarınızın cüzdanlarında aşağıdaki bilgilerin olduğu bir kağıdın bulunması çok faydalı olacaktır. (Hatta çalışanlar kartvizitlerinin arkasına yazabilirler.)

Genel Sağlık Sigortasına geçilmesi ile beraber vatandaşlık numaramız ile bu tip bilgilerimize anında ulaşılabilecek ama şu anda pilot çalışmaları süren bu sistem tam olarak ayağa kalkana kadar bizim kendi önlemlerimizi almamızda fayda var.

İşte listede olması gerekenler;

Doktorlarınızın adı ve telefonları – Size müdahale edecek olan doktor sizin kendi doktorunuza bir şeyler sormak isteyebilir, sizin sağlığınızla ile ilgili en iyi bilgi kaynağı kendi doktorunuzdur.

Devamını okumak için tıklayınız

Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Kendinizi bileyleyin!

Eğer her gün aynı balta ile odun kesmeye kalkarsanız giderek körleştiğini ve işe yaramadığını görebilirsiniz. Bu yüzden en iyi çözüm düzenli olarak bileylemektir. Kendi hayatınızda da farklı değil aslında. Her gün vücudunuzu ya da beyninizi kullanarak körleşmelerine neden oluyorsunuz aslında.

Sürekli ve yoğun çalışırken köreldiğinizi hissettiğinizde ara vermenin ya da tatile gitmenin bir çözüm olacağını düşünebilirsiniz ama geçek anlamda “bilenmek” anlamına gelmez sadece bir süreliğine baltayı, bıçağı bırakıp dinleniyorsunuz anlamına gelir. Tatilden geldikten sonraki ilk gün aynı yıpranmışlık ve yorgunluk elbisesini üstünüzde buluverirsiniz.

Bilemek ya da bilenmek nasıl olacak:
Devamını okumak için tıklayınız

Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Sosyal Enerji

Fiziksel ve duygusal enerjileri bildiğinizi biliyorum. Bir maraton koşucusundaki, her gün konuşma yapan siyasetçideki, her sabah siz gittiğinizde orada olan ve işten ayrılırken hala orada olan çalışanların enerjilerini biliyorsunuz. Ama sosyal enerjiyi biliyor musunuz?

Sosyal enerji birlikte olduğunuz insanlarla geçirdiğiniz zamanlarda ortaya çıkar. Ve sosyal enerjinin eksikliğini mutlaka hissedersiniz. Örneğin bilgisayar başında otururken, televizyon seyrederken ya da internette gezerken bu semptomları hissedersiniz. Yorgun değilsinizdir hevesinizde vardır ama bu sizi tatmin etmiyordur anlam veremediğiniz bir sıkıntı vardır içinizde. Aslında sosyal enerji eksikliğini bilgisayar ya da televizyon başında oturarak anlamlı olduğunu düşündüğünüz şeyleri yaparak doldurmaya çalışırsınız.

Devamını okumak için tıklayınız

Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Yavaş yaşlanmak üzerine - 2

Yaşlanmak kaçınılmaz olsada her şeyde olduğu gibi “adam gibi yaşlanmak” lazım diyorum. Sadece yapmamız yada yapmamaız gereken birkaç küçük ayrıntıyı hatırlatmak amacım. Bizlerin sağlıklı olmasının bize olan faydasının yanısıra diğer insanlara emsal teşkil edeceğimizi çin çok önemli olacağı inancındayım. Şimdi devam edelim listemize;

11. Seks yapın

İngiliz araştırmacılar haftada 2 kez seks yapan erkeklerin ölüm oranlarının ayda bir yada daha az seks yapan erkeklere göre daha düşük olduğunu bulmuşlar.

12. Küçük tansiyonu 8’de tutun.

Eğer küçük tansiyonunuz genelde 9 veüsü çıkıyorsa ve siz bunu 8’e düşürebilirseniz ömrünüze 2.4 yıl katmış olacaksınız. Tansiyonu düşürmenin yolu ise yaşam tarzınızı ve alışkanlıklarınızı değiştirmenize bağlıdır.

13. Günde fazladan 300 kalori yakın.

Hayvanlarda yapılan araştırmalarda günlük kalori alımını düşürmek kolestrol seviyesini düşürdüğü gibi ömrü üçte bir oranında uzatıyor. Ayrıca günlük alınan gıda miktarını ve dolayısıyla kaloriyi düzenlemek Alzheimer ve Parkinson gibi ileri yaş hastalıklarından sizi koruyor.

14. Haftada bir gün arkadaşlarınızal takılın.

Uzun ve güzel bir hayat için gerekli olan şeylerden biriside arkadaşlardır. Sosyal ilişkileri zayıf olan insanlar beklenenden 4.5 yıl, iyi sosyal ilişkileri olanlar ise beklenenden 4.5 yıl fazla yaşamaktadırlar.

15. Haftada 4 kere 3 km koşun.

18,000 erkek üzerinde yapılan bir araştırmada spor yapan, aerobik ve fitness yapanların, yapmayanlara göre 8.7 yıl daha fazla yaşadığı saptanmış. Ayrıca 20 dakika yada altında 3 km koşu ve bunu haftada 4 kez öneriyorlar.

Devamını okumak için tıklayınız

Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Yavaş yaşlanmak üzerine – 1

Yapılan çalışmalar teorik olarak 120 yaşa kadar yaşanabileceğini gösteriyor. Her ne kadar benim aile ortalamam 52 olsada belki bu sınırı yukarı çekebileceğimi düşünüyorum. Nerede ne okursam okuyayım uzun yaşamanın ya da “yavaş yaşlanmanın” tamamen yaşam tarzına bağlı olduğunu söylüyorlar. Yani bir şeyleri yanlış yaptığımız ya da yapmadığımız için erken ölüyoruz.

Yapılması gerekenler ise oldukça basit;

1. Kendinizi zorlamayı bırakacaksınız.

Negatifliği bırakacaksınız. Gece geç vakitlere kadar bir şeyler yapıp karanlıksever olmaktansa “aydınlıksever” olmaya başlayacaksınız. Kendinizi kötülemeyecek ve küçük görmeyeceksiniz. Bilinen en iyi doktorun adı “moral” ve sizin içinizde. Karamsarlık ya da olumsuz düşünce ile onu içinizde iyice derinlere gömdüğünüz için ömrünüzden kendi kendinize çalmış oluyorsunuz.

2. İşi uzmanına bırakın

Evde bir alet bozulduğunda, su yada elektrikle ilgili bir arıza olduğunda bende dahil eminim çoğunuz hemen kendiniz yapmaya kalkıyorsunuzdur. Burada iki nokta var: İşi uzmanına bırakırsanız büyük olasılıkla sizden daha iyi iş çıkaracak ve güvenli olacaktır. Diğer nokta ise bu tip konularda yaralanma ve hata ölme oranlarının ciddi seviyelerde olması. (Ör. Elektrik çarpması, yangın vb.) Olası bir kaza hayatınızı vesağlığınızı olumsuz etkileyebilir.

3. Ülserinize dikkat edin.

Ülserine dikat ederek beslenme ve ona göre davranmak ortalama olarak kişinin ömrünü 2.3 yıl uzatıyormuş. Eğer periyodik karın ağrılarınız varsa doktora görünmeniz, zaten ülserseniz dikkatli olmanız çok önemli.

4. Deniz sebzesi yiyin.

Yosunun çok faydası varmış. Bizim deniz börülcesi olarak bildiğimiz ve maalesef çoğunlukla rakıya meze yaptığımız türden deniz sebzelerini öneriyor doktorlar. Radyasyon ve çevreyi kirleten maddelere karşı en güçlü olan gıdalarmış. Sütten daha fazla kalsiyum, etten daha fazla demir, yumurtadan daha fazla protein içeriyorlar.

Devamını okumak için tıklayınız

Yazıyı pdf olarak gönder %error%